Bünyan Bünyanlı Meşhur Simalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bünyan Bünyanlı Meşhur Simalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2022 Perşembe

ARİF VEFİK ÇINAR (1955- )



19.05.1955 yılında Mehmet Alim Çınar ve Kıymet Çınar’ın (Erzurumlu nene Hatun’un yeğeni) evlatları olarak Ankara’da dünya ya geldi. Bünyan kütüğüne kayıtlıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1. Dönem Milletvekillerinden, Bünyanlıların çok iyi tanıdığı, Kadir Efendizade Uzun Hoca lakaplı müderris Mehmet Alim Efendinin torunu olup, anneannesi de Türkiye’nin ilk kadın öğretmenlerinden Emine Neriman Köktaş’tır.  Arif Vefik Çınar ailenin 6 evladından ikinci doğumla dünyaya gelmiş ikizlerden biridir. Doğduktan sonra 4 yaşına kadar Ankara’da kaldı. Ailesinin Bünyan’a dönmeye karar vermesiyle Bünyan’a yerleşmişlerdir. 


İlk eğitimine 1962 yılında Bünyan Namık Kemal İlkokulu’nda başlamıştır. 1967 yılında Bünyan Ortaokuluna devam etmiş, okul bittikten sonra liseye devam etmemiştir. Askerlik dönemine kadar babasının yanında çalışarak ona yardımcı olmuştur.  1975 yılında askerliğini İstanbul Davutpaşa Kışlasında yapmıştır. Askerlik sonrası bir süre İstanbul’da inşaat boyacılığı ve gemi izolasyonu işlerinde çalıştı.   1985 yılında hayatını Sarıoğlan, Çiftlik Kasabasından Hatice Yurdagül ile birleştirdi.   1986 yılında Gençlik ve Spor il Müdürlüğünde hizmetli olarak işe girdi. Talas, Kayseri ve Bünyan  beden terbiyesinde görev aldı.  33 yıl çalıştıktan sonra 2019 yılında emekliye ayrıldı.


Yazdığı şiirlerle tanınan Çınar, çocukluğundan beri edebiyat, tarih ve şiire karşı merak duymuştur. Bu merakın nedeni, dededen ve babadan kalma binlerce kitap içerisinde yaşamasıdır. Dededen kalma el yazması kitaplarını 2014 yılında Kültür Bakanlığı, Raşit Efendi El Yazmaları Kütüphanesine bağışlamıştır.  40 yıldan uzun süredir şiir yazdığını söyleyen Çınar, ilk şiirlerini ortaokul yıllarında yazmaya başlamış. Okuduğu yüzlerce kitap sayesinde ve bu yeteneğini daha da fazla geliştirmiştir.  Bu yeteneğini geliştirmesinde Bünyani mahlası ile şiirler yazan Yekta Yıldız’ında önemli katkıları olmuştur. Kendisi “Yazdıklarım amatörce; şair, yazar, ozan vs. gibi sıfatlar peşinde değilim” diyerek mütevazılık gösterse de yazdığı şiirler çok ses getirmeye başlayınca tanınmış sanatçılar tarafından, şiirlerinin kullanılması için teklifler almıştır. 


Ortaokul yıllarında bayram şekerlerinden çıkan manilerinden etkilenerek, kendisi de mani yazmış ve hatalı bulduğu manileri düzelterek şiir yazmaya gayret göstermiş. İlerleyen yıllarda hece vezni ile şiirler yazmış, daha sonra ki yıllarda serbest nazım ve toplumcu şiirler yazarak şiirlerini çoğaltmıştır. Birçok sosyal medya, ülke çapında birkaç radyo ve Çıngı dergisinde şiirleri yayınlanmıştır. 

Çınar halen bağ bahçe işleri ile uğraşmakta olup, ikisi mühendis, biri mimar olan, Mahmut Şafak, Mustafa Ender, Mehmet Yasin adında üç çocuk babasıdır.


Hasan YÜKSEL


V A R

Al yanaklar gülizar ,

Bülbül öten bağım var.

İmbik imbik damıttım ,

Gül kokulu yağım var.


Her mevsim baharımdır ,

Mecnun denen çağım var.

Taa ezelden benim de

Leyla ile bağım var.


