Sümerbank etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sümerbank etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2020 Çarşamba

BİR ZAMANLAR SÜMERBANK VARDI?

1927 yılında bu fabrika faaliyete geçtiğinde Kayseri genelinde bulunan 6 fabrikadan biriydi. Ahmet Rifat Çalika ve bir gurup Kayserili tüccar tarafından T.B.M.M Birinci Dönem Kayseri Milletvekili Ahmet Hilmi Kalaç'ın önerisiyle Bünyan Halıcılığına ip sağlamak maksadıyla kurulmuştu. Bünyan İplik Fabrikası olarak kurulan işletme 1933 yılında Sümerbank Battaniye ve Yünlü Kumaş Fabrikasına dönüştü. Günümüzde viraneye dönmüş bulunan fabrika uzun yıllar bir çok Bünyanlı'nın ekmek kapısı olmuştu. 













10 Haziran 2019 Pazartesi

MEHMET KORKMAZ (1961 - )


O6.09.1961 yılında Hasan ve Lütfiye Hanım’ın 8. Çocuğu olarak Bünyan’da dünyaya geldi. Bünyan’da Paşa Efendiler olarak tanınırlar. Çocukluğu Bünyan’da geçti.  İlk eğitimine Atatürk İlkokulunda başladı. Buradan 1972 yılında mezun oldu. Aynı yıl Bünyan Ortaokuluna ve daha sonrasında Bünyan Lisesine devam etti. Bünyan Lisesi’nden 1978 yılında mezun oldu.  Mezun olduktan sonra dört ay Ankara’da kaldı.

Korkmaz Ankara’da iken 1979 yılında o dönemde adı “Kayseri Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi”  olan Kayseri Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektronik Mühendisliği bölümünü kazandı. O dönemdeki siyasal olaylar nedeniyle okula gecikmeli olarak 1980 yılında,  6 ay sonra başlamak zorunda kaldı. 1983 yılında buradan mezun oldu. Üniversiteyi okurken, 1981 yılında Camii Kebir mahallesinden Yalçın Kaşıkçı’nın kızı Fatma Hanımla hayatını birleştirdi. Okulda okurken babası çiftçi olduğu için çoğunlukla yaz dönemlerinde babasının işlerine de yardımcı oldu.  Üniversiteyi tamamladıktan sonra 1984 – 1986 yılları arasında Malatya 2. Ordu’da Yedek Subay olarak askerlik görevini ifa etti.

Korkmaz askerden döndükten sonra 1986 yılında Antalya Sümerbank’ta işe başladı. Babasının rahatsızlanması üzerine işinden istifa ederek Bünyan’a dönmek zorunda kaldı.  Bünyan’a döndükten sonra babasıyla birlikte çiftçiliğe devam etti.  Çiftçilik yaparken bir yandan da boş durmayarak çeşitli kurumların sınavlarına girdi. Teknik öğretmenlik sınavını kazanıp atanmayı beklerken, Sağlık Bakanlığı’nın sınavını da kazandığını öğrendi ve burada işe başlamayı tercih etti. İlk olarak Sağlık Bakanlığı İzmir 3 no’ lu Bölge Depo ve Tamirhane Müdürlüğü’nde Elektronik Mühendisi olarak 11.01.1989 tarihinde göreve başladı.  31. Mart 1990 yılına kadar burada çalıştıktan sonra Kayseri’ye tayinini istedi.  Kayseri’de 10 no ‘lu Donatım Bölge Müdürlüğü Tıbbi (Medikal) Cihazlar Bölümü’nde Elektronik mühendisi olarak çalışmaya başladı. 1994 yılına kadar burada görev yaptıktan sonra Kayseri Devlet Hastanesinde Teknik Bakımdan Sorumlu Elektronik Mühendisliği görevini yürüttü. 1999 yılında yapılacak olan Mahalli seçimlerde aday olabilmek için bu görevinden istifa etti.

Korkmaz 1999 yılında MHP’den Bünyan Belediye Başkan aday adayı oldu ve 4 aday içerisinden seçilerek, MHP’den Bünyan Belediye Başkan Adayı oldu.  Yapılan seçimler sonucu siyasi rakiplerini geride bırakarak Bünyan Belediye Başkanı oldu ve 26 Nisan 1999 yılında Belediye Başkanlığı görevine başladı.

Belediye Başkanlığı döneminde insana saygı, sevgi ve kaliteyi amaç ve hedef edinerek göreve başladı.  Bünyan’ın birçok sıkıntısını gidermek için göreve geldi fakat iktidarın üçlü koalisyondan oluşması ve 2001 yılındaki ekonomik kriz nedeniyle birçok sıkıntı yaşadı. Bünyan için yapmayı düşündüğü birçok şeyi bu sıkıntı nedeniyle yapamadı.  İlk icraatlarından biri belediyenin gelir gider bütçesini dengelemek oldu.  Bu amacını yerine getirmek için Bünyan Belediyesinin ve şirketlerinin birçok borcunu ödeyerek gelir ve gider bütçesi arasında dengeleme yaptı. O dönemde Belediyenin dışarıya yaptırdığı birçok işin belediye bünyesinde yapılabileceğini kanıtladı ve yerine getirdi. Kendi partisini de karşısına alarak Bünyan’da yapılan birçok çıkar işlerinin önüne geçmeye çalıştı.

