Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2025 Cumartesi

AHMED HİLMİ PAŞA (1839 Kayseri – 1905 İstanbul) OSMANLI HEKİMİ

1839 Yılında Kayseri’nin Darsiyak (Kayabağ) köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Mehmet Çavuş taş ustasıdır. İlk tahsilini Kayseri’de yaptı. 11-12 yaşında babası ile birlikte İstanbul’a gitmiştir. İstanbul’da iken Osmanlı bürokrasinde elemanlar yetiştiren İrfaniye Hususi Mektebine girdi. İki üç yıl burada okuduktan sonra hayırsever Kazasker Cemal Efendi’nin yardımı ile ve başarılı bir öğrenci olması üzerine Mektebi- Tıbbiye’ye öğrenci olarak alınmıştır. Buradan büyük bir başarı ile 1864 yılında Sol Kolağası rütbesiyle mezun olmuştur.  Önce Haydar Paşa Hastanesinde, daha sonra’da Beşinci Ordu’da memur oldu. Bu görevde 4 yıl hizmet verdi. 

Osmanlı Tıp Cemiyeti’nin (Cemiyet-i Tıbbiye-i Osmaniye) kurucularından biridir. 1853-1856 Kırım Savaşı’nda duyulan âcil hekim ihtiyacı üzerine eğitim dilinin Türkçe olması için başlatılan çalışmalar kapsamında 1866’da kurulan Cem‘iyyet-i Tıbbiyye-i Osmâniyye ile birlikte o dönem Fransızca olan tıp dilinin Türkçeye dönüştürülmesinde önemli çalışmalar yürütmüştür. Fransızcayı da iyi bilmesinden dolayı tıbbiye’de öğretmenlikle görevlendirildi. On beş yıl boyunca yedi-sekiz bin sayfalık tıbbi eserleri Türkçeye çevirdi. Türkçe eğitim başarılı olunca 1870’te Askerî Tıbbiye’de de ilk sınıftan itibaren tedrisatın Türkçeleştirilmesine karar verildi. 1877’de Askerî Tıbbiye’de Teşrih-i Marazî (Patalojik Anatomi) muallimliğine (profesörlüğüne) atandı. Tıpta Türkçe eğitim üzerine yaptığı başarı çalışmalardan dolayı 1888 yılında rütbe’si Livalığa (Tuğgeneral) yükseltildi.  Rütbesinin yükselmesi ile birlikte 1890 yılında Tıbbiye Mektebi Nazırlığı (Bakanlığı)na tayin oldu. 

Bakanlıkta yöneticilik konularında da başarılar göstermiştir. Bu başarılarından dolayı 1893-1895 yılları arasında hem sivil (Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye-i Şahane 1867) hem de askeri ( Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane) tıp okullarının ikisinin birden dekanlığını yürütmüştür. Rütbeside ferikliğe (tümgeneral) yükseldi. 1895 yılında Makam-ı Seraskeri Sıhhıye Dairesi Seis-i Sanisi (Genelkurmay Başkanlığı Sağlık Dairesi İkinci Başkanı) sonra da Hıf-ı Sıhha-i Umumiyye Sermüfettişi (Başmüfettiş) oldu.  



Türk tıp tarihi açısından çok önemli olan patoloji biliminin Osmanlı İmparatorluğunda kurulmasını sağlamıştır. Bu konuda da ilk ders veren ve ilk patoloji kitabını yazan kişi Ahmet Hilmi Paşa’dır (1870).  Patoloji konusunda ilk kitabının adı “İlmi Ensac-ı Maraziye” dir.  Aynı zamanda ilk Türkçe Tıp Sözlüğü’nü (Lügat-ı Tıbbiye) yazmıştır. Bu amaçla çok sayıda tıbbi metni arkadaşları ile birlikte Türkçeye çevirmiştir. Sadece Ahmet Hilmi Paşa’nın Türkçeye çevirdiği kitap sayısı 8 adettir. Bu sayede reform sayılabilecek bir şekilde Türk hekimlerinin tıpta önlerini açmıştır. Aynı zamanda tıp üzerine Ameliyat-ı Cerrahiye1872, Emraz-ı Umumiye-i Cerrahiye 1879, Tahlil-i Kimyevî  1883, Teşrih-i Marazi kitaplarını yazmıştır.  

Sağlık üzerine yaptığı hizmetlerden dolayı Birinci Osmani, Birinci Meclis Nişanları, Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları ile ödüllendirildi. 1905 yılında İstanbul’da vefat etti. Mezarı Kadıköy’de Mahmud Baba Türbesi haziresindedir. Hiç çocuğu olmamış bu yüzden soyu yürümemiştir.  

Ahmed Hilmi Paşa’nın adının Gesi’de bir mahalle, cadde ya da sokağa verilmesi için Prof. Dr. Halil Tekiner, gündeme bir öneri getirmiştir.


Kaynaklar:

-Nejdet Kala, https://www.kayseriolay.com/  Kayseri Aziz Sancar Kadar Önemli Osmanlı Paşası Gesili Ahmet Hilmi Paşa’ya Sahip Çıkacak mı. 10.06.2024 

-Davut Güleç, https://www.davutgulec.com/  Kayserili Ahmet Hilmi Paşa, Patoloji’nin Türkiye’deki kurucusu.

-Gökhan Bolat, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kayseri Ansiklopedisi, Ahmed Hilmi Paşa (Ahmed Paşa) maddesi, sayfa: 51 2015

-Mekteb-i Tıbbiye, Türkiye Diyanet Vakfı İsmam Ansiklopedisi, cilt 29, 2004 

-Prof. Dr. Selda Seçkin, Türkiye’de Patolojinin Kısa Tarihçesi. Https://Patoloji.gen.tr./Türkiye’de Patolojinin Kısa Tarihçesi

-Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir, Türk Tıp Tarihinde Patoloji ve Anatomi Bilimleri Üzerinde 19. ve 20. Yüzyıllarda Gelişmeler. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Tarih-Kültür Dergisi Nisan 2022


2 Şubat 2025 Pazar

KAYSERİ'Yİ YENİDEN İMAR EDEN MİMAR


 HAKAN ŞAHAN (1974 -      )

Kıbrıs gazisi Musa Şahan ve Sultan Şahan’ın ilk evlatları olarak 1974 yılında Bünyan ilçesi Taçın (Topsöğüt) köyünde dünyaya geldi. İlköğretime 1981 yılında Gültepe Zeki Doğan ilkokulunda başlayıp, Nurihas Mahallesi Emine Akçakaya İlkokulunda tamamladı. Ortaokulu Kadı Burhanettin Ortaokulu’nda, liseyi Kayseri Lisesi’nde okudu.

1994 yılında girdiği yükseköğretim sınavı sonucunda burslu olarak Kıbrıs Doğu Akdemiz Üniversitesi İngilizce Mimarlık Bölümünü kazandı. Okuduğu üniversitede, Kentsel Tasarım (Urban Desing) derslerinde öğrenci asistanı olarak görev aldı. 1999 yılında üniversiteyi üçüncülük derecesi alarak tamamladı. Aynı dönemde üniversitenin yanı sıra özel bir kurumdan ve yurtlar yönetiminden de ödüller aldı. 