Şu fanidar ömrümde

Kader denen ağım var.

Varıp aşamadığım

Hasret kokan dağım var.

                    Arif Vefik ÇINAR

24 Mayıs 2019 Cuma

AHMET AKŞİT (1963 - )


Aslen Akmescit’li (Zerezek) olup, Bekir Akşit ve Nazende Akşit çiftinin çocukları olarak 1963 yılında Kayseri'de doğmuştur. Akmescit’te  “Azizler olarak bilinirler. Babası Bekir Akşit Taşcıoğlu Kuran kursu ve Hunat hatun Camiinde yıllarca imamlık yapmıştır. 1970 yılında ilk eğitimine Ahmet Paşa ilköğretim okuluna başlayan Akşit, 1976’da 50. Yıl Dedeman ortaokulu ve 1979 da Kayseri Lisesi'nde okumuştur. 

Yüksek öğrenimini Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü'nde yapmış ve 1986 yılında mezun olmuştur. 1987 yılında öğretmen olarak meslek hayatına başlamıştır. İlk olarak Sarıkamış Merkez Ortaokulunda görev yapmış, daha sonra Argıncık Lisesi ve Hürriyet 2. Endüstri Meslek Lisesi'nde çalışmış ve 1994 yılında üniversiteye intisap etmiştir. 1991 yılında Yüksek Lisansını Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde tamamlamıştır. 1994–2000 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Giresun Eğitim Fakültesinde görev yapmıştır. Burada görevde iken 1996 yılında doktorasını Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde tamamlamıştır. 

2013 yılından beri Niğde Üniversitesi Fen edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Başkanı olan Ahmet Akşit, halen Niğde  Ömer Halisdemir Üniversitesinde Dr. Öğr. Üyesi olarak görev yapmaktadır. İhtisas alanı Selçuklu şehirleridir. 

Ahmet Akşit, Evli olup iki erkek çocuk sahibidir.

Kitapları:
- 60. Yılında İlim ve Fikir Adamı Prof. Dr. Kazım Yaşar Kopraman'a Armağan, Akşit Ahmet, 2003
- Niğde Tarihi Üzerine, Ahmet Akşit,  2005
- Aksaray ve Nevşehir Tarihi Üzerine, Akşit Ahmet, 2008
- Selçukludan Osmanlıya Bilim Kültür ve Sanat Prof. Dr. Mikail Bayram'a Armağan, Akşit Ahmet, 2009
- Büyük Selçuklu Devletinden Türkiye Selçuklu Devlatine Mehmet Altay Köymen Armağanı, Akşit Ahmet, 2011
- Selçuklular Devrinde Niğde Şehri, Akşit, Ahmet, 2012
- SDÜ Fen-Edb. Fak Sosyal Bil. Der. Kemal Göde Armağanı, Akşit Ahmet, 2013
- Prof. Dr. Mustafa Keskin Armağanı Türk Tarih ve Kültürü Araştırmaları,
Akşit Ahmet, 2014
- Tarihin ve Tarihçinin İzinden Kâzım Yaşar Kopraman Armağanı, Akşit Ahmet, 2014
- Prof. Dr. Ali Çelik Armağanı, Akşit Ahmet, 2014
- Prof. Dr. Abdulkadir Yuvalı Armağanı, Akşit Ahmet, 2015
-81 İlde Kültür ve Şehir Niğde, Akşit Ahmet, 2015