Belediye Başkanlığı döneminde Bünyan Belediyesi’ne gelir sağlayacak olan, Belediye Anonim şirketinin uhdesinde Tarım İşletmesini kurdu. Bünyan’da ilk konteynerle çöp toplama sistemini getirdi. Bu sisteme yönelik olarak ilk etapta Bünyan Belediyesi’ne ihale ile satın alarak 2 adet çöp toplama kamyonu ve 300 adet çöp konteynerini getirtti. İkinci bir ihale ile 150 adet çöp konteyneri daha satın alındı. Bünyan’ın çöp sorununu hallettikten sonra Bünyan’ın fen işleri ile ilgili olarak birçok işe el attı. Bünyan’da ilk defa 2 adet Fatih Damperli kamyon ve 1 adet Kazıyıcı ve Yükleyici kepçenin alınmasında öncü oldu.  Bünyan’da o dönemde sorun olan ve birçok su gitmeyen eve su gitmesi için problemleri çözmeye uğraştı ve bu konuda başarılı oldu. Bünyan’a itfaiye araçlarını ve birkaç belediye otobüsünü daha kazandırdı.  Ayrıca Cenaze yıkama işlerini kolaylaştırmak için Bünyan’a ilk şofbenli cenaze yıkama aracını ve Cenaze taşıma aracını kazandırdı.  Belediye çay bahçesini düzenleyerek burada Bünyan’a hizmet verecek olan lokantayı yaptırdı.  Lokanta’nın üzerine de dışarıdan gelecek olan misafirlerin konaklayabileceği bir misafirhaneyi inşa ettirdi.  Yeniden düzenlenen çay bahçesinin adı da “700. Yıl Osmanlı Çay Bahçesi” oldu.

Korkmaz’ın yaptığı hizmetler bunlarlada kalmadı. Tepe Dibi’nde bulunan belediyeye ait yeri adeta bir atölyeye çevirdi ve Bünyan Belediyesine ait otobüslerin ve araçların yeniden tadilatı ve boya işleri burada belediyenin imkânları ile yapıldı ve dışarıya para aktarılmamış oldu.  Korkmaz, Bünyan’da Canlı Hayvan pazarının kurulmasını sağladı ve bu amaçla seçilen Bünyan Belediyesi mülkiyetindeki arazi üzerine hizmet binaları inşa ettirdi. Kurulan pazarın arazinin tüm duvarlarının ve hizmet binalarının inşaatının Belediye’nin imkânları ile yapılmasını sağladı.  Bünyan Belediye Otobüs şirketini yeniden düzenledi.  Bünyan’da ilk defa sıcak asfaltlama işlerinin yapılmasını sağladı. Belediyeye ait büz ve parke sistemini faaliyete geçirerek Belediyenin imkânları ile büz ve parke üretilmesini sağladı. Cami-i Cedit Mahallesi’nin alt yapı işleri ve Bünyan’da bulunan birçok okulun tüm alt yapı işlerinin yenilenmesini büyük gayretle sergiledi. Çarşı merkezinde bulunan Namık kemal İlkokulu’nun bahçesini cenaze toplanma alanı olarak yeniden düzenledi.

2003 yılında ilk defa Bünyanlılar Zirvesi’nin gerçekleşmesini sağladı.  Zirvede Bünyan’a nasıl bir hizmet sağlanacağı ve Bünyan’ın nasıl kalkındırılacağı yönünde kararlar alındı.  Ayrıca Türkiye’nin her tarafında bulunan Bünyanlıların kaynaştırılması amaçlandı.  Döneminde Pancar Bölge Müdürlüğü’nün ve Bağ-Kur Bölge Müdürlüğü’nün Bünyan’a getirilmesinde büyük katkıları oldu.

Korkmaz belediye başkanlığı döneminde 2002 yılı Kasım ayında yapılan seçim sonuçlarına göre partisinin üye kayıtlarını yenilemek amacıyla silmesi sebebiyle 2003 yılı Nisan ayına kadar Bağımsız olarak Belediye Başkanlığını yürüttü. Nisan 2003 yılında AKP’ ye geçti ve görevini bu parti bünyesinde yürüttü.  31 Mart 2004 yılında yapılan mahalli seçimler sonucunda görevini rahmetli Ahmet Yaşar Toktaş’a devretti.  Bu arada 2.5 yıl içerisinde belediyenin bir çok borcunu ödeyerek neredeyse borçsuz bir belediyeyi devretmiş oldu.

Korkmaz belediye başkanlığı görevinden sonra 12.05.2014 yılında yeniden Kayseri Devlet Hastanesi’ndeki eski görevine döndü. Burada görevini Teknik Sorumlu olarak devam ettirdi. Aynı zamanda 2007 yılından itibaren Sağlık Bakanlığına bağlı olarak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda, Tıbbi Cihaz Denetçisi olarak görev yaptı. Emekli olmadan önce Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Teknik Hizmetlerden Sorumlu Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü.  31. 03.2016 yılında emekliğe ayrıldı. 

Mehmet Korkmaz sırasıyla Burcu, Nimet Ebru, Hasan ve Meltem adında 4 çocuk ve 7 torun sahibidir.