Mezuniyetinin ardından askerlik hizmetini tamamlamak için Van Tatvan’ da yedek subay (asteğmen) olarak görev yaptı. Askerlik sırasında da okuduğu bölümün hakkını vermiş, iki okul ve bir karargâh binasının tasarımını gerçekleştirmiştir.  Bu başarısından dolayı “üstün başarı ödüllü” alarak askerlik görevini tamamlamıştır.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra Kayseri’ye dönmüş, 2002 yılında Kayseri Valiliği bünyesinde oluşturulan “Kayseri Kent Kimliği” projesinde ve “Kent Müzesi” çalışmaları kapsamında görev aldı. Mimari tasarımlar dışında Sultan Hamamı, Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi ve Gesi Ortaokulu gibi önemli tarihi eserlerin yeniden restorasyonu projelerinde yer aldı.  900 yüzyıllık tarihi “Tokat Sulu sokak Kentsel Tasarım Projesi” ile Tarihi Kentler Birliği’den  “Mimari Tasarım” ödülü almıştır. Ayrıca Kültepe Kaniş-Karum Asurlu Tüccarlar Mahallesi Projesi ile de başarı elde etti. Aynı dönemde Havva Kuvvetleri Komutanlığı’ndan VIP tanker ve uçak hangarı tasarımı üzerine ödül aldı.  

2012 -2013 yıllarında Lifos İnşaat ve Mimarlık şirketini devralarak sektörde kendi şirketiyle yer aldı. 2016 yılında ise Hakan Şahan Mimarlık firmasını kurdu. Belediyelerle iş birliği içerisinde kurumsal projeler, dekorasyon çalışmaları ve şehir planlamaları gibi projelerde yer aldı.

2005-2006 öğretim yılında Erciyes Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak yer alarak malzeme ve proje dersleri verdi. 2019 ve 2020 eğitim ve öğretim yılında Adana Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde jüri üyesi olarak görev aldı.

Turizm projelerine ayrı bir ilgi duyan Şahan, kış turizm merkezleri planlama projelerinde uzmanlaştı ve Turizm bakanlığı ile diğer devlet kurumlarına çeşitli projeler sundu. Bu kapsamda Erciyes Dağı’nda da bir projeye imza attı.  Türkiye Belediyeler birliği ile pek çok şehirde çevre düzenleme ve kentsel tasarım projelerinde yer aldı.  Hakan Şahan halen Lifos İnşaat Mimarlık ve Hakan Şahan Mimarlık Limited Şirketleri altında proje çizmeye devam etmektedir. 

Hakan Şahan evli olup, iki kız, bir erkek çocuk sahibidir. 


PROJELERİ VE ÖDÜLLERİ: 

-Tokat Sulu Sokak Kentsel Dönüşüm Projesi Ödülü 2007 – 2008

-Havva Kuvvetleri Komutanlığı 12. Ulaştırma Üssü Vip Uçak Tasarımı Ödülü 1999 – 2000

-İç Anadolu’nun En Büyük Camisi, Organize Sanayi Bölgesi Fevzi Mercan Camii 2020 

-Kültepe Kaniş Karum Asurlu Sokak Projesi ve Kaniş Karum koruma çatı projeleri.

-Sivas Caddesi Emirgan Parkı Yaya Üst Geçit Projesi.

-Kayseri fuar Kültür Park alanı projeleri Şelale giriş kapısı kamelyalar ve çevre düzenlemeleri

-Ali dağ Mesire Alanı. 

-Ali Dağ 360 peyzaj projeleri.

-Talas seyir terası.

-Zincirdere Komando Birliği park projesi.

-Emirgan Parkı projesi ve uygulaması.

-Nato Caddesi yaya üst geçit projesi.

-Kocasinan Bulvarı üzerine 2 adet yaya üst geçit projesi.

-Tramvay güzergâhı, Organize ve İldem'e kadar olan bölümlerin düzenleme projeleri.

-Bünyan, Tomarza, Yahyalı, Hacılar, Yeşilhisar İlçeleri meydan düzenleme projeleri

-Cami projeleri:  Altınoluk Nasrullahzade camii, Erciyes Camii, Mithatpaşa Camii, Gaziosman Sarı Camii, Erkilet Kasapoğlu Camii, Yazır Mahallesi Camii, Hasan Arpa Mahallesi Camii, Terminal Camii, Gemerek Camii,  Yıldırım Beyazıt Osman Fatma Fırıncı Camii, Yavuz Selim Mahallesi Camii, Afrika Uganda Soronti Camii, Endonezya Camii, Almanya Stuttgart Merkez Camii projesi.

-Develi Gençlik Merkezi ve yüzme havuzu.

-Bünyan Belediyesi Gençlik Merkezi projesi ve diğer ilçelerdeki Gençlik Merkezleri projelerinin tadilatlarının yapılması

-Yaya yolları, kaldırımlar ve çevre düzenlemesi kentsel tasarım projeleri.

-Sivas Caddesi Çarşı içi yaya düzenlemesi projesi, trafiğe kapalı alanlar düzenleme projeleri.

-27 Mayıs ve Vatan Caddesi projeleri.  Hunat Mahallesi Meydan ve Hunat Cami önü projeleri

-Hunat Cami şadırvanı restorasyon projesi ve uygulaması.

-Surp Kirkor Lusavoriç Ermeni Kilisesi restorasyon projesi.

-Kayseri Kalesi güçlendirme tadilat projeleri.

-Türbedar evi restorasyon projesi. 

-Sultan Hamamı restorasyon projesi. 

-Gesi Ortaokulu restorasyon projesi. 

-Hacı Kılıç Camii restorasyon projesi. 

-Erciyes Master projesi kentsel tasarım düzenlemesi oteller alanı ve Master proje içerisindeki sosyal tesislerin tamamının projeleri. Lifos Cafe Kardan Adam Hisarcık giriş noktası ve Hacılar giriş noktası, Gondol Cafe projesi.

-Erciyes Magna Apex otel ve günübirlik projesi. 

-Erciyes Çeşmebaşı dükkanlar projeleri.

-Kahramanmaraş Yedikuyular kayak merkezi master projesi ve içerisinde bir otel projesi. 

-Konya Derbent Aladağ kayak merkezi master projesi.

-Yozgat Çamlık master projesi ve sağlık oteller projesi.

-Yozgat Nohutlu Tepe teleferik projesi.

-Van Çaldıran kayak merkezi projesi.

-Kars Sarıkamış kayak merkezi Otel projesi Kayı Resort Otel

-Büyükşehir Belediyesi bünyesinde irili ufaklı çok sayıda peyzaj düzenlemesi. Park yol kaldırım levha ve yol ortasındaki çiçekli bariyerler projeleri.

-Asri mezarlıklar düzenleme projeleri.  Bülbülpınarı Asri Mezarlık, İldem Mezarlığı projesi.

-Pınarbaşı Kaymakamlık Adalet Sarayı projeleri.

-Malatya Battalgazi Mahallesi Vapur İskelesi Projesi ve Kuş Cenneti projeleri.

-Aksaray yaya üst geçit projeleri.

-Aksaray Belediyesi mezarlık camii ve idare binası projeleri.

