Gergeme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gergeme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2021 Salı

GERGEME (KERKEME) PANAGİA (İPERAYİA) TEOTOKOS MANASTIRI

1898 yılında Anatoli Gazetesinin Sabık Müdür ve Muharriri Ioannıs Kalfoğlus’ un kaleme aldığı Karamanlıca “Zincidere Karyesinde Bulunan Ioannıs Prodromos Monastırı Yahud Monı Flavıanon” adlı eserinde, Gergeme’de bugün yıkılmış halde bulunan kilise ve manastır, Sarımsaklı, Gergeme ve ahalisi hakkında oldukça detaylı bir bilgi yer almaktadır.   Ayrıca daha öce Almanak 38 Kayseri sayfalarında bahsettiğimiz deri üzerine yazılmış  ve bir parçası Bünyan’dan Rusya’ya gönderilmiş olan, ele geçirmek için ABD’nin, İngiltere’nin ve Rusya’nın peşine düştüğü İncil’den bahsedilmektedir.  Burada bahsedilen kilise ve manastırın bugün Gergeme’nin hemen yakınında sadece temeli kalmış olan kilise olduğu malumdur.  Yine bu dönemde bu manastırın çevre köylerden ve Kayseri’den  oldukça fazla sayıda ziyaretçi tarafından ziyaret edildiği anlatılmaktadır.  Ayrıca Gergeme civarında manastırın ihtiyaçlarını karşılayan ve manastıra ait birçok mülk ve mal ile ilgili bilgi verilmektedir. Manastır 1955 yılında tamamen yıkılmıştır. Kitapta bahsedilen yazının tamamı aşağıdadır.

ÜÇÜNCÜ BAB

Kerkeme Monastırı

Kayseri eperhiasının müteaddit karyeleri arasında, Taksiarhis (Yanartaş) civarında kâin bazı ufak köylerden biri de Kerkeme’dir. Burada Ortodoksos Hristiyanlarımız çok olmadığından zikri çok cereyan itmez. Agırnas ve Skopi’den birer saat mesafede bulunan iş bu Kerkeme’de 200 hane olup iş bu Ortodoksos ve mütebakisi İslam’dır. İşte bu karyede 15 dakika baid mesafede Panagia Teotokos’un bir monastırı vardır ki, hayli senelerden beri, umum civar mahalat Ortodoksoslarının  her daim itikate atfı nazar ettikleri ziyaretgâhdır. Çünkü civar karyeler Taksiarh, Gesi, Vekse, Skopi, Sarımsaklı, Çukur ve Rumkavakahalisinden mâdâ 6 saat baid Kayseri beldesinden ve daha sair mahalatdan ziyaretçiler eksiksizdir.   

Monastırın eski ve mucizatlı olduğuna şüphe yoktur. Tarihi tesisini iyice mütalâa edemedik ise de, şifahen alabildiğimiz malûmata nazaran 1827’ ye kadar küçücük heyetde güzelce bir monastır olup, Kayseri ve civarında  o sene vuku bulan müthiş zelzelede harap olmuş ve 5 sene harap halde kaldıktan sonra Kerkeme  ve 15 dakika kadar uzakta bulunan Sarımsaklı karyesi Ortodoksları itikadi mezhebiyeden tahrik olunarak inşası için cemine mübaşeret ederler. Ve 1833’ de Sarımsaklı Demircioğlu H. Pali Kalfa inşaata nazaret ettiği halde inşa olunmuştur.

