Bünyan Belediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bünyan Belediyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2018 Cuma

MEHMET ÖZMEN (1970 - )



1 Ocak 1970 yılında ev hanımı Fatma ve inşaat işçisi Ekrem çiftinin altı çocuğundan biri olarak Bünyan Gergeme’de dünyaya geldi.  İlk, orta ve lise tahsilini Bünyan’da tamamladı. Gençlik yılları çalışmakla geçti. Hatta okul yıllarında topladığı salyangozları satarak okul harçlığını dahi çıkarttı. Bünyan Lisesinden mezun olduktan sonra Antalya’da Turizm mesleğine atıldı. 2 yıl Antalya’da 2 ayrı otel gurubunda çalıştıktan sonra Bünyan’a döndü.

1993 yılında askerlik görevini yerine getirmek için birliğine teslim oldu. Askerlik görevini Erzincan ve Polatlı Topçu Füze Okulu’nda tamamladı. Askerlik dönüşü Dedeman Gurubu’nun Kapadokya Nevşehir otelinde işe başladı ve çeşitli kademelerde idari görevlerde bulundu. Burada bulunduğu süre içerisinde, babasının 6, 5 yaşında iken götürüp tanıştırdığı Ülkü Ocaklarına olan bağını devam ettirdi. Nevşehir Ülkü Ocakları, Ülkücü İşçiler ve MHP il teşkilatlarında görevlerde bulundu ve yöneticilik yaptı. 1994 Yılı Haziran ayında Zehra hanım ile evlendi.  1998 yılında Kayseri’de arkadaşları ile birlikte Tuana adını verdikleri Restoranı açtılar. Aynı yıl içerisinde Kayseri Turizm İşletmecileri Derneği’nin kurucu üyeliğini ve yönetim kurulu üyeliğini yaptı.  4 yıl Tuana işletme müdürlüğünden sonra 2002 yılında burayı üzerine devir aldı.

2007 – 2009 yılları arasında Kayseri Turizm işletmecileri Derneği İl Başkanlığı görevini yürüttü.  2009 yılında partisinin ve il teşkilatının isteği üzerine ve Bünyan ilçe halkının da teveccühü ile girdiği mücadelede Bünyan Belediye Başkanlığı seçimini kazandı. Beş yıl süresince zorlu bir mücadele vererek bu görevini başarılı bir şekilde yürüttü. Görevi sırasında Bünyan’da birçok başarılı projeye imza attı. 

Özmen başkanlığı sırasında ve sonrasında, Kayseri Kanser Savaş Araştırma Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Bedensel Engelliler Derneği, Kayseri Kalite Yönetimi Derneği, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, Kültür ve Turizm Derneği gibi derneklerde ve sivil toplum kuruluşlarında görevler yaptı. “Mazaka’dan Kayseri’ye” adlı bir kitap ve “Kayseri’nin Türk Turizmindeki Yeri, Önemi Ve Pazarlanmasındaki Geliştirilecek Stratejiler” adlı derleme çalışmaları yaptı.  2015 yılı Milletvekilliği seçimlerinde MHP’den Kayseri Vilayetini temsilen 25 ve 26. dönem Milletvekili adayı oldu. 

20 yıldır şehir merkezinde bulunan Tuana adlı iş yerinde 5000’nin üzerinde aile ve şirketin (düğün, nişan, açılış vb.) organizasyonlarını gerçekleştirdi. Halen kafe restoran ve düğün salonu olarak işletmeyi çalıştırmaya devam ettirmektedir. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu yönetimi 3. Sınıf öğrencisi ve Atatürk Üniversitesi Adalet bölümü 2. Sınıf öğrencisi olan Özmen 24. Haziran seçimlerinde yine MHP’den milletvekili adayıdır ve halen seçim çalışmalarını yürütmektedir. 

İyi derecede İngilizce ile orta derecede Japonca ve İspanyolca bilen Özmen Alperen ve Zümer adında iki çocuk sahibidir.  
Hasan Yüksel

5 Nisan 2018 Perşembe

ŞİNASİ GÜLCÜOĞLU (1964 - )



1.1.1964 Yılında Bünyan Sümer mahallesinde doğdu.  İlk, orta ve lise tahsilini Bünyan’da tamamladı. İşletme Yüksek lisans mezunu olarak üniversiteyi tamamladı.

1988’de Kayseri PTT Başmüdürlüğünde göreve başladı. Kayseri’ de görev yaptığı süre içeresinde Sivil Toplum Örgütleri ile düzenli ilişkileri oldu.  Bu çerçevede Kayseri Aydınlar Ocağı’ nda Genel Sekreterlik dahil değişik görevlerde bulundu. Yine bu çerçevede Memur - Sen Konfederasyonuna bağlı ve Haberleşme Hizmet Kolunda faaliyet Gösteren Birlik Haber - Sen sendikası Kayseri Şubesini kurdu.

2009 yılında PTT Genel Müdürlüğü Otomasyon daire başkanlığına yazılım uzmanı olarak tayin oldu.

Gerek Kayseri’de gerekse Ankara’da PTT Genel Müdürlüğü’ nde çalışırken başta PTT Bank projesi olmak üzere bütün yurtta çalışan bütünleşmiş projelerin yazılım ve yönetiminde yer aldı.

2011 yılı Şubat ayında yapılan Birlik Haber – Sen Olağan Genel Kurulunda Sendikanın Genel Başkanlığı görevine seçildi. Genel Başkanlık görevini yaptığı bu süre içerisinde Birlik Haber Sen’ in 20 yıllık yapısal, ekonomik ve sayısal değerlerini hızla yukarı çıkararak 5.300 üye sayısı ile 2011 yılında devir aldığı Birlik Haber Sen’ i, 2013 yılı Mayıs ayı itibarı ile 13.005’e şu an itibarı ile de 13.500 üye sayısına çıkararak tüm Hizmet Kolunda Genel Yetkili sendika olmasını sağladı.

Bu çerçevede gerek PTT A.Ş ile ilgili, gerekse TRT’ de çalışan sözleşmeli personelin kadroya alınması ile ilgili Torba Kanununda ve son olarak ta Çalışma Bakanlığı ile yapılan Toplu Sözleşme ile ilgili değişik konularda bir çok kanunun çıkartılmasında öncülük ettim.

Yine Genel Başkanlık süresi içeresin de çalışma hayatına yönelik ve kendi hizmet koluna ilişkin birçok proje hazırlayıp ilgili kurumlara ve AB Bakanlığına verdi. Bunlardan bir tanesi olan “ Haberleşme Sektöründe Çalışanların Mesleki Risklerinin Azaltılması “ konulu proje halen uygulanmakta olup bu proje kapsamında 01.11.2013 tarihi itibarı ile sendikanın 60 il başkanı İngiltere, Almanya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nde araştırma ve inceleme gezisinde bulunmuşlardır.

Bu güne kadar bürokrasiden, Sivil Toplum örgütlerinden edindiği bilgi birikimi ve tecrübesi, yazılı ve görsel basınla olan iyi ilişkilerinden elde ettiği birikimi ile Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında 30 mart 2014 yılı yerel seçimlerinde Bünyan Belediye Başkanlığına aday oldu ve kazandı.

31 Mart 1919 yılında yapılan yerel seçimlerde başkanlık görevini bırakan Gülcüoğlu, 31 Mart 2024 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde Yeniden Refah Partisi'nden Bünyan Belediye Başkanlığı için yeniden aday olmuştur.  Gülcüoğlu  orta derecede İngilizce ve Almanca bilmekte olup, mezun olduğu işletme dalında doktora yapmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır

31 Ocak 2018 Çarşamba

Bünyan Dostları Derneği Kış Yüzme Şenliği ve Doğa Yürüyüşü

Bünyan sever bir gurup tarafından kurulan "Bünyan Dostları Derneği" nin geleneksel hale getirdiği ve her sene Ocak ayının üçüncü haftasında gerçekleştirilen açık hava yüzme şenliği ve doğa yürüyüşü bu senede, Türkiye'nin bir çok ilinden bir çok katılımcı ile gerçekleştirildi. Eksi 6 derecede önce yedi kilometrelik zorlu bir doğa yürüyüşü ve ardından Pınarbaşı mevkiinde yüzme yarışları gerçekleştirildi. Bayanlar ve erkekler olmak üzere iki kategoride gerçekleştirilen yarışlarda zorlu bir mücadele yaşandı.
Şenliğe Bünyan Belediyesi ve Bünyan Kaymakamlığının da destekleriyle yardımcı oldu.

Yarışma sonunda derece alanlara ve cesaret göstererek suya girenlere madalyaları törenle verildi. Ayrıca doğa yürüyüşüne katılan bütün katılımcılara katılım belgesi verilerek onurlandırıldılar. Oldukça soğuk bir havada gerçekleştirilen yarışlara oldukça fazla sayıda seyirci de büyük bir destek verdi.



















10 Haziran 2017 Cumartesi

MEHMET ÖZCAN (KABAOĞLU) (1918-1990)

Eski Bünyan Belediye Başkanı, 1918 yılında Ömer ve Ümmügülsüm çiftinin altıncı çocukları olarak Bünyan’da dünyaya geldi. 1925 yılında Çağlayan ilkokuluna başladı. O dönemde ilkokulun üç yıl olması nedeniyle,  üç yıl sonra buradan mezun oldu. İlkokuldan sonra bir Köşger’in yanında çıraklık yaptı. Belli bir süre sonra ustalık seviyesine ulaşan Özcan seyyar olarak kendi işini kurdu ve askere gidene kadar nali dikimi yaptı ve tamirat işiyle uğraştı.

1938 yılında askerlik görevini yerine getirmek için Kayseri’deki birliğine teslim oldu. Askerliği sırasında bir görev için Ankara’ya giderken yolda bir milli piyango bileti satın alır. Aldığı bilete 7 adet altın saat çıkar ve o günden sonra Özcan için bir dönüm noktası olur. Askerlik dönüşü kazandığı piyango ile nakliyeciliğe başladı. Devamında benzincilik işi ile uğraştı. 1957 yılında Şerife Ünal ile evlendi.  Aynı tarihlerde CHP üyesi olduğu için yavaş yavaş siyasete adım atmaya başladı.

Bir gün bir işi için Ankara’ya gider ve Ankara’ya gittiği günün sabahı karnını doyurup çay içecek yer arar ve sabahın soğuğunda Kızılay’da bulduğu ilk çay ocağına girer.  O sırada kendisi gibi üşümüş takım elbiseli bir adam kapıdan içeri girer ve yanına oturur.  Bir çay ve simit isteyen adamı çok iyi tanımaktadır fakat kim olduğunu çıkartamamıştır.  Kim olduğunu ve sabahın bu erken saatinde burada ne aradığını sorduğunda aldığı cevap ile hayatı bir kez daha değişmiştir.  Karşısındaki kişi Demokrat parti lideri Başbakan Adnan Menderes’tir. Sabah erkenden Ankara’da yeni yapılan bir yolun çalışmalarını denetlemeye ve sabah namazını kılmaya gelmiştir.  O gün Adnan Menderes ile hayli sohbet ettikten sonra kanı ona ısınan Özcan o günden sonra Kayseri ye döndüğünde partisi CHP’den istifa etti ve Bünyan İlçesi Demokrat Parti yönetimine geçti.

1960 ihtilalinden sonra Demokrat Partisinin kapatılmasıyla, Adalet Partisinde yerini aldı. Adalet partisi ilçe başkanlığı ve İl Genel Meclisi Üyeliği yaptı.  1968 yılına kadar Bünyan ilçesi Adalet Partisi İlçe Başkanlığı görevini yürüttü.  İl Genel Meclisi üyesi iken Bünyan Devlet Hastanesi’ni yaptırmak için çok uğraştı ve başarılı oldu.  1968 yılında Adalet Partisinden Bünyan Belediye Başkanlığına adaylığını koydu ve kazandı.  1973 yılına kadar bu görevi yürüttü.

Belediye başkanlığı sırasında Bünyan’ın her türlü alt yapı ve üst yapı sorunlarıyla bire bir uğraştı. Baha Turan gibi o da Bünyan’ın bozuk olan yollarını yenileyip yeni yollar açmak için çalışmasının yanında, Bünyan’ın içme suyu şebekesini yenileyip suyu bulunmayan birçok hanenin suya kavuşmasını sağladı. Bünyan’ın yeşillendirilmesi için elinden geleni yaptı. Kayseri’de dolaştığı bir sırada Melikgazi Türbesinde karşılaştığı hemşehrilerinin çam ağacına duyduğu özlem üzerine, Bünyan’da büyük bir çamlık oluşturmaya söz verdi ve gerçekleştirdi.  Bu proje için özellikle Bünyanlı çiftçilerden yardım aldı ve onlarla beraber 50. Yıl Cumhuriyet Ormanı’nı tamamladı ve törenle açılışını yaptı.  Buraya dikilen fidanların birçoğunu Kırşehir’den ve Konya’dan bizzat kendisi getirdi.  Getirdiği fidanlardan buraya dikmekle kalmayıp, Bünyan Devlet Hastanesinin Bahçesi ve Çay bahçesi gibi yerlere diktirdi.

Özcan Bünyanlı gençlerin spor yapması içinde çok uğraştı. Bunun için Kayseri’de 2. Amatör Kümenin kurulması için öncülük yaptı ve kurdurana kadar uğraştı.

Özcan 1973 yılından sonra bir takım karalamalar üzerine Adalet Partisinden ihraç edildi.  Bu tarihten sonra bağımsız olarak Bünyan belediye başkanlığına adaylığını koydu fakat kazanamadı.  Girdiği son seçimlerden sonra siyaseti aktif olarak bıraktı ve bir daha siyasetle uğraşmadı. 12 Eylül 1980 döneminde Bünyan Belediye Başkanlığının Mehmet Özcan’a verilmesi yönünde bir takım girişimler olduysa da bu gerçekleşmedi.

Özcan 1990 yılında hayata veda etti. Evliliği boyunca iki çocuğu olduysa da bunlar vefat etti.  Doğan iki çocuğuna da Ömer adını koydu.  Çocuklarının yaşamaması üzerine Abdullah Özcan’ı evlatlık edindi ve öz evladı gibi ona sahip çıktı.  Ölümünden sonra çok uğraş verdiği ve halk arasında “Çamlık” olarak bilinen “50. Yıl Cumhuriyet Ormanı” nın adı, Mehmet Özmen’in Belediye başkanlığı sırasında “Mehmet Özcan Fidanlığı” olarak değiştirildi.  Aynı zamanda adı Sağlık Mahallesinden geçen ana caddeye verildi.

Hasan Yüksel

21 Mayıs 2017 Pazar

BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL VE BÜNYAN BELEDİYE BAŞKANLARI

İşte Demokrasi, Adalet Partisi Kayseri İl Kongresi Öncesinde Bünyan'ın İki Eski Belediye Başkanı Biri CHP'li Bahattin Turan, Diğeri Adalet Partili Mehmet Özcan Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e Bünyan'ın Sorunlarını Anlatırken. Fotoğraftakiler Süleyman Demirel, Sağlık Bakanı Dr. Vedat Ali Özkan, Baha (Bahattin) Turan, Mehmet Özcan, Mustafa Nişancı, Kemal Erdoğan.

BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL VE BÜNYAN BELEDİYE BAŞKANLARI



İşte Demokrasi, Adalet Partisi Kayseri İl Kongresi Öncesinde Bünyan'ın İki Eski Belediye Başkanı Biri CHP'li Bahattin Turan, Diğeri Adalet Partili Mehmet Özcan Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e Bünyan'ın Sorunlarını Anlatırken. Fotoğraftakiler Süleyman Demirel, Sağlık Bakanı Dr. Vedat Ali Özkan, Baha (Bahattin) Turan, Mehmet Özcan, Mustafa Nişancı, Kemal Erdoğan.  

24 Şubat 2017 Cuma

MUZAFFER DUMAN (1943 - )


1943 yılında Remzi ve Şerife Duman'ın üçüncü evlatları olarak Bünyan’a bağlı  Musaşey köyünde doğdu. İlk eğitimine yaşı büyük yazdırıldığı için 1954 yılında başladı. Köyünde evden çevrilmiş  olan  bir okulda 4. sınıfın sonuna kadar okudu. Beşinci sınıfta iken Namık Kemal ilkokuluna kaydı aldırıldı. Fakat buradan  mezun olmayıp 1960 yılında Atatürk İlkokulu'ndan mezun oldu. Bu okulun ilk mezun olan öğrencileri arasında yer aldı. Ortaokula Bünyan Ortaokulu'nda devam etti. 1963 yılında buradan mezun olduktan sonra, aynı yıl Kayseri Lisesinde,  lise  öğrenimine başladı. Buradan 1965-1966 öğretim döneminde mezun oldu.

Duman liseden sonra girdiği sınavlar sonucunda İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünü kazandı. Siyasal olaylar nedeniyle son sınıftayken geometri dersinden kaldı ve mezun olamadı. Üniversite okuduğu yıllarda bir dönem Ülkücü Gençlik Derneği Başkanlığı görevini yürüttü. 1970 yılında  Osman Ayer’in kızı  Gülhan hanımla  hayatını birleştirdi. Üniversite hayatından sonra bir süre boş kalan Duman, askerlik görevini yerine getirmek için 1976 yılında  Ankara Mamak Muhabere Okuluna teslim oldu. 70 gün süren bir acemilik eğitiminden sonra buradan İstanbul Selimiye Kışlasına askerliğinin geri kalan kısmını tamamlamak üzere geçti. 1978 yılında askerlik görevini tamamlayarak terhisini aldı. Duman Askere gittiğinde 3 çocuk sahibiydi.

Askerlik dönüşü ticaret hayatına atıldı. Babasının mesleği olan halıcılığa devam etti. 1978 yılında başladığı halıcılığı 2010 yılına kadar devam ettirdi. Alim Çınar’ın ricasıyla 1980 yılına kadar  MHP’nin Bünyan İlçesi ikinci başkanlığı görevini ve diğer görevleri yürüttü. 1980  ihtilalinden sonra Anavatan Partisi'nin kurulması ile beraber siyaset hayatını Anavatan Partisine geçerek sürdürdü. 1984 yılında Anavatan Partisi Bünyan ilçe başkanlığı görevini Mustafa Ulusoy'dan devir aldı. Yapılan 6 kongre boyunca da  Anavatan Bünyan İlçe Başkanlığı  görevini yürüttü.

Duman altı dönemlik İlçe Başkanlığı görevi süresince, Bünyan için birçok önemli projelere imza attı. Özellikle Bünyanlı gençlerin iş sahip olabilmeleri için çok  uğraşıp didindi. Kendi partisinden olsun olmasın,  Bünyanlı  yüzlerce genci iş sahibi yaparak devlet dairelerine girmeleri için yardımcı oldu. Hatta bu konuda kendi partisini bile aldattı ve yüzlerce Bünyanlıyı iş sahibi yaptı. 500'e yakın polis memuru alımında, 400'e yakın sağlık memuru alımında ve onlarca kişinin vergi dairesi ve çeşitli devlet kurumlarına girmesinde yardımcı oldu. Öyle ki Bünyan’ın gençleri işsiz kalmasın diye, Bünyan Belediyesi'nden anonslar yaptırarak hangi partiden olursa olsun işsiz gençlerin kendisine müracaat etmelerini o dönemde bizzat istedi.

Muzaffer Duman'ın  Bünyan’a olan hizmetler bununla da kalmaz. Başkanlığı döneminde, Sağlık Meslek Lisesi'nin Bünyan’a açılması yönünde büyük katkıları oldu.  Sağlık Meslek Lisesi Bünyan’a açıldıktan sonra,  açılan tüm imtihanlarda  yukarıdan gelen emre rağmen yine önceliği hep Bünyanlılara  vererek Bünyanlı gençlerin okuyup iş sahibi olmalarını sağladı. Bünyan’a yaptığı hizmetlerden birisi de Bünyan’ın girişindeki Toprak Mahsulleri Ofisinin yerinin sağlanması ve ofisin  yapılmasında ki katkısıdır. Yine Bünyan Devlet Hastanesi'nin ek binasının  yaptırılmasın da önemli rol oynamıştır.  Bünyan Belediye Başkanı Hayri Eser’e verdiği söz doğrultusunda Bünyan’ın yeni belediye binasına kavuşmasını sağlamıştır. O dönemde devlet bütçesinin onaylanmasına rağmen büyük bir uğraşı vererek belediye binasının yapılması işini ek bütçeye aldırtmayı başarmıştır. Yine o dönemde Anavatan Partisi’nde sözü geçen bir isim olması nedeniyle, Bünyan’ın birçok köyüne yol, su elektrik gibi hizmetlerin gitmesine öncülük etmiştir. Bünyan vergi dairesi binasının  ve postanenin yapımı da Duman’ın başkanlığı döneminde olmuştur.

Bünyan’a bağlı Akkışla Kasabasının ilçe yapılmasında o dönemde çok uğraş vermiş ve bunu başarmıştır. Türkiye genelinde birçok kasabanın ilçeye çevrilmesi yönünde verilen önergeye Akkışla’yı eklettirmiş, Bünyanlı Milletvekilimiz Sedat Turan'ın o gün mecliste işi gereği bulunmamasına rağmen, onun yerine “aslı dururken vekile gerek yok” diye imza atarak Alkışla’nın ilçe olmasını sağlamıştır.

Şu an inşaatı bitecek olan Cezaevi'nin Bünyan’a yaptırılmasını İlk gündeme getiren kişi Muzaffer Duman’dır. Bünyanlıların iş sahibi olmaları ve çarşı esnafının işlerinin çoğalması düşüncesiyle, İlçe Başkanlığı döneminde, arkadaşı olan Adalet Bakanı Oltan Sungurlu’ya Bünyan’a en az beş bin kişilik bir Cezaevi yaptırılması fikrini götürmüştür. Fakat bakan, projenin çok maliyetli olacağını ve sayının çok fazla olduğunu öne sürerek kabul etmemiştir. Buna rağmen Duman bu arzusundan vazgeçmemiş, arkadaşı olan Ayfer Sungurlu (bakanın eşi) ile bakana baskı yaparak bu arzusunu kabul ettirmiştir. Bakanın projeyi onaylamasıyla birlikte cezaevinin yaptırılacağı yer ile ilgili araştırmalar yapılmaya başlanır. Yer arayışları kısa sürede Bünyan’da duyulur ve Bünyanlılar tarafından Duman’a büyük baskılar gelmeye başlar. Öyle ki Bünyan’ın birçok terörist yakını tarafından doldurulacağı ve Bünyan’ın yaşanmaz bir yer halini alacağı baskıları giderek artar. Bu baskılar üzerine  sokağa çıkamaz hale gelen Duman Oltan Sungurlu ile görüşerek projeyi iptal etmesini ister.  Sungurlu projenin onaylandığını ve bütçesinin çıkarıldığını belirterek projeyi iptal etmek istemez buna rağmen Duman'ın baskıları üzerine projeyi bir süreliğine askıya alır.

Duman, Bünyan İlçe Başkanlığı görevi süresince siyaset hayatında önemli görevler üstlenmiş birçok işi başarıyla yürütmüştür. Bünyan’a olan sevdasıyla, siyasetin hemşerileriyle arasına girmesine müsaade etmemiştir. Hangi partiden olursa olsun kendi partisinin iktidarı süresince  hemşerilerine hizmetli görev bilmiştir. Öyle ki  o dönemde diğer partilerden  istifa edip kendi partisine geçerek işlerini yürütmek isteyen hemşerilerini dahi partilerinden istifa ettirmeyip onların her türlü İşlerine yardımcı olmuştur.

Bir dönem Milletvekili ve Bünyan Belediye Başkanı olmak için adaylık müracaatında bulunduysa da gelişen siyasi olaylar nedeniyle bu amacı gerçekleşmedi. Milletvekilliği adaylığı döneminde Kayseri’den 4. sıradan aday olmasına rağmen partisinin 2. bölgede il barajı aşamaması nedeniyle milletvekili  olamadı.

Siyasetteki bu başarılı çalışmalarından dolayı Türkiye genelinde başarılı 38 ilçe başkanından biri seçilmiştir. Yardımseverliğinden dolayı o dönemin bakanları “hep başkalarının işi için geliyorsun, bir günde kendi işin için gel” diye serzenişte dahi bulunmuşlardır. Siyasete çok emeği geçmiştir ama siyasetten fazla bir kazancı olmamıştır.

Duman Zafer Duman, Banu, Aydın, Alper Duman ve Remzi Alpay Duman adında 4 çocuk babasıdır.

Hasan Yüksel

9 Şubat 2017 Perşembe

SEYİT DUMAN (1922 - 2003)




Giyimiyle, yaşam tarzıyla, insanlara ve özellikle çocuklara olan sevgisi ile bir Bünyan beyefendisi, 1922 yılında Bünyan’a bağlı Musaşeyh köyünde doğdu. 1929 yılında ilk eğitimi için Çağlayan ilkokuluna kayıt oldu. İlkokulu burada tamamlayan Duman, buradan direkt olarak Talas Amerikan Kolejine kayıt oldu. Burada bir süre okudu fakat bir takım nedenlerden dolayı okulu tamamlayamadı. Çocukluğu ve gençliğinin büyük bir çoğunluğu Bünyan’da geçti.

Emek verip çalışma dönemi geldiği zamanda Ankara’ya yerleşti. Ankara’da bir süre Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda teknisyen olarak çalıştı. Ankara iken Tiyatro faaliyetleri ile de uğraştı. Ankara Türk Ocağı Sahnesi’nde William Shakespeare’ın Hamlet Oyununda Prens Hamlet’i oynadı. Ankara MKE iken vatani görevini de burada tamamladı. Askerlik sonrası Karabük Demir Çelik Fabrikalarında çalışmaya başladı. 1946 yılında Nail Bozkurt’un (Nail Ağa’nın ) torunu Lütfiye Onur (Nesli hanımın kızı) ile hayatını birleştirdi.

Evlendikten sonra Bünyan’a yerleşti ve Bünyan Sümerbank Yünlü Mensucat Fabrikasında inşaat sorumlusu olarak çalışmaya başladı. Sümerbank’ta çalışırken bir yandan da siyasetle uğraştı. Demokrat Parti Bünyan İlçe teşkilatının kuruluşundan sonra Bu partinin yönetiminde yer aldı. Bir dönem Bünyan’da ilk olarak 10. 10. 1954 tarihinde haftalık siyasi ve mizahi “Demokrat Bünyan Gazetesi” ni çıkarttı. kendisi de çıkarttığı gazetenin yazarları arasında yer aldı. Demokrat partiden sonra Adalet Partisi (AP) ve Doğru Yol Partisi (DYP)’ninde teşkilatlarının yönetiminde yer almıştır.

Çok iyi bir hatip ve çok okuyan biri olması nedeniyle çalıştığı Sümerbank ta da öne çıkan bir isim oldu. Sümerbank’ta çalıştığı yıllarda fabrikanın sendika teşkilatını kurdurmak için çok uğraştı ve sendikayı kurdurmakta başarılı oldu. Sümerbank’tan emekli olduktan sonra yün ve halı ticaretiyle uğraştı. Bu işi içinde Bünyan Belediyesi’nin bulunduğu binanın altında bir iş yeri açtı. 2003 yılında Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Seyit Duman beş evlat sahibidir. Çocukları sırayla Osman, Mahmure, Bilge, Mustafa  ve Belgin’dir

Hasan Yüksel


19 Ocak 2017 Perşembe

SALİH ALTINTOP (1943 -     )
13.05.1943 yılında Mehmet ve Tenzile çiftinin 4. çocuğu olarak Kayseri'nin güzide ilçesi Bünyan'da doğmuştur. İlk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı. 1956-1957 öğretim yılında buradan mezun oldu. Aynı yıl içerisinde 14 yaşındayken babasını kaybederek yetim kaldı. İlkokuldan sonra Bünyan Ortaokuluna kaydını yaptırdı. Buradan 1961-1962 öğretim yılında mezun oldu.

Mezun olduktan sonra ideali tekniker olmaktı. Bu amaçla  Kayseri Sanat Okulu motor ve Plaza bölümüne kaydını yaptırdı.O dönemde Bünyan’dan sabah saat06:00’da otobüs kalkar,  akşam saat 15:00-16:00 sıralarında Bünyan’a dönerdi. Bu saatten sonra bir daha Bünyan’a  araba bulmak imkânsızdı. Gidiş geliş zor olacağı için  öğrenci pansiyonunda kalmayı düşündü.  Yıllık 750 lira pansiyon  ücretini  temin edemeyince kayıt yaptırdığı okulundan  kaydını sildirmek zorunda kalmıştır. O dönemde bir ihtiyar annesi var olduğu için onun da emekliliği veya mal varlığı yoktu. O günden bugüne Salih Altıntop bu okulu okuyamadığı için hep üzülmüştür. İstediği okula gidemeyen Altıntop bunun üzerine askerlik çağı gelinceye kadar, ağabeyinin yanında çalıştı.

1964'te 58'inci Topçu Tugayı Temel Taburu 3. Grupta  temel eğitimini gördü. Burada Onbaşı oldu, arkasından Burdur 58  Topçu Tugayı Özel Eğitim Tugayı’nda ileri gözetleyici eğitimi gördü ve burada çavuş olarak askerlik görevini yerine getirdi. 1966 yılında 24 ay askerlik vazifesini  yaptıktan sonra terhis oldu.

Askerlik dönüşü bir müddet  ağabeyi ile  serbest çalıştıktan sonra  1969 yılında Bünyan Belediyesi'ne tahakkuk ve tahsil memuru olarak atandı.1971 yılında  İller Bankası Genel Müdürlüğü'nün  açmış olduğu 18. muhasebe kursuna Bünyan Belediyesi tarafından gönderilerek katılımı sağlanmıştır. Altıntop açılmış olan bu kursta başarı göstererek  sertifikasını almıştır. Burada aldığı sertifika ile  1974 Ekim ayı sonuna kadar Bünyan Belediyesi'nde muhasebe memurluğu ile birlikte  nikâh memurluğunu da başarı ile yürütmüştür.  Bu başarılarından dolayı,  zamanın Belediye Başkanı Mehmet Özdoğan ile Belediye encümeni tarafından takdirname ile ödüllendirilmiştir.

1974 yılı  Kasım ayında Bünyan Halk kütüphanesinde Boş bulunan Kütüphane Müdürlüğü'ne naklen tayin edilmiştir. Altıntop  burada da büyük bir başarı göstererek  kütüphanenin  7000 olan kitap adedini  Bünyanlı hemşerilerinin desteğini de alarak 12 bine yükseltmiştir. Kütüphanedeki bu üzgün çalışmalarından ve başarılarından dolayı Bünyan  Kaymakamlığı tarafından takdirname ile taltif edilmiştir. Altıntop 1992  Mayıs ayına kadar kütüphanenin sorumlu yöneticisi olarak çalışmış be buradan emekli olmuştur.

Altıntop Kütüphaneden emekli olduktan sonra,  Buram buram memleket kokan 1540'ın üzerinde şiirler yazmıştır.  Halen şiir yazmaya devam etmektedir.  Bu yazmış olduğu şiirlerin  300'den fazlası Bünyan’a aittir. Şair Salih Altıntop  aşağıdaki dörtlükten de anlaşılacağı üzere Bünyan aşığıdır.

Şeşe Bağları
Kepez'in Eteğinde üzüm bağları
Çağlayıp akar Horhorun suları
Rengini yükünü almış da asmaları
Kınalı eller üzüm kesiyor Bünyan'da

Salih Altıntop’un Babası Mehmet Altıntop Bünyan’ın İstiklal Gazilerindendir. Baba Mehmet Altıntop çok uzun süre askerlik yapmış olup, ilk olarak Çanakkale savaşına Topçu Çavuşu olarak katılmıştır. Ardından Kurtuluş Savaşında Sakarya, Dumlupınar, Eskişehir, Afyonkarahisar ve İnönü cephelerinde ülkenin kurtuluşu için topçu çavuşu olarak savaşlara katılmıştır. Ayağının birine şarapnel parçası  isabet etmiş olup topal olarak İstiklal Gazisi olmuştur 14 sene Savaş kapılarında başarılı askerlik vazifesini deruhte etmiş, askerlikten terhis olduktan sonra 1957 yılında Allah'ın rahmetine kavuşmuştur.

Salih Altıntop  iki kız iki erkek  evlat sahibi  olup,  büyük kızı İngilizce öğretmeni,  büyük oğlu Kayseri Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlığı Teknisyeni,  Küçük Kızı ev hanımı olup, en küçük oğlu ise  Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru dur.

Salih Altuntop 01.08.2023 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Hasan Yüksel

18 Mayıs 2016 Çarşamba

BÜNYAN HİDROELEKTRİK SANTRALI (TÜRKİYE'NİN İLK ÖZEL ŞİRKETİ)

Bünyan Elektrik Santralı, Türkiye’de ilk elektrik üretiminin yapıldığı sayılı yerlerden biridir. 1902 yılında Tarsus’ta küçük ölçekli olarak üretim yapmak için kurulan ilk santraldan sonra 1913 Yılında İstanbul Silahtar Ağa’da kurulan termik santralde geniş ölçekli elektrik üretilip dağıtılmaya başlanmasıyla birlikte elektriğin bir ihtiyaç olduğu görülmüştür. Bu iki santraldan sonra 1924’te Pınarbaşı’nda kurulan küçük ölçekli bir santral ile birlikte Bünyan santrali, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk santrallerinden biri olmuştur. Kayseri’de Pınarbaşı İlçesi’nden sonra kurulan ikinci santral olup, Pınarbaşı’ndan çok daha büyüktür ve tamamıyla özel bir şirkete ait Türkiye’de ilk santraldir.  1923-1930 döneminde uygulanan “teşvik politikaları” sonucunda bir gurup özel sektör yatırımcının 10 Haziran 1910 tarihli “Menâfi-i Umumiye Müteallik İmtiyazat Hakkında Kanun” dan faydalanarak  1926 yılında temelini atıkları santral, 1929 yılında tamamlanarak elektrik üretimine başlamıştır. Halen Türkiye’nin çalışan en eski hidroelektrik santrali özelliğini koruyan Bünyan Hidroelektrik Santralinin kuruluşu da genç Türkiye Cumhuriyetinin ilklerindendir.   


Bünyan’da Elektrik santrali kurulmasını ilk olarak Kayseri 1. Dönem Milletvekili Ahmet Hilmi Kalaç önermiştir. Ülkenin ekonomik gelişimi için Kayseri’deki Bünyan Şelâlesi’nden istifade edilmesi gerektiğini meclisteki birçok konuşmasında dile getirmiştir. Bünyan Şelâlesi’nden yararlanılarak bu şelâlenin yanına açılacak fabrikalardan elde edilecek kazançla memleketin yol gibi ihtiyaçlarının karşılanabileceğini ifade etmiştir. Ahmet Hilmi Kalaç 30 Eylül 1923 tarihli meclis oturumunda, Bünyan Şelâesi’nin tabiatın memlekete bahşettiği büyük bir güç olduğunu, bu şelâlenin kuvvetinin bilindiği halde söz konusu şelâleden yararlanmamanın doğru bir şey olmadığını ifade etmiştir.  Bünyan Şelâlesi’nden parasız, büyük ve yararlı bir gücün elde edilebileceğini, yapılan inceleme sonunda şelâlenin yalnız bir noktasındaki kuvvetin üç bin beş yüz beygir kuvvetinde olduğunun ortaya çıktığını belirtmiştir. Konuşması’nın devamında, Ali Cenâni Bey’in ülkede demiryolu ulaşımının bulunmadığından bahsettiğini, hâlbuki Bünyan Şelâlesi’nin bulunduğu bölgede yapılacak fabrikalar vasıtasıyla elde edilecek kazançla, oradan Ulukışla’ya kadar bir tren yolunun yapılarak, memleketin en ucuz bir tarzda en büyük bir kuvveti elde edeceğini ifade etmiştir.  Ayrıca yalnız askeri fabrikaların değil, dokuma ve diğer fabrikaların da bu kuvvetten yararlanılarak, çok kolay bir şekilde yapılacağını ümit ettiğini, bu nedenle, mümkün olursa biraz daha tahsilatı artırarak esaslı bir adımın şimdiden atılmasının memlekete en önemli bir ihtiyacı temin edeceğini söylemiştir.  Ahmet Hilmi Bey’in bu konuşması üzerine Gaziantep Milletvekili Ali Cenâni Bey söz alarak Ahmet Hilmi Bey’e, bugün acilen yapılması gereken tapa fabrikasını bırakalım mı diye sormuştur. Ahmet Hilmi Bey de bu soruya verdiği cevabında, “Mademki memleketin önemli bir ihtiyacıdır,  şimdiden yapılması gerekir” demiştir. Ahmet Hilmi Bey’in yukarıdaki konuşmaları ile ilgili olarak Trabzon Milletvekili Muhtar Bey ise yaptığı konuşmasında, Ahmet Hilmi Bey’in Bünyan Şelâlesi’nden elde edilecek kuvvetin kırk bin beygir kuvvetinde olduğunu iddia ettiğini, elde edilecek kuvvetin kırk bin beygir kuvvetinde olması için saniyede on metre küp suyun dört yüz metre yüksekten akması gerektiğini, Bünyan Hamid’deki bu suyun ise on metre yüksekten bile akmadığını söylemiştir. Fabrikaların nerelerde kurulacağına, nerelerde su kuvvetinden yararlanılacağına dair araştırmaları hükümetin tamamlamadığını, hâlbuki yapılması gereken fabrikaların acil olarak yapılmasının gerektiğini, hükümet bu konuda yaptığı çalışmaları bitirince, o zaman fabrikaların nerede yapılacağının düşünülmesinin mantıklı olacağını da sözlerine eklemiştir. 

Ahmet Hilmi Kalaç’ın bu düşüncesi, mecliste kalmamış, o dönemin bir gurup girişimci ruhlu tüccar ve belediye reisinin bir araya gelerek Sarımsaklı suyunun oluşturduğu Bünyan Şelâlesi’nden, Kayseri, Bünyan ve Talas’a yetecek miktarda elektrik üretip pazarlama fikrini geliştirdi.  Celep tüccarı Alaybeyzade Mehmet, halı tüccarı İmamzade Raşit, Kayseri Belediye başkanı İbrahim Safa Hasoğlu, demir, halı ve deri tüccarı Cıngıllızade Ömer Fevzi (Ömer Cıngıllıoğlu), halı tüccarı Hacı Nuhzade Mehmet, halı tüccarı Hacı Ramazanzade Musa, Kayseri Mebusu Selahzade Ahmet Hilmi Kalaç, kösele ve gön tüccarı Saraçzade Hacı Muharrem, halı, yapağı ve kitre tüccarı Taşçızade Mehmet Rahmi, halı yapağı ve kitre tüccarı Taşçızade Ömer Hulusi (Ömer Ağa Taşçıoğlu), 2. Dönem Kayseri Milletvekili katipzade Nuh Naci (Nuh Naci Yazgan), manifatura ve davar tüccarı Kirişzade Talat, İstanbul tacirlerinden Gözümzade Sait, celep, manifatura ve halı tüccarı Göncüzade Ahmet, halı tüccarı Mehmetzade Emin, 3. dönem Kayseri Mebusu Mehdizade Doktor Halit Mazhar Bey  (Dr. Halit Karakaya), halı ve celep tüccarı Mehterzade Osman, muhtelif mal ve eşya tüccarı (İstanbul Otomotiv Montaj Fabrikası Kurucusu) Yedekcizade Hüseyin Avni’den oluşan bu girişimci iş adamları o dönemde Sarımsaklı suyunun kullanım hakkını almak için Cıncıklızade ve Belediye Başkanı Safa Bey öncülüğünde ilk önce Nafia Vekilliği (İmar ve İskân Bakanlığı)’ne müracaat ederler.  17 Ağustos 1926 yılında yapılan bu müracaatı Nafia Vekilliği, 10 Haziran 1910 tarih ve 576 sayılı “Menafii  Umimiyeye Müteallik İmtiyazat Hakkında Kanunun 2. Maddesi uyarınca bakanlar kuruluna sunar.  Gazi Mustafa Kemal başkanlığındaki bakanlar kurulu Bünyan suyundan elektrik üretilmesi için Nafia Vekilliğini İmtiyaz sözleşmesini imzalaması için yetkili kılar. Bu karar üzerine 11 Ekim 1926 tarihinde Bünyan’da elektrik enerjisi üretmek Bünyan, Talas ve Kayseri’ye elektrik enerjisini iletmek ve satmak üzere imtiyaz hakkı elde edilmiş olur. Bu imtiyaz sözleşmesi ile bir şirket kurulması ve imtiyaz hakkının bu şirkete devredilmesi gerekmektedir.  Ayrıca Kayseri Belediyesi’nin de kurulacak olan bu şirkete  % 20 oranında ortak olması karara bağlanır. Sözleşme uyarınca 6 ay içerisinde kurulması gereken şirket gecikerek ancak 1928 yılında kurulur. 400.000 lira sermaye ile kurulan bu şirket Kayseri ve Civarı Elektrik Türk Anonim Şirketidir. Böylelikle Nafia vekilliği tarafından verilmiş olan Bünyan suyunun imtiyaz hakkı 50 yıllığına bu şirkete devredilmiş olur.

Bu 50 yılı kapsayan ilginç bir “imtiyaz Mukavelenamesi ve eki Tevzii Elektrik Şartnamesi” bulunmaktadır. Bu şartnameye göre her türlü vergi, resim ve harçtan muafiyeti söz konusu ki bugün bile bunun kabulü çok zordur. Ayrıca işletme umuruna ait her türlü âlet, edevat, makine vs. ile inşaatlara ait ithal edilen mallar, ilk yapım esnasında “gümrük vergisinden” muaftı.  Bu kadar ayrıcalıklı bir imtiyaz hakkı elde eden şirket yetkilileri bu şelâleden bir an önce faydalanmak ve santrali bir an önce kurmak için gerekli çalışmaları başlatırlar.  Yeni kurulmuş olan bir cumhuriyetin yeni yeni ayağa kalkmaya çalıştığı ve tüm dünyada ekonomik bir krizin olduğu bir dönemde şirket kurucularının, bu iş için ellerinde ne bir sermaye nede teknolojik bir güç ve yeterli insan gücü yoktur. Şirket kurucuları yaptıkları toplantılar neticesinde bu iş için İstanbul’da demir ticareti ile uğraşan Cıngıllızade Ömer Bey ve Halı ticareti ile uğraşan Taşcızade Mehmet Beye bu konudaki her türlü yetkiyi verirler.  Bu iki zat yaptıkları araştırmalar sonucunda Çekoslovak Scoda Firması ile temas kurarlar ve yapılan görüşmeler sonucunda firma yetkilileri bir ekiple Kayseri’ye gelerek Bünyan’da incelemelerde bulunurlar. Bu gezi ve inceleme sonrasında Scoda Firması 2.500 hisse (her biri 25 lira olan toplamda 16.000 hisse)karşılığında işi kabul ederek kurulmuş olan elektrik şirketinin ortakları arasında yer alırlar. 


Bu antlaşmadan sonra ilk genel kurul 09 Ocak 1929 tarihinde Kayseri’de yapılır. Genel kurul ilanı ise Atatürk’ün talimatı ile kurulan ve kendisinin de uzun yıllar köşe yazarlığını yaptığı Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanır.  Şirketin genel kurul ilanı bu gazetede yayınlanan ilk Türk Anonim Şirketi olarak tarihe geçmiştir. Bu genel kurul sonrasında 01.Şubat 1929 tarihinde ilk yönetim kurulu toplanarak bir takım kararlar alınır ve ortakların hisse dağılımı belirlenir. 

18 Nisan 1929 tarihinde yabancı ortak Scoda firması ile Bünyan Elektrik Santralinin inşası için Beyoğlu 4. Noterliğinde sözleşme imzalanır. Bu sözleşmeye şirket adına Taşçızade Mehmet Bey ve Cıngıllızade Ömer Bey, Scoda firması adına Mösyö Jan Petry imza atarlar.  Böylelikle Müteahhit bir firmanın projeye ortak edilmesiyle işin finansman kısmı bir miktarda olsa halledilmiş olur. Aynı zamanda Nakit paraya sıkışmış olan ve senet karşılığı borç para bulma yoluna giden şirket ortaklarının da sorunu kısa bir süreliğine bir şekilde çözülmüş olur. Fakat paraya olan ihtiyaç bitmemiştir ve kredi kullanmak için bankalara müracaat edilmektedir. Daha sonraki günlerde bankaların adını dahi duymadıkları bir şirkete kredi vermemesi yine İstanbul’da bu işleri yürüten Cıngıllızade ve Taşçızade’nin üzerine düşmüştür. Osmanlı Bankası tanınmış bu iki tacire kendi adlarına yaptıkları başvuru üzerine 07 Mayıs 1929 tarihinde 76.000 dolarlık yıllık % 3 faizle kredi vermiş. Kredi karşılığında da Osmanlı Bankası Bünyan Santral binasının yapılacağı arsaya 120.000 TL.’lik, Scoda müesssesi adına İstanbul’da ikamet eden Mehmet Asım bey lehine ipotek koydurmuştur.
  
Osmanlı Bankasından gerekli kredi alındıktan hemen sonra Mayıs 1929 yılında santralin inşaatı Alman ve Çekoslovak Scoda firması tarafından başlatılmıştır.  İnşaat sürerken Bünyan Gesi ve Talas güzergâhındaki 37 km.lik enerji nakil hattı da kurulmaya başlanmıştır. Santral inşaatı devam ederken Bünyan’da da bir yandan sulama kanallarının ve santral için gerekli olan suyun toplanması için 210 cm derinliğindeki 4000 m2 lik yükleme havuzu ve santrala suyu verecek olan 98 cm çaplı cebri boru hattının inşası da tamamlanmıştır.  Bu cebri borularının havuzdan santrala kadar döşenmesi ise o dönemde ayrı bir zahmetti. Hele Çağlayan İlkokulundan santrale kadar olan kısmı ise tamamıyla meşakkatlidir.  Suyun döküldüğü yeri yüksek (yaklaşık 96 metre) ve giderek meyilli olması inşaat sırasında zorluklar çıkartmıştır. O dönemde vinç gibi iş makinalarının olmaması işi iyice zorlaştırmış, her biri tonlarca ağırlıkta olan boruların o yükseklikten aşağıya indirilmesi ancak öküzler ve insan gücü yardımı ile gerçekleştirilmiştir. Boruların döşenmesi aşağı santralden başlamış havuzda son bulmuştur. Santral binasının da tamamlanmasıyla türbinlerin yerleştirilmesi ise 1931 yılını bulmuştur. Yerleştirilen türbinler iki adet olup 400 kVA (320 KW)tır. Her iş tamamlandıktan sonra ilk elektrik üretimi Şubat 1931’de gerçekleştirilmiştir.  Elektriğin Kayseri’deki mesken ve ticarethanelere verilmesi ise Kasım 1931 dir. Bünyan’da üretilen ve Kayseri’ye nakledilen elektriğin ilk abonesi Ankara Oteli olmuştur.  

Bünyan Elektrik Santrali’nin ilk üretime başlaması o dönemin yerel gazetesi Kayseri Vilayet gazetesinde şu şekilde duyurulmuştur. 
“Bu muazzam işi başarıp meydana getiren müteşebbisler takdire layıktır. Bünyan şelalelerinden istifade edilmek üzere 400 bin lira sermaye ile muazzam bir tesisatın vücuda getirileceği  halkımızca  malum idi. Cidden eşi az bulunan bu tesisat bitmiş ve faaliyete başlamıştır. Bu tesisatın elektrik  mühendisliğini de  üç sene evvel belediye elektrik tesisatını muvaffakiyetle başaran ve bugüne kadar idame ettiren Kayserimizin kıymetli evlatlarından elektrik mühendisi İhsan bey deruhte etmiştir. Bünyan şelalelerinden istihsal edilen bu elektrik çok kuvvetli ve memleketimizin  yüzünü ağartacak bir surette vücuda getirilmiş muazzam bir elektrik tesisatıdır. Esaslı bir şekilde yapılan tesisat ikmal edilmiş ve şirket bütün hatlarına ceryan vermiştir. Teşebbüsün ve muvaffakiyetin bir timsali olan bu elektrik şebekesini pek bir fedakârlıklarla vücuda getiren müteşebbüsler ne kadar takdir edilse azdır. 


Hakiki bir fedakârlıkla başarılıp meydana getirilen bu  tesisatta geceli gündüzlü ceryan vardır. En medeni bir memlekette de elektrik şebekeleri geceli gündüzlü faaliyette bulunurlar. Şirket belediyenin abonelerini kendi tesisatına raptetmektedir. Belediyenin elektriğini (belediye o dönemde küçük ölçekli bir şekilde dizel motorla elektrik üretmektedir) beher kilovatı 25 kuruştu şirketin 15 kuruştur. Şirket kuvveti sudan istihsal ettiği için fiyatı 15 kuruşa tenzil etmiştir. Şirketin aboneleri çoğaldıkça kilovat fiyatı da günden güne düşecek ve bir gün elektriğin kilovatını beş kuruşa bile yakacağız”  (2 Şubat 1931 Pazartesi)

Kayseri Vilayet Gazetesi’nin de söylediği gibi o dönemde yeni kurulan elektrik santralinin abonelerini bir an önce çoğaltması gerekiyordu. Çünkü şirketin Osmanlı Bankasından üç yıllığına aldığı kredinin günü dolmak üzereydi. Borcun bir an önce ödenebilmesi için bir şeyler yapılmalıydı.  Halk elektriğe yabancı olduğu için garipsiyor, evine elektrik almıyor eski yöntemlerle aydınlanmaya devam ediyordu.  Elektriğin tutulmaması gazetelere bile haber olmuş mahalli gazeteler “Niçin elektrik yakmıyoruz” diye haber yapıyor bu konuda halkı elektrik almaya teşvik ediyordu. Bu konudaki haberlerden biri şu şekildeydi. “Yüzlerce lira sarf ile Bünyan Şelâleri’nden istifade edilerek vücuda getirilen ve kendi mamulâtımız olan elektriği neden yakmıyoruz? Niçin gazyağı yakıyoruz? Senede yalnız Kayseri’den 170.000 lira gazyağı bedeli veriyoruz. Vatandaş dikkat et çok mühim vazife karşısındayız.” Bu haberlerle halk yerli malı enerji kullanmaya davet ediliyor, paralarımızın yabancılara kaptırılmaması isteniyordu. Öte yandan elektrik şirketi de ödeyeceği borçlarından dolayı abonelerini çoğaltmak istiyor, bu konuda kampanyalar düzenliyordu. Üretilen enerjinin satışı için çareler aranıyor, evlerde elektriği yaygınlaştırmanın yolları aranıyordu. Kurucular yaptıkları araştırmalar sonunda halka hediyeler dağıtarak elektrik satışını artıracak bir yol buldular. İstanbul’dan bir vagon dolusu ütü, avize gibi elektrikli ev eşyaları getirterek abone olanlara ücretsiz dağıttılar.  Bu girişim sonrasında abone olanları sayısı gün geçtikçe artar ve binlere çıkar.   

Bünyan Santralinin ilk kurulduğunda iki adet olan tribün sayısı günümüzde 3 adettir. Bunların toplam kurulu gücü 1700 kVA^dır. Bu türbinlerin gücü 2 si 400 kVA (320 KW) bir tanesi ise 900 kVA (720 KW) lıktır. Fabrikaya 96 m. yükseklikten saniyede 1100 lt. su dökülmektedir. Su azalınca bu miktar üç türbini çalıştırmaya kâfi gelmediği zaman yalnız büyük türbin çalıştırılmaktadır. Sulama mevsiminde bahçelere su verildiği için yazın su azalmaktadır, bu yüzden yaz ayları 12, kış ayları 24 saat enerji elde edilmektedir. Santralden elde edilen enerji eskiden direk Kayseri’ye verilirken şimdi Sızır-Hirfanlı paralel hattına bağlıdır. Santral 1 Mart 1990 tarihinde Türkiye Elektrik Kurumundan ayrılarak Kayseri Ve Civarı Elektrik Türk A.Ş. ne geçmiştir.  

Elektrik santrali ilk kurulduğu yıldan bu yana dönem dönem suyun kullanımı açısından problemlerde doğmuştur. Suyun azaldığı dönemlerde değirmenlerin çalışamaması, yine mensucat fabrikasının suyunun azalması ve bahçelerin sulanamayışı halkın sıkıntısını artırmış, bu sıkıntılarda sürekli belediyeye yansımıştır.  Bir de bunların yanında su intifa hakkından doğan gelirlerin azalması da şirketle belediye ve halk arasında zaman zaman gerginliklerin çıkmasına yol açmıştır.

Bu gerginliklerden ilki 1936 yılında yaşanmıştır. Bu gerginlik o kadar büyük bir safhaya gelmiştir ki işi çözmek için zamanın valisi uğraşmış ve tarafları bizzat uzlaştırmak zorunda kalmıştır.  Dönemin Valisi M. Ali Bayman, Kayseri valiliğine ilk geldiği günlerde, gelen yoğun şikâyetler üzerine işi ilk planda ele alarak onu adalet ve hakkaniyet içerisine halletmeyi kafasına koymuştur. Davayı işin başında görmek üzere suyun geçtiği yerleri ve değirmenleri mahallinde birer birer inceledikten sonra tarafları Bünyan’a davet etmiş ve 3- 4saat süren bir toplantı tertip etmiştir. Bu toplantıya, Kayseri Valisi M.Ali Bayman’ın yanı sıra Bünyan Kaymakamı Şükrü Bey, Bünyan Belediye Başkanı Baha Bey, Kayseri Sümerbank Dokuma Fabrikası Müdürü Fazlı Bey, elektrik şirketi idare meclisi reisi Ömer bey ve Mühendis Mahir Bey, Bünyan Dokuma Fabrikası Müdürü Hilmi Bey ve Gergeme Köyünü temsilen Eski Belediye Başkanı Vahit Bey ve umumi meclis azasından Osman Bey ile değirmen sahipleri katılmışlardır.   Bu toplantıda Kayseri Dokuma Fabrikası Müdürü Fazlı Bey, o dönemdeki davayı şu şekilde izah etmiştir.  

“Eskiden bir teamül üzere su dağıtılırken ilk önce elektrik ve sonra da dokuma fabrikasının kurulması üzerine bu teamül bozuldu. Sudan istifade edenler arasına bu iki fabrika dahi girdi. Ancak elektrik fabrikası yolu üzerinde olan değirmenler,  bu fabrikanın suya olan ihtiyacı karşısında sızlanmaya başlayıp elektrik şirketinden davacı oldukları gibi fabrikamız dahi, dâhili dava edildi. Hâlbuki fabrikamıza verilen su miktarı 400 litreden ibarettir. Ancak yollar ve su gayri mazbut olduğundan ihtiyacımıza kâfi gelmiyor.  Son defa teşekkül eden komisyonun verdiği kadar umumi menfaate hizmet eder mahiyette olsa bile suyun kullanılması esaslı ve muntazam bir programa bağlanmaz ise yine müşkülat doğacaktır. Biz kendi fabrikamız istikametinde akan suyu alan köylüler ile kendi ihtiyacımızı karşılaştırarak bir anlaşma yapabiliriz. Köylünün menfaatine ve işine en uygun gelen zaman ve saatlerde – hatta bu saat fabrikamızın tamamen aleyhine bile olsa – bize ve bu istikamete gelen ve yekûnu 800 litre olan suyun tam altı saat toprağın sulanmasına hasredilmesine razıyız. Bu altı saat içinde fabrikamız tamamen muaf kalır fabrikaya bir litre bile su almayız. Yeter ki bu altı saatten sonraki müddet içinde bu sekiz yüz litre su tamamen fabrikaya ait olsun ve fabrikanın olsun ve fabrikanın olan bu suya her hangi bir suretle müdahale edimesin.  Bu sureti hal kabul edildiği takdirde fabrikamız mesai zamanlarını ona göre tespit eder. Bu suretle teessüs edecek bir münavebenin zamanını tayin hakkını belediye terk, fabrikanın ve halkın menfaatini aynı göz ile görüp öylece telakki ve kabul ediyoruz.  Komisyonun bu günkü kararı tatbik edildiği halde Akkaya’ya giden suyun birçok zamanlar boşu boşuna akması lazım gelecek ki böyle bir israfa da yer verilmemek lazımdır. Bizim teklifimiz elektrik şirketinin esasen almakta olduğu suyu azaltmaz. Her ne kadar şirketin bin beygirlik türbinleri var ise de şehrin bugünkü ihtiyacını karşılıyor ve artırıyor da. Bu günkü sarfiyata göre 650 litrelik su onlara kâfidir. Biz Akkaya suyunun istifade tarzı hakkında yaptığımız teklifi Gergemeye, elektrik şirketine de teşmil edebiliriz ve böylelikle değirmencilere de hizmet imkânını elde etmiş oluruz. Değirmenlerin tesisatı gayet iptidaidir. Su sarfiyatı kontrolsüzdür ve birçok ahvalde israf olmaktadır.  Sıhhi şartları da tamamen haiz değildir. Bir elektrik fabrikasının bulunduğu yerde en iptidai vesait ve gayri sıhhi şerait altında değirmen çalıştırması doğru değildir. Vücudu iktiza eden tesisat ve ceryanı iki fabrika deruhde etmek sureti ile değirmenlerin suları kesilsin, belediye bu işin tatbik cihetini temin etsin…

Dönemin Valisi M. Ali Bayman tüm bunları ve diğer tarafları dinledikten sonra: 
-Arkadaşlar; Buraya bir memleket davasını iyi ve doğru bir karara bağlamak üzere toplandık. Yapacağımız iş halkın menfaatini her türlü halelden korumak ve devletin endüstriden beklediği hakikaten önemli gayret ve faaliyetleri tahakkuk ettirmek ve Bünyan kasabasının cidden az olan tenviratını çoğaltmaktan ibarettir. Bay Fazlı’nın dediği gibi Akkaya istikametine giden suyun inkıtasız olarak tam altı saat cereyan etmesi halk için büyük istifadeler temin edecektir. Altı saat tam 800 litre üzerinden su aktığı takdirde bugünkü kanallar belki bu miktar suyu taşıyamazlar. Fakat köylünün de yardımı ile suyolları genişletilebilir. Elektrik şirketinin bu tekliften bir zarar mülâhaza etmesini de varit göremiyorum. Bugün her ne kadar şirketin bin beygirlik türbinleri var ise de o kadar sarfiyatı yoktur. Biz bu günkü acil ihtiyacı gidermek mecburiyeti katiyetindeyiz.  Gergemelilerin komisyon kararı ile kendilerine tahsis olunan beşte biri, dörtte bir nispetine çıkarmalarından ise her iki fabrika zarar görür. Mademki öteden beri teamül beşte bir nispetindedir Gergemelilerin suyu kendi istedikleri dereceye çıkarmaları haklı bir dava değildir. Bununla beraber mevcut kanal genişletmek ve Gergeme dahi mensucat fabrikasının teklif ettiği münavebeye girmek şartıyla istifadelerini arttırmış olabilirler


Devlet elektrik şirketine bir imtiyaz verilmiştir Bu imtiyazın hükmü ticaridir ve cari olacaktır. Mensucat fabrikası anlaşma ve uzlaşma zeminlerini nasıl buldu ise elektrik şirketi de elindeki mukavele ile kendisine verilen imtiyazdan tamamen istifade edebilmek için halkın ve belediyenin yardımına koşmalıdır böyle yaparlarsa değirmenciler ile tasarruf mahiyetini almamak kaydı ve şartı ile anlaşma imkanı elde edilir 

Elektrik şirketini imtiyazı ve bundan doğan haklarını da düşünürüm. Bununla beraber Bünyan Belediyesi'nin dertleri ile de yakından alâkadarım. Buraya yeniden yüz lamba koydurmak ve ceryan bedelini 4 kuruşa indirmek. İşte  Bünyan Belediyesi'nin derdi budur. Bu iki noktayı elektrik şirketinin kabul edeceğini ümit ederim. Belediye bu kazanca mukabil mensucat şirketinin tesisat için sarf edeceği paranın heder olmamasına dikkat edecek suyu inzibata alacak, münavebeyi kuvvetle tesis edecektir.  Aksi halde mensucat fabrikasının yaptığı ve yapacağı masraflar kâmilen belediye  raci olur.

Vali beyin işi tam manası ile kavrayan ve toplantıda bulunanlara kabul ettirdiği bu düşünceleri, toplantıda bulunanlarca ittifak ile ve alkışlarla kabul edilmiştir. O günden sonra su davası belli bir süre yine gündeme gelmemiş, Bahattin Turan’ın 1942 yılından sonraki başkanlığı sonrasında Sarımsaklı suyunun Elektrik Fabrikasına satışı yeniden gündeme gelmiş, o dönemde Baha Turan satışın iptali için dava açtırmış, kendisine davadan vazgeçmesi için teklif edilen tüm paraları reddederek ve hatta kendisini öldürmek için yapılan tehditleri hiçe sayarak uzun uğraşlardan sonra davayı kazanmış ve Bünyan’ı kendi suyuna kavuşturmuştur. Su alındıktan sonra bütün Bünyan’a çeşmeler yaptırmış, ilk kanalizasyon işlerini de halletmiştir.  

Bahattin Bey’in yukarıda anlattığımız haklı uğraşları Hamdi Beyin kitabında da yer almıştır.  Bünyanlıların kendi öz malı olan Sarımsaklı suyunun kullanım hakları ile ilgili bu mücadelesini Hamdi Üçok 1953 yılında yayınladığı “Çağlayanlar Beldesi Bünyan” adlı kitabında “Bir Muhtıra” başlığı altında şu şekilde anlatmaktadır.    
Bir muhtıra:
Elektrik şirketi bayındırlık Bakanlığı'ndan elli  yıl müddetçe işletme imtiyazı almıştır. İmtiyaz mukavelesi Kayseri ve civarını aydınlatmaktan ibaretken şirket İdaresi fazla  kazanç hırsiyle özel ve resmi birçok tesislere ceryan vermiş olduğundan Bünyan ve Gergemelilerin tarla ve bahçelerinin sulanmasına ayrılan suları da tamamiyle santral mecrasına bağlanmış bu sebeple on beş değirmen muattal olmakla beraber, yüzlerce hektar arazi susuz kalmıştır. Bu anahtarlı sudan zavallı eski sahiplerinin hiç olmazsa sulama mevsiminde olsun istifadelerini sağlamak için şirket avukatına değil, insaf ve iz’anına müracaat ederek bir tedbir düşünmesi ve çok zaman boş yere havuzdan taşan suyun sulama kanallarına dökülerek faydalı bir hale konabilmesi için mevcut havuzun daha yukarısında düzengeç bir havuz yaptırması lazımdır. Gözlerimizi aydınlatan bu ışığın ocağımızı körletmemesi için baba olan hükümetin çiftçiyi korumasını beklerken bir yandan da belediyemizin şirketle iş birliği yaparak su kanallarını genişletip temizletmesi ve  imroğol usuliyle suyun bir tertip ve düzen altında zayi edilmeden sulatılmayı sağlamasını dileriz.

Hamdi Üçok kitabında yayınladığı bu muhtıradan sonra Bünyan suyu ile ilgili gelişmeleri de şu şekilde anlatmıştır. Bünyan ve Gergeme halkı müessirleriyle şirket arasındaki su hakları davası halen dünya mahkemesinde cereyan etmektedir. Gergeme Köyü suyunu tamamen almış 1951 yılında ikinci bir havuz daha yapılarak ve eski havuz da genişletilerek   Kasabanın su ihtiyacı kısmen giderilmiştir

Baha Turan’dan sonra Bünyan Belediye Başkanı Mehmet Özcan zamanında da yeniden suyun intifa hakkı (kimilerine göre Sümerbank’ın elektriği kesildiği için) ile ilgili olarak elektrik şirketi ile bir takım problemler doğar.  Bünyan Belediyesi her yıl elektrik şirketinden su intifa hakkı almaktadır. İntifa hakkı artık çok ucuza geldiği için elektrik şirketi ile anlaşmaya gitmek ister fakat şirket anlaşmaya yanaşmaz. Bunun üzerine Mehmet Özcan Bünyan halkını toplayarak, elektrik santralini basar, santralin tüm camı çerçevesi halk tarafından aşağıya indirilir. Yukarı havuzlardaki savaklarda kırılarak havuzun içerisine atılır. Halk fabrikayı kaldıracağız diye bağırmaya başlar.  Olay Kayseri Valiliğine ve Doğu Menzil Komutanlığına ve diğer yetkililere bildirilir. Olay üzerine Bünyan’a gelen Vali ve Doğu menzil komutanı halkı yatıştıramaya uğraşır fakat halk ikna olmaz. Bunun üzerine Vali Elektrik şirketi yetkililerine anlaşmaları için talimat verir. Böylelikle şirketle anlaşma sağlanarak su intifa hakkının ücreti böylelikle artırılmış oldu. 
Günümüzde halen Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş tarafından işletilen ve Skoda marka 3 tribün, 3 dinamo ve voltaj panelleri orijinalliği bozulmadan korunan santral, Şubat 2009 da Elektrik Üretim A.Ş'ye (EÜAŞ) devredildi. 

EÜAŞ, tarafından 56 hidroelektrik santrali ile birlikte özelleştirme kapsamına alınan Bünyan Hidroelektrik Santrali, Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş tarafından satın alınarak müzeye dönüştürülmek isteniyor. Giriş kapısında ilk yapıldığı dönemde asılan ve orijinal hali ile hale duran “Dikkat ali tevettür (alette yüksek gerilim) ölüm tehlikesi vardır” yazılı levhası bulunmaktadır. Santralin bahçesinde ise inşaatı sırasında İstanbul’dan gelen ve iki yıl boyunca memleketine dönemeyen Elektrik Teknisyeni Cemil An tarafından hasretini dindirmek maksadıyla yapılan ve oldukça ilgi çeken İstanbul’daki Kız Kulesinin küçük bir maketi yer almaktadır. 

Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş Genel Müdürü Şadi Büyükkeçeci, günümüzde fazla bir kar getirmeyen santralin şirketlerinin temelini oluşturduğunu söyleyerek müzeye dönüştürülmesi gerektiğini belirtmektedir.
Hasan YÜKSEL

Kaynaklar:
• Halit Erkiletlioğlu; Geniş Kayseri Tarihi, Kayseri 2006
• Hamdi Üçok; Çağlayanlar Beldesi Bünyan, Kayseri. 1953
• Zemzem Yücetürk;  Ahmet Hilmi Kalaç’ın Ekonomi Görüşü , Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Tarih Araştırmaları Dergisi, Ankara 2014.
• Şaban Hacıpaşaoğlu; Bünyan, Ankara 2010
• Kayseri Vilayet Gazetesi arşivleri. 1926-1936 Kayseri
• Kayseri Ve Civarı Elektrik T.A.Ş.,  Kayseri de Bir İnci, 2015 Kayseri
• http://www.ntv.com.tr/ekonomi/turkiyenin-en-eski-hidroelektrik-santrali-satista
• Kaynak Kişi: Salih Altıntop, 1943 Bünyan

Fotoğraf: 1. Fotoğraf Seyit Burhanettin Akbaş, Diğerleri: Hasan Yüksel