-Aksaray Millet parkı Düzenleme Projesi

-Hakkari Yüksekova kayak merkezi Master projesi avan projeleri. 

-Osmaniye Düziçi şehir merkezi düzenleme projeleri.

-Osmaniye Düziçi Düldül Dağı teleferik tadilat projeleri.

-Hatay Merkez Camii restorasyon projeleri.

-Gaziantep Şehitkâmil Belediyesi park düzenleme projeleri.

-Muğla Ortaköy villa projeleri.

-Muğla Bodrum villa projeleri.

-Romanya zimnicya kasabası fabrika binası projesi ve uygulaması takibi.

-Erzincan Oltu deresi üzerine 2 tane çelik yaya köprüsü projeleri ve uygulaması.

-Kayseri'de çok sayıda villa projeleri iç dekorasyon ve uygulama takipleri.

- Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait VIP tanker uçağının iç dekorasyonlarını VIP olarak düzenlemek projeleri ve uygulama takibi.

-Diyarbakır Millet Parkı projesi.

-Kayseri Organize Sanayi Çarşı ve Sosyal Tesisleri projeleri 1 adet ilave cami ve Çarşı Projesi ve revak projeleri. 

-Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Sağlık Merkezi tadilat projesi.

-Diyanet İşleri Başkanlığı Kur'an'ı Anlama Merkezi kompleks projesi.


Hasan YÜKSEL


22 Ocak 2023 Pazar

LOS ANGELES GÜNEY KALİFORNİYA ÜNİVERSİTESİ ARŞİVLERİNDE KAYSERİ 1891

 Bir çok kişinin ilk defa göreceği güzel bir Kayseri fotoğraf arşivi. İki Amerikalı arkadaş bisiklet ile dünyada ilk sayılabilecek bir Dünya turuna çıkarlar. 1890-1893 yılları arasında çıktıkları bu turda Anadolu'da rotalarındadır. 24 bin kilometrelik yol boyunca 1200'e yakın fotoğraf çekerler. 1891 yılında uğradıkları Kayseri'de Kodak marka fotoğraf makinası ile bir kısım fotoğraf çekerler ve halkla muhabbet halinde olurlar. Bu yolculukları boyunca kullandıkları bisiklet ve fotoğraf makinası ömürlerinde hiç teknoloji görmemiş olan halkın da ilgisini oldukça çekmiştir. Açıklamalar fotoğrafların altındadır. Hasan Yüksel

Pazarda oya, elişi satan Kayserili kadınlar 23 Nisan 1891. Kadınların üzerindeki çar bürümcükler dikkat çekmektedir. 1970'lere kadar kullanılan bürümcüklere "makarna çar" adı da verilmektedir.
 
Ali Cafer Kümbeti

Ankara ile Kayseri arasındaki bir mezarlıkta ölen akrabalarının mezarlarında dua eden ve ağlayan Türk kadınları, Türkiye, 1891

Bir Ermeni okulundaki öğrencilerin ve bir öğretmenin iç görünüşü, Kayseri, Türkiye, 1891

Erciyes Dağı'na doğru manzara, Kayseri-Talas civarı, Türkiye, 1891

Güneybatıdan Kayseri Kalesi, Kayseri, Türkiye, 1891

Hunat Hatun Camii Kapısı, Hunat Hatun Külliyesi, Kayseri, Türkiye, 1891

Kayseri de bir çiftçi

Kayseri Kalesi Duvarı, Kayseri, Turkiye, 1891

Kayseri'de şehrin eteklerindeki küçük bir derede çamaşır yıkayan Türk kadını 23 Nisan 1891

Kayseri'nin batısındaki antik Roma hamamı kalıntıları, Türkiye, 1891

Kayseri, Türkiye'de kimliği belirsiz bir binanın dışındaki iki küçük insan grubunun görünümü çizim haline getirilmiş. . Sol arka planda bir minare görülebilir. Kaynak bilinmiyor.

Mezarlıktan görülen Kurşunlu Camii, Kayseri, Türkiye, 1891- Hasan Yüksel

Mutasarrıf sarayının yakınındaki bir sokağa bakış, Kayseri, Türkiye, 1891

Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi, ana giriş, Kayseri, Türkiye, 1891

Sırçalı Kümbet (tomb), Kayseri, Turkey, 1891

Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi'nin çatısından genel bakış, Kayseri, Türkiye, 1891

Şehrin batısında hacıların ibadet etmeye geldikleri kutsal yer, Kilise ve Cami bir arada Kayseri, Türkiye, 1891 Battalgazi

Kayseri şehir surlarının yakınında toplananlar 23 Nisan 1891

Kayseri Pazar caddesinde ekmek yiyen iki adam 23 Nisan 1891

Kayseri'den Sivas'a giden yol boyunca kaya taşıyan öküz takımları, Türkiye, 1891

Zeynel Abidin Türbesi Nisan 1891 Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles. Kütüphane Özel Koleksiyonu


Zeynel Abidin Türbesi Nisan 1891 Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles. Kütüphane Özel Koleksiyonu
iki Amerikalı arkadaş bisiklet ile çıktıkları dünya turunda uğradıkları Kayseri'deler. Bisiklet ile yaptıkları gezi sırasında toplanmış meraklı bir kalabalığın önünde bisiklete binmeye hazırlanıyorlar. Kayseri, Türkiye, 1891- Hasan Yüksel

İki Amerikalı arkadaşın bisiklet ile çıktıkları dünya turunda uğradıkları Kayseri'de Sultanhanı Kervansarayındalar 1891

İki Amerikalı arkadaşın bisiklet ile çıktıkları dünya turunda uğradıkları Kayseri'de Sultanhanı Kervansarayındalar 1891

İki Amerikalı arkadaşın bisiklet ile çıktıkları dünya turunda Kayseri' ye ulaşmadan bir gün önce Kızılırmak kıyısında bisikletleri ilerlerken, 1891

Kayseri Kalesi, Kayseri, Türkiye 1891






1 Ocak 2023 Pazar

ANADOLU'NUN KÜLTÜR ABİDELERİ RECEP ALEMDAR

 

         Bizim oralarda, “Neyleyim dünyanın bolluğunu, ayakkabın dar olduktan sonra,” diye bir söz vardır. Aslında bu terim yeteneğinin farkına varılmayan, bilinip göz ardı edilen, kıskanılıp ön plana çıkarılmak istenmeyen, üstün vasıflı insanların durumlarını anlatan bir kitabın özeti gibidir. Adeta Recep Alemdar'la birebir örtüşmektedir. Ne yazık ki çocukluğundan beri hayata eksilerle başlamak zorunda olan bu güzide ses ve söz sanatçımız gerekli ortamı bulamamıştır. Taşkın, devasa ırmaklar, okyanuslarda enine boyuna kulaç atıp hak ettiği yerlere ulaşamamış, dar görüşlü insanların etrafını kirlettiği küçük göletler içerisine sıkışıp kalmıştır. 

