23 Ocak 2020 Perşembe

Bünyan Halısı’nın günümüzde halen yoğun bir şekilde dokunduğunu biliyor musunuz?

Bünyan Halısı’nın günümüzde halen yoğun bir şekilde dokunduğunu biliyor musunuz?  Dokunan bu Bünyan halılarının Diyarbakır, Muş, Bitlis, Bingöl’de Bünyan motifleri ile dokutulduğunu biliyor musunuz? 

Babadan kalma halıcılık mesleğini devam ettiren ve dokutturduğu halıların çözgüsünü kendi yapan  Kayserili halıcı Ahmet Sarımermer Bünyan ve Yahyalı halı modellerini elinde bulunan 700 e yakın tezgâh ile Diyarbakır, Bitlis Muş ve Bingöl gibi illerde dokutturduğunu söylemekte. Adı geçen illerin ve bunlara bağlı bir kısım ilçelerin Belediyeleri ve Halk Eğitimi Merkezleri ile açtırdığı kurslarda bu halıları dokutturan Sarımermer, halılar bu illerde dokunsa da kayseri model ve motifleriyle dokunmaktadır ve bu sayede de Kayseri halıcılığının adını tekrardan duyurmaktayız demektedir.   

Açılan kurslar sayesinde bir çok ev kadınının kurslara katılarak hem meslek öğrendiğini hem de İşkur’un desteği ile para kazandıklarını belirtmektedir. Kurslarda  kullanılan tüm malzemeleri kendi sağlarken dokunan halılarınsa bir kısmı yün halıdan oluşurken bir kısmı da ipek halıdan oluşmaktadır. Ahmet Sarımermer dokunan bu halıların son günlerde Avrupa da el halısına olan rağbetten dolayı yurt dışına ihraç edildiğini belirtmektedir. 

Geçtiğimiz yıl Bünyan’da Kilim kursu için tezgâh kurduğunu söyleyen Sarımermer, Kayseri’de yeniden halıcılığı yaygınlaştırmaya uğraştıklarını belirtmektedir. Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk’ün Yahyalı halıcılığını yeniden canlandırmak istediğini,  bu konuda Yahyalı’da Oran Kalkınma Ajansının desteği, ve İşkur’un katkılarıyla bir proje başlattıklarını söylemektedir. Bünyan’da da belediyenin veya  kaymakamlığın istemesi durumunda böyle bir projeye tüm malzemeleri kendi sağlamak şartıyla destek olacağını  söyleyen Ahmet Sarımermer bu işten çalışanlarda dahil olmak üzere tüm tarafların karlı çıkacağını ve Bünyan Halısı’nın ölmeyeceğini belirtmektedir. 

Not:  Ahmet bey her ne kadar adı sayılan illerde Bünyan ve Yahyalı halılarını dokutturduğunu söylese de,  biz kendi kültürümüze sahip çıkamazsak, birkaç zaman sonra bu kültüre o yöreler sahip çıkmaya başlar.  Biz de sadece avuntularımızla kalırız. 
Hasan Yüksel


15 Ocak 2020 Çarşamba

BÜNYAN'DA BULUNAN TARİHİ KONAK iLE İLGİLİ BİR AÇIKLAMA


Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm Atamız Serdengeçti Ahmet Ağanın Bünyan'da 1720'lerde bir konak yaptırmasının finansmanının nereden geldiğini şimdi keşfettim. 1997'de Kayseri 'de bilgi edinmek için uğradığım eski eserler müdürlüğünde ki görevli finansmanın İstanbul'dan Saraydan gelmiş olabileceğini söylemişti. Bünyan'a bir sığınmacı olarak gelen birine böyle bir finansmanın sağlanacağını pek inandırıcı bulmamıştım. (Ancestoral DNA) Bir kaç ay evvel Atalarımın DNA ismi altında benim DNA'mın Tarihteki Safevi hanedanından olduğu bilgisini aldım. Buradan hareketle, asker olan Serdengeçti Ahmet Ağa Safevi hanedanının çok yakın bir üyesi olarak Osmanlı ordusunun 1723 tarihindeki Iran seferine Sarımsaklı Bayraktarı olarak katılmıştır. Bu sırada Safevilerin başkenti Isfahan Afgan'ların isgali altındadır ve Sah Tasmalp II Azerbeycan'a kaçmıştır. Atamız Serdengeçtinin katıldığı Osmanlı ordusu Tebrize savaşsız girer. Burada Serdeçtinin oynadığı en önemli rolünün, kuzeni Şah Tasmalp ile Osmanlı ordusu arasında bir ara-bulucu, yani,savaşı önleyen müzakereci olduğuna inanıyorum.