İnşa olunan ekklesia ve civar müştemilatı50 bin arşınlık mahal dahilindedir ki, bu arsa 6 arşın yüksekliğinde kalın duvar ile muhacir ve bu duvarı 1845’ den sonra igümenosluk eden İgümenos  Afşar Köylü (Faraşalı) H. Damaskinos inşa ettirmiştir. 1833’den 1845’e kadar kimini gümenosluk ettiğini bilemiyoruz, fakat o tarihte ayin olunan Mûma İleyh için rivayet olunuyor ki, Kayseri’de efimeriosluk ettiği esnada biricik oğlu ile zevcesivefat etmiş olmakla, artık dünya gailesinden kurtulmak için Agion Oras’a  azimet ve bir monastıra kayd olup, bir müddet monahoslukta devam eder. Fakat Kayseri’deki validesini görmek arzu ettiğinden, avdet eder ise de tekrar Agion Oros’a avdetine validesi razı olmadığından, Tavlusunlu Mubaycioğlu Fotios Ağa Mûma İleyhi iskât edip, igümenosluğu kabul ettirir ve 1845’ te oraya gelir. Hakikaten igümenosluğunda monastırın teşerrüfüne çalışmış ve zikr olunduğu gibi duvarı inşa ettirdikten sonra ekklesianın üzerine kiremit biçimde mahsus ince sal tabir olunur taşlar işlettirip vaz ettirir. Bağçelerini şeneltir, tarlalarda ziraate devam eder, gelen ziyaretçilerin her suretle memnun kalmasına gayret eder ve igümenosluk ettiği 40 sene zarfında iyi eserler ve nam bırakmıştır. Her nasıl ise 1881 senesinde artık igümenosluğu  bırakıp gitmeyi ister ve ahalinin rıza ve iltimaslarına kulak asmayıp, monastırın çiftlğinden bir at alıp savuşur ise de  1 ½  mesafede olan Vekse’ ye vardığında rakip olduğu attan düşüp sakatlanmış ve kalkıp bir mahali gitmeye mecali olmadığı takdirde bir İslam tarafından tanınıp  defaten monastıra getirilip ve artık devamlıca kalıp nihayet 1885’de vefat etmiş ve Kayseri Mitropoliti hürmetli Ioannis Efendi Hazretleri cenaze alayında hazır bulunduğu halde ekklesianın kapısı haricinde defn olunmuştur. 

İgümenos Papa Mihail . H. Damaskinos’un vefatına müteakip Talaslı Papa Mihail isminde bir papaz tayin olunur. İki sene kadar igümenosluk ettiği esnada bizi mugayirsiz harekette bulunduğundan ahalinin hiddetini celp etmiş ve ahiren sıfatı ruhanisine yakışmaz bazı muamelatda görüldüğünden, tart olunur ise de, monastırın vergi ve öşürden muafiyetini mübeyyin mahfuz bulunan bir kıta fermanı aliyi olduğundan alıp İzmir’e  kaçar ve orada monastır namına iane toplamakta olduğu işitilmekle Sarımsaklılar tarafından takip olunup yakayı ele vereceği anda Stampol’a firar eder ise de, orada nihayet der dest ve yedindeki ferman müsadere olunmuştur.    

İgümenosluk Papa Teofilos , Papa Mihail’in tartından sonra Mitropolit Ioannis Efendi tarafından Agios Georgios Hudura Monastırı rahiplerinden Papa Teofilos isminde bir papaz tayin olundu. Mûma İleyh 1886 senesinde Zincidere’deki Ioannis Prodromos Monastırı’nda igümenosluk eden Papa Ioannıs’in biraderi olup, Trebzon vilayetinde Gümüş Hane sancağındandır. Gayet salih’ul kalbi dindar fazil bir zatolup umumun muhabbetini celp etmiş ve el yevm igümenosluk etmektedir.

Ekklesianın boyu 20 eni 12 ve yüksekliği kubbesi ile beraber 20 arşındır. Küçükçe olan bu ekklesia gayet şirin ve nazarrûba olmakla beraber içerisine girildikçe insana ayrıca bir itikadı mezhebi bahş eder.

Monastırın 2 bağçesi, 30 kadar tarlası, 1 mezarlığı, ve garp cihetinde 8 misafir odası, 1 havuzu, 1 su kuyusu, harmanlık, samanlık ve ahırları vardır ki onlarda bazen inek, koyun ve keçi ve at gibi hayvanları bulunur.  İrad getirir başka hiçbir malı ve saire yoktur. Ekklesianın nartiksi içinde sol tarafta bir de küçük oda bulunup, igümenosun ikametine mahsusdur. Odaların yanın da bir de mektep vardır ki, Kerkeme  karyesi çocuklarından fakirleri monastırda hidmet ederek tahsili ilim ederler. 

Ekklesianın kapısının önünde 4 söğüt ağacı dikilmiş olup gövdelerinden yukarısı kırmızıdır ve güneş tulu ettiğinde ayrı ayrı renkler alırlar. Bağçelerin içerisinden oldukça ehemmiyetli sular alıp ekklesianın kapısı önünden geçer ve monastırdan harice çıkar. Monastırın iki kapısı vardır, biri cenup cihetinde, bu ki büyüktür diğeri de şark cihetinde şimal tarafında 15 metre düz mahalden sonra 100 metre derinliğinde uçurum bir mahal vardır ki, orası bir dereye  müntehi olup, içinden Sarımsaklı suyu geçer, mezkür ırmak oldukça kuvvetli suyu havi olduğundan 3 değirmen döndürebilir imiş, hatta monastır bağçelerinden gelen su dahil yarım saat kadar ilerledikten sonra Mersin Köprüsü tarif olunan geçit civarında ırmağa karışır. Ayrı kampanarionu olmayıp 35 kile ağırlığında bir kampana söğüt ağaçlarının birinde asılıdır.