             1954 yılında Himmetdede Köyü‟nde hayata merhaba dediğinde daha altı aylıkken ana- baba ayrılığı olmuş, üç yaşına kadar halalarının keçi sütüyle besleyerek büyütmeye çalıştıkları Recep, o yıllarda babasının yeni evlenmiş olduğu kadına emanet edilmiştir. Allah‟tan insaflı bir kadın olan analığı tarafından öz evladı kıvamında büyütülmeye başlanmış, ancak altı yaşına geldiğinde öz annesinin başkası olduğunu anlayabilmiştir.  Orman müdürlüğünde çalışmakta olan babası oğlunu okutmak için her türlü desteği vermiş olsa da düzenli bir eğitim imkânı bulamamıştır. Bir ara İstanbul'da yaşamakta olan öz annesinin yanına gitmiş, ortamı beğenmeyip geri doğduğu topraklara dönmüş, bir defa annesi tarafından kaçırılıp İstanbul'da okutulmak istense de ortama uyum sağlayamamıştır. Kayseri- İstanbul arasında  4 mekik dokumaktan usanmış, okul hayatını aksatmaya başlamıştır.  Bulunduğu her ortamda sesinin güzelliği ile dikkat çeken Recep okul müsamerelerinin, arkadaş ortamlarının aranılan genci halin gelmiş, maceralı bir ehliyet alma olayından sonra Kayseri-Ankara arasında muavinlik, şoförlük yaparken yolcular özellikle onun bulunduğu arabaya binerek söyleyeceği türküleri merakla bekler hale gelmişlerdir. Düzenli bir işi olmadığından zaman zaman çay bahçelerinde garsonluk yapmaya başlar. O zamanlar yaz aylarında fuar alanında kurulan gazinolarda tavsiye üzerine dışarıdan gelen sanatçıların yanında sahne alır.  Sesini ve yorumunu çok beğendikleri bu genç Anadolu çocuğunun elinden tutmazlar. Belki de ileride kendilerine rakip olabileceğini düşünürler. O tarihlerde Türkiye'nim müzik piyasasına “Unkapanı” hakimdir. Unkapanı adeta bir “Kurtkapanı” na dönüşmüştür. Belirli guruplar tarafından parsellenen bu yerde hemşericilik ve para ön plana çıkmaktadır. Tanınmak, şöhret olabilmek, reklamını yaptırabilmek için aranan bu şartların ikisi de Recep'te yoktur. İşleri güçleri, servetlerine servet katmak olan İstanbul'daki Kayserili zenginler de bu genç hemşerilerine yardımcı olmazlar. Böyle olmasına rağmen beş adet kaset çıkarmayı başarır ama reklamı, tanıtımı iyi yapılmadığından söylediği türküleri birkaç Anadolu vilayetinden başka yerlerde fazla dinleyeni olmaz. Arada bir misafir sanatçı olarak çıkarıldığı televizyon programlarında sürekli olarak yer bulamaz.  Gençtir, yakışıklıdır. Elbette âşık olduğu bulutlara söylediği dertli türküleriyle, Kızılırmak‟ın sellerinin akışına bırakıp bilinmez diyarlara gönderdiği dizeleriyle sevdasını dile de getirmiştir. Duyan olmuş mudur, karşılık bulmuş mudur orası bilinmez. Lakin askerlik sonrası evlenip, evini yuvasını kurar. Aile geçindirmek zordur. Emaye ve çelik ürünleri üreten bir fabrikaya işçi olarak girer. İki erkek evladı olur. Geçim yükü ağırlaşmıştır. Boş zamanlarında seyyar köftecilik de yapmaya başlar. Sempatik ve mütevazı bir köfteci olan Recep‟in müşterileri genellikle sanatsever, müzik tutkunu insanlardır. Onun leziz köftelerinden tatmanın yanı sıra sesinden türküler dinlemek için de sıraya girerler. Düğünlerde kimseyi kırmaz. Özellikle garibanların mutlu günlerinde sahne alıp insanları coşturur. Çoğunluğundan ücret bile almaz.  İçindeki müzik ve eğitim sevdası hiç körlenmemiş, aksine daha da alevlenmiştir. Bu sebepten bağlama çalmayı öğrenir, besteler ve derlemeler yapar. Çok zor şartlarda eğitimini ön lisans seviyesine kadar ilerletip okumaya, kendini geliştirmeye başlar. 

            Nihayet emekli olup zamanını genişlettiğinde profesyonel olarak hayallerini geçekleştirmek için harekete geçer. İki adet düğün salonu açıp işletmesini yapmaya çalışır. Lakin ticaret adamı değildir. Hesap, kitap bünyesine fazla oturmaz. Bir ara belediye konservatuarında öğrencilere danışmanlık ve öğretmenlik yapar. Bu işi çok sever ama onun da kendine göre engelleri ve zorlukları vardır.  Hiçbir STK ve yerel yönetimden destek göremez. Zira bizim insanımıza ekonominin sanat ile aynı anda gelişebileceği, sanatçılarına sahip çıkmayan şehirlerin gelişmelerinin mümkün olamayacağını anlatmak, betonu iğne ile kazmaya çalışmak kadar zordur. Her nedense kendini insanının, değerlerinin kıymeti de fazla bilinmez. Yıllardır “Sen, ben, bizim oğlan” mantığıyla yönetilen yerel idareler kültür ve sanata ayırdıkları payları, dışarıdan getirdikleri çoğunluğu yeteneksiz, sıradan şair, yazar, ses sanatçılarına harcarlar. Önemli organizasyonlarda, konserlerde Recep Alemdar gibi Anadolu'nun nadide bir sesi yer bulamaz. Bu durum hem kendisini hem de sevenlerini üzer ve düşündürür. Bu şehrin insanlarının tamamı aynı lokantadan yemek yemek, aynı mahallede oturmak, aynı sokaklarda yürümek, aynı, aynı bakkaldan alışveriş etmek, aynı şeylere üzülüp sevinmek, aynı kitapları okumak, aynı kuyuya taş atmak zorunda değiller ki… Aynı bayrak altında yaşamamız, ülkemizi milletimizi sevmemiz, aynı milletten olmamız yetmiyor mu? Başka illerde yıldızları parlatılıp tanıtımları yapılarak ülke müzik piyasasına oturtulan müzisyenler gibi bizimkilerin önü neden açılmaz? Seyrani Baba, Ahmet Gazi Ayhan gibi değerlerimizin bile sonradan farkına vardığımız için kültürümüz yerinde saymaya devam etmektedir. Başka yerlerde olsaydı doğduğu köyün en dikkat çeken yerine kocaman bir kabartma resmi yapılarak, altına “Recep ALEMDAR” bu köyde doğdu yazdırılırdı. Villalarda, köşklerde yaşatılırdı.  Kim bilir böyle müstesna bir kişilik ve sese sahip olabilecek başka ses sanatçısı kaç sene sonra çıkabilecek bu topraklardan. Lakin Recep umutludur. Hiç hayallerinin üzerini kara bulutlarla örtmeyi düşünmemiştir. O doğuştan yeteneklidir. Sesi Allah vergisidir. Torunu Nehir Nisa ALEMDAR‟ ın Dünya çello birincisi olması ailesin de bu yeteneğin ispatıdır. Yani, armut dibine düşmüştür. 

               Ben onu Kayseri Lisesi'nin önündeki ulu çınarlara benzetiyorum. Gölgesinde birçok genç yeteneği barındırıp önlerini açmaya hazır vaziyette bekleyen, çevremizdeki müzisyenleri, aşıkları, saz ve söz üstatlarını toparlayıp yön verecek, ilimize ve Türk kültürüne önemli katkılar yapabilecek bir değer. Yeter ki fırsat verilip imkân tanınsın…  Henüz vakit geçmiş değil, böyle bir değerimizin verimlilik zamanında kıymetini  bilip, tecrübelerinden, yeteneğinden yaralanma zamanı. Zira o hiçbir zaman karamsarlığa, umutsuzluğa kapılmadan iyi niyetli, güzel çalışmalarıyla ellerini yıldızlara uzatmaya devam ediyor. Belki yıldızları yakalaması mümkün olmayacak ama şahsen ben Ay Dedeyi tutacağına inanıyorum. Bu sebepten kendisinden yeni çalışmalarla Anadolu‟nun sesini daha da yükseltmesini bekliyoruz. Allah şahsına, ailesine, sevdiklerine uzun ömürler versin… Yolu bahtı açık olsun… İyi ki varsın Recep ALEMDAR… 

Abdullah AYATA - Çıngı 65. Sayı

 

11 Haziran 2022 Cumartesi

TEVFİK DÜZEN ( 1983 - )

 


17.10 1983 yılında Bünyan Bayramlı mahallesinde doğmuştur. Cami-i Kebir mahallesinden Naci Düzen ve Akçatı köyünden Pembe Düzen’in ilk evlatlarıdır. Dedesi Bünyan’da Sinemacı Hacı Tevfik adıyla bilinmektedir. 1989 yılında Namık Kemal ilköğretim okulunda ilk eğitimine başladı. 1994 yılında başladığı Namık Kemal Ortaokulundan sonra, 2000 yılında Bünyan Ticaret Meslek Lisesinden mezun oldu. Ticaret Lisesinin son sınıfında iken Bünyan Belediyesi Emlak Servisinde staj gördü.  Üniversite hayatına kadar bütün ömrünü Bünyan’ da geçirdi.

Konya Selçuk Üniversitesi İşletmecilik bölümü ve Anadolu üniversitesi işletme fakültesi mezunu olan Tevfik Düzen 2009 yılında geçirdiği büyük bir kaza ömrünün dönüm noktası oldu. Geçirdiği kaza sonucunda omurilik kemiklerine takılan platinler sonucu hayata yeniden tutundu. 

2005 – 2010 yılları arasında Kayseri’de Gümrük komisyonculuk işiyle uğraştıktan sonra, 2010 – 2016 yılları arasında ulusal bir firmanın satış pazarlama müdürlüğünü yaptı. 2016 yılında kendi işini kurarak güzellik sektörü üzerine çalışmaya başladı. 

Gençlik yıllarından beri memleket sevdası ile Bünyan Ülkü ocaklarının her kademesinde görev aldı. Talas Ülkü Ocakları 2. Başkanlığı ve aynı zamanda Kayseri Ülkü Ocakları İl Yönetim Kurulunda görev aldı. Bünyan MHP Bünyan İlçe Başkanı Hasan Burhanettin Onur zamanında yönetim kurulu üyeliği görevinde bulundu. Aralık 2018 yılında MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin görevlendirmesi ile MHP Bünyan İlçe Teşkilatı Başkanlığı görevine atandı.  2010 yılı Ağustos ayında yapılan parti kongresinde İlçe Başkanlığına aday olup ilçe delegelerinin tamamının oyunu alarak yeniden ilçe başkanlığına seçildi.

Halen MHP Bünyan İlçe Başkanı olan Düzen, başkanlığı sürecinde Bünyan için birçok hizmeti yerine getirdi ve birçok ilki gerçekleştirdi.  Siyasi ayırım göstermeksizin kapısını herkese açan Düzen, özellikle Bünyanlının ve Bünyan’ın sorunlarıyla ilgilenmiş ve bu sorunları gidermek için gayret göstermiştir.

Bütün Dünya’da covid 19 virüs salgını sırasında yaşanan sıkıntılı dönemde pandemi ile ilgili yaptıkları takdirle karşılanmıştır. Maskenin zor bulunduğu ve satışının yasaklandığı dönemde MHP ilçe binasını dikim atölyesine çevirerek maske diktirmiş ve halka ücretsiz dağıtmıştır. Yine neredeyse Türkiye’de ilk olan çocuklara özel ebatta maske dikimini ve dağıtımını gerçekleştirmiştir.  Yine Büyükşehir belediyesinden önce davranarak el dezenfekte istasyonları oluşturmuş, bunları pazar yerleri, bankamatikler, postane, berber gibi halkın yoğun olduğu yerlere kurdurmuştur.

Pandemi döneminde ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının giderilmesi için ihtiyaç malzemeleri alınmış ve dağıtılmıştır. Bu alınan ihtiyaç malzemeleri de Bünyan içerisinde yer alan birçok yerel esnaftan satın alınarak aynı zamanda esnafta desteklenmiştir. Tevfik Düzen yine Ramazan ayı içerisinde 3 – 15 yaş arası yetim ve ihtiyaç sahibi çocukları mutlu etmek için, mutluluk kolileri oluşturmuş ve biz zatî bu kolileri çocuklar ile buluşturmuştur. Bu kolilerde yine yerel esnaftan satın alınan, çocukların memnun kalacağı, kırtasiye, giyim, yiyecek, ayakkabı, oyuncak v.b. ürünler yer almıştır. Pandemi sürecinde kapalı kalan bir kısım çay ocağı ve berber esnafının kiraları ilçe parti teşkilatı tarafından karşılanmıştır.

Parti teşkilatı olarak kadınlara ve gençliğe büyük önem veren Düzen zamanında, Bünyan tarihinde ilk defa, MHP Kadın kolları başkanı, yerel seçim döneminde Bünyan Belediyesi meclis üyesi görevine getirilmiştir. Yine Bünyan MHP İlçe tarihinde ilk defa Bünyan ülkü ocakları başkanı aktif görevde iken, Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeliği görevine getirilmiştir.  Yıllardır kira olarak kullanılan Bünyan ülkü Ocakları ve MHP İlçe Partisinin yeri satın alınarak partiye kazandırılmıştır. Satın alınan bu yer Türk tarihini, özellikle Bünyan tarihini ve kültürünü yansıtacak şekilde restore ettirilmiştir. 

Çocukluğundan beri Bünyan aşığı ve sevdalısı olan Tevfik Düzen,  Bünyan adına birçok projenin gerçekleşmesi için çalışmalarını yürütmekte ve bu çalışmaların takipçisi olmaktadır.

Bünyanlı Zafer Güner’in kızı Fatma Güner ile hayatını birleştiren Tevfik Düzen Ayça Mina ve Umay adında iki kız babasıdır. 

