Bünyan'lı Meşhur Simalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bünyan'lı Meşhur Simalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2019 Pazar

KAMİL KARAMETE (1961 - )


Şevki ve Zuhal çiftinin evladı olarak 1961 yılında Kayseri de doğmuştur. Anne tarafından Bünyanlı olan Karamete’nin annesi Konaklı Sülalesinden’dir . Baba tarafından Kayserilidir. İlk eğitimine 1968 yılında İnönü İlkokulunda başladı, 1973 yılında Nazmi Toker Ortaokuluna geçen Karamete, 1979 yılında Sümer lisesinden mezun olmuştur. Liseyi bitirene kadar çocukluğu yaz tatillerinde Bünyan’da geçmiştir. Girdiği Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina bölümünden 1982 yılında mezun oldu.


Okulunu bitirdikten hemen sonra 1984-1985 yılları içerisinde Tuzla Piyade Okulunda askerliğini yedek subay olarak yaptı. Askerlik dönüşü bir süre Makina mühendisi olarak çalıştıktan sonra, ticarete atıldı. 1988 yılında eşi Nuran Hanım ile hayatını birleştirdi.


Gençliğinde Ülkü Ocakları, okul öğrenci derneklerinde görev yapan Karamete, siyasi hayatına 1993 yılında katıldığı DYP saflarında başladı. 1994 yılında DYP İl başkanlığına seçilen Karamete, 4 yıl il başkanlığı döneminde hem Kayseri ve hem de Bünyan da önemli hizmetlerde bulundu. 1994 – 1997 yılları arasında Elektrik Şti . Başkan vekilliği görevinde bulundu. Çeşitli spor kulüplerinde yöneticilik, birçok sivil toplum kuruluşunda görev yaptı. Türk Ocağı ve Bilgi Yurdu Gençlik Eğitim Ve Kültür Derneği üyesidir.


1999 da fiili siyasete ara veren Kamil Karamete, 2014 Mahalli seçimlerinde MHP Melikgazi Belediye Başkan adayı, 1 Kasım 2015'te de yine aynı partiden 26.Dönem Milletvekili Seçimlerinde MHP tarafından Kayseri milletvekili adayı olarak gösterilmiştir. 24 Haziran 2018 genel seçimlerde de İYİ Parti'den Kayseri 9. sıra milletvekili adayı olarak gösterilmiştir. 31 Mart 2019 mahalli seçimlerinde Demokrat Partiden Melikgazi Belediye Başkan Adayı olarak gösterilmiştir.


Karamete, evli olup Şevki, Begüm ve Altuğ adında üç çocuk babasıdır


Hasan Yüksel

29 Aralık 2017 Cuma

ALİ TİPİ (1948 - )


1948 yılında Bünyan'ın Kahveci köyünde doğdu.  Baba Osman, anne Fatma Tipi'dir. Resmi doğum tarihi 1950'dir. Ailesi çiftçilikle uğraştığı için nüfusa ancak 01.01.1950 yılında kaydettirmiştir. İlk eğitimine  1956 yılında köyünde bulunan Kahveci Köyü İlkokulunda  başladı. 1962'de buradan mezun oldu. İlkokuldan sonra Bünyan Atatürk İlkokulu'nda girdiği yazılı ve sözlü bir  sınav sonucunda, Bünyan'dan kazanan diğer öğrencilerle birlikte  Pazarören Mimarsinan Öğretmen Okuluna öğretmen adayı olarak girmeye hak kazandı. 

Genç öğretmen adayı Ali Tipi Mimarsinan öğretmen okulunda 6 yıl yatılı  olarak okudu. Burada Eğitim Enstitülerinin verdiği yoğun bir eğitimi aldı. Tarımdan, fen bilgisine, müzikten, sinemaya ve inşaat bilgilerine kadar  bir çok konuda bir öğretmenin  köyde tek başına bütün köy halkına verebileceği bir eğitimi aldı. Buradan 1966-1967 döneminde mezun oldu. Mezun olduktan sonra ilk olarak 1967 yılında Gaziantep Nizip İlçesi Yağmuralan (Mizirin) köyüne tayin oldu. Burada iki yıl görev yaptı. Burada ilk yıl beş sınıfı birden, köyün tek öğretmeni olarak okuttu. 1968 yılının yaz aylarında askerlik görevini yerine getirmek için Samsun 56. Piyade Alayında Er Öğretmen olarak silah altına alındı. Burada üç ay temel eğitim aldıktan sonra yine askerlik görevini Er Öğretmen olarak tamamlamak için Samsun'un Havza ilçesine kura çekti. Burada göreve başlamadan, memlekete yakın olsun diye Samsun'lu bir öğretmen ile becayiş yaparak, Yozgat Sorgun Örencik köyüne kendisini Er Öğretmen olarak tayin ettirdi.

Örencik'te askerlik görevini yaparken köyün en yüksek tepesine çıkarak Erciyes'i seyrettiğini ve memleket özlemini böyle giderdiğini  belirten Ali Tipi, buradayken köy halkına da okuma-yazma kursları açtı. Bahçe duvarı olmayan okulun etrafına imece usulüyle okul duvarı yaptırdı ve  bahçesinin büyük bir kısmının ekilerek ürün elde edilmesini sağladı, böylelikle öğrencilerine de tarım dersleri vermiş oldu. Burada görev yaparken 1970 yılında Kahveci Köyü'nden Hakkı Polat'ın kızı Hayriye Polat ile evlendi.

1970-1971 öğretim döneminde Bünyan Koyunabdal köyüne tayin edildi. Burada 1.5 yıl görev yaptıktan sonra Tomarza'nın Örencik köyüne tayin oldu.  Örencik'te bir yıl görev yaptıktan sonra, Bünyan'ın İğdecik Köyüne oradan da Kahveci Köyü'ne tayin oldu. Bu arada Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Ön Lisans bölümünü bitirdi. Kahveci Köyü'nde 10 yıl görev yaptı. Burada iken köyünden bir çok öğrenciyi yatılı okullara yerleştirdi. On yılın sonunda Bünyan Yenimahalle ilkokuluna tayin edildi. 1995 yılına kadar burada çalıştıktan sonra buradan emekli oldu. Öğretmenlik hayatı böylelikle 27,5 yıl sürmüş oldu.