Makaleleri:
-Bezm u Rezm'e Göre Kayseri Şehri ve Çevresi Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Dünyası Tarih Dergisi), c.11, s.129, 1997
-Selçuklulardan Osmanlılara Geçiş Sürecinde Kayseri Şehrinin Nüfusu, Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Kültürü), c.37, s.451, 2000
-Eflaki'nin Alaeddin Keykubad Hakkındaki Rivayetlerine Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Türklük Bilimi Araştırmaları), c.6, s.11, 2002
-Melike-i Adiliye Türbesinde Selçuklu Devri İktidar Mücadelesine Dair İzler
Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.11, s.6, 2002
-Mevlevi Yazarların Seyyid Burhaneddin'in Kayseri'ye Gidişi Hakkındaki Rivayetlerine Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Tarih İncelemeleri Dergisi), 2004
-Niğde'nin Selçuklular Devrindeki Nüfusuna Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Tarih Araştırmaları Dergisi), c.19, s.19,  2004
- Çelebi Hüsameddin'in Halife Seçilmesi ve Muhalifleri
Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.9, s.18, 2005
-Türkiye Selçukluları Devrinde Niğde Vilâyetinin Alt Birimleri ve Sınırları
Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.11, s.21, 2007
-Niğde Şehriyle İlgili Tarihi Kaynaklar: Akmedrese Vakfiyesi, Akşit Ahmet, (Dergi:Türklük Bilimi Araştırmaları), c.13, s. 26, 2009
-Selçuklu Devri Niğde sinde Sosyal Tabakalar, Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.13, s.25, 2009
-Selçuklular Devrinde Niğde Subaşıları, Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Yurdu), c.25, s.292, 2011
-Pervane Muineddin'in Kayserideki inşa Faaliyeti ve Ahilerin Tasfiyesi Sürecine Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Karadeniz Sosyal Bilimler Dergisi), c.2, s.4, 2011
-Selçuklular Devrinde Kent İskanı ve Mahalleler, Akşit Ahmet, (Dergi:Çankırı Karatekin Üni. Sosyal Bilimler Ens. Dergisi), c.5, s.1, 2014
-Ankarada'ki Hoca/ Hâce Paşa Mescidi'nin İnşa Tarihi ve Banisi Hakkında, Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Yurdu),s.347, 2016
-Arslanhane Camii’nin İnşa Tarihine Dair Notlar, Akşit Ahmet, (Dergi:Selçuklu Araştırmaları Dergisi), s.9,2018
-Ankara’nın Selçuklular Devrindeki Kentsel Gelişimine Dair Notlar, Akşit Ahmet, (Dergi:SOBİDER Sosyal Bilimler Dergisi), s.21, 2018

Hasan Yüksel

21 Nisan 2018 Cumartesi

CELAL DUMAN ( 1948 - )


01.05.1948 yılında Bünyan Musaşeyh Köyünde İsmail ve Durdane çiftinin evlatları olarak dünya ya geldi. Doğduğu tarihte babası askerde olduğu için nüfus kaydı 1,5 yaş küçük yapılmıştır. İlkokulu Atatürk İlkokulunda, ortaokulu da Bünyan Ortaokulunda tamamladı. Lise hayatına Sivas Merkez Öğretmen okulunda başladı.  Buradan kendi deyimi ile Van Alpaslan Öğretmen okuluna sürgün edildi ve 1966 yılında buradan mezun oldu.


Mehmet Orhan’ın kızı Selamet hanımla 1966 yılında hayatını birleştirdi.  Aynı yıl içerisinde Konya’nın Ilgın Gökçeyurt Köyüne tayin edildi. Burada iki yıl görev yaptıktan sonra Yunak Küçükhasan Köyü İlkokulu’nda müdür yetkili öğretmen oldu. Öğretim yılı sonunda Manisa da askerlik eğitimini tamamladı.  Askerlik görevi sonrası, kura ile Bitlis Hizan Sırmaçek Köyü’nde yeni görevine başladı. Bir yılsonunda Mutki Geyikpınar ve Kavakbaşı köylerinde müdür yetkili öğretmen olarak görev yaptı.


1972 yılında Bünyan Koyunabdal Köyün ’de bağımsız okul müdürlüğü görevini yürüttü.  1973 yılında Büyük Tuzhisar Kasabasına tayin oldu ve burada üç yıl görev yaptı. 1976 yılında Bünyan Cumhuriyet İlkokulu’na tayin oldu. Aynı yıl içerisinde girdiği sınavları kazanarak Ocak 1977 yılında Federal Almanya’nın Stuttgart şehri Göppingen kasabasında göreve başladı.   1977 ve 1981 yılları boyunca Türk kültürünü tanıtıcı faaliyetleri organize etti.  Sturttgart eğitim ataşesi Zeki Önöz ve Başkonsolos Yalçın Tuğ Beyler tarafından teşekkür ve takdirname ile ödüllendirildi.