Hasan YÜKSEL

7 Mart 2021 Pazar

BÜNYAN’IN TÜRKİYE’DE Kİ 970 İLÇE VE KAYSERİ’DE Kİ İLÇELER ARASINDAKİ YERİ

2017 yılında yapılan bir araştırma sonucunda ortaya çıkan raporda Bünyan gelişmişlik sıralamasında 4 kademe gelişmiş ilçeler arasında yer almaktadır. 970 ilçenin yer aldığı bu araştırmada aşağıda yer alan bir numaralı tabloda yer alan kriterler baz alınmıştır. 6 kademe olarak belirlenen gelişmişlik düzeyinde Bünyan orta düzeyin bir tık altında yer almaktadır. 

Toplamda 205 ilçenin yer aldığı dördüncü kademe de Bünyan Türkiye de bütün ilçeler arasında belirlenen kriterlere göre aldığı puanla 581’nci sırada yer almaktadır. Kayseri dahilindeki ilçeler arasında ise 10’ncu sırada yer almaktadır. Melikgazi ilçesi ise gelişmişlik düzeyinde tüm Türkiye de birinci kademe 38’nci sırada yer yer almaktadır. (Tablo 2) 

Bünyan’ın da yer aldığı dördüncü kademe ilçeleri için yapılan değerlendirme şu şekildedir. Dördüncü kademedeki bu ilçelerin toplam nüfusu 2014 yılı itibarıyla ile 4,7 milyon seviyesinde olup, ülke nüfusunun yüzde 6,2’sini oluşturmaktadır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerinin bir sonucu olarak bu kademede yer alan 205 ilçenin 163’ünün net göç değerlerinin negatif olduğu ve diğer yerleşimlere toplamda net göç verdiği görülmektedir. 

Bu kademenin imalat sanayi ve hizmetler sektörlerindeki istihdamının Türkiye içerisindeki payı incelendiğinde bu sektörlerdeki istihdam payının sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 2,4 olduğu görülmektedir. 2014 yılı verilerine göre Türkiye’de teşvik belgeli yatırım tutarının sadece yüzde 4,5’i bu kademede yer alan ilçelere ait olup, OSB’lerde üretim yapılan parsellerin ülke içerisindeki oranı da (yüzde 1’in altında) oldukça düşük kalmaktadır. Bu kademede yer alan 205 ilçe, ülkemizdeki toplam turizm yatırım-işletme ve belediye belgeli yatak sayısının yaklaşık yüzde 2’sine sahip durumdadır. 

Diğer kademelere göre imalat sanayi ve hizmetler sektörlerindeki istihdam paylarındaki düşük seviyenin hem kademenin iktisadi yapısındaki farklılıktan hem de bu kademedeki toplam nüfusun azlığından kaynaklandığı düşünülmektedir. Nitekim dördüncü kademede yer alan ilçelerin ülkemizin toplam tarımsal üretiminden aldığı pay yüzde 17 seviyelerindedir. 

2014 yılı verilerine göre sadece 5 ilçede sinema salonunun bulunduğu dördüncü kademede, geniş bant internet aboneliği ve mesken elektrik tüketimi gibi yaşam kalitesini gösteren değişken değerleri ülke ortalamasının oldukça altındadır. 

TABLO 1. 
Değişken Adı                                                                                  1.Temel Bileşen Ağırlığı 
Kişi Başı Sabit Genişbant İnternet Abone Sayısı                                               0,863 
Yüksekokul veya Fakülte Mezunu Nüfusun 22 Yaş ve Üzeri Nüfusa Oranı     0,792 
Aktif Çalışan Kadın Sigortalı Oranı                                                                   0,780 
Hizmet Sektörü İstihdamının Türkiye İçindeki Payı                                          0,745 
Çalışma Çağındaki Nüfusun İlçe Nüfusuna Oranı                                             0,743 
Kişi Başı Sosyal Yardım Miktarı2*.                                                                   0,726 
Kişi Başı Mesken Elektrik Tüketimi                                                                  0,684 
Kişi Başı Belediye Gideri                                                                                   0,648 
Kişi Başı Belediye Geliri                                                                                    0,644 
Sinema Salonu Mevcudiyeti                                                                               0,639 
Okuryazar Kadın Oranı                                                                                       0,631 
Nüfusun Türkiye İçindeki Payı                                                                           0,631 
Kişi Başı Banka Kredisi Tutarı                                                                           0,620 
Primi Devlet Tarafından Ödenen Nüfusun İlçe Nüfusuna Oranı*                      0,616 
Yüz Bin Kişiye Düşen Diş Hekimi Sayısı                                                          0,602 
İmalat Sanayii İstihdamının Türkiye İçindeki Payı                                             0,591 
Ortaöğretim Okullaşma Oranı                                                                             0,580 
Kişi Başı Banka Mevduatı Tutarı                                                                        0,580 
On Bin Kişiye Düşen Banka Şube Sayısı                                                            0,575 
Yüz Bin Kişiye Düşen Hastane Yatak Sayısı                                                      0,556 
Yüz Bin Kişiye Düşen Hekim Sayısı                                                                  0,544 
Genel Doğurganlık Hızı*                                                                                     0,447 
Teşvik Belgeli Yatırım Tutarının Türkiye İçindeki Payı                                      0,420 
Sanayi Elektrik Tüketiminin Türkiye İçindeki Payı                                            0,404 
Ortalama Hane Büyüklüğü*                                                                                0,381 
Net Göç Hızı 0,342 İlköğretimde Derslik Başına Düşen Öğrenci Sayısı            0,328 
OSB’lerde Üretim Yapılan Parsellerin Türkiye İçindeki Payı                             0,325 
Kişi Başı Tarımsal Üretim Değeri*                                                                      0,318 
Okul Öncesi Okullaşma Oranı                                                                             0,312 
Kişi Başı Aile Hekimliği Müracaat Sayısı                                                           0,298 
Turizm Yatırım-İşletme ve Belediye Belgeli Yatak Sayısının Türkiyede Payı    0,287 
* 1. Temel bileşen ağırlığı negatif olan bu değişkenlerin analizdeki mutlak etkilerini göstermek amacıyla pozitif hale getirilmiştir. 

TABLO 2. 
İlçe Adı              Genel Sıralama    İl İçindeki Sıralama     Skor     Kademe 
Melikgazi                        38                        1                     1,996          1 
Kocasinan                     151                        2                      0,937         2 
Talas                              252                        3                      0,411         3 
Hacılar                           289                       4                       0,263         3 
Özvatan                         394                        5                     -0,032.        3 
Develi                            405                       6                      -0,060         3 
İncesu                            502                       7                      -0,225         4 
Felahiye                         509                       8                      -0,241         4 
Yahyalı                          579                        9                     -0,355         4 
Bünyan                          581                      10                     -0,358         4 
Yeşilhisar                       618                      11                     -0,418         4 
Pınarbaşı                        634                     12                      -0,447         4 
Sarıoğlan                        696                     13                     -0,546         5 
Tomarza                          713                    14                      -0,584        5 
Sarız                                762                    15                      -0,689        5
Akkışla                            798                    16                      -0,788        5 

Kaynak: T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, ilçelerin 
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması SEGE 2017. Ankara 2017

                                                                                                                         Hasan YÜKSEL














5 Kasım 2020 Perşembe

ÇAMAN DİŞİ (ÇAMAN - ÇEMEN KURUSU)

Çaman Dişi (Çaman-Çemen Kurusu): Eskiler ne güzel düşünmüşler. Elinde var iken var olanı israf etmemiş, var olanı bir şekilde saklamayı bilmiş. yokluk zamanın da da sakladığı bu yiyecekleri tüketmiş kış hazırlıklarımızın bir çoğu bu şekilde oluşmuştur. Ülkemizi bir çok yerinde insanların pastırma yüzünde görerek tanıdığı çaman Bünyan'da her zaman ekmeğimize katık olmuş, kimi zaman da böyle kurutularak değerlendirilmiştir. Kurutulmuş çamanın tadının taze çamandan daha farklı olduğunu da ancak yiyenler bilir. Hele birde içerisinde dövülmüş et varsa tadına hiç doyum olmaz. Bilmeyenlere bu Bünyan'ın eskilerden kalma bir mutfak kültürüdür.

