TRT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TRT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2019 Çarşamba

AHMET GAZİ AYHAN (1921 - 1987)



 Ahmet Gazi Ayhan (5 Mart 1921 – 9 Şubat 1987) 5 mart 1921 yılında Kayseri'nin Endürlük köyünde doğmuştur. Babası Mehmet öldüğünde henüz 3 yaşında olan Ayhan, annesi Hanımın'ın köyü Akçakaya'da büyümüş ve ilkokul tahsilini Zencidere'de yapmıştır. Bu okulda kilise orgunu kendi kendine çalmayı öğrenerek orgtan çıkan ulvi sesten son derece haz duymuş ve bu durum onun ilk defa müzikle de tanışması olmuştur.

Ailenin tek çocuğu olan Ayhan, ilkokulda iken hem okumuş hem de üvey babasının bakkalında çalışmıştır. hayatının en acımasız ve zor yıllarını çocukluk yıllarında yaşayan Ayhan, 9-10 yaşlarındayken, komşuları olan Hacı Ömer Sabancı emmisinin onu da diğer büyükleri gibi çalışmaya Adana'ya göndermesiyle devam eder. Çırçır fabrikasında balya basarken, balyanın arasında sıkışır onu kimse fark edemez, kendisine yol açarak balyadan kurtulmayı başaran Ayhan o telaşla ve korkuyla soluğu Kayseri de alır. Fırın çıraklığında, saat tamirciliğinde ve daha birçok işlerde de çalışmış olan sanatçının asıl mesleğinin marangozluk olması kendi sazını kendisinin yapmasına da olanak sağlamıştır. Makine aksamından da anlayan sanatçının dikiş dikmeye kadar her türlü iş elinden gelirmiş

II. cihan harbi dolayısıyla Kahramanmaraş ve Konya'da 4 sene askerlik yapan Ayhan bu sebepten dolayı Konya tavrının tüm türkülerini asılları kadar güzel söyler ve yorumlamıştır. Askerlik dönüşü demiryolları marangoz atölyesi'nde çalışmıştır. Çok küçük yaşta tahta kaşığı at kılı bağlayarak saz çalmaya başlamış ve saz çalmayı ona öğreten hiç kimse olmamıştır bu büyük kabiliyeti babasından almış olan sanatçının annesi ise köyün mevlüt okuyucularındanmış. Kayseri türkülerini çok küçük yaşta anneannesinden öğrenmiş ilk sazını amcası hediye etmiş babası çok güzel saz çalarmış. Saz çalıp, zeybek oynayan babasının yeteneğini alan Ayhan “bunu yapamadın ama ben dek ekimle saz çalıyorum” dermiş.

İnce sesleri zenginleştirmek için sazların göğsüne doğru perde koyarak sazın daha çok ses vermesini sağlayan Ahmet Gazi Ayhan müzik kabiliyetini yüksek bir saz virtüözüymüş. Aynı zamanda şair olan sanatçı saatlerce saz şairiyle karşılıklı atışırmış hazır cevap nüktedan bir yapısı olan Ayhan irticaları hicivli şiirler ve besteler yapmıştır. 1944 yılında Ankara radyosunun açmış olduğu stajyer sanatçı imtihanına arkadaşlarının “bu sınavı sen kazanamazsın” iddiasıyla girmeye karar vermiştir 1950 senesinde serbest çalışmak için Ankara radyosu'ndan ayrılmış ve 1954 yılında da geri dönmüştür.

Türk Halk Müziği'nde pek çok derlemeler yapmıştır. Kayseri'ye, Akçakoca'ya, bahçesine, Erciyes Dağına ve avcılığa tutkun olan Ahmet Gazi Ayhan her zaman oranın özlemlerini ve hasretini çekmiştir. Unutmadığı pek çok anılarını köy sohbetlerine mahsus havasıyla anlatır ve dinleyicileri kendine hayran bırakırmış. 9 Şubat 1987 yılında hayata gözlerini yuman Ahmet Gazi Ayhan Zincirli kuyu mezarlığına defnedilmiştir.

Kaynak:  http://www.turkuler.com/tgv/ahmetgaziayhan.asp 

4 Mart 2017 Cumartesi

ABDULLAH SÖZEN

1956 yılında Kayseri Yeşilhisar'da doğdu.
İlk Orta Eğitimini ve 1980 yılında Gazi Üniversitesi Müzik
Bölümünü bitirerek tüm eğitimini Ankara'da tamamladı.
Aynı yıl Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Halk Müziği
Korosu Yetişmiş sanatçı sınavını derece ile kazandı.
12 Eylül 1980 müdahelesinden sonra bu koro faaliyete
geçemeyince 1982 yılında TRT İzmir Radyosu THM Saz
sanatçısı sınavını kazandı.1985 yılında Ankara Radyosu
Yurttan sesler Topluluğunda görevini sürdürdü.
Trt Ankara Radyosu THM Gençlik Korosu kurucu hocaları
arasında yer aldı.2000 yılında THM Koro Şefi sınavını
kazandı.Halem bu görevini sürdürmektedir.
TRT çalışmaları yanında Ankara Üniversitesi,Hacettepe
Üniversitesi THM dersleri verdi ve 1985 yılından beri
Gazi Üniversitesi THM çalışmalarını yönetti.G.Ü THM Korosu
olarak defalarca Türkiye birincilikleri aldı.
"Türkü Türkü Türkiyem", "Bir Nefes Anadolu "ve" Amatör Korolar"programlarında G.Ü THM Korosu olarak
40dan fazlaTV programını yönetti. Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya, Avusturya, Moldova, Almanya, Belçika, Hollanda, Norveç, İsveç, İsviçre, Danirmaka gibi ülkelerde ve yurt içinde ülkemizi kültürümüzü tanıtıcı birçok konser ve TV programında yer aldı. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü THM ve Türk Halk Oyunlar Danışma Kurulu üyeliği ve Milli Eğitim Bakanlıgı THM jüri üyeliği görevlerinde bulundu.Evli ve 3 çocuk babasıdır.