Emekli olduktan sonra 1976 yılında üyesi olduğu MHP'de siyasi hayatını aktifleştirdi. MHP'den iki dönem İl Genel Meclis Üyesi oldu. Bu dönem içerisinde Milli Eğitim Komisyon Başkanlığı yaptı. Başkanlığı sırasında Tüm Kayseri'ye olduğu kadar özellikle Bünyan ve Bünyan'a bağlı köylerde milli eğitim konularında önemli çalışmalar yaptı ve milli eğitimle ilgili sıkıntıların bir an önce giderilmesinde gayretler gösterdi. Bünyan Atatürk İlkokulu ek binasının yapılarak 12 derslikli sınıf kazandırılmasında, Topsöğüt (Taçın), Samağır, Şıvgın, Hazarşa  gibi köylerde okul binaları yaptırılıp hizmete açılmasında çok büyük katkıları olmuştur. Bu katkıları sadece Bünyan'ın köyleriyle sınırlı kalmamış, diğer ilçelerin köylerinde ve il dahilinde de okul binaları ve ek binaların inşaa ettirilmesini sağlamıştır. Ali Tipi'nin İl Genel Meclisindeki çalışmaları sadece milli eğitimle kalmamıştır. Özel idareye bağlı, Köy Hizmetleri ve Köy İdaresinin imkanlarıyla   özellikle köylerle ilgili çalışmalara ağırlık verilerek bir çok köy yolunun asfaltlanması, duvarı olmayan köy mezarlarının bir çoğunun duvarlarının ördürülmesi ve ağaçlandırılması, sağlık ocağı, köy içi parke işleri, içme suyu ve sulama sistemleri, köy konakları, su kanalları, hayvan barınakları, ağaçlandırma gibi işlerin yapılandırılmasında aktif olarak görev yaptı ve çalışmalarda bulundu.

İkinci dönem İl Genel Meclisi üyeliği sırasında da bir çok köyün içerisindeki yolların parke döşenmesi, sulama kanallarının açılması ve tarımla ilgili işlerinin halledilmesi için uğraşlar verdi. Yine bu dönem içerisinde Bünyan Küçük Sanayi Sitesi'nin yapılması için  çok uğraş verdi. Bünyan ve çevresinde yetişen Girabolu ve bazı ürünlerin tescili, araştırılması, üretiminin artırılması ve sanayi ürünü (Girabolunun meyve suyu olarak üretilmesi) haline getirilmesi için gayretler gösterdi, bu konuda İl genel meclisine projeler sundu fakat bu çabalarına yeterli destek bulamadı. Bünyan'da Pankobirlik'in kurulması çok gayret verdi  ve bunda da başarılı oldu ve açılmasını sağladı.

Ali Tipi, İl Özel İdaresi'nin tüm imkanlarını yardımlarını kullanarak Bünyan'a ve çevre köylerine bir çok hizmetin ulaşmasına yardımcı oldu. Bünyan'ın Kayseri'ye yakın olması nedeniyle iç turizme yönelik olarak otel, spor sahası, dinlenme ve eğlence tesislerinin, mesire alanlarının belediye öncülüğünde yapılması içi de planları olan Tipi, İl Genel Meclisi üyeliğinin sona ermesi nedeniyle bu planlarını gerçekleştirememiş olmanın üzüntüsünü yaşamaktadır. Ayrıca bu topraklar uğruna şehit olan atalarına, bayrağına, kendisinin yetiştirilmesine ortam sağlayan Türkiye Cumhuriyetine karşı hizmet yaptığı duygusu ile onur duyan Ali Tipi, yaptığı hizmetlerden dolayı bir çok ödül almıştır.

Şu an tarım aletleri ticareti ile uğraşan Ali Tipi üç oğlan iki kız babasıdır. Çocukları Osman, Fatma, Bilge, Selçuk ve Gülnigar'dır.

Hasan Yüksel  

19 Ekim 2017 Perşembe

SEZER ORTADAĞ


15 Şubat 1983’te Ayhan ve Meliha çiftinin ilk evladı olarak Bünyan’ın Fatih mahallesinde dünyaya geldi. İlkokula 1990 yılında Şükrü Malaz İlkokulunda başladı. Daha sonra Ahmet Baldöktü ilkokulunda devam etti. Babasının işi gereği buradan da ayrılarak Bünyan Cumhuriyet İlkokulu’nda ilk eğitimini tamamladı. Fatih İlköğretim Okulu’nda ortaokulu bitirdikten sonra Bünyan Sağlık Meslek Lisesi’nde öğrenimine devam etti.

2005 ‘te Dicle Üniversitesi Siirt Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. 2002 yılında katıldığı il geneli Musiki Cemiyeti Ses yarışmasında, Bünyan yöresi “Yarim İstanbul’u Mesken mi Tuttun” türküsüyle birinci oldu. Üniversite hayatı boyunca pek çok tiyatro oyununda rol alıp, birçok konser ve etkinlikte de solist olarak sahne aldı. 2014 yılında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında yüksek lisansını tamamladı.

          İlk görev yeri olarak altı ay kadar Mardin Savur’da çalıştıktan sonra 2006 yılında Bingöl ili Adaklı ilçesinde görevine devam etti. 2007 yılında Askerlik görevini, Öğretmen Asteğmen olarak Burdur ve Bingöl illerinde yaptı. Askerliğini tamamladıktan sonra tekrar görevine dönen Ortadağ,  2008 yılında Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, resmi kayıtlara göre ilçenin ilk bağlama kursunu açtı.

        2010 yılında Kocaeli Çayırova’ da çalışmaya başladı. 2011 yılında hayatını Vildan hanımla birleştirdi. Aynı yıl beş ülkenin katılımıyla gerçekleşen Comenius (Erasmus) Projesi’nde koordinatör öğretmen olarak görev aldı. Görev yaptığı okullarda bağlama ve gitar kursları vermeye devam etti. “Ritm Gitar Metodu” adında bir kitap hazırladı.  Bir öğrencisinin hayalinden hareketle, tamamı ilkokul öğrencilerinden oluşan ve Türkiye’nin en küçük yaş ortalamasına sahip “Minik Notalar” adında bir müzik grubu kurdu. Her öğrencinin en az iki enstrüman çalabildiği gurupla birlikte birçok platformda sahne alıp etkinliklere katıldı. Bu başarıları bir çok yerel ve ulusal basında haber oldu.

       Halen, Çayırova Mehmet Akif İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olarak görevine devam etmekte, sanat ve müziği vazgeçilmez olarak görmektedir.

Ortadağ, 4 yaşında Ahmet Kerem adında evlat sahibidir.

Hasan Yüksel

4 Ağustos 2017 Cuma

Mukaddes DUMAN (1961- )


1961 Yılında Kayseri’nin Bünyan İlçesinde Hayrettin ve Fatma Bürüngüz çiftinin beş çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya geldi. Baba tarafı Bürüngüzlüoğlu, anne tarafı ise Hasanoğulları (Akbaşlar) ve Sadibey sülalesindendir. 1967 yılında Bünyan Sümer İlkokulunda eğitime başladı ve 1972’ te buradan mezun oldu. Orta eğitimine yine Bünyan’da 1972 yılında Bünyan Ortakulunda başladı ve 1975 yılında tamamladı. Lise eğitimine Bünyan Lisesinde devam etti ve 1978 yılında buradan mezun oldu. 

1979 yılı içerisinde Konya Selçuk Üniversitesi İngilizce bölümünü okumaya başladı ve 1983 yılında buradan mezun oldu. 1984 yılında Sivas Yıldızeli Lisesine İngilizce öğretmeni olarak tayin edildi. İki yıl çalıştıktan sonra 1986 yılında Turgay Dumanla hayatını birleştirdi. Aynı yıl eş durumundan dolayı Kayseri Sümer Ortakulu’na tayin edildi.  1996 yılında Ali Rıza Özderici Lisesine tayin oldu. Dokuz yıl burada çalıştıktan sonra 2005 yılında buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonra çeşitli dershane ve özel okullarda dönem dönem eğitim verdi.  