El Yazması İncil Yaprağı

Monastırın usulü idaresine gelince igümenoslukdan  mâdâ Sarımsaklı ve karyelerinden birer zat epitroposluk vazifesini ifa ederler ve başka monastırlarda olduğu gibi, zaten çok irad ve umuru olmadığından suiistimal olamaz.

Vivliotiki ad olunacak şayana zikr kutbhanesi yoktur, ancak şurasını zikr edelim ki 1895 senesinde Sarımsaklılar tarafından Rusya Hükumetine ihda olunan deri üzerinde yazılı evangelion bu monastırın kutbhanesinden çıkmıştır. Bunu ‘ikdam’ nam Osmanlı gazetesinde Londra’nın  Dayli Niyuz (İmerisia Nia) gazetesinden naklen yazmış ve çoklarının  rivayeti bunu tasdik ediyor.   Mezkûr evangelionun Sarımsaklı’ da bulunduğu, ne gibi olduğu ve ne suretle Rusya hükumetine ihda olduğuna dair maharetli Anastasios m: Levidis Efendi tarafından 1896 Mart 2 tarihli Anatoli gazetesinin 5 bin 240 numaralı nüshasında yazılan fıkrayı derç ederiz. 



Mezkûr evangelion en atik tirşe üzerine el yazısı ile bulunan evangelionlardan birisidir. Akdemce başka bir mahalde bir çoban tarafından küp deruninde bulunarak, Papa Manuil namında bir papaza verilmiş o dahi Sarımsaklı’ya geldiğinde ve beraberinde getirip, ekklesia vermiş. Bulunduğu zaman nemlaklıkdan hemen yarısı telef olmuş imiş, kusur dağınık yapraklar da kayıp olmasın diye bağlatılmış. Lakin bağlayan adem okuyamadığından hiçbir sıra tutulmamış ve her bir yaprak bir yere bağlanmış. 1845 senesinde şimdiki Agios Aykuras ȋfaziletli Gerasimos Efendi hazretleri ol vakit merhum Kayseri Mitropoliti Paisios Efendi’nin arhidiaknosu olup, devre çıktığında Sarımsaklı’ya varıp, iş  bu şerif evangelionu gördükde bu bir antikadı, gelip giden bunun yaprağından almasın diye üzerine sahife numarası vaz edip başına da hattı yedi ile bir işaret etmiş. Mezkûr aziz evangelionun tarihi yok ise de, Hristiyanlığın ilk devirlerinde yazıldığına büyük emarelerimiz vardır. Birincisi. Kuderisinin ziyade zarif ve berrak olması şöyle ki, sahifenin bir tarafının yazısı öbür suretinde şavkda okunabilmesi. İkincisi kelimelerin arasında hiçbir mesafe bırakılmayarak muttasıfan kefalika yazılar ile yazılması. Üçüncüsü. Hurufatın Sina monastırında bulunup, Rusya’ ya Tişşendorf vasıtası ile götürülen zi nimet hyerografının (el yazısının) hurafatına ziyade müşabih olması (Bu nüshayı daha önce Bünyan sayfasında yayınlamıştım). Dördüncü. Tonos pnevma, stigmi ve gayrıların bulunmaması  ve daha sair emareler vardır ki en akal bin 500 senelik olduğuna iyice delildirler ve kıymeti bulunmaz bir eser demeye şayestedir. Akdemce çok defa İngilizler tarafından ve sairlerinden 600 lira verildi idi de verilmedi. Tiresi gayet nazik olduğu gibi, donuk güvezi yahud menekşe renginde boyalı ve hurufatı kâffesi gümüş hal ile yazılmış ve  nerede Allahu Azimüşanın ismişerifi ve İnsüs Hristos Efendimizin yahud Validedullahın ismi şerifleri zikr oluyor ise, onlar altın hek ile yazılmış olduğu gibi her bir sahifenin Şamil olduğu maddeyedair üzerlerindeki verilen malûmat ser levhasında altın hall ile yazılmıştır. 

İkdam’ın bu evangelieon için yazdığı ve verdiğimiz cevap şöyledir: 

“Kayseri civarında Zincidere karyesi kurbinde kain 1. Prodromos Monastırı’nın kutbhanesinde tırşe üzerinde 7’nci asrı miladȋ evvelinde muharrer bir İncil’in bulunduğu asarı atika meraklılarının malûmu olup, biri İngiliz diğeri Amerikalı iki antikacı Kayseri’ye doğru şitaban olmuşlar İse de, bunlardan evvel monastıra vasil olan Rusyalı bir profesör nüshai nadireyi mezkûreyi 25 bin frank muhabilinde satın almış (Anatoli 1896 Mart 28).

Diğer bir nüshada dahȋ mezkûr evangelionun Sarımsaklılar tarafından Rusya imparatoru Haşmetli Nikolaos Hazretlerine resmi tetevvücü münasebeti ile ihda olunduğunu yazmış ise de, malûmatı hususimize göre, mezkûr evangelion müddeti medȋde Sarımsaklı’da hıfz olunmakta iken (her ne kadar Agios Kayserias Ioannıs Efendi alıp Timios Prodromos Monastırı’na götürmek fikrine sahip olmuş ise de, muvaffak olamamış) ahiren belki Sarımsaklı’ya bir menfaat iras olur umudu ile bir yaprağı Derisaadet Rus sefarethanesine irsal edilmiş idi. Sefarethane evangelionun pek nimetli olduğunu anlayıp, Konyada’ki konsolosu M. Aleksandros Levitoski’ ye Kayseri’ye gidip mezkûr evangelionu almasını emr etmiş Mûma İleyh 1896 Şubat 12’ de Kayseri’ye gelip iki gün istirahatden sonra, Kayseri’den bazı zevat ile Sarımsaklı’ya azimetle karyenin Agios Nikolaos Akklesiasına getirdiği Agion Potirion ve Diskarigi hediye etmiş ve evangelionu mühürleyip yedine alarak, eğer bundan akdem sefarethaneye gönderilen yaprağa mutabık ise, bin lira sair verileceğini ve sair hediyeler verileceğini vad buyurmuşlardır. Evangelion bu suretle Rusya Iera Sinedosu’nun eline geçmiştir.       

KAYNAK:   KALFOĞLUS, Ioanis: Zincidere Karyesinde Bulunan Ioannıs Prodromos Monastırı Yahud Monı Flavıanon, 1898.  Çevirenler: Selma Kara, Zahit Cündübeyoğlu, Yasin Temizel, Konya Kasım 2019


1 Haziran 2018 Cuma

MEHMET ÖZMEN (1970 - )



1 Ocak 1970 yılında ev hanımı Fatma ve inşaat işçisi Ekrem çiftinin altı çocuğundan biri olarak Bünyan Gergeme’de dünyaya geldi.  İlk, orta ve lise tahsilini Bünyan’da tamamladı. Gençlik yılları çalışmakla geçti. Hatta okul yıllarında topladığı salyangozları satarak okul harçlığını dahi çıkarttı. Bünyan Lisesinden mezun olduktan sonra Antalya’da Turizm mesleğine atıldı. 2 yıl Antalya’da 2 ayrı otel gurubunda çalıştıktan sonra Bünyan’a döndü.

1993 yılında askerlik görevini yerine getirmek için birliğine teslim oldu. Askerlik görevini Erzincan ve Polatlı Topçu Füze Okulu’nda tamamladı. Askerlik dönüşü Dedeman Gurubu’nun Kapadokya Nevşehir otelinde işe başladı ve çeşitli kademelerde idari görevlerde bulundu. Burada bulunduğu süre içerisinde, babasının 6, 5 yaşında iken götürüp tanıştırdığı Ülkü Ocaklarına olan bağını devam ettirdi. Nevşehir Ülkü Ocakları, Ülkücü İşçiler ve MHP il teşkilatlarında görevlerde bulundu ve yöneticilik yaptı. 1994 Yılı Haziran ayında Zehra hanım ile evlendi.  1998 yılında Kayseri’de arkadaşları ile birlikte Tuana adını verdikleri Restoranı açtılar. Aynı yıl içerisinde Kayseri Turizm İşletmecileri Derneği’nin kurucu üyeliğini ve yönetim kurulu üyeliğini yaptı.  4 yıl Tuana işletme müdürlüğünden sonra 2002 yılında burayı üzerine devir aldı.