13 Haziran 2014 Cuma

İŞİD VE IRAK PETROLLERİ


         Son gelişmeler ile Orta Doğuda yeni senaryoların ve rol paylaşımların ortaya konduğunu görmekteyiz. Bu senaryo özellikle emperyalist güçlerin petrol paylaşımı ile yardımcı oyuncuların toprak paylaşımı üzerine dönmektedir. Bir çok kesim Türkiye ve Barzani’nin bu senaryoda rolleri olmadığını söylese dahi, bölgedeki Türkmen kaynakları Özellikle Barzani ve İŞİD’in birlikte hareket ettiğini söylemeleri bu senaryoyu güçlendirmektedir. Bundan bir ay önce TRT 1 de yayınlanan Kızılelma dizisinde yayınlanan, senaryoda Musul’da ki konsolosluğa yapılan baskın ve konsolosluk görevlilerinin rehin alınması yönünde ki gösterimin hiç de tesadüf olmadığı ve bu senaryonun aylar öncesinden planlandığını ortaya koymaktadır.

Irak Başbakanı Nuri el-Maliki’nin Musul ve Kerkük petrollerinin Irak Federal Hükümetinin onayı olmadan, Bölgesel Kürt Yönetimi tarafından pazarlanmak istenmesine karşı koyması ve bu konuda Barzani’ye uyguladığı baskı sonucunda, bölgedeki petrolün istendiği gibi dışarıya aktarılamaması, yeni senaryonun ortaya konmasına yol açmıştır. Özellikle ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Irak federal hükümetinin onayı olmaksızın yapılan ihracatları desteklemediğini, alım ve satım yapan tarafların da çok ciddi yasal riskler aldığını belirtmesi yeni bir senaryo’nun ortaya çıkmasına yol açmıştır 

Bu senaryo da Barzani ve Türkiye olayın dışında gibi gösterilmeye çalışılsa da ortaya çıkan bilgiler aslında bunun böyle olmadığını ortaya koymaktadır. Türkmen  Milletvekili  Hasan Özmen’in verdiği bilgi bunu doğrulamaktadır. “İçerden dışarıdan büyük bir projedir, büyük bir operasyondur. Irak’ı Sünni, Şii, Kürt esasına göre 3’e bölmedir. Zaten koordineli hareket ediyorlar. Bu IŞİD güçleri gibi güçler de Peşrmergeler koordineli hareket ediyor. Birbiri ile çatışmıyorlar. Onlar kendi ele geçirmek istedikleri bölgeleri ele geçiriyor, onlar ise kendi bölgelerini. Sünni, Arap bölgelerini IŞİD ele geçiriyor, Türkmen bölgelerini ise peşmerge el koyuyor. Şu anda Kerkük tamamen Peşmerge tarafından el konuldu. Bir de Tuzhurmatu.” 
Türkiye’nin ise Özellikle İŞİD gizli siyasi lideri Tarık Haşimi’nin İstanbul’da misafir edilmesi ve barındırılması da,  Türkiye’nin İŞİD ile olan bağlarını ortaya koymaktadır. 

Sonuç olarak ABD Dışişleri sözcüsünün söylediği gibi her şey yasal hükümlere uydurulmak zorunda.  Bunun içinde taşlar yerinden oynatılmalı. Bu da mevcut yasalarla olamayacağı için, Irak’ın karıştırılması ve bölünmesi gerekmektedir. Bunun içinde Küresel güçlerin, özellikle ABD’nin Orta Doğu’da ki en büyük yardımcısı olan Suudilerin desteklediği Irak Şam İslam Devleti” olarak bilinen, kısa adıyla IŞİD, Suudi merkezli, Vahhabi-Selefi ictihada mensup, cihadcı bir örgütünün kullanılması hiç de şaşılacak bir durum olmamıştır. Bu senaryo sonucunda emperyalistler bölgenin petrolünü elde edecek, İşbirlikçiler ise bölgenin toprağına ve yönetimine kavuşacaklar. Türkiye’de ki işbirlikçiler ise kurdukları özel şirketler ile taşıyacakları petrol ile ceplerini doldurmanın keyfini yaşayacaklar.   