20 Kasım 2019 Çarşamba

AHMET GAZİ AYHAN (1921 - 1987)



 Ahmet Gazi Ayhan (5 Mart 1921 – 9 Şubat 1987) 5 mart 1921 yılında Kayseri'nin Endürlük köyünde doğmuştur. Babası Mehmet öldüğünde henüz 3 yaşında olan Ayhan, annesi Hanımın'ın köyü Akçakaya'da büyümüş ve ilkokul tahsilini Zencidere'de yapmıştır. Bu okulda kilise orgunu kendi kendine çalmayı öğrenerek orgtan çıkan ulvi sesten son derece haz duymuş ve bu durum onun ilk defa müzikle de tanışması olmuştur.

Ailenin tek çocuğu olan Ayhan, ilkokulda iken hem okumuş hem de üvey babasının bakkalında çalışmıştır. hayatının en acımasız ve zor yıllarını çocukluk yıllarında yaşayan Ayhan, 9-10 yaşlarındayken, komşuları olan Hacı Ömer Sabancı emmisinin onu da diğer büyükleri gibi çalışmaya Adana'ya göndermesiyle devam eder. Çırçır fabrikasında balya basarken, balyanın arasında sıkışır onu kimse fark edemez, kendisine yol açarak balyadan kurtulmayı başaran Ayhan o telaşla ve korkuyla soluğu Kayseri de alır. Fırın çıraklığında, saat tamirciliğinde ve daha birçok işlerde de çalışmış olan sanatçının asıl mesleğinin marangozluk olması kendi sazını kendisinin yapmasına da olanak sağlamıştır. Makine aksamından da anlayan sanatçının dikiş dikmeye kadar her türlü iş elinden gelirmiş

II. cihan harbi dolayısıyla Kahramanmaraş ve Konya'da 4 sene askerlik yapan Ayhan bu sebepten dolayı Konya tavrının tüm türkülerini asılları kadar güzel söyler ve yorumlamıştır. Askerlik dönüşü demiryolları marangoz atölyesi'nde çalışmıştır. Çok küçük yaşta tahta kaşığı at kılı bağlayarak saz çalmaya başlamış ve saz çalmayı ona öğreten hiç kimse olmamıştır bu büyük kabiliyeti babasından almış olan sanatçının annesi ise köyün mevlüt okuyucularındanmış. Kayseri türkülerini çok küçük yaşta anneannesinden öğrenmiş ilk sazını amcası hediye etmiş babası çok güzel saz çalarmış. Saz çalıp, zeybek oynayan babasının yeteneğini alan Ayhan “bunu yapamadın ama ben dek ekimle saz çalıyorum” dermiş.

İnce sesleri zenginleştirmek için sazların göğsüne doğru perde koyarak sazın daha çok ses vermesini sağlayan Ahmet Gazi Ayhan müzik kabiliyetini yüksek bir saz virtüözüymüş. Aynı zamanda şair olan sanatçı saatlerce saz şairiyle karşılıklı atışırmış hazır cevap nüktedan bir yapısı olan Ayhan irticaları hicivli şiirler ve besteler yapmıştır. 1944 yılında Ankara radyosunun açmış olduğu stajyer sanatçı imtihanına arkadaşlarının “bu sınavı sen kazanamazsın” iddiasıyla girmeye karar vermiştir 1950 senesinde serbest çalışmak için Ankara radyosu'ndan ayrılmış ve 1954 yılında da geri dönmüştür.

Türk Halk Müziği'nde pek çok derlemeler yapmıştır. Kayseri'ye, Akçakoca'ya, bahçesine, Erciyes Dağına ve avcılığa tutkun olan Ahmet Gazi Ayhan her zaman oranın özlemlerini ve hasretini çekmiştir. Unutmadığı pek çok anılarını köy sohbetlerine mahsus havasıyla anlatır ve dinleyicileri kendine hayran bırakırmış. 9 Şubat 1987 yılında hayata gözlerini yuman Ahmet Gazi Ayhan Zincirli kuyu mezarlığına defnedilmiştir.

Kaynak:  http://www.turkuler.com/tgv/ahmetgaziayhan.asp 

24 Eylül 2019 Salı

BÜNYAN SİVAS YOL AYRIMI KÖPRÜLÜ KAVŞAĞI

Bünyan Sivas yol ayrımı kavşak çalışması devam ediyor. Uzun bir süredir çok yavaş yürüyen kavşak çalışması, seçimlerden sonra hız kazandı. 2018 yılı şubat ayında 13 Milyon 978 bin liraya ihale edilen köprülü kavşağın 2019 yılı haziran ayında bitirilmesi bekleniyordu. Kavşağın kış girmeden bitirilmesi amaçlanıyor. 


27 Şubat 2019 Çarşamba

AYHAN SİCİMOĞLU (1950 - )


Müzik dünyasının usta isimlerinden Ayhan Sicimoğlu aynı zamanda radyocu, televizyon programcısı, iş adamı ve gezgin kimliği ile tanınmaktadır. Şükriye Hanım ve Şahap Sicimoğlu çiftinin evladı olarak, babasının işi gereği 1950 yılında Niğde’de dünyaya gelmiştir. Baba tarafından aslen Kayseri’lidir. Bir ablası ve Amerikada yaşayan bir kız kardeşi vardır. Babası İnşaat mühendisi olarak çalışmış annesi ise zengin bir ailenin ferdidir.

Çocukluğu İstanbul Moda’da geçen Sicimoğlu, Talas Amerikan Koleji Ortaokulu ve Lisesinden mezun olmuş ardından Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesinde Ekonomi bölümünde okumuştur. Lise yıllarında okul orkestralarında görev aldı. Üniversite eğitiminin ardından İngiltere’ye oradan da mod fotoğrafçılığı yapmak için Roma’ya gitmiş, orada İtalyan müzisyen Toni Esposito ile tanışmıştır. 1976 – 1981 yılları arasında Roma’da yaşamıştır. 1981 yılında Türkiye’ye dönmüş, döndükten hemen sonra Erzincan’da askerlik görevini yerine getirmiştir. Askerlik sonrası New York’a yerleşen Sicimoğlu burada 6 yıl babasının tekstil işinde çalıştı. 2006 yılında İstanbul’a yerleşti. 