2007 – 2009 yılları arasında Kayseri Turizm işletmecileri Derneği İl Başkanlığı görevini yürüttü.  2009 yılında partisinin ve il teşkilatının isteği üzerine ve Bünyan ilçe halkının da teveccühü ile girdiği mücadelede Bünyan Belediye Başkanlığı seçimini kazandı. Beş yıl süresince zorlu bir mücadele vererek bu görevini başarılı bir şekilde yürüttü. Görevi sırasında Bünyan’da birçok başarılı projeye imza attı. 

Özmen başkanlığı sırasında ve sonrasında, Kayseri Kanser Savaş Araştırma Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Bedensel Engelliler Derneği, Kayseri Kalite Yönetimi Derneği, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, Kültür ve Turizm Derneği gibi derneklerde ve sivil toplum kuruluşlarında görevler yaptı. “Mazaka’dan Kayseri’ye” adlı bir kitap ve “Kayseri’nin Türk Turizmindeki Yeri, Önemi Ve Pazarlanmasındaki Geliştirilecek Stratejiler” adlı derleme çalışmaları yaptı.  2015 yılı Milletvekilliği seçimlerinde MHP’den Kayseri Vilayetini temsilen 25 ve 26. dönem Milletvekili adayı oldu. 

20 yıldır şehir merkezinde bulunan Tuana adlı iş yerinde 5000’nin üzerinde aile ve şirketin (düğün, nişan, açılış vb.) organizasyonlarını gerçekleştirdi. Halen kafe restoran ve düğün salonu olarak işletmeyi çalıştırmaya devam ettirmektedir. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu yönetimi 3. Sınıf öğrencisi ve Atatürk Üniversitesi Adalet bölümü 2. Sınıf öğrencisi olan Özmen 24. Haziran seçimlerinde yine MHP’den milletvekili adayıdır ve halen seçim çalışmalarını yürütmektedir. 

İyi derecede İngilizce ile orta derecede Japonca ve İspanyolca bilen Özmen Alperen ve Zümer adında iki çocuk sahibidir.  
Hasan Yüksel

17 Mayıs 2017 Çarşamba

MUSTAFA HANÇER ( 1957 - )



1957 yılında Nusret ve Zekiye çiftinin 3. evladı olarak Gergeme’de dünyaya geldi.  1963 yılında ilk eğitimine Gergeme  (Doğanlar) İlkokulu’nda başladı.  1963-1964 eğitim döneminde Bünyan Ortaokuluna başladı. Bir yıl Bünyan Ortaokulu’nda okuduktan sonra, ikinci sınıfta Kayseri Kadı Burhanettin Ortaokuluna geçti, ortaokulu burada tamamladı. 1972 yılında Kartal Endüstri Meslek Lisesi’ne devam etti.  Buradan 1975 yılında mezun oldu.

Muzaffer Hançer Endüstri Meslek lisesinden mezun olduktan sonra Kayseri Meslek Yüksek Okulu Elektrik bölümüne yerleşti.  Meslek yüksekokulunda okurken 1978 yılında hayatını Hayriye Hanım ile birleştirdi. Hançer meslek yüksekokulunda iki yıl okuduktan sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü okumaya başladı. Buradan 1984 yılında mezun oldu.  Okulunu bitirdikten sonra ilk iş olarak askerlik görevini tamamlamaya karar verdi.  1985 yılında kısa dönem olarak Isparta’da askerliğini tamamladı.

Hançer askerlik dönüşü iş hayatına atıldı ve kendi şirketini kurdu. Cumhuriyet Mahallesinde kurduğu Se-Ta  Elektrik İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Ltd . Şirketi ile Elektrik Taahhüt ve Proje işlerini üstlenerek Kayseri’de önemli işlere imza attı. Genel olarak TEDAŞ, DSİ ve İller Bankasının projelerini yürüttü. 1996 yılında Refah Partisi Kayseri İl Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 1999 yılında Bünyan’da yine aynı partiden İlçe Meclis Üyeliği yaptı. Refah Partisi’nin kapatılmasından sonra bu görevi Fazilet Partisine geçerek devam ettirdi.  Fazilet Partisinden sonra da bu göreve 2009 yılına kadar Ak Parti’de devam etti.  Belediye Meclis Üyeliği boyunca,  Çağlayan İlkokulundan Gergeme İlkokuluna kadar olan Kayabaşının imara açılması için proje sundu ve imara açılmasını sağladı.  Yine aynı dönem içerisinde Bünyan’da yerleşim yerlerinde bulunan ahırların yerleşim yerlerinden en az 500 metre uzağa taşınması için proje sundu ve kabul ettirdi.