10 Temmuz 2013 Çarşamba

ADNAN TÜRKÖZ (AŞIK HARBİ)

ADNAN TÜRKÖZ (BÜNYANLI HARBI) 
Bağlama Üstadı ve Bestekar



Adnan Türköz, 1925 yılında Bünyan’da doğmuştur  Babası Zabit Katibi Mehmet Efendi, annesi ise Akkadın Hala’dır. Bağlamaya olan merakı on beş yaslarında başlamıştır. Özellikle düğünlerde ve Bünyan bağ ve bahçelerinde bağlama çalanlara eslik etmeye başlamıştır.
Adnan Türköz, bu dönemi Erciyes dergisinde söyle dile getirmiştir:
-On altı yaşında iken mahallemiz kızlarından şimdiki esim Fatma’ya aşık oldum. Bu arada babama baskı yaparak
-Ya bana saz ya da kız alin dedim.
Baktılar ki saz, kızdan daha ucuz. Bana yedi liraya bir saz aldılar. Ben de sevgilimin aşkı ile çala çala sazı ilerlettim. On yedi yaşına gelince tutturdum:
-Saz, yanına kız istiyor. İlle de Fatma’yı bana alacaksınız dedim.
Babamın mali durumu hiç de iyi olmadığı halde ısrarım karşısında beni 26 Şubat 1942’de Fatma ile evlendirdi.
Adnan Türköz’ün Aşık Harbi mahlasıyla söylediği birçok türkünün konusu kıymetli eşi Fatma Hanım’la ilgilidir ve ona duyduğu sevgiyi dile getirmektedir. “Fatmam” isimli türküsünde şairin on yedi yaşındaki bu olayları hikaye ettiği görülmektedir:

“Aman Fatmam kalk gidelim
İdareyi yak gidelim
Emmin dayın ayırmadan
Etrafına bak gidelim”

“Dama attım deynekleri” türküsünde de yine “Komsu kızı sevenin yüreğinde yağ olur mu” diyerek, hayatının bu bölümünü dile getirir.
1944 yılında askere giden şairimiz, askerde notayı öğrenerek Adana, Eskişehir ve Erzincan ordu bandolarında kornet çalmıştır. Askerlik dönüşü, Bünyan Cezaevi Memurluğu, daha sonra da Kayseri Sümerbank Fabrikasında laboluk yapmıstır.
Sairin hayatinda bu dönem, sazını ilerlettigi ve Halk Evleri Saz Toplulugu ile konserlere çıkmaya basladıgı dönemdir. (1948)
Şairin en büyük arzusu, TRT kadrolarında radyo sanatçısı olarak görev almaktır. Istanbul’a gider ve Anadolu Bölge Sanatkarlığı imtihanına girer. Bu sinavı kazanır ve uzun yıllar Istanbul Radyosunda çalısır. İstanbul Belediye Konservatuarı saz topluluğuna girer, daha sonra da bu toplulukta hocalık yapacaktır.
1974 yılında emekli olan saz üstadı Adnan Türköz, 1982 yılında vefat etmistir.
Birçok Bünyan türküsünü ve halay havasını TRT ve konservatuar repertuarlarına kazandıran kişi olmustur. Aşık Harbi mahlasıyla söylediği türküler yurt çapında meşhur olmuştur ve plakları yapılmıstır.
Aşık Harbi’nin derlenmesinde kaynak kişi olarak büyük emekler harcadığı türküler arasinda sunlar vardir:

Bahçası Daşlı Şerifim
Bünyan Halayı
Bünyan Cirit Havası
Dağdan Yuvarlandı Gayalarımız
Dama Attım Deynekleri
Kadifeli Yastık
Kayalar Kayalar
Karşıda Harar Durur (Sıktırma Halayı)
Oduncular Dağdan Odun İndirir
Bünyan Omuz Halayı
Sevdiğim Üstüne Dört Libas Geymiş
Bünyan Sinsin Halayı
Bünyan Üçayak Halayı

Kaynaklar:
Kazim Yedekçioğlu, “Bünyanli Harbi”, Erciyes, Sayi: 3-4, Kayseri, 1978
S.Burhanettin Akbas, “Bünyan’da Yetişen Halk Şairleri: Aşık Harbi”, Erciyes, sayı:167, Kayseri, 1991
Mansur Kaymak, Erciyes Yöresi Halk Türküleri ve Ezgileri Bibiliyoğrafyası, Kayseri, 1991



Aşık harbi’den bir koşuk:

Ne var bunda darılacak
Aşkım yalan fal değildir
Benim gönlüm kırılacak
Bir incecik dal değildir

Avuçlasan tutamazsın
Asla hile katamazsın
Kilo kilo satamazsın
Satılacak mal değildir

Sırma saçın destelensin
Bana sarki bestelensin
Gelemezse postalansın
Çekilecek hal değildir

Su degildir içemezsin
Köprü sanır geçemezsin
Metre metre biçemezsin
Bedestende sal değildir

Pay edilmez ele kalan
İflah olmaz aski bulan
Misafire ikram olan
Pazardaki mal değildir

Yenilecek aş değildir
Giyilecek kumaş değildir
Aşık Harbi’yi taş sanma

O kadar da lal değildir