Ayrıca, Bu vesileyle Safevi kuzenleriyle bir araya gelme imkanı bulmuştur ve akabinde, ailesinden aldığı (altınları) paraları yanında

Bünyan'a getirerek statüsüne uygun bir konak inşa ettirmiştir. Ayrıca bir yıl sonra, hizmetlerinden dolayı ait olduğu Safevi ailesi kendisine Tebriz müftüsünün genç kızıyla birlikte, çocukluğumuzda bulgur dövdüğümüz oymalı ve süslü "soku taşı" dediğimiz, oyma mermer taşı, içi mücevherlerle dolu olarak develerle Serdengeçtiye göndermişlerdir.(Bu ailenin tarihi olarak ağızdan-ağıza devamlı söylenen ve bilinen bir gerçektir. Soku taşı halen Dr, Yıldırım Arar'ın evlerinin avlusunda koruma altındadır) Kendilerini Asilzade olarak gören Konaklı yerli halkı çok hakir görmüştür ve 'onlara Köylü veya Türkler' diye hitap ederlerdi; zira kendilerinin daha yüksek bir kültür olan Iran kültürüne ait asilzadeler olduklarına atfen. Tabii Safeviler, Horasan'da yerleşiklerdir (Atamızın Bünyan'dan evvelki yurdu) ama Azeri ve/veya Kafkas kökenlidirler ve Safeviya tarikatının üyeleridir.(Safeviya Hz Muhammedin kızlarından biridir ve Şah İsmail bu tarikatın son lideridir)

Asilzade olmam ayrıcalığımdan, Bünyanlı dost ve arkadaşlarımın gurur duyacaklarını ümit ederim.😃😃😃 Bu asilzadeler daha sonra yerli seçkinlerle kız alış-verişi yapmışlardır ve Anadolulaşmışlardır. Serdengeçti'nin Torunlarından Büyük Mehmet Ağa'nın ve 3. nesil diğer Konaklı ailesi fertlerinin çok büyük mal zenginliklerinin de Yine Iran'dan, kuzenlerinden gelen paralarla olduğuna inanıyorum. Çünkü 1729'da Afgan işgali bitirilmiştir ve Safevi ailesi tekrar iş başındadır. Heybetli konak kapısı tekrar tekrar tamirat görmüştür. Şimdi bu yapı Bünyan tarihine geçmiştir ve Bünyanlılara aittir. Bünyan veya Kayseri Belediyesi orijinal Konağı tekrar ikame etmek üzre proje finansmanı sağlamıştır ve kamulaştırma işlemlerinden sonra inşallah proje hayata geçirilecektir.

Tahsin Erol





1 Ocak 2020 Çarşamba

BİR ZAMANLAR SÜMERBANK VARDI?

1927 yılında bu fabrika faaliyete geçtiğinde Kayseri genelinde bulunan 6 fabrikadan biriydi. Ahmet Rifat Çalika ve bir gurup Kayserili tüccar tarafından T.B.M.M Birinci Dönem Kayseri Milletvekili Ahmet Hilmi Kalaç'ın önerisiyle Bünyan Halıcılığına ip sağlamak maksadıyla kurulmuştu. Bünyan İplik Fabrikası olarak kurulan işletme 1933 yılında Sümerbank Battaniye ve Yünlü Kumaş Fabrikasına dönüştü. Günümüzde viraneye dönmüş bulunan fabrika uzun yıllar bir çok Bünyanlı'nın ekmek kapısı olmuştu.