Temmuz 1981 yılında Almanya’dan dönüş yaparak Cumhuriyet İlkokulu’ndaki görevine tekrar başladı. 1984 – 1985 eğitim-öğretim dönemi başında inşaatı yeni biten Osman Kavuncu İlkokulu Müdürlüğüne atandı.  Binanın tam olarak tamamlanmamış olması nedeniyle eksik kalan bütün işler müdür olarak üzerine düşmüş, başta okulun duvarını, okulun hizmetlisi Hasan ustanın yanında amele olarak çalışarak tamamlamış, okulun etrafını çam fidanları ve güller ile donatmışlardır. O gün diktikleri çam fidanları bu gün 33 yaşına gelmiştir. 1985 yılında okulun ikinci katının yapılması gerektiği konusunu İl Milli Eğitim müdürlüğüne bildirerek, programda olmamasına rağmen, aynı pozisyonda olan 24 Kasım İlkokulu’nun ikinci katının 19 milyon Tl’ye ihale edildiğini duyunca çabasından vazgeçmedi. Koruma Derneği Başkanı Alim Gerçel ve muhasip Sevinç Eşer’in manevi destekleri ile okulun ikinci katını yapmaya karar verir. Milli Eğitim Müdürlüğü’nden 7.5 ton demir, Osman Kavuncunun oğlu Murat Kavuncu’dan 500 bin, Birlik Mensucat Fabrikası yetkililerinden 250 bin alarak inşaatı başlatır. Öğrenci velilerinin de maddi ve emek destekleri ile okulun ikinci katını, yeni öğretim dönemi başlamadan 9500 TL’ye bitirmeyi başarır. Okulun bütün donanım ihtiyaçlarını ise Mustafa Öztürk’ün vasıtası ile Eser Mobilya’dan sağladı.  Aynı zamanda TEK Bölge Müdürü Nurettin Nurdal, Müdür Yardımcıları Mustafa Öz, Ramazan Peker ve tüm öğretmen arkadaşlarının da maddi ve manevi desteklerini alıp okul binasını büyüterek Milli Eğitime büyük bir katkıda bulunmuştur. 


Mart 1986 tarihinde Bünyan Kaymakamı Hıdır Kahveci ve amcasının oğlu Muzaffer Duman’ın istekleri üzerine kendisinin de bir süre okuduğu ve II. Mektep adı verilen Bünyan Namık Kemal İlkokulu Müdürlüğü’ne atandı.  Duman o günleri şu şekilde anlatmaktadır.


“Geçmişte Bünyan’ın en başarılı okulu, en saygın müdür ve öğretmenlerin görev yaptığı Namık Kemal İlkokulu beni hayal kırıklığına uğrattı. Okulun kömürlüğünden bir kamyonet dolusu rakı ve bira şişesi attırdım.  Okulun ne durumda olduğunu bu izah eder zannediyorum.

O dönemde Namık Kemal İlkokulu’nun müdür yardımcısı ve öğretmen kadrosu çok iyi idi.  Bir kısmı beni müdür olarak istememiş. Elbette ilk olarak birlik beraberliği sağlamam gerekti. Daha sonra ki ilk işim, o zaman yaygın olan bit salgını ile mücadele etmem oldu.  Bütün öğrencilere duyurdum, saç serbest, ayna ve tarak taşımak serbest. Saçı kirli olanların saçı kesilir dedim. Sonuç verdi ve başarıya ulaştık.”


Celal Duman, Namık Kemal’de iken, okulun bahçesine sınır olan bahçeler belediyece istimlak edilerek 12 derslikli yeni okul binası yaptırıldı ve okul bu binaya taşındı.  Eski okul ve yeri belediyeye verildi. Yeni okulun zemin katına kendi imkânları ile 4 derslik daha ilave edildi.  Okulun duvarları ise devlet tarafından yaptırıldı. Müdür olarak, üç müdür yardımcısı arkadaşı ve tüm öğretmenlerle birlikte il ve ilçede en başarılı okul olma hedefini gerçekleştirmek için mücadele verdi. Anadolu liselerine öğrenci vermede, sınava girenler sayısı bakımından en başarılı okul olmaya hak kazandılar. Halk Oyunları yarışmalarında okul olarak yıllarca birinci olmaya hak kazandılar ve bu başarıları sonucunda Kayseri’yi gurup yarışmalarında da temsil etme hakkını elde ettiler.