Hançer kendi işleri ve siyasetin yanı sıra Susal Öğrenci Yurdu Dernek Başkanlığını yürüttü.  Aynı zamanda Diversity Derneği ile Afrika’da kurak ve temiz su ihtiyacı olan bölgelerde “Ab-ı Hayat” adlı su kuyusu açma ve kurban kesme projelerinde yer aldı ve katkı sağladı.  Hançer şu anda Gergemeliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin başkanlığını yürütmektedir.  Hançer bu dernek vasıtası ile Gergeme’nin geliştirilmesi kalkındırılması ve Gergemelilerin her türlü ihtiyaçlarına karşılık vermeyi amaçlamaktadır.

Mustafa Hançer dört evlat sahibi olup, evlatlarının adı Nimet, Ferhan, Selahattin ve Tahsin’dir.  
Hasan Yüksel

28 Temmuz 2015 Salı

KAHRAMAN HADİ OĞUZ


İSTİKLÂL SAVAŞI
Hayat memat yeri bu kavga
Ey Hindistan, ey Cezayir, ey Cava
Boş durmayın saldırın düşmana
Fırsat  düştü elden kaçırma artık
Ulu Tanrı muzaffer kıl İslâmı
Ulu Tanrı hayreyle encamı
Ulu Tanrı berdad eyle düşmanı
İslâmlığın son yurdunu dağıtma
………
Çok şükür muzafferdir ordumuz
Elbet olmaz bu ölümden korkumuz
Ya şehitlik, ya gazilik ülkümüz
Ne yazılmış onlar için Kur’an da


KAHRAMAN HADİ OĞUZ  (1895 – 1935)
Milli Mücadele yıllarında Bünyan’da önderlik etmiş merhum Ethem Oğuz’un oğludur. 1895 yılında Gergeme köyünde (Doğanlar Mahallesi) doğmuştur. Mekteb-i Sultani (Lise) mezunudur. Zamanın tahsil yapmış nadir kişilerinden biridir. Şair İstiklâl Savaşı yıllarında subay olarak birçok illerde görev yaptığı için halkın derdini kendine dert edinerek bunları da mısralara aktarmayı görev bilmiştir.

Dini yönü de kuvvetli olan şairin şiirlerinde sade bir üslup hâkimdir. Genç yaşta hastalanan şaire Atatürk’ten tedavi ettirmek için mektup gelmesine rağmen bu isteğe uymamıştır.

Şair en verimli çağında yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak genç yaşında 1935 yılında ölmüştür.  İstiklâl Savaşı yıllarında askere giden iki kardeşten biri şehit olmuş, diğeri eve dönmüştür. Eve dönüş uzun bir şekilde manzum olarak anlatılır. Bu şiirin bazı bölümleri.

İstiklâl Savaşı yıllarında askere giden iki kar
Valide: Çift Gidipte ey tek gelen
Sana evden karşı gelen
Küçüklerin babası, Nerde koydun gelecek mi?
Yuvasına konacak mı?
Kuzuların görecek mi?
Niçin söylemezsin oğul?
Asker: Ne söyleyim koca ana
Karışacak bizim yuva
Şimdi ağla kana kana
Ben eşimi kaybettim
Yetim: Nettin emmi sen babamı
Gelir mi, arkada mı?
O gelmezse kes kafamı
Aman emmi babam noldu?
Asker: Arkadadır şimdi gelir
Kıyamette seni bulur
Toprak olmuş babandır
Dahasını hiç söyleme
Valide: Baban gelmiş emmin şehit
Dost ağlamış düşman gülmüş
Bilmem baban nerde kalmış
Söz sorunuz emminizden
İşte çoluk çocuk geldi
Bak etrafına bütün doldu
Ey yavrular yetim koydu
Yeri göğü halk eyleyen

 Kaynak: Bünyan, Şaban Hacıpaşaoğlu 2010 Ankara.

19 Ocak 2015 Pazartesi

YUVADERE -GERGEME

BÜNYAN SARIMSAKLI DERESİ YUVADERE MEVKİİNDE BULUNAN MİMARSİNAN'IN YAPTIRDIĞI KÖPRÜ. BU KÖPRÜ MİMARSİNAN TARAFINDAN YAPTIRILARAK GERGEME GÖYÜNE BAĞIŞLANMIŞTIR. KÖPRÜYE HALK ARASINDA ÇALI KÖPRÜSÜ ADI VERİLMEKTEDİR. GERGEME'NİN KAYSERİYE OLAN ULAŞIMI ÖNCEDEN BU KÖPRÜ ÜZERİNDEN YAPILIRMIŞ.