Türkiye’nin ilk müzik klibi olarak bilinen Heyecanlı isimli klibi yöneten Ayhan Sicimoğlu o dönemde MFÖ ve Galip ile birlikte İpucu Beşlisi isimli grubu kurmuş ve Heyecanlı adlı 45’liği yapmıştır. Grup daha sonra 1970 senesinde dağılmış MFÖ grup olarak devam etmiştir. Uzun yıllar hafızalarda kalan ve tüm müzik severlerin büyük keyif ile dinlediği şarkı Peki Peki Anladık Mazhar Alanson tarafından Ayhan Sicimoğlu’na ithafen yazıldı diye açıklanmıştır.

2006 yılında il solo albümünü çıkardı. Fahir Atakoğlu’nun piyanoları ve arenjeleri eşliğinde çıkardığı albümünü adı “Friends and Family” dir. 2011 yılına çıkardığı ikinci albümünün adı ise “En Estambul”dur. Armando Miranda ve Rodigor Rodriguez’in çeşitli parçalarının yer aldığı albümde, Burcu Güneş, Sibel Tüzün,  Esin İris gibi isimlerde vokal olarak yer almaktadır. 

Müzik dışında iş dünyasında da yer alan Ayhan Sicimoğlu bir ara Tekstil işi ile uğraşmıştır.Son zamanlarda televizyon kanallarında yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği gezi kültür programları yapmaktadır. Bolomberg HT’de Ayhan Sicimoğlu ile Renkler adıyla yurt dışında çeşitli ülkelerde yaptığı bu gezi programları oldukça geniş bir kitle tarafından beğenilip takip edilmektedir. 

Son dönemlerde Latin All Stars grubu ile perküsyon performansları sergileyen Ayhan Sicimoğlu diğer yandan Joy Fm bünyesinde Latin Lovers adlı radyo programını düzenlemektedir. Ayrıca Hürriyet Seyahat gazetesinde her Pazar yazılar yazmaktadır. Kiamore adlı blog sitesinde de yazılar kaleme alıyor.

Kurucu üyeleri arasında yer aldığı Türkiye Sualtı Arkelojisi Vakfı’ nın bir dönem de başkanlığını yürüttü. 

Ayhan Sicimoğlu Portekizce, İspanyolca, İngilizce, İtalyanca ve Fransızca bilmektedir.

Zeynep Sicimoğlu ile evli olan Ayhan Sicimoğlu’nun , Ayşe adında bir kızı vardır. Kızı da kendisi gibi müzikle uğraşmakta olup  opera ve şan sanatçılığı 
yapmaktadır.

Kitapları:
2012 - İstanbul  - Hayalden Gerçeğe Sözden Yazıya (bir çok yazar ile birlikte)
2013- Renkli Masallar
2018 – Hastasıyım

Albümleri: 
2006 - Friends & Familiy
2013 – En Estambul


27 Eylül 2018 Perşembe

KAYSERİ'DEN TARİHİ BİR FOTOĞRAF



Tarihi güzel bir fotoğraf. Şimdiki Dedeman Ortaokulunun yerinde bulunan ve yıkılan tarihi binaya sahip olan Cumhuriyet Mektebinden bir sınıf. Kayseri eski milletvekili Turhan Feyzioğlu'da bu sınıfta. Yıl 1934 üst ikinci sıradan 7. kişi fotoğrafın sahibi Nazmiye Namaldı. Öğretmenin solunda yer alan Turhan Feyzioğlu.

1 Haziran 2018 Cuma

MEHMET ÖZMEN (1970 - )



1 Ocak 1970 yılında ev hanımı Fatma ve inşaat işçisi Ekrem çiftinin altı çocuğundan biri olarak Bünyan Gergeme’de dünyaya geldi.  İlk, orta ve lise tahsilini Bünyan’da tamamladı. Gençlik yılları çalışmakla geçti. Hatta okul yıllarında topladığı salyangozları satarak okul harçlığını dahi çıkarttı. Bünyan Lisesinden mezun olduktan sonra Antalya’da Turizm mesleğine atıldı. 2 yıl Antalya’da 2 ayrı otel gurubunda çalıştıktan sonra Bünyan’a döndü.

1993 yılında askerlik görevini yerine getirmek için birliğine teslim oldu. Askerlik görevini Erzincan ve Polatlı Topçu Füze Okulu’nda tamamladı. Askerlik dönüşü Dedeman Gurubu’nun Kapadokya Nevşehir otelinde işe başladı ve çeşitli kademelerde idari görevlerde bulundu. Burada bulunduğu süre içerisinde, babasının 6, 5 yaşında iken götürüp tanıştırdığı Ülkü Ocaklarına olan bağını devam ettirdi. Nevşehir Ülkü Ocakları, Ülkücü İşçiler ve MHP il teşkilatlarında görevlerde bulundu ve yöneticilik yaptı. 1994 Yılı Haziran ayında Zehra hanım ile evlendi.  1998 yılında Kayseri’de arkadaşları ile birlikte Tuana adını verdikleri Restoranı açtılar. Aynı yıl içerisinde Kayseri Turizm İşletmecileri Derneği’nin kurucu üyeliğini ve yönetim kurulu üyeliğini yaptı.  4 yıl Tuana işletme müdürlüğünden sonra 2002 yılında burayı üzerine devir aldı.

2007 – 2009 yılları arasında Kayseri Turizm işletmecileri Derneği İl Başkanlığı görevini yürüttü.  2009 yılında partisinin ve il teşkilatının isteği üzerine ve Bünyan ilçe halkının da teveccühü ile girdiği mücadelede Bünyan Belediye Başkanlığı seçimini kazandı. Beş yıl süresince zorlu bir mücadele vererek bu görevini başarılı bir şekilde yürüttü. Görevi sırasında Bünyan’da birçok başarılı projeye imza attı. 

Özmen başkanlığı sırasında ve sonrasında, Kayseri Kanser Savaş Araştırma Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Bedensel Engelliler Derneği, Kayseri Kalite Yönetimi Derneği, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, Kültür ve Turizm Derneği gibi derneklerde ve sivil toplum kuruluşlarında görevler yaptı. “Mazaka’dan Kayseri’ye” adlı bir kitap ve “Kayseri’nin Türk Turizmindeki Yeri, Önemi Ve Pazarlanmasındaki Geliştirilecek Stratejiler” adlı derleme çalışmaları yaptı.  2015 yılı Milletvekilliği seçimlerinde MHP’den Kayseri Vilayetini temsilen 25 ve 26. dönem Milletvekili adayı oldu. 

20 yıldır şehir merkezinde bulunan Tuana adlı iş yerinde 5000’nin üzerinde aile ve şirketin (düğün, nişan, açılış vb.) organizasyonlarını gerçekleştirdi. Halen kafe restoran ve düğün salonu olarak işletmeyi çalıştırmaya devam ettirmektedir. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu yönetimi 3. Sınıf öğrencisi ve Atatürk Üniversitesi Adalet bölümü 2. Sınıf öğrencisi olan Özmen 24. Haziran seçimlerinde yine MHP’den milletvekili adayıdır ve halen seçim çalışmalarını yürütmektedir. 

İyi derecede İngilizce ile orta derecede Japonca ve İspanyolca bilen Özmen Alperen ve Zümer adında iki çocuk sahibidir.  
Hasan Yüksel