Üç öğretim dönemi boyunca 2500 den fazla vatandaşa dışarıdan bitirmelerde ortaokul diploması verdi. Devlet yetkilileri çalışmalarını karşılıksız bırakmadı. Kaymakamlar, valiler, müsteşar ve bakandan olmak üzere 12 takdirname aldı.  Bünyan’da, Kayseri’de ve Tüm Türkiye’de öğretmenleri televizyonlarda temsil etme görevi ile onurlandırıldı. 1991 yılında da devlet yetkilileri ve özel kuruluşlar tarafından maddi olarak ödüllendirildi.  İlksan Kayseri il temsilciliği görevini yürüttü. Ülkücü Öğretmenler Derneği’nde uzun yıllar görev yaptı. 


Duman, 1998 yılında emekli oldu. Emekli olduktan sonra 2007 yılına kadar Özel Bora Sürücü kursunda Müdür olarak çalıştı.  Trafik Öğretmenliği ve usta eğiticilik yaptı. 2007 yılında MHP’den Bünyan Belediyesi Meclis Üyesi Seçildi. Beş yıl boyunca meclis başkan vekilliği, imar komisyon başkanlığı, denetleme kurulu başkanlığı ve zaman zamanda başkan vekilliği yaptı. 

Duman, dört oğlan evladı sahibidir.  Evlatları Kalp Cerrahı Ümit Duman, Diş Hekimi Levent Duman, Veteriner Hekim Gökhan Duman ve Beden Eğitimi Öğretmeni Dağhan Duman’dır.



Hasan Yüksel 

5 Nisan 2018 Perşembe

ŞİNASİ GÜLCÜOĞLU (1964 - )



1.1.1964 Yılında Bünyan Sümer mahallesinde doğdu.  İlk, orta ve lise tahsilini Bünyan’da tamamladı. İşletme Yüksek lisans mezunu olarak üniversiteyi tamamladı.

1988’de Kayseri PTT Başmüdürlüğünde göreve başladı. Kayseri’ de görev yaptığı süre içeresinde Sivil Toplum Örgütleri ile düzenli ilişkileri oldu.  Bu çerçevede Kayseri Aydınlar Ocağı’ nda Genel Sekreterlik dahil değişik görevlerde bulundu. Yine bu çerçevede Memur - Sen Konfederasyonuna bağlı ve Haberleşme Hizmet Kolunda faaliyet Gösteren Birlik Haber - Sen sendikası Kayseri Şubesini kurdu.

2009 yılında PTT Genel Müdürlüğü Otomasyon daire başkanlığına yazılım uzmanı olarak tayin oldu.

Gerek Kayseri’de gerekse Ankara’da PTT Genel Müdürlüğü’ nde çalışırken başta PTT Bank projesi olmak üzere bütün yurtta çalışan bütünleşmiş projelerin yazılım ve yönetiminde yer aldı.

2011 yılı Şubat ayında yapılan Birlik Haber – Sen Olağan Genel Kurulunda Sendikanın Genel Başkanlığı görevine seçildi. Genel Başkanlık görevini yaptığı bu süre içerisinde Birlik Haber Sen’ in 20 yıllık yapısal, ekonomik ve sayısal değerlerini hızla yukarı çıkararak 5.300 üye sayısı ile 2011 yılında devir aldığı Birlik Haber Sen’ i, 2013 yılı Mayıs ayı itibarı ile 13.005’e şu an itibarı ile de 13.500 üye sayısına çıkararak tüm Hizmet Kolunda Genel Yetkili sendika olmasını sağladı.

Bu çerçevede gerek PTT A.Ş ile ilgili, gerekse TRT’ de çalışan sözleşmeli personelin kadroya alınması ile ilgili Torba Kanununda ve son olarak ta Çalışma Bakanlığı ile yapılan Toplu Sözleşme ile ilgili değişik konularda bir çok kanunun çıkartılmasında öncülük ettim.

Yine Genel Başkanlık süresi içeresin de çalışma hayatına yönelik ve kendi hizmet koluna ilişkin birçok proje hazırlayıp ilgili kurumlara ve AB Bakanlığına verdi. Bunlardan bir tanesi olan “ Haberleşme Sektöründe Çalışanların Mesleki Risklerinin Azaltılması “ konulu proje halen uygulanmakta olup bu proje kapsamında 01.11.2013 tarihi itibarı ile sendikanın 60 il başkanı İngiltere, Almanya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nde araştırma ve inceleme gezisinde bulunmuşlardır.

Bu güne kadar bürokrasiden, Sivil Toplum örgütlerinden edindiği bilgi birikimi ve tecrübesi, yazılı ve görsel basınla olan iyi ilişkilerinden elde ettiği birikimi ile Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında 30 mart 2014 yılı yerel seçimlerinde Bünyan Belediye Başkanlığına aday oldu ve kazandı.

31 Mart 1919 yılında yapılan yerel seçimlerde başkanlık görevini bırakan Gülcüoğlu, 31 Mart 2024 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde Yeniden Refah Partisi'nden Bünyan Belediye Başkanlığı için yeniden aday olmuştur.  Gülcüoğlu  orta derecede İngilizce ve Almanca bilmekte olup, mezun olduğu işletme dalında doktora yapmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır

17 Haziran 2017 Cumartesi

HACER ÖZTOPRAK (1952 - )

12.12.1952 yılında Bünyanlı Mustafa ve Alem Öztoprak çiftinin üç evladından ikincisi olarak Bursa’da dünyaya geldi.  İlk eğitimine 1957 yılında beş yaşında iken Bursa’da bulunan Cebeci İltekin İlkokulu’nda başladı. Aynı sene içerisinde Babası Mustafa Öztoprak’ı kaybedince ailesiyle beraber Bünyan’a döndü.  İlk eğitimine kaldığı yerden Bünyan Çağlayan İlkokulu’nda devam etti. 1962 yılında buradan mezun olduktan sonra Bünyan Ortaokulu’nda eğitimine devam etti. 1965 yılında Kayseri Kız Öğretmen Okulunda iki yıl okul birincisi olarak okudu.  Üçüncü sınıfı ise Ankara Yüksek Öğretmen okulunda okuyarak tamamladı ve buradan 1969 yılında mezun oldu.

1969 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesini kazandı. 1973 tarihinde buradan mezun oldu.   Okulu bitirdikten sonra 1973 yılında Sivas Gemerek’li inşaat mühendisi İhsan Tataroğlu ile evlenerek hayatını birleştirdi. İlk olarak Sivas Gemerek İlçesine Eczane açarak iş hayatına atıldı. 12 yıl burada eczacılık yaptı. Aynı zamanda bu süre içerisinde iki evlat sahibi oldu.  1985 Yılında Sivas’tan ayrılarak Ankara’ya yerleşti ve burada Kurumlar Eczanesi’ni açtı. Kurumlar Eczanesi’ni işlettiği yıllar içerisinde beş yıl boyunca Ankara İli Vergi Rekortmeni oldu.  Toplamda yirmi yıl çalıştıktan sonra bu eczaneyi kapattı. Daha sonra 10 yıl boyunca Akplaza Eczanesini çalıştırdı. 2005-2014 yılları arasında Akyurt Lions kulübünde, 9 yıl faaliyette bulundu. Şu anda ev hanımı olarak Bilkent’te zaman geçiren Öztoprak Ankara Kızılay’da yeniden Eczane açmak için uğraşmaktadır.

Bünyan’ ın suyunun ve toprağının verdiği şevkle, değerli annelerinin sayesinde üç kız kardeş ve 2016 yılında kaybettikleri ağabeyleri Ali Fuat Öztoprak’la kimseye muhtaç olmadan Üniversite bitirdiklerini belirten Öztoprak’ın Bünyan’a olan sevgisi ise apayrıdır.

2004 yılında eşinden ayrılan Hacer Öztoprak bir kız ve bir oğlan olmak üzere iki evlat sahibidir. Oğlu Ayhan Tataroğlu ve Kızı Müge Tataroğlu İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirmiş olup, Amerika da mastır yapmışlardır. Türkiye’ye döndükten sonra babalarıyla birlikte bir inşaat şirketi kurmuşlardır.  Öztoprak, 13, 10 ve 8 yaşında olmak üzere üç torun sahibidir.

Hasan Yüksel

15 Haziran 2017 Perşembe

NERMİN HACIPAŞAOĞLU ( 1955 - )


14..10.1955 yılında, Mazhar Hacıpaşaoğlu ve Fevziye Hanım’ın ….. nci evlatları olarak Bünyan’da dünyaya geldi. 1961 yılında ilk eğitimine Namık Kemal İlkokulu’nda başladı.  Ailesinin Kayseri’ye taşınması nedeniyle ilk eğitimini 1966 yılında Sümer İlkokulu’nda tamamladı. Bünyan’a tekrar döndükleri için Ortaokul eğitimine Bünyan Ortaokulu’nda devam etti. Burayı 1969 yılında tamamladı. Aynı öğretim yılında Bünyan Lisesi’nde Eğitime başladı ve 1974 yılında Lisesi’nden mezun oldu.

Hacıpaşaoğlu Bünyan Lisesi’nde iken Bünyan’ın en tanındık simaları olan Çetin Eren, Veli Kılıç, Atilla Dağaşan gibi değerli hocaların elinde yoğruldu. O dönemde Lisenin en aktif öğrencilerinden biri olan Hacıpaşaoğlu, Bünyan’da ilk kez kurulan bando takımında yer aldı.
Eğitim döneminde, tüm yarışmalara, piyeslere ve müsamerelere katıldı.

Lise eğitiminden sonra Kayseri Eğitim Enstitüsünde iki yıl yatılı olarak okudu. Buradan 1976 yılında öğretmen olarak mezun oldu. 1977 yılında öğretmen olarak ilk görev yeri olan Bünyan’ın Süksün Köyü’ne tayin oldu. Süksün’de üç yıl görev yaptıktan sonra, 1980 yılında Bünyan Çağlayan ilkokuluna tayin oldu. Burada beş yıl görev yaptıktan sonra 1986 yılında Namık Kemal İlköğretim Okulu’na tayin oldu. Burada bir yıl görev yapan Hacıpaşaoğlu, o yıl içerisinde evlenerek Kayseri’ye taşındı. Kayseri’de yedi yıl özel okullarda çalıştıktan sonra emekli oldu.  

Öğretmenliği süresince birçok değerli öğrenci yetiştirdi. İlk görev yeri olan Süksün Köyü ise Hacıpaşaoğlu’nu üzerinde önemli bir etki tesir bırakmış, o yıllar anılarında unutamadığı yıllar olmuştur. Emekli olduktan sonra Kayseri’de 6 yıl, 0-6 yaş kimsesiz çocuklar yuvasında gönüllü anne olarak çalışmıştır. Bünyan’da çalıştığı yıllar içerisinde ayrıca yetişkinlere okuma yazma kursu vererek, okuma yazma bilmeyen birçok yetişkinin okur-yazar olmasını sağlamıştır. Bu başarısı Kayseri valiliği tarafından özel takdirname ile ödüllendirilmiştir.

Hacıpaşaoğlu 12 yıl evli kaldıktan sonra eşinden ayrılmış, bu evlilikten çocuk sahibi olamamıştır. Fakat gönüllü annelik yaptığı yıllarda manevi olarak evlat edindiği Emrah adında bir oğlu vardır.
Hasan Yüksel  

23 Mayıs 2017 Salı

CEMAL AYER

1923 yılında Bünyan’da dünyaya geldi. Babası Topal Hilmi, annesi  Elmas hanımdır. Annesinin ailesi evlendikten kısa bir süre sonra, “biz bu adama nasıl kız verdik” diye Elmas hanımı alıp memleketine götürünce,  babasının yanında öksüz olarak yetişmiştir.  İlk eğitimine 1930 yılında Çağlayan İlkokulunda başlamıştır. O dönemde ilköğretim üç yıl olduğu için, 1933 yılında buradan mezun olmuştur. 

Belli bir yaşa geldikten sonra onu koruyup gözeten kişiler Kasap İsmail’in yanına çırak olarak verirler. Ayer burada kasaplığı en iyi şekilde öğrenir. Askere gidene kadar burada çalışır. 1943 yılında askerliğini Çanakkale’de yapar. Askerliği 44 ay sürer.  1947 yılında memleketine döner ve bıraktığı yerden kasaplığa devam eder.  Belli bir dönem sonra yaşı geldiği için çevresindekiler Ayer’i evlendirmek için devreye girer. Fakat hiç kimse, onun kimsesiz olduğunu bildiği için kız vermek istemez. Fakat araya birilerinin girmesiyle Nimet hanımla evlenir huzurlu ve güzel bir yuva kurar.   
  