Duman, ilk olarak 2013 yılında Türk Anneler Derneği Kayseri Şubesinde yönetim kurulu üyesi  olarak görev aldı. Burada Kayserili Anne ve çocuklar üzerine bir çok maddi ve manevi çalışmalarda bulundu. 2016 yılında Türk Anneler Birliği Kayseri Şubesi Başkanı oldu. Duman başkan olduktan sonra da derneğin kamu yararına olan faaliyetlerine devam etti. İmkân verdiği ölçüde toplumu ilgilendiren konularda, toplumsa gelişmeyi artırmak yönünde, hedef kitle olan anneler, çocuklar ve her kesimden dezavantajlı guruplarla sivil toplum kuruluşu olarak bağ kurdu. Yine bu derneğin bir başkanı olarak devlet ve millet arasında bir köprü vazifesi görmeye ve onların gözü kulağı olmaya devam etti ve etmektedir.  Duman emekli olmasına rağmen bir eğitimci anne olarak ve dernek başkanlığının verdiği avantajla, aynı zamanda kendisi gibi gönüllü hanımlarla beraber özellikle eğitim çalışmalarına devam etmektedir. Maddi durumu iyi olmayan öğrencilerin eğitimlerine destek vermektedirler. Mukaddes hanım bir Bünyan hemşerisi olarak Bünyanlı hemşerilerine bu konuda şunları söylemektedir. “Eğitim çalışmalarımız var. Maddi destek verdiğimiz öğrencilerimiz var. Daha iyisini yapabilmemiz için devlet ve toplum desteğine ihtiyacımız var. Gelişmiş demokratik toplumlar STK ların öneminin çok farkındalar ve birden fazla sivil toplum kuruluşunda aktif olarak çalışabilmekteler. Aynı bilincin ülkemizde yaygınlaşmasını çok arzu ediyorum ve değerli Bünyanlı dostlarımızı derneğimize davet ediyorum. Kaseria AVM'DE bulunan ofisimize bekliyorum”

Mukaddes hanım ailesini bizlere şu şekilde tanıtmaktadır. “Ağabeyin Mustafa Bürüngüz İzmir'de yaşıyor. BRZ LTD. şirketinde işveren. Ablam Fatma Kasapoğlu ev hanımı ve Bünyan'da yaşıyor. Ben üç numarayım. Emekli İngilizce öğretmeniyim. Araştırmacı Yazar, Edebiyatçı S.Burhanettin Akbaş (Ali) küçük kardeşim olur. En küçük kardeşimiz Azize Boşnak, Sarajevo Üniversitesi'nde öğretim üyesi. Eşim Turgay Duman Mali Müşavirlik yapıyor.  Aynı zamanda futbol hakemliği yaptı. Ailecek Bünyan’ımızı çok seviyoruz. Başgöl'de dedemden hatıra bahçemize ev yaptırdık ve yazları Bünyan’dayız. Toprakla uğraşıyoruz. Bünyan dostlarına gönülden selamlar...”

Duman İki evlat sahibidir. Büyük oğlu Eren Güneş, İşletme mezunu olup şu an mali müşavirlik stajı yapmaktadır. Küçük oğlu Güray iktisat mezunu ve sigortacılık ile uğraşmaktadır. 

Hasan YÜKSEL

2 Mart 2017 Perşembe

MUSTAFA CURA ( 1926 - 1996 )



Nam-ı diğer meşhur Bıyık, Bünyan’ın  meşhur muhtarı Mustafa Cura, 1926 yılında Mehmet ve Atike çiftinin  4 çocuğundan en büyükleri olarak Bünyan da dünyaya geldi. 1933 yılında ilk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı, 1938 yılında  buradan mezun oldu. Buradan mezun olduktan sonra bir daha okunmadı.  Vatani görevini yapmak için askerliğe çağrılınca ya kadar, babasının yanında çiftçilikle uğraştı.

20 yaşındayken askerlik görevini yapmak üzere ilk birliğine teslim oldu. Daha sonra askerliğini Manavgat Serik'te toplamda 24 ay olmak üzere jandarma er olarak tamamladı. Askerlik dönüşü Cami-i Cedit Mahallesi'nde,  bakkal ve manav dükkânı açtı. Açtığı  bu ilk dükkan yıkılınca İhsan Bürüngüz’ ün Evinin altındaki  dükkanda işini devam ettirdi. Daha sonra buradan Ahmet Turan'ın (Oğuz Turan'ın babası) evinin altına, daha sonra da Süleyman Güler'in evinde altına dükkân açtı. Ardından merhum Hacı Mehmet Başbuğ'a ait evi satın alarak Oraya kendi dükkânını açtı. Ölene kadar da burada mahallenin dükkânını işletti.

Mustafa Cura 1945 yılında Mustafa Aydeniz'in kızı Feriha Hanım ile evlendi. Evlendiklerinde 10 yıl çocukları olmadı. Onuncu yılın sonunda Mehmet adında ilk oğlu dünyaya geldi.

Cura 1960 yılında Cami-i cedit Mahallesi'nin muhtarı seçildi. Bu tarihten 1996 yılı ne kadar Mahalle Muhtarlığı yaptı. Bu kadar uzun süre muhtarlık yaparak Bünyan’ın en uzun süreli muhtarlık yapan kişi oldu. Uzun yıllar süresince muhtarlık yapmasının sebebi büyük küçük  ayırt etmeden herkesle iyi geçinip kendisine sevdirmesi olmuştur. Hiçbir hemşerisini incitmemeye de özen göstermiştir. Bununla birlikte tüm Mahalle çocuklarının sevdiği bıyık dedesi olmuştur. Çünkü  mahallenin bıyık dedesi çocukları neredeyse her gün eşekli arabasıyla gezmeye götürürdü.

Mustafa Cura  mahallelinin tüm işlerini ve sorunlarını hallettiği gibi bir yandan da bütün mahallenin ürettiği tarımsal ürünleri de bir şekilde değerlendirmiştir. Özellikle gilaboru, ceviz, Bünyan fasulyesi  gibi ürünleri  mahalleliden  alıp pazarlamış onları da  kazandırmıştır.  Ayrıca mahallelinin topladığı salyangozları satın alarak yurt dışına satılmasında öncülük etmiştir. Yaptığı bu hizmetler ile mahallelinin büyük zahmetler ile topladığı ürünü de elinde kalmayıp değerlendirilmiş oldu

Mustafa Cura 08 12 1996  Regaip gecesi kandil gecesinde vefat etti. Vefat ettiği gün mahallenin bütün çocukları mezarının başında bıyık Dede bizi kim gezdirecek diye  ağlamışlardı. Cura’ya “bıyık” lakabının takılması ise bıraktığı uzun bıyıklarından dolayıdır. Onun bu kadar çok tanınan bir karakter olmasının diğer sebebi de sürekli başında taşıdığı fötr şapkasıdır.

Mustafa Cura Mehmet, Salim, İfagat ve Gülhan adında 4 evlat sahibidir.

Hasan Yüksel

19 Ocak 2017 Perşembe

SALİH ALTINTOP (1943 -     )
13.05.1943 yılında Mehmet ve Tenzile çiftinin 4. çocuğu olarak Kayseri'nin güzide ilçesi Bünyan'da doğmuştur. İlk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı. 1956-1957 öğretim yılında buradan mezun oldu. Aynı yıl içerisinde 14 yaşındayken babasını kaybederek yetim kaldı. İlkokuldan sonra Bünyan Ortaokuluna kaydını yaptırdı. Buradan 1961-1962 öğretim yılında mezun oldu.

Mezun olduktan sonra ideali tekniker olmaktı. Bu amaçla  Kayseri Sanat Okulu motor ve Plaza bölümüne kaydını yaptırdı.O dönemde Bünyan’dan sabah saat06:00’da otobüs kalkar,  akşam saat 15:00-16:00 sıralarında Bünyan’a dönerdi. Bu saatten sonra bir daha Bünyan’a  araba bulmak imkânsızdı. Gidiş geliş zor olacağı için  öğrenci pansiyonunda kalmayı düşündü.  Yıllık 750 lira pansiyon  ücretini  temin edemeyince kayıt yaptırdığı okulundan  kaydını sildirmek zorunda kalmıştır. O dönemde bir ihtiyar annesi var olduğu için onun da emekliliği veya mal varlığı yoktu. O günden bugüne Salih Altıntop bu okulu okuyamadığı için hep üzülmüştür. İstediği okula gidemeyen Altıntop bunun üzerine askerlik çağı gelinceye kadar, ağabeyinin yanında çalıştı.

1964'te 58'inci Topçu Tugayı Temel Taburu 3. Grupta  temel eğitimini gördü. Burada Onbaşı oldu, arkasından Burdur 58  Topçu Tugayı Özel Eğitim Tugayı’nda ileri gözetleyici eğitimi gördü ve burada çavuş olarak askerlik görevini yerine getirdi. 1966 yılında 24 ay askerlik vazifesini  yaptıktan sonra terhis oldu.

Askerlik dönüşü bir müddet  ağabeyi ile  serbest çalıştıktan sonra  1969 yılında Bünyan Belediyesi'ne tahakkuk ve tahsil memuru olarak atandı.1971 yılında  İller Bankası Genel Müdürlüğü'nün  açmış olduğu 18. muhasebe kursuna Bünyan Belediyesi tarafından gönderilerek katılımı sağlanmıştır. Altıntop açılmış olan bu kursta başarı göstererek  sertifikasını almıştır. Burada aldığı sertifika ile  1974 Ekim ayı sonuna kadar Bünyan Belediyesi'nde muhasebe memurluğu ile birlikte  nikâh memurluğunu da başarı ile yürütmüştür.  Bu başarılarından dolayı,  zamanın Belediye Başkanı Mehmet Özdoğan ile Belediye encümeni tarafından takdirname ile ödüllendirilmiştir.

1974 yılı  Kasım ayında Bünyan Halk kütüphanesinde Boş bulunan Kütüphane Müdürlüğü'ne naklen tayin edilmiştir. Altıntop  burada da büyük bir başarı göstererek  kütüphanenin  7000 olan kitap adedini  Bünyanlı hemşerilerinin desteğini de alarak 12 bine yükseltmiştir. Kütüphanedeki bu üzgün çalışmalarından ve başarılarından dolayı Bünyan  Kaymakamlığı tarafından takdirname ile taltif edilmiştir. Altıntop 1992  Mayıs ayına kadar kütüphanenin sorumlu yöneticisi olarak çalışmış be buradan emekli olmuştur.

Altıntop Kütüphaneden emekli olduktan sonra,  Buram buram memleket kokan 1540'ın üzerinde şiirler yazmıştır.  Halen şiir yazmaya devam etmektedir.  Bu yazmış olduğu şiirlerin  300'den fazlası Bünyan’a aittir. Şair Salih Altıntop  aşağıdaki dörtlükten de anlaşılacağı üzere Bünyan aşığıdır.

Şeşe Bağları
Kepez'in Eteğinde üzüm bağları
Çağlayıp akar Horhorun suları
Rengini yükünü almış da asmaları
Kınalı eller üzüm kesiyor Bünyan'da

Salih Altıntop’un Babası Mehmet Altıntop Bünyan’ın İstiklal Gazilerindendir. Baba Mehmet Altıntop çok uzun süre askerlik yapmış olup, ilk olarak Çanakkale savaşına Topçu Çavuşu olarak katılmıştır. Ardından Kurtuluş Savaşında Sakarya, Dumlupınar, Eskişehir, Afyonkarahisar ve İnönü cephelerinde ülkenin kurtuluşu için topçu çavuşu olarak savaşlara katılmıştır. Ayağının birine şarapnel parçası  isabet etmiş olup topal olarak İstiklal Gazisi olmuştur 14 sene Savaş kapılarında başarılı askerlik vazifesini deruhte etmiş, askerlikten terhis olduktan sonra 1957 yılında Allah'ın rahmetine kavuşmuştur.

Salih Altıntop  iki kız iki erkek  evlat sahibi  olup,  büyük kızı İngilizce öğretmeni,  büyük oğlu Kayseri Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlığı Teknisyeni,  Küçük Kızı ev hanımı olup, en küçük oğlu ise  Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru dur.

Salih Altuntop 01.08.2023 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Hasan Yüksel

15 Ağustos 2016 Pazartesi

MUSTAFA ERASLAN


MUSTAFA ERASLAN   (1950 -    )
1 Temmuz 1950 yılında Bünyan ilçesinin Samağır köyünde doğdu. Toprağa bağlı, çiftçilikle geçinen bir ailenin sekiz çocuğundan altıncısı olan Mustafa Eraslan ilkokulu köyünde bitirdi. Köy yoksulluk ve mahrumiyet demekti.

“Yağmurlu soğuk bir sonbahar günüydü. Babamla annem tandırın başında dertleşiyorlardı. Babam: Ayşe hatun bu sene ekin bitmedi, yaza nasıl çıkacağız, bu çoluk çocuğun karnını nasıl doyuracağız, dedi. Anam da: Allah büyük malımızın bir kısmını satar, yine de yaza çıkarız, dedi. İkisi de çok üzgündü. O gece sabaha kadar babama nasıl yardımcı olurum diye diye düşünüp, durdum.   Henüz ilk okul 5. Sınıfa gidiyordum. Sabah babama varıp; Baba ben köyün davarını yayacağım, dedim. Gözleri doldu itiraz etti. ‘Olmaz sen daha çocuksun’ dedi. Altı aylığı 500 liraya çobanlık yaptım, Aldığım parayı babama verdim ve yaza da böylece malı mülkü satmadan çıkmış olduk.”

Henüz 15 yaşında iken sıva ve mozaik işleri yapan ağabeyinin yanında meslek öğrenmek amacı ile iş hayatına atıldı. Yurdun çeşitli bölgelerinde zor şartlar altında bir beden işçisi olarak yıllarca inşaat işlerinde çalıştı. 

Her Anadolu evladı gibi genç yaşta, dünya evine girdi. 

“19 yaşında, dayımın kızı Billur hanımla evlendim. Bu arada vatani görevimi bitirip yeniden köye geldim. Sıkıntılı günlerdi. “

“Askerden gelmişim. Her şeyi görüyor, biliyorsunuz ama çok çaresizsiniz. Hiçbir şeye gücünüz yetmiyor.”

“Demir parmaklıklar arasında çaresiz bir aslan gibiydim.”

“Köyde yaşamanın bana ve benim çocuklarıma bir şey vermeyeceğimi görüyor, biliyordum. Ama bir dolmuş param bile yoktu. Bir kış böyle geçti, bahar geldi. Eşime; balık bğyük gölde büyür, şehre göçelim, dedim. Eşim; işimiz yok, paramız yok, şehirde ne ederiz diye itiraz etti ise de; ‘Allahbüyü’ deyip, şehre göçmeye karar verdim. Göç olup ta işte eşyamız falan da yoktu. İki kat yatakla, bir yorgan aldık, arabanın arkasına da tezek doldurup, şehrin yolunu tuttuk. Bir aile hep birlikte arkamızdan ağlıyordu. ‘Ne yapacaksın şehirde, perişan olursun’ diyorlardı. Annemin, babamın gözyaşları arasında Yaradan’a sığınıp geldik. Argıncık’ta ahırdan bozma bir eve göçümüzü yıkıp yerleştik, Odunumuz, kömürümüz yoktu. O kış hep tezek yaktık. Ekmeğimizi çıkarmak için sağda solda amelelik yaptım.”

Kayseri’ye göç eden Mustafa Eraslan burada inşaat işlerinde işçi olarak çalışmalarını sürdürdü. Kayseri’de inşaat sezonunun kapandığı kış aylarında, daha sıcak olan ve inşaat sektörünün devam ettiği güney illerine giderek çalışmaya devam etti.

Daha sonra kooperatif işlerine yönelen Mustafa Eraslan, her biri inşaat ustası olan kardeşleriyle birlikte Kayseri’de bir yapı kooperatifi kurarak konut  yapımı işlerine girdi. Zaman içinde iş alanlarını genişleterek; Mersin, Alanya, Antalya ve Kayseri’de kurduğu kooperatifler zinciri ile ülkenin dört bir yanında konut yapımı sürdürdü. 

1987 yılında Eras İnşaat, Turizm Sanay ve Ticaret Anonim Şirketi adı altında kendine ait ilk şirketini kurdu. 1991 yılına kadar büyük yapılara imza atan Eraslan geçen süre içinde yurdun çeşitli yerlerinde 21.000 konut ve 3000 işyerinin inşaatını tamamladı. 

“Eras’ın gücü ona inananlardan ve güvenenlerden ileri geliyor. 1984 yılında ilkelerimizi çalışkanlık ve dürüstlük üzerine oturtarak yola çıktık.” Yöneticilerinin ve personelinin dürüstlüğü ile tanınan bir şirket olan Eras kısa zamanda kendini kabul ettirdi. O tarihlerde 1500 daire 350 dükkânını tamamlayarak hak sahiplerine teslim etti. 

“On yıl gibi kısa bir süre içinde kalite standartları ile yarışarak bu düzeye geldik, Ama gerçek yarış bence yeni başlıyor. Bu erdemli yarışı çağdaş, Türkiye için, Türk halkının mutluluğu için sürdürmeye kararlıyız. Kendimize güveniyoruz. İnançlı ve sağduyuluyuz. 

“Kışın 1000 yazın 2000 kişi olarak çalışıyoruz. Çalıştığımız arkadaşlarımızın hepsine küçük ortaklarımız gözüyle bakıyoruz.”

İş dünyasının yakından tanıdığı Mustafa Eraslan 1991 yılında Doğru Yol Partisi saflarında siyasete atıldı. Partinin çeşitli kademelerinde görev yaptıktan sonra DYP Kayseri il başkanlığına seçildi ve 1999 seçimlerinde DYP Kayseri milletvekili adayı oldu. DYP’den sonra MHP’ye geçen Eraslan MHP’deDevlet Bahçeli’nin isteği üzerine Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu. Aynı partide uzun süre  MYK üyeliği yaptı. 2011’de MHP’den Milletvekili aday adayı oldu. Fakat  isteği ile çekilerek listede yer alamadı.  

Sosyal faaliyetleri yanında sporla da yakından ilgilenen Mustafa Eraslan 1987-1988 yıllarında Kayseri Spor As Başkanlığı’nı ve 1992 yılından itibaren iki yıl Erciyes Spor Kulübü’nün Başkanlığı’nı yaptı.

Paylaşmayı ve hayır yapmayı kendisine ilke edinen Mustafa Eraslan, babası adına Abdurrahman Eraslan Camii’ni, annesi adına Kuran Kursu, Erciyes Üniversitesi içine bir Çocuk Hastanesi ve Mustafa Eraslan Lisesini yaptırarak halkın hizmetine sunmuş ayrıca Düzce ve Adapazarı depremzedelerine iki konut vermiştir.

İş hayatına atılacak gençlere; 
. Çalışmak ibadetlerin en büyüğüdür; mutlaka çalış;  ama dürüst çalış,                                                                                         
. Az Konuş,
. Yarınını güvence altına almaya çalış
. Kendi eksiğini görmeyi bil
. Ölçüyü elden bırakma
. Sakın Ola ki böbürleneyim deme,
. Kişiliğini ve onurunu her şeyin üstünde tut,
şeklinde tavsiyelerde bulunan Dulkadirlilerin Mahmut Uşağı (Mamu Uşağı) boyundan köklü bir Türkmen ailesine mensup olan Mustafa Eraslan’ın hayatı, tarihi süreç içinde bin bir zorlukları yenerek köy hayatından şehir yaşamına, tarımdan endüstri  ve sanayiye geçen toprağa bağlı köylü bir ailenin hızlı gelişim ve başarısının tarihidir.  

Mustafa Eraslan, inşaat işçiliği ile başladığı iş hayatında azim, sebat ve inançla sürekli, yükselen bir trend çizerek 30 yıllık bir süre içinde inşaat şirketleri, biri beş, diğer ikisi dört yıldızlı olmak üzere üç otel, bir televizyon, bir gazete ve daha bir çok teşebbüs ve kuruluşları bünyesinde toplayan bir holding haline gelmiştir. 

Mustafa Eraslan, evli ve beş çocuk babasıdır.

Kaynak: Kayseri Meşhurları, İrfan Birol-Murat Yerlikan-Emir Kalkan, 2007 Kayseri


20 Ocak 2016 Çarşamba

ALİ CENGİZ


ALİ CENGİZ
1957 yılında Bünyan’da doğdu. Hadi ve Fatma cengiz çiftinin çocukları olan Ali Cengiz 1964 yılında Namık Kemal İlkokulunda okul hayatına başladı. 1972 yılında Bünyan Ortaokulu’na başlayan Cengiz, 1975 yılında Bünyan lisesi ile tanıştı.  Liseye başlamadan önce 1974 yılında Büyük Ülkü-Ülkücü Gençlik Derneklerinde yönetim kurulu üyeliğine başlayan Cengiz, bu görevi 1977 yılına kadar yürüttü. 1978 yılında Erciyes Üniversitesi Kayseri Meslek Yüksekokulu Elektrik Makinaları bölümüne başladı.  Bu okulda okurken bu okulun Öğrenci Cemiyeti Başkan Yardımcılığını yaptı.  1978-1980 yılları arasında Bünyan Ülkücü Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkanlığı görevlerini yürüttü. Meslek   mezun olduktan sonra 1981 yılında 4 ay kısa dönem olarak askerlik vazifesini yaptı.

Askerlik dönüşü baba mesleği olan ticaret işine başladı. 1982 yılında Fatma cengiz ile evlendi.  1982 – 1985 yılları arasında Bünyan Basketbol İlçe Temsilciliği görevini yürüttü. 1984 -1985 yılları arasında Merhum Osman Uslu ile birlikte Bünyan Kültür Ve Turizm Derneğini kuran Cengiz, kurucu üyesi olduğu derneğin Başkan yardımcılığı görevini 1990 yılına kadar yürüttükten sonra 1990 yılında derneğin başkanlığına geçti. Derneğin çatısı altında Seyit Burhanettin Akbaş’ında girişimleri ile 13 sayı halinde Bünyan Kültürü Dergisini çıkarttılar.

Ali Cengiz kültürel faaliyetlerin yanı sıra siyasal faaliyetlerde de bulunmuş 1986 yılından 1988 yılına kadar Anavatan Partisi Bünyan İlçe Yönetim Kurulu Üyeliğini yapmıştır. 1994-2004 yılları arasında Bünyan Meslek Yüksekokulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği kurucu üyeliği ve yönetim kurulu üyeliği yapmıştır. 1994-1999 yılları arasında MHP Bünyan İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği ve Belediye Meclis Üyeliği görevini yürütmüştür. 1995'de Bünyan'ın ilk radyolarından Çağrı Radyo yönetim kurulu üyesi olan Cengiz, 2002 yılında Ak Parti Bünyan İlçe Teşkilatı Kurucu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevini üstlenmiştir.
Halen Türkiye Kızılay Derneği Bünyan Şubesi Yönetim Kurulu Üyeliği ve İlçe Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Ali Cengiz’in Bünyan Fıkraları üzerine büyük bir araştırması ve arşivi vardır.

Ali Cengiz, Hadi ve Hande isminde iki çocuk babasıdır.

Hasan Yüksel  

13 Eylül 2015 Pazar

ŞABAN GÜNER


ŞABAN GÜNER (1956 -      )

27.01.1956 Bünyan Dervişağa Mahallesinde doğdu. Babası ismet Güner Annesi Gülten Günerdir. Namık Kemal ilkokulu, Bünyan ortaokulu ve Bünyan Lisesini 1972 yılında bitirdikten sonra 1976 yılında Eskişehir Ticari İlimler Akademisinden mezun oldu. Askerliğini Yahyalı Askerlik Şubesi başkanı olarak yaptı. Halk Bankası,İşçi Kredi Bankası, Panter Plastik, Bünyan Gıda, Sarıyıldız Un Fabrikası ve Şahbaz Makina AŞ'de sırası ile Üst Düzey Yöneticilik yaptı. Halen Şahbaz Isı Sanayi AŞ'nin Genel Müdürü pozisyonunda çalışmaktadır.

Güner,  Bünyan Spor Genel kaptanlığı ve kulüp başkanlığı görevlerinde bulunmuş, döneminde Bünyanspor Gençlerde ve 1.amatörlerde şampiyonluklar yaşamıştır. (1977-1978) Kendisi Amatör Küme Tertip Komitesi üyeliğinde de bulunmuştur.

Güner, KCTAŞ denetleme kurulu üyeliği yapmıştır. Siyasi alanda da aktif olarak çalışmış; Doğru Yol Partisi Kocasinan Teşkilat Başkanı ve ilçe başkanlığu görevlerini yürütmüştür. Maç Spor Dergisi, Akın günlük gazetelerinde köşe yazıları yazmıştır. Halen Haber Kayseri Gazetesinde köşe yazıları yazmaktadır. Hayatının her döneminde doğduğu yer olan Bünyan'a hizmeti ön planda tutmuştur.

Eşi Hürriyet Güner'le 35 yıldır evlidir. 2 kız babasıdır. Küçük kızı Kayseri'de serbest avukat olarak çalışmaktadır. Halen Kayseri'de ikamet etmektedir.

3 Eylül 2015 Perşembe

AHMET ÇETİN


1942 yılında Bünyan’da doğdu. İlk ve ortaokulu Bünyan’da okudu. 1963 senesinde Sivas Öğretmen okulundan mezun oldu. Aynı okuldan mezun olan öğretmen Türkan Çetin’le evlendi. Bünyan ve çevresinde Namık Kemal İlkokulu başta olmak üzere çeşitli okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra, Bünyan İlköğretim Müdürlüğü ve Çağlayan İlkokulu Müdürlüğü yaptı. 1990 yılında İstanbul’a tayin oldu ve İstanbul’un çeşitli okullarında öğretmenlik ve Okul müdürlüğü yaptı. Son olarak Bakırköy Halil Vedat Fıratlı Etüt ve Beslenme İlköğretim Okulu müdürlüğünden, devlete 43 yıl gibi uzun bir hizmetten sonra emekli oldu. Şu anda İstanbul’da ikamet etmesine rağmen Bünyan sevdasından hiç vazgeçmeyen değerli hemşerimiz Ahmet Çetin, her yılın üç dört ayını dostlarının, arkadaşlarının arasında geçirmek için Bünyan’a gelmektedir.


28 Temmuz 2015 Salı

KAHRAMAN HADİ OĞUZ


İSTİKLÂL SAVAŞI
Hayat memat yeri bu kavga
Ey Hindistan, ey Cezayir, ey Cava
Boş durmayın saldırın düşmana
Fırsat  düştü elden kaçırma artık
Ulu Tanrı muzaffer kıl İslâmı
Ulu Tanrı hayreyle encamı
Ulu Tanrı berdad eyle düşmanı
İslâmlığın son yurdunu dağıtma
………
Çok şükür muzafferdir ordumuz
Elbet olmaz bu ölümden korkumuz
Ya şehitlik, ya gazilik ülkümüz
Ne yazılmış onlar için Kur’an da


KAHRAMAN HADİ OĞUZ  (1895 – 1935)
Milli Mücadele yıllarında Bünyan’da önderlik etmiş merhum Ethem Oğuz’un oğludur. 1895 yılında Gergeme köyünde (Doğanlar Mahallesi) doğmuştur. Mekteb-i Sultani (Lise) mezunudur. Zamanın tahsil yapmış nadir kişilerinden biridir. Şair İstiklâl Savaşı yıllarında subay olarak birçok illerde görev yaptığı için halkın derdini kendine dert edinerek bunları da mısralara aktarmayı görev bilmiştir.

Dini yönü de kuvvetli olan şairin şiirlerinde sade bir üslup hâkimdir. Genç yaşta hastalanan şaire Atatürk’ten tedavi ettirmek için mektup gelmesine rağmen bu isteğe uymamıştır.

Şair en verimli çağında yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak genç yaşında 1935 yılında ölmüştür.  İstiklâl Savaşı yıllarında askere giden iki kardeşten biri şehit olmuş, diğeri eve dönmüştür. Eve dönüş uzun bir şekilde manzum olarak anlatılır. Bu şiirin bazı bölümleri.

İstiklâl Savaşı yıllarında askere giden iki kar
Valide: Çift Gidipte ey tek gelen
Sana evden karşı gelen
Küçüklerin babası, Nerde koydun gelecek mi?
Yuvasına konacak mı?
Kuzuların görecek mi?
Niçin söylemezsin oğul?
Asker: Ne söyleyim koca ana
Karışacak bizim yuva
Şimdi ağla kana kana
Ben eşimi kaybettim
Yetim: Nettin emmi sen babamı
Gelir mi, arkada mı?
O gelmezse kes kafamı
Aman emmi babam noldu?
Asker: Arkadadır şimdi gelir
Kıyamette seni bulur
Toprak olmuş babandır
Dahasını hiç söyleme
Valide: Baban gelmiş emmin şehit
Dost ağlamış düşman gülmüş
Bilmem baban nerde kalmış
Söz sorunuz emminizden
İşte çoluk çocuk geldi
Bak etrafına bütün doldu
Ey yavrular yetim koydu
Yeri göğü halk eyleyen

 Kaynak: Bünyan, Şaban Hacıpaşaoğlu 2010 Ankara.

21 Şubat 2015 Cumartesi

ABDÜLKADİR TEMİZYÜREK


ABDÜLKADİR TEMİZYÜREK

19.01.1939 yılında  Bünyan ilçesine bağlı Dağardı Köyü’nde dünya'ya geldi. Babam Mahmut, annesi Akkadın hanımdır. 5 oğlan, 2 kız çocuğu olan ailenin beşinci çocuğu Abdülkadir Temizyürek’tir. Ozanımız annesinden şiir yazmayı öğrenerek bu yaşına kadar şiir yazmış, yazdığı şiirleri ustası Samsun’lu Vahit Usta’dan öğrendiği  sazıyla birleştirerek kendini geliştirmiş sevilen bir halk ozanı olmuştur.
Bir süre köyünde çiftçilik yapan Temizyürek, köyünden ayrıldıktan sonra Kayseri'de inşaatçılık yaparak geçimini sağlamış, halen Kayseri de ikamet etmekte olup emeklidir. Kültür ve Turizm Bakanlığının açtığı sınav sonucunda Âşıklık belgesi almaya hak kazanmıştır. 2008 yılında Kars’ta düzenlenen “Âşık Murat Çobanoğlu’nu anma Şiir Ve Türkü Yarışması”nın bozlak dalındaki mücadelesinde birincilik elde etmiştir.  Kayseri de Kayseri Halk Ozanları Kültür Derneğine kayıtlıdır. Şenliklere ve yarışmalara katılarak halk kültürüne katkıda bulunmaktadır. Ömür boyu vatanını yücelmeyi kendine ödev edinen ozanımız halkını çok sevdiğini ve onların yüzünü güldürmeyi ve onları neşelendirmek için çaba gösterdiğini söylemektedir.
Davut Aydemir, oğlu Halit Temizyürek ve torunu Abdulkadir Temizyürek'i yetiştiren âşığın bir plâk çalışması vardır. Kayseri'de yapılan âşık toplantılarına ve şenliklere katılmaktadır. Yanık sesi ve destanları ile ünlüdür. Âşık Veysel'den etkilenerek Veysel'i konu alan iki şiir yazan/ söyleyen Ozan Abdülkâdir, "Veysel'in" adlı şiirinde Âşık Veysel'i şöyle anlatmaktadır: Dedi-kodu bilmeyen Âşık Veysel, gözleri görmediği için haramı da görmemiştir (8/1a-b). Dünyaya eser bırakan (8/2b), şiirleri kitap olan (8/4a) Veysel'in sözleri kıyamete kadar ölmeyecektir (8/1c-d). Ozan Abdülkâdir, Âşık Veysel'in "Benim sâdık yârim kara topraktır" nakaratlı şiirine telmihte de bulunmaktadır (8/2a, 8/5c)1.

Abdülkadir Temizyürek evli ve 4 çocuk babasıdır.
Hazırlayan: Hasan Yüksel
Kaynak1: Bayram Durbilmez : Âşık Veysel'in Kayseri'de Yaşayan Ozanlara Etkileri  2004. Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırma Merkezi.

28 Temmuz 2013 Pazar

ALİ RIZA NAVRUZ


ALİ RIZA NAVRUZ (1954 -     )

Kayseri’nin Bünyan ilçesine bağlı Burhaniye Köyü’nde doğdu (01.01.1954). İlk öğrenimini köyünde Fevzi Çakmak İlkokulunda (1965), orta ve lise öğrenimini Kayseri’de, yüksek öğrenimini ise Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Muğla İşletmecilik Yüksek Okulu’nda (1981) tamamladı. Okul sonrası Denizli ve Aydın-Söke İlçesinde topçu olarak askerliğini yaptı. Kayseri'de açılan memuriyet sınavını kazanarak Kayseri Toprak İskan İl Müdürlüğünde memur olarak göreve başladı(1984). Üç yıl kadar tahakkuk memurluğu yaptıktan sonra Köy Hizmetleri 4.Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Özel İskan Fonunun saymanlığına atandı(1987) . On beş yıl bu görevi sürdürdükten sonra, 2002 -2005 yılları arası Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü sorumlu saymanı olarak görev aldı. Teşkilatın Özel İdare ile birleşmesinden sonra ise Eğitim Uzmanı kadrosu hâlen İl Özel İdaresinde  görev yapmaktadır.
         Ali Rıza Navruz, ilk şiir denemelerinde; çocukken annesinden dinlediği türküler ile halk hikâyelerinin etkisindedir. Halk, Dîvan ve Modern Türk şiirinin şekil ve konu özelliklerinden yararlandı. Arayış döneminde, şiirin bütün unsurlarıyla birlikte bulunmasına inanarak; her şiirinde yeni bir ses bulmaya ve yeni bir yapı kurmaya çalıştı. Bu dönemde özellikle öz ve biçimi dengede tutarak ritme daha fazla önem verdi. Böylece, şiirlerinde eskiye bakan fakat yeniyi seslendiren bir çizgide duygu, düşünce ve hayallerini en rahat söyleme imkânı bulduğu bir ifâde  tarzı ile şekil kaygısı taşımadan kendi üslubunu oluşturdu. Şiirleri pek çok dergi,gazete ve antolojide yayınlandı ve ödüller aldı. İLESAM Üyesidir
         Şiir Kitapları: 
    1-Sızı, 
    2-Kozmik Rüzgarı, 
    3-Sınırsız Düşlerin İdamlık Yüreği,
    4-Ve Aynı Rüzgarla Savrulduk(ortak), 
    5-Amir Hükmüne Rağmen,
    6-Öksüz Uykular Bıraktım Yatağıma
        
Deneme: 
     1-Benden Bana Mektuplar, 
     2- Mısralarda Doğan, 3-Ellerin Olamıyor
        
Araştırma: 
1- Hasan AŞIK (Hayatı ve Şiirleri 
2- Edebiyat Harcı
         Yayına hazır Eserleri: 1-Bet Beniz Arasında (şiir) 2-Türk Sanat Müziği Güfteler Antolojisi 3- İsme Yazılı Şiirler antolojisi 4-Önemli gün ve haftalarla ilgili şiir dosyası

Erciyes
Halini takrire dilin dönse de,
Bir ömür dinlesem seni Erciyes.
Geçmişlere artık mazi dense de,
Başından geçeni bilsem Erciyes.
Seninle paylaşsam o asırları.
Bir ben bilsem sakladığın sırları.
Akbaşında esen kasırgaları,
Şu bağrımda tutsak etsem Erciyes.
Alparslan’a selam dursak ikimiz.
Kükreyince cihan tutsa sesimiz.
Sade kahve isteyince nefsimiz,
Talas bağlarında içsek Erciyes.
Yine Âşık Kerem bize uğrasa.
Bu kez bizden Han Aslıya yol bulsa.
Yanmışların duaları olmasa,
Suyun akmaz, Tekir kurur Erciyes.
Göğsündeki gülün, Aslı mı biri?
Kerem yanında mı, canlı ve diri?
Hey dağların hası ve dahi piri,
Sana gelen, sende kalır Erciyes.
Türkmen kızı yaylağına konar mı?
Karacoğlan gelip Elif sorar mı?
Damağı çatlamış suya kanar?
Vuslat pınarından versek Erciyes.
Moraran başınla bana benzersin.
Meme diye, bulutları emersin.
Tek kelime, -var ya- er oğlu ersin,
Dokunan teninde yanar Erciyes.
Yasladım sırtımı, arkamsın deyu.
Nazlanma, ruhumu karın ile yu.
Kem gözlere gelse, Oğuz’un suyu,
Sende filizlenir, durur Erciyes.
                                   Ali Rıza NAVRUZ

Kaynak: 1-http://kayserisiiraksamlari.tr.gg
2- http://bunyan38.blogspot.com

6 Temmuz 2013 Cumartesi

HULUSİ TURGUT



Hulûsi Turgut, 19 Mayıs 1942 yılında Bünyan’da doğdu.  Hulusi Turgut, Kayseri’de yaklaşık yarım asır savcılık, hâkimlik ve avukatlık yapan, 1950seçimlerinde de Demokrat Parti listesinden Kayseri Milletvekili seçilerek Parlamentoya giren eski Baro Başkanlarından Ziya Turgut’un oğludur. İlköğrenimini Ankara’da, Ortaöğrenimini Kayseri Lisesinde tamamlayan Hulusi Turgut, Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde tamamladı, gazetecilik üzerine yüksek lisans yaptı. Öğrencilik yıllarında Kayseri Hakimiyet Gazetesi’nde muhabirlik yaparak Gazetecilik mesleğine adım attı. Mezuniyetten sonra mesleğe, 1961 yılında, Kayseri’deki Erciyes Telgraf Gazetesi’nde atıldı.  Akşam ve Güneş gazetelerinde Yazı İşleri Müdürü, Türk Haberler Ajansı’nda İç Haberler Editörü, BRT Televizyonu’nda Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. "Akşam", "Günaydın", "Hürriyet", "Milliyet", "Sabah" ve "Yeni Yüzyıl" gazetelerinde çok sayıda araştırma-belgesel yazı dizileri yayımlandı. En çok satılanlar arasında yer alan  “Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları” nı oğlu  Altemur Kılıç’ın  yardımıyla derleyerek çıkartmıştır.

Hulusi Turgut, 1968’ de Kuzey Irak’a giden ilk Türk gazeteci olarak bilinir. Ülkenin en çok ses getiren yazarlarından biri olan Hulusi Turgut, 51 yıllık gazetecilik hayatında beğenilen ve ilgi ile izlenen söyleşileri ve röportajlarından başka, siyaset dünyasını irdeleyen kitaplar da yayınladı. 1977 yılında Ticaret, 1979 yılında da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı özel danışmanı olarak görev yaptı. Doğru Yol Partisi Merkez Karar Kurulu üyeleri arasında yer aldı. 

1994-1995 yıları arasında MHP Genel Başkan Alparslan Türkeş’in anılarını hazırlamaya başlayan Hulusi Turgut’un bu çalışması aynı yıllarda Sabah Gazetesinde yayınladı. Anılar daha sonra ‘ Şahinlerin Dansı’ adıyla kitap haline getirildi.

Yirminin üzerinde biyografi ve belge-kitabı bulunuyor. Çalışmaları, Türkiye ve Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nin çok sayıda ödülüne layık görüldü. Halen, ABC Medya Ajansı Yönetim Kurulu'nda bulunuyor, İstanbul Üniversitesi ile Kadir Has Üniversitesi İletişim fakültelerinde ders veriyor.

Eserleri:
• Barzani Dosyası –Çeviri-1969,
• 12 Eylül Partileri-1986,
• Güniz Sokağı – 1987,
• Demirel’in Dünyası - 1992, 
• Türkeş’in Anıları: Şahinlerin Dansı-1995,
• Görüntüler 50. Yıl- 2000,
• Gap ve Demirel-2000,
• Cumhuriyet'ten Günümüze Isparta – 2000,
• Adriyatik´ten Çin Seddi´ne Avrasya Ve Demirel I. Cilt Doğu Yakası´nın Hikâyesi-2001,
• Kadir Has'ın Anıları: Vatan Borcu Ödüyorum - 2002,
• Demokrasi ve Kalkınma - 2003
• Kıldan İnce Kılıçtan Keskince: Kılıç Ali’nin Anıları -2004,
• Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları- 2005, 
• Bir Ömür Suyun Peşinde – 2005 (Aysun NEBREKLİ ve Ergün GÜNEŞ İle)
• Ağ Teknolojilerine Giriş – 2005,
• Yassıada'da Yaptırılmayan Savunmalar-2007, 
• Barzani Olayı – 2008 , 
• 130 Günlük Kovalamaca-2009,
• Lozan: Ali Naci Karacan – 2010, 
• Sabri Ülker Hayat Hikayesi – 2014
• Maden Bilimcilerin Duayeni Sadrettin Alpan İnsanı Maden Yaşatır -2019,
• Hitler Almanyası’nda Berlin Sefirliği Hatıralarım (1939-1942) – 2020 (Derleme)


Hasan Yüksel
Kaynak:  -Abdullah Satoğlu / Kayseri Ansiklopedisi (2002), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).
- Kayseri Meşhurları, Emir Kalkan İrfan Birol, Murat Yerlikhan, Kayseri, 2006
- https://www.dr.com.tr/yazar/hulusi-turgut/s=223806