Hasan Yüksel

9 Şubat 2017 Perşembe

SEYİT DUMAN (1922 - 2003)




Giyimiyle, yaşam tarzıyla, insanlara ve özellikle çocuklara olan sevgisi ile bir Bünyan beyefendisi, 1922 yılında Bünyan’a bağlı Musaşeyh köyünde doğdu. 1929 yılında ilk eğitimi için Çağlayan ilkokuluna kayıt oldu. İlkokulu burada tamamlayan Duman, buradan direkt olarak Talas Amerikan Kolejine kayıt oldu. Burada bir süre okudu fakat bir takım nedenlerden dolayı okulu tamamlayamadı. Çocukluğu ve gençliğinin büyük bir çoğunluğu Bünyan’da geçti.

Emek verip çalışma dönemi geldiği zamanda Ankara’ya yerleşti. Ankara’da bir süre Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda teknisyen olarak çalıştı. Ankara iken Tiyatro faaliyetleri ile de uğraştı. Ankara Türk Ocağı Sahnesi’nde William Shakespeare’ın Hamlet Oyununda Prens Hamlet’i oynadı. Ankara MKE iken vatani görevini de burada tamamladı. Askerlik sonrası Karabük Demir Çelik Fabrikalarında çalışmaya başladı. 1946 yılında Nail Bozkurt’un (Nail Ağa’nın ) torunu Lütfiye Onur (Nesli hanımın kızı) ile hayatını birleştirdi.

Evlendikten sonra Bünyan’a yerleşti ve Bünyan Sümerbank Yünlü Mensucat Fabrikasında inşaat sorumlusu olarak çalışmaya başladı. Sümerbank’ta çalışırken bir yandan da siyasetle uğraştı. Demokrat Parti Bünyan İlçe teşkilatının kuruluşundan sonra Bu partinin yönetiminde yer aldı. Bir dönem Bünyan’da ilk olarak 10. 10. 1954 tarihinde haftalık siyasi ve mizahi “Demokrat Bünyan Gazetesi” ni çıkarttı. kendisi de çıkarttığı gazetenin yazarları arasında yer aldı. Demokrat partiden sonra Adalet Partisi (AP) ve Doğru Yol Partisi (DYP)’ninde teşkilatlarının yönetiminde yer almıştır.

Çok iyi bir hatip ve çok okuyan biri olması nedeniyle çalıştığı Sümerbank ta da öne çıkan bir isim oldu. Sümerbank’ta çalıştığı yıllarda fabrikanın sendika teşkilatını kurdurmak için çok uğraştı ve sendikayı kurdurmakta başarılı oldu. Sümerbank’tan emekli olduktan sonra yün ve halı ticaretiyle uğraştı. Bu işi içinde Bünyan Belediyesi’nin bulunduğu binanın altında bir iş yeri açtı. 2003 yılında Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Seyit Duman beş evlat sahibidir. Çocukları sırayla Osman, Mahmure, Bilge, Mustafa  ve Belgin’dir

Hasan Yüksel


4 Şubat 2017 Cumartesi

HACI MUSTAFA KONAKLIOĞLU VE HULUSİ TİRYAKİ

Bünyanlı iki müteahhit 1935 yılında Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’ndan bir inşaat ihalesi alırlar. Bilmezler ki kader onları bura da hayatın en güzel sürprizi ile karşılaştıracaktır. Nazilli’de aldıkları iplik fabrikasının inşaatı 1937 yılında tamamlanır ve içi 768 adet dokuma tezgâhı ile donatıldıktan sonra sıra açılışa gelmiştir.  Bünyanlı iki hemşerimizden solda bulunan Hacı Mustafa Konaklıoğlu ve Sağda yer alan Hulusi Tiryaki, genç Cumhuriyetin o gün ki şartlarına uygun bir şekilde fötr şapka, papyon,  kravat ve takım elbise giyerek açılışta hazır bulunurlar.  Açılışa ömrünün son fabrika açılışını yapan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk yanında Başvekil Celal Bayar ile beraber katılmışlardır.  Açılış sonrası Ulu önder Atatürk Basma fabrikasını gezerken hemşerilerimiz onu karşılarında görürler ve o andan çok etkilenirler.  Unutamadıkları bu anı, o tarihte çektirdikleri bu fotoğrafın arkasına şu şekilde not olarak düşerler. “Onun, o büyük insanın gözlerine, doğrudan bir kaç dakikadan fazla bakamazsınız ve çok etkilenirsiniz”  Bu iki hemşerimiz Atatürk’ü görme onuruna sahip olan ender Bünyanlılardandır, ruhları şad olsun.

23 Ocak 2017 Pazartesi

TURAN ALTAY

TURAN ALTAY  (1936  -     ) 

1936 yılında Yusuf ve Şerife Altay’ın altıncı ve en son çocukları olarak Bünyan İbrahim Bey Mahallesi’nde dünyaya geldi. Üç yaşında iken babasını kaybederek yetim kaldı. İlk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı ve buradan 1946 yılında mezun oldu. İlkokulda öğretmeni Tefik Mutlu’dur (Dr. Erdal Mutlu’nun Babası.) 

Turan Altay ilkokul’dan sonra okumak istediyse de okuyamadı. Bir süre sonra Sümerbank Yünlü Mensucat Fabrikasında çalışmaya başladı. 7-8 ay burada çalıştıktan sonra sanat öğrenmek için İstanbul’da bulunan ağabeyi rahmetli Baki Altay’ın yanına gitti. Beşiktaş’ta o dönem meşhur olan kunduracı Kamil Usta’nın yanında bir süre çalıştı. Ailenin en küçüğü olduğu için anne hasretine dayanamayarak bir süre sonra tekrar Bünyan’a döndü fakat Bünyan’da iş bulma imkânı çok kısıtlı olduğu için bir iki yıl sonra tekrar İstanbul’a dönmek zorunda kaldı. İstanbul’da çalışan akrabalarından yardım alarak, daha sonra kayınpederi olacak olan rahmetli Amir Tuncel ile Çerkez Mehmet Aksoy’un yanında çalışmaya başladı ve iyi bir boyacı ustası oldu. Bu dönemde İstanbul’da esnaflık yapan ve çalışan birçok Bünyanlının kaldığı Madam hanına yerleşti. İstanbul’da o dönemin müteahhitlerinden Nihat Ünalan ve Hulusi Tiryaki’den boya ve tadilat işleri almaya başladı. Akrabalarının da desteği ile iyi bir ekip kurarak 1953 yılında Dolmabahçe Sarayı, Heybeliada Sanatoryumu, Yalova Atatürk Köşkü’nün işlerini ve Yassıada’daki bazı işleri alarak iki yıl gibi bir sürede teslim etmiştir.
  
Askerlik görevini 1955 yılı sonunda Erzurum’da yerine getirmiştir. 1957 sonunda askerliğini tamamlayan Altay, dönüşünde gurbete gitmeyip Bünyan da Yukarı mahallede, Halit Ağa’nın kahvehanesinin yanında mahalle bakkalını açmıştır. 1958 yılında Amir Tuncel’in kızı Zübeyde hanımla evlenmiş daha sonra işlerini büyüterek çarşı meydanında o dönemde çok yaygın olan manifatura işine girmiştir. Altay işlerinin büyümesi üzerine1966 yılında İstanbul’un Fatih İlçesi’nde eniştesi ile birlikte bugünkü Elibüyükler Mağazasını kurmuştur.

İş hayatını 1986 yılına kadar devam ettirip kendisini emekli ederek ticari hayattan çekinmiştir. İş yerlerini de oğullarına bırakmıştır. Turan Altay Bünyan aşığı olup,  hayırsever  bir iş adamıdır. Her yıl memleketine gelip dostları ile özlem giderir ve hayrat yapmayı çok sever. Dönemin belediye başkanı rahmetli Ahmet Toktaş zamanında İbrahimbey mahallesindeki Konağın komple parke işlerinin yapılmasını sağlamış, dedesinin hayratı olan Devrişağa Camii’nin 1985 den bu yana her türlü bakım ve ihtiyaçlarını karşılamış ve halen karşılamaktadır. Yine o dönemde camiye çıkan yolun bütün tadilatını yaptırmıştır. Bu hizmeti karşılında dönemin belediye başkanı ve belediye meclisi tarafından sokağın adı “Turan Altay Sokağı” olarak değiştirilmiştir. Bünyan da değişik yerlerde üç adet çeşme yaptırmış, Sümer Mahallesi’ndeki Yumrukaya Camii’nin yapımında katkısı olmuştur. Hayırseverliği ile tanınan Altay, Bünyan’dan hiçbir zaman yardım elini çekmemiş, Namık Kemal ve Çağlayan ilkokullarında da kermesler düzenleyerek okulların bakım ve ihtiyaçlarını tamamen üstlenmiştir. 

Halen İstanbul’da ikamet eden hayırsever hemşerimiz, Hakan, Amir, Gülay, Nuray adında dört çocuk babasıdır.

Hasan Yüksel.

3 Nisan 2016 Pazar

SÜMERBANK BÜNYAN YÜNLÜ MENSUCAT FABRİKASI


SÜMERBANK BÜNYAN YÜNLÜ MENSUCAT FABRİKASI
                                                                                                                   Hasan YÜKSEL
Kayseri’de bir iplik farikası kurulması gerekliliğini ilk olarak gündeme, Osmanlı Meclisi Mebusan IV. Dönem Kayseri Mebusluğu ve TBMM I., II., III., IV., V., VI. ve VII. Dönem Kayseri Milletvekilliği yapan Ahmet Hilmi Kalaç gündeme getirmiştir.  30 Eylül 1923 yılındaki açık oturumda özellikle Bünyan şelalesinden faydalanmak için meclise bilgiler sunan Ahmet Hilmi Kalaç, Meclis’in 1 Nisan 1924 tarihli oturumunda, Avrupa’dan birçok parayla satın alınan iplerin Anadolu’da üretilmesini sağlamasının, Anadolu’nun merkezi olan Kayseri’de ve Kırşehir’de iplik fabrikası tesis ederek o havalinin ip ihtiyaçlarını temin etmesinin, söz konusu vekâletin o havalinin ihtiyaçları için ciddî incelemede bulunduğuna delil olduğunu belirterek Kayseri de bir iplik fabrikası kurulması gerekliliğini gündeme getirmiştir. 


Ahmet Hilmi Kalaç’ın Mecliste gündeme getirdiği bu düşünce o dönemde Kayserili bir takım iş adamlarının kafasında yer etmiştir. Bu fikirle bu iş adamları İplik fabrikası kurmak için o dönemde bir şirket kurmuşlardır. Yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye genelinde ekonomiyi canlandırmak ve girişimcileri teşvik etmek için 28 Mayıs 1927 yılında çıkartmış olduğu “Teşvik-i Sanayi Kanunu” da,  sözünü ettiğimiz Kayserili bu bir kısım iş adamının bir araya gelerek Bünyan’da fabrika kurma girişimlerine büyük bir destek olmuştur.  


Bu iş adamları içinde, 1914-1916, 1916-1919 ve 1924-1925 yılları arasında üç dönem Kayseri Belediye başkanlığı yapmış olan Ahmet Rifat Çalika vardır. Bu zat aynı zamanda Kayseri ve Civarı Müdafaa-i Hukuk cemiyetini kurmuş ve Ağustos 1915 tarihinde yapılan Bünyan bölgesi tehcir hareketinde aktif görev almıştır. 1920’de de Kayseri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Milletvekili sıfatı ile Milletvekili seçilerek son İstanbul meclisine girerek Mayıs 1920’de TBMM’ne katılarak Adliye Vekilliği (Adalet Bakanı)’ de yapmıştır. Ahmet Rıfat Çalika ve Kayserili 5 – 6 iş adamının bir araya gelerek kurmayı düşündükleri fabrika, o dönemde karlı bir iş olan halıcılığa yatırımdan başka bir şey değildir. Bünyan’ın el halıcılığının kıymetini bilen bu iş adamları 1924 yılında bir şirket kurarlar. Sanayi ve Maadin Bankası`nın da büyük bir iştirakiyle, Kayseri Bünyan Halı İpliği T.A.Ş. adıyla kurdukları bir şirket ile Bünyan’da Bünyan İplik Fabrikasının temelini atarak 6 Kasım 1927 tarihinde hizmete açarlar. Aynı zamanda Bünyan’da suyun çok bol olmasından da faydalanan bu iş adamları Fabrika için gerekli enerjiyi de Bünyan’ın suyundan sağlarlar. Teşvik alarak kurdukları bu fabrika ile yerli yapağıları değerlendirerek yöredeki halı tezgâhlarına halı ipliği üretmeyi amaç edinmişlerdir. 1927 yılında bu fabrika faaliyete geçtiğinde Kayseri genelinde bulunan 6 fabrikadan biridir. Diğer beş fabrikanın biri konserve fabrikası, biri müskirat (alkollü içecek), diğerleri de un fabrikasıdır. Bu un fabrikalarından biri de yine Bünyan’dadır. Taşcızadeler’e ait su ile müteharrik ve yüz beygir kuvvetinde günde 4,800 okka un çıkaran bu un fabrikasıyla birlikte Bünyan’ın suyunun o tarihte Bünyan’a sağlamış olduğu katkı göz ardı edilemez olmuştur.  İplik fabrikasının kurulduğu tarihte Kayseri genelinde ki tezgâh sayısı 5080 adet olup senede 15.210 adet çeşitli ebatlarda halı imalatı yapılmaktadır. Böylesine geniş bir iş hacmi olan halıcılığa yatırım yapmak elbette karlı olacaktır. 



175.000 TL. Sermaye ile Bünyan da kurulan bu İplik fabrikasının dokuma tezgâhları kapanmış olan askeri mensucat fabrikasından temin edilmiştir. Alınan tezgâhların tamamı su ile döndürülen bir çark sistemi ile çalıştırılmaktaydı. Ahmet Hilmi Kalaç’ın mecliste söylediği, Bünyan’ın suyundan faydalanalım sözü bu fabrika ile yürürlüğe giriyordu. Davarönü’nden gelerek evlerin altından geçen su fabrikanın hemen üst tarafında yapılan bir havuzda toplanır, buradan aşağıya bir boru vasıtasıyla bırakılardı. 15 - 20 dakika çarklar çalıştıktan sonra, yeniden havuzun dolması beklenirdi. Sistem Elektrik şirketinden elektrik alınıncaya kadar bu şekilde çalıştırıldı.

1932 yılında Sanayi ve Madin Bankası’nın, Türkiye Kredi bakası ve Devlet Sanayi Ofisi olarak ikiye ayrılmasıyla birlikte Bünyan İplik Fabrikası’ndaki hisseleri de Devlet Sanayi Ofisine devredildi.   Bu devirden sonra fabrika daha da genişletildi,  1933 yılına kadar sadece halı ipliği imal ederken, halı ipliklerinin sert ve lifleri kalın olduğundan piyasada tutunamamış olduğu görüldüğünden bu tarihten itibaren fabrika yeniden yapılamaya gitmiş, on dokuz adet yeni dokuma tezgâhı ile donatılmıştır. Böylece battaniye ve yünlü kumaşta üretilmeye başlanmıştır.  Yünlü kumaşları pazarlanabilmesi içinde Haziran 1933 yılında Kazancılar Çarşısında fabrikaya ait bir mağaza açılmış ve halka daha kolay ulaşabilmek için o dönem yerli gazetelerde reklamlar verilmiştir.


1934 yılı fabrika için yeni bir başlangıcın dönemidir. 4 Şubat 1934 yılında Atatürk Kayseri’yi ziyareti sırasında, akşam vali konağında kurulan sofrada Atatürk’e Kayseri’de olup biten işler ile gelişmeler anlatılır. Daha sonra Genel Kurmay Başkanlığı’na yükselen Abdurrahman Nafiz (Gürman) Paşa, Bünyan Dokuma Fabrikası’nın gösterdiği gelişmeden ve ordunun er kumaşı gereksinimini karşılamaktaki katkılarından bahseder.  Atatürk memnun olur ve fabrikanın başında kimin bulunduğunu sorar : “Kayseri eski milletvekili Rifat” adını duyunca reaksiyon gösterip bir dönem Adalet bakanlığı da yapmış olan bu şahsın birinci mecliste kendisine sert biçimde muhalefet etmiş bir kimse olduğunu söyleyerek Bünyan İplik Fabrikası Müdürlüğünden derhal alınmasını ve uzaklaştırılmasını emretmiştir.  Fakat Rifat Beyin devlet memuru olmaması, fabrikanın ortaklarından olması dolayısıyla istifa etmesine rağmen tamamıyla bir uzaklaştırma gerçekleşmemiştir. 




Bu olaydan kısa bir süre önce 13 Teşrinievvel  (Ekim) 1933’ te fabrikanın tasfiye edilerek satılması için karar alınmış olup, bu olay tasfiyenin hızlanmasına yol açmıştır. 1 Mart 1934 yılında tekrar toplanan bu heyet Kayseri, Ankara, İstanbul ve İzmir gazetelerinde ara ara ilan vermişlerdir.  İlanlardan bir süre sonra, Kayseri Gazetesinin 14,17 Mayıs 1934 tarihi nüshalarında ilan edilen davet üzerine, 7 Haziran 1934 tarihinde daha önce oluşturulmuş olan tasfiye heyeti komiser sıfatıyla hazır bulunan Kayseri Ziraat Müdürü Recep beyin gözetimi altında toplantı yapmıştır. Toplantı sonucu bir tasfiye raporu tutulmuş fabrikanın tasfiye edilerek tek müşteri olan Sümerbank’a satılması yönünde oy birliği ile karar alınmıştır. Satışa karar alınan gayrimenkul ve alet edevat şu şekilde listelenmiştir.
1-Fabrika bina ve arsaları
2-Fabrika ambar ve garajı
3-Şirketin Kayseri merkez binası 
4-Alât ve edevatı müteharrike (hareketli, devingen))
5-Alât ve edevatı sabite
6-İstimaline (eskimiş)lüzum görülmeyen eşya.
7-Demirbaş eşya
Tüm bu gayrimenkul ve eşyalara o tarihte 150 bin lira gibi bir ihale bedeli gösterilmiştir. Bunların dışında fabrikanın alacak verecek gibi çeşitli varlıkları da şu şekilde listelenmiştir.   
1-Kasa ve bankalardaki mevcut nakit.
2-Ambar ve makine üzerindeki mevaddı iptidaiye (benzeri olmayan varlıklar)
3-Fabrikanın Kayseri ve sair satış mahallerindeki mamul emtiası mevcudu. (Mevcut ticari mallar)
4-Bazı alacak ve borçlar.
Bunların yekûnu 71 bin lira civarındadır. Bu miktar ise Sümerbank’ın fabrikadan alacağının bir kısmına karşılık gösterilmiştir. Bunların dışında Sümerbank’ın hisselerini de kattıktan sonra fabrikanın toplam değeri 758.868 lira gibi bir değere ulaşmış. Tüm alacak ve verecekler hesaplandıktan sonra, fabrikanın en büyük hissedarı Sümerbank’ın toplam alacağı karşılığında 30 Nisan 1934 tarihli tasfiye bilançosu tastik edilerek 1 Mayıs 1934’ den beri Sümerbank’ın işletiminde bulunan fabrika, 7 Haziran 1934 tarihinde bu heyetin almış olduğu karar ile tamamı ile Sümerbank’a devredilmiştir. 



Fabrika Sümerbank’a devredildikten sonra Fabrika daha da gelişmiş, ilave binalar yapılmıştır. 1939’ a kadar türlü desenlerde biraz kaba olmak üzere yünlü kumaş ve tüylü battaniye dokurken, ikinci dünya savaşının başlamasıyla, yalnız askeri battaniye ve elbiselik kumaş dokunmaya başlanmıştır. 1943 yılında fabrikaya yapılan ilave ile 51 tezgâhta beyaz pamuklu bez dokunmuştur. Pamuklu bez dokumadan fazla bir randıman alınamadığı için 1945 yılında dokunmasına son verilmiş, tezgâhlar kaldırılarak yerine 40 adet yünlü dokuma tezgahı getirtilmeye karar verilmiştir. 1953 yılına kadar bu tezgahların 20 tanesi faal olarak kullanılmış, bu tarihe kadar su kuvveti ile işletilen bu tezgahlar için Kayseri-Bünyan Elektrik şirketi ile antlaşma yapılarak elektrik ile çalıştırılmalarına karar verilmiştir. Elektrik şirketi ile yapılan antlaşma gereği Pınarbaşı suyundan aldığı su hakkını elektrik şirketine devretmiş,  karşılığında günde 50 Kilovat elektrik alınması için antlaşma sağlanmıştır. Bu tarihte fabrika binası yünlü ve pamuklu olmak üzere iki bölüm halindedir. Ayrıca tamirhane, Teshin ( Yün yıkama ve kurutma bölümü), İplik Kısmı,  Terbiye Dairesi (Kumaş yıkama, kurutma, silindir ütü, yün kabartma vs.) bölümleri vardır. Bundan başka bir anbar, idare ve beş ayrı işçi evi vardır. Bu evler 1944 yılında yapılmış ve her biri 60.000 liraya mal olmuştur.  



1955 yılında Sümerbank İstanbul Yünlü Sanayi Müessesine bağlandı. 1976 yılına kadar bu müesseseye bağlı olarak çalışan fabrika, 1976 yılında alınan bir karar ile Sümerbank Defterdar Yünlü Müessesine bağlandı. 01.01 1981 yılında ise Sümerbank Genel Müdürlüğü’nün 19.9.1980 tarihinde almış olduğu bir karar ile müessese haline getirilmiştir. Adı da  Bünyan Halıcılık ve Battaniye Sanayi Müessesesi olarak değiştirildi.  1983 yılında er eğitim elbiseliği ve müflonluk kumaş yün ve tiftik battaniye üretimi başlamış, aynı yıl içerisinde Pertek Halı İpliği işletmesi de Bünyan Müessesine bağlanmıştır.  30 10.1997 tarihine kadar müessese olarak işletilen fabrika, bu tarihte özelleştirmeden nasibini alarak Bünteks (Bünyan Yünlü Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.)’ e devredilmiştir. Günümüzde hala Bünteks bünyesinde bulunan fabrika 2005 yılından sonra baza kumaşı ve yatak kumaşı 
üretimine başlamıştır. Günümüzde; yıllık 7 milyon metre baza kumaşı ve yatak kumaşı üretim kapasitesine erişmiştir. Gerek Türkiye pazarında gerekse de dış pazarlarda ürünler mobilya üretiminde kullanılmaktadır Tesisin şu anda 52 adet dokuma makinesi ve 3 adet finish makine ile hizmet vermektedir.


Fabrika kurulduğu ilk tarihten bu güne kadar birçok değişiklikler geçirmiş, ara ara üretimi artmış, ara ara işçi sayısı değişmiştir. Bu değişikliler ulaşabildiğimiz kayıtlara göre şu şekildedir. 1944’de 405.865 metre boz kumaş  1.222.036 metre pamuklu 96 adet battaniyedir.  Bu tarihte fabrikada çalışan işçi sayısı 450 kişi olup 30 kişide memur olarak görev yapmıştır.  1965 yılında fabrikanın iğ adedi 1888 adettir. Bu tarihte 300.000 metre kumaş ve battaniye üretilmiştir. 1968 yılında 360.000 metre yünlü kumaş, 15.000 adet battaniye üretilmiş olup,  286 işçi ve 23 memur çalışmaktadır. 1985 yılında fabrikada çalışan işçi sayısı 378, memur  sayısı ise 37’dir.   Fabrika özel şirkete devredilmeden önce İğ sayısı 30 olup tezgah sayısı 30’dur. Bu tarihten önceki üretim yıllık 429 ton kalın yün ipliği olup 429.000 metre battaniyedir.  


Fabrikanın Bünyan’a olan katkısı da oldukça fazla olmuştur.  Fabrikada yıllarca yüzlerce Bünyanlı çalışma fırsatı bulmuştur. Kayseri’de olduğu gibi Bünyan’da da bu fabrika yakınında yerleşim yerleri oluşmuş ve “Sümer Mahallesi” adını almıştır.  Bu yerleşim yerleri oluşturulan kooperatifler ile kurulmuştur.  Bununla ilgili ilk adımlar 1950’li yıllarda atılmıştır. 1951’ de Bünyan Sümer yapı kooperatifi, 1954 yılında da Sümerbank, Defterdar Yünlü Sanayii Müessesesi Bünyan Fabrikası İşçileri Yapı Kooperatifi kurularak çalışan işçiler ev sahibi olmuşlardır.  Fabrika yıllarca Bünyan’da adeta bir saat görevi de görmüştür. Mesai saatleri girişinde, çıkışında ve öğle arasında çalan fabrika düdüğü bütün Bünyan’dan duyulduğu için Bünyanlılar zamanlarını ve işlerini bu düdüğe göre belirler olmuştur. Ayrıca Fabrikanın her ramazanda iftarda ve sahurda çalan bu düdüğü Bünyanlıların unutulmazı olmuştur.   Fabrika personel şeflerinden M. Fikri Yaşar “Bünyan ve Sümerbank” adlı yazısında Sümerbank’ın Bünyan’a kazandırdıkları ile ilgili şunları söylüyor: 

“Şayet bu kuruluş burada olmasaydı bu kadar veya buna yakın nüfus kasabayı terk etmek durumunda kalacaktı. Zira insan, doğduğu yere değil, doyduğu yere itibar eder. Bu sayıda insan memleketini terk etseydi ne olurdu? 

Çok şey olacaktı diyor Bünyanlı. Ve kasabıyla, manavıyla, bakkalıyla, manifaturacısıyla tüm esnafı Sümerbank’ta çalışanların alışverişi sayesinde ticaret hayatlarını devam ettirdiklerini söylüyor. Sümerbank velinimetimiz diyorlar.

Sümerbank kültürel yönden de kente birşeyler getirmekten geri kalmamış, her yıl dahilde açtığı muhtelif kurslarla bir çok işçiyi, ustayı, ustabaşıyı eğitmiş, onların daha bilinçli olmasına yardım etmiş. Okuma-yazma bilmeyenlere okuma yazmayı öğretmiş. İnsanın gözüne ve kulağına hitap eden, eğitici, öğretici ve eğlendirici vasıfları olan sinema 1946 yılında Sümerbank tarafından kasabaya getirilmiş halkın hizmetine sunulmuş. Hizmete açılan sinema halkın sosyal faaliyetlerine de imkan sağlamıştır. Nişan, Düğün, Okulların müsamere ve eğitim faaliyetleri, folklor çalışma ve gösterileri, halk müziği, tiyatro, hariçte ses ve tiyatro sanatçılarının gelmesi bu salonun var olması ile mümkündür.

Çalışma çağına gelen Bünyan genci nimet kapısı, saydığı Sümerbank’a girebilmeyi umutla bekler. Ve günün birinde kavuşurdu bu umuduna. Sümerbank sayesinde o da artık mutludur.

Ve tüm Bünyanlı, Sümerbank’ın bütün nimetlerinde istifade eden kaza halkı Sümerbank’ı bir aile ocağı olarak görürüz, der.”


Hasan YÜKSEL

Kaynaklar: 
Halit Erkiletlioğlu; Geniş Kayseri Tarihi, Kayseri 2006
Hamdi Üçok; Çağlayanlar Beldesi Bünyan, Kayseri. 1953
Şaban Hacıpaşaoğlu; Bünyan, Ankara 2010
1968 Kayseri İli Yıllığı, Kayseri Valiliği, Kayseri 1968
Tarihi – Ticari – Sanayi ve İktisadi Yönleri İle Kayseri, Kayseri Ticaret ve Sanayi Odası Neşriyatı: 1, Kayseri 1965
Zemzem Yücetürk;  Ahmet Hilmi Kalaç’ın Ekonomi Görüşü , Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Tarih Araştırmaları Dergisi, Ankara 2014.
Doç Dr. Serdar Sakin; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kayseri’yi  Ziyaretleri, Kayseri 2012
Kayseri Vilayet Gazetesi arşivleri. 1926-1936 Kayseri
Kayseri Ve Civarı Elektrik T.A.Ş.,  Kayseri de Bir İnci, 2015 Kayseri
Doç Dr. Serdar Sakin; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kayseri’yi  Ziyaretleri, Kayseri 2012
İrfan Birol, Emir Kalkan,  Murat Yerlikan; Kayseri Meşhurları, 2006 Kayseri
1968 Kayseri İli Yıllığı, Kayseri Valiliği, Kayseri 1968
Bünyan38 Blogspot.com
   Mehmet Çevlikli Arşivi; M. Fikri Yaşar, “Bünyan ve Sümerbank” adlı yazısı.  



22 Şubat 2016 Pazartesi

AHMET RIFAT ÇALIKA

Kayseri eşrafından, Belediye başkanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Adliye Vekili merhum Ahmet Rifat Çalıka 1888’de Kayseri’de doğmuş, 1963 yılında vefat etmiştir. 1926 yılında Bünyan İplik Fabrikasını kurmuştur. Fabrika, Sonraki Yıllarda Sümerbank'a devredilmiştir. 

25 Eylül 2013 Çarşamba

ŞABAN HACIPAŞAOĞLU


ŞABAN HACIPAŞAOĞLU (1945 – 2013)

1 Haziran 1945 Yılında Bünyan’da Doğdu.  Babası Bürüngüzlü Mehmet Mazhar bey, Annesi Girveli’ li Necla Hanımdır. Babası ve Annesi Bünyan’ın ekonomik hayatında çok büyük yeri olan Sümerbank’ta çalışan memurlardı.
Hacıpaşaoğlu İlk ve Ortaokulu Bünyan’da okudu. 1963’te Kayseri Lisesini bitirdi. Bu mezuniyeti müteakip TC Ziraat Bankası’na girdi.  Burada çalışırken 1967’de Kayseri Kız Öğretmen Okulu’ndan fark derslerini  vererek ilk öğretmen  okulu mezun oldu.  Atandığı ilk yer B.Bürüngüz oldu. Askerliğini de er öğretmen olarak bu köyde yaptı. Kayserinin çeşitli ilçelerinde öğretmenlik yaptıktan sonra   Bünyan’da öğretmenliğe devam etti. Sırasıyla Bünyan-Doğanlar İlkokulu öğretmenliği, Çağlayan İlkokulu müdürlüğü, Cumhuriyet İlkokulu müdürlüğü görevlerini yürüttü.  Mesleğinde ki başarısından dolayı 1990 yılında yılın öğretmeni seçildi.   Daha sonrasında ise 1993 yılında  Bünyan Halk Eğitimi Müdürü oldu. Bu görevde 18 sene kaldıktan sonra 15.08.1995’ te emekli oldu.
Emekli olduktan sonra eğitimciliğe hiç ara vermedi. Kendi mamulü olan kök boyalarla nadide halı ve kilimler üretti. Bünyan halıcılığının eski ihtişamına dönmesi için gayretler gösterdi.  23 Haziran 2013 günü Hakka yürüdü. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Kaynak: Kayseri Büyükşehir Ansiklopedisi 3. Cilt

Bilgi Yurdu Gençlik Dergisi Sayı 38.