Evlendikten sonra hiç kimsenin ev yapmadığı ve herkesin ıssız bir yer olarak kabul ettiği bük deresine (Namık Kemal İlkokulu’nun arka tarafı)yakın bir yere ev yaptırarak buraya yerleşir.  Bir gün birileri Ayer’e annesinin yaşadığını bildirir. İşini gücünü bırakır Sivas’ın Ulaş Kazasının Tutmaç köyüne giderek burada annesini araştırmaya başlar. Köylülere “Buradan Bünyan’a gelin giden, Elmas adında bir kadın var mı” diye sorup soruştururken köylüler huylanır ve onun Elmas’ın sevgilisi olduğunu düşünürler.   Elmas ile yan yana getirirler ki gözlerine inanamazlar ve birbirine olan benzerliklerinden dolayı  ” bu bunun oğlu”  diye karar verirler.  O günden sonra anasına kavuşan Ayer,  annesini alarak Bünyan’a getirir.  Uzun bir süre Bünyan’da duran Elmas Hanım daha sora tekrar köyüne döner ve orada Hüseyin adlı biriyle evlendikten sonra orada vefat eder. 

Ayer’in ustası olan Kasap İsmail, bir gün onu karşısına alarak “Oğlum benden bu kadar, aha kasap dükkânı senin, koru beni, gör beni, ölene kadar her şey senin” diyerek çalıştığı dükkânı Cemal Ayer’e bırakır. O da ölene kadar ustasına hizmet etmiş onu kollayıp gözetmiştir. 

Sönmezlerin manifatura dükkânının yanında dükkânı bulunan Cemal Ayer, Bünyan’ın çok sevilen ve sayılan bir esnafı olmuştur.  İşinin verdiği sevgiden olsa gerek, o dönemde ambleminde koç bulunan “Güven Partisine ayrı bir ilgi duymuştur. Hatta o dönemde Turhan Fevzioğlu’nu Bünyan’da en iyi ağırlayan kişi olmuştur.  Kafasından şapkası hiç eksik olmayan ve bu haliyle tanınan Ayer, neredeyse tüm Bünyanlıya karşılıksız kefil olacak kadarda yüreklidir.  Sırf onların işi görülsün diye yüzlerce senedi gözü kapalı imzalamış, hiçbir zaman bu adam bu parayı ödeyebilecek mi diye düşünmemiştir.  Bünyan’da olsun Kayseri’de olsun hatta İstanbul ve Bursa’da dahi birçok insan Cemal Ayer’in kefilliği olmadan İş yapmak, kredi ve mal vermek istememiştir.  O dönemde bankalar dahi Cemal Ayer’in imzası olmadan birçok kişiye kredi vermemiştir.  

O kadar yardım sever bir insandır ki İstanbul’dan hiç tanımadığı, kocasından ayrılmış ve üç çocuğuyla ortada kalmış bir kadından gelen bir mektup üzerine, bu kadına hiç tanımadığı haldekadından ikinci bir mektup gelene kadar bir yıl boyunca karşılıksız para dahi gönderebilmiştir.  Sevilen sayılan ve sözüne hürmet edilen bir insan olmasından dolayı, aralarında husumet bulunan Bünyanlı olsun, Bünyan’ın köyünden olsun, mahkemeye düşmüş birçok insanı sulh edip barıştırarak mahkemenin kapısından göndermiştir.  Hatta öyle ki bir gün Hâkim’in biri dükkânına gelerek şaka ile karışık serzenişte bulunmuş “Cemal ağa bizim vazifemizi sen yapıyorsun, sen varken bizi buraya hiç tayin etmesinler” demiştir.  Bu kadar çok sevilip sayılan Cemal Ayer’le Birçok Bünyanlının anısı olmuştur.  Ayer, 1994 yılında yakasına yapışan kanserden dolayı 22 gün yattıktan sonra 23 gün vefat etmiştir.

Cemal Ayer, sekiz evlat sahibidir. Evlatları, Oğuz, İlhan, Hilmi, Mustafa, Elmas, Saadet, Kiraz ve Turan’dır. 

Hasan Yüksel