Çağlayan İlkokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağlayan İlkokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2019 Cuma

DURSUN ZENGİN ( 1962 - )


Aslen Bünyanlı olmamakla beraber Bünyan’da yetişmiş, bir çok Bünyanlının yakından tanığı ve kendisini bir Bünyanlı olarak bilen bir kişidir. 1962 yılında Kayseri’nin Sarız İlçesi Gümüşali Köyü’nde doğmuştur. İlkokul dördüncü sınıfa kadar bu köyde okuyan Zengin, 1972 – 1979 yılları arasında Bünyan Çağlayan İlkokulu, Bünyan Ortaokulu ve Bünyan Lisesi’nde okumuştur. Liseden sonra Almanya’ya gitti. Münih’te Ludwig Maximillian Üniversitesi bünyesindeki yabancı dil kursuna katıldıktan sonra, bir yıl aynı üniversitenin Siyasal Bilimler Bölümüne devam etti.

1981 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Alman Dili Ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı’nı kazandı. Bu ana bilim dalından 1985 yılında mezun oldu.1986 yılında Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Alman Dili Ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1990 yılında Alman Akademik Mübadele Kurumu’nca verilen on aylık bursu alarak Münih’te doktora tezi konusunda çalışmalar yaptı. 2000 yılında doçent, 2006 yılında profesör unvanını aldı. Almış olduğu burslarla sık sık değişik yıllarda Almanya’da bilimsel çalışmalarda bulunmuştur. Halen Anakara Üniversitesi Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Profesör unvanı ile görevini sürdüren ve bilimsel çalışma alanı dilbilim, çeviribilim, dil öğretimi, adbilim olan Zengin, yıllardır Almanca dilbilgisi derslerini vermektedir.

Zengin Evli ve iki kız çocuğu babasıdır.

Kitapları:
- Çağdaş Alman Edebiyatından Kısa Hikâyeler, Ankara 2000.
- Almancanın Temel Kuralları ve Özeti, Ankara 2006.
- Almancaya Çevrilen Türk Masallarında Çeviri Sorunları, Ankara 2006.
- Almanca Dil Hapı, Ankara 2007.
- Almanca ve Türkçede Sıfatlar ve Sıfatlara Yabancı Dil Öğretimi Yönünden Bir Yaklaşım, Ankara 2008.
-Türkçenin Tersine Sözlüğü, Ankara 2009.
- Alman Edebiyatı. Başından 19. Yüzyıla Kadar. Edebi Devirler, Önemli Yazarlar, Eserleri ve Eserlerden Okuma Parçaları, Ankara 2011.
- Alman Edebiyatı. 19.Yüzyıldan Günümüze Kadar. Edebi Devirler, Önemli Yazarlar, Eserleri ve Eserlerinden Okuma Parçaları, Ankara 2011.
- Her Yönüyle Modern Almanca, Ankara 2013.
- Edebi Çevirinin Özellikleri, Kayseri 2016.
- Her Yönüyle Almanca İlgeçler. Deutsche Prapositionen unter allen Aspekten. Nika Yayınevi, Ankara 2017.

23 Nisan 2019 Salı

HAYRETTİN SOYLU (1938 – 2009)


01.06.1938 yılında Bünyan Devrişağa Mahallesinde Şakir ve Muteber çiftinin dokuz çocuğundan 3. sü olarak dünyaya gelmiştir. Çocukluğu Bünyan’da geçmiştir.  1945 yılında İlk Mektep olarak bilinen Bünyan Çağlayan ilkokulunda eğitimine başlamış, daha sonra Namık Kemal İlkokulunda eğitimine devam etmiştir.  1950 de buradan mezun olmuştur.  Aynı yıl içerisinde Kayseri’de bulunan Kayseri Sanat Okulu (Kayseri Endüstri Meslek Lisesi)’nda ortaokul eğitimine başladı. Lise öğrenimini de bu okulda tamamlayan Soylu İnşaat Teknikeri olarak 1956 yılında buradan mezun oldu.


Mezun olduktan sonra 1956-1958 yılları içerisinde Sarıoğlan Çiftlik Kasabası’nda vekil öğretmenlik görevinde bulundu. 1960 yılında Araboğlu Abdurrahman Gürel’in kızı İclal hanımla hayatını birleştirdi. 1961 yılında da askerlik görevini tamamladı.


1970 yılına kadar Bünyan’da bulunan Yenimahalle ve Sümer İlkokulunda öğretmenlik görevini yürüten Soylu 1970 yılında Bünyan Belediyesi Fen Memurluğu görevine getirildi. Üç yıl fen memuru olarak çalıştıktan sonra 1973 yılında yapılan mahalli seçimlerde Bünyan’dan bağımsız aday olarak Belediye başkanlığına adaylığını koydu. Yapılan seçimler sonucunda başkanlığı kazanarak Bünyan’ın bağımsız belediye başkanı oldu.  Görevi Mehmet Özcan’dan devraldı. Dört yıl Bünyan’a hizmet ettikten sonra, 1977 yılında yeniden yapılan mahalli seçimlerde bu kez Adalet partisinden adaylığını koydu ve yeniden Bünyan belediye başkanı seçildi.


Soylu ikinci kez seçildiği dönemde Belediye başkanlığı hizmetini yürütürken, 1980 ihtilali ile bütün ülkede ki belediye başkanlarının görevden alınmasıyla Belediye başkanlığı görevini bırakmak zorunda kaldı.


1980 yılından sonra o dönemde Palas, Elbaşı, Akkışla, Koyunabdal, belediye başkanlarının isteği üzerine bu belediyelerin fen işlerini yürüttü. 1984 yılında emekliğe ayrıldı. Hayrettin Soylu 2008 yılında vefat etti.


Bünyan Belediye başkanlığı döneminde Bünyan’ın birçok alt yapı hizmetlerini gerçekleştirdi. İlk defa Gergeme’ye su, kanalizasyon ve Elektriğin gitmesini sağladı. Birçok mahallenin imar işlerini halletti ve yolların genişletilmesi için mücadelede bulundu.

Hayrettin Soylu, Alparslan, Alp Tuğrul, Gülşah Tuğba adında üç çocuk sahibidir.


Hasan Yüksel

15 Haziran 2017 Perşembe

NERMİN HACIPAŞAOĞLU ( 1955 - )


14..10.1955 yılında, Mazhar Hacıpaşaoğlu ve Fevziye Hanım’ın ….. nci evlatları olarak Bünyan’da dünyaya geldi. 1961 yılında ilk eğitimine Namık Kemal İlkokulu’nda başladı.  Ailesinin Kayseri’ye taşınması nedeniyle ilk eğitimini 1966 yılında Sümer İlkokulu’nda tamamladı. Bünyan’a tekrar döndükleri için Ortaokul eğitimine Bünyan Ortaokulu’nda devam etti. Burayı 1969 yılında tamamladı. Aynı öğretim yılında Bünyan Lisesi’nde Eğitime başladı ve 1974 yılında Lisesi’nden mezun oldu.

Hacıpaşaoğlu Bünyan Lisesi’nde iken Bünyan’ın en tanındık simaları olan Çetin Eren, Veli Kılıç, Atilla Dağaşan gibi değerli hocaların elinde yoğruldu. O dönemde Lisenin en aktif öğrencilerinden biri olan Hacıpaşaoğlu, Bünyan’da ilk kez kurulan bando takımında yer aldı.
Eğitim döneminde, tüm yarışmalara, piyeslere ve müsamerelere katıldı.

Lise eğitiminden sonra Kayseri Eğitim Enstitüsünde iki yıl yatılı olarak okudu. Buradan 1976 yılında öğretmen olarak mezun oldu. 1977 yılında öğretmen olarak ilk görev yeri olan Bünyan’ın Süksün Köyü’ne tayin oldu. Süksün’de üç yıl görev yaptıktan sonra, 1980 yılında Bünyan Çağlayan ilkokuluna tayin oldu. Burada beş yıl görev yaptıktan sonra 1986 yılında Namık Kemal İlköğretim Okulu’na tayin oldu. Burada bir yıl görev yapan Hacıpaşaoğlu, o yıl içerisinde evlenerek Kayseri’ye taşındı. Kayseri’de yedi yıl özel okullarda çalıştıktan sonra emekli oldu.  

Öğretmenliği süresince birçok değerli öğrenci yetiştirdi. İlk görev yeri olan Süksün Köyü ise Hacıpaşaoğlu’nu üzerinde önemli bir etki tesir bırakmış, o yıllar anılarında unutamadığı yıllar olmuştur. Emekli olduktan sonra Kayseri’de 6 yıl, 0-6 yaş kimsesiz çocuklar yuvasında gönüllü anne olarak çalışmıştır. Bünyan’da çalıştığı yıllar içerisinde ayrıca yetişkinlere okuma yazma kursu vererek, okuma yazma bilmeyen birçok yetişkinin okur-yazar olmasını sağlamıştır. Bu başarısı Kayseri valiliği tarafından özel takdirname ile ödüllendirilmiştir.

Hacıpaşaoğlu 12 yıl evli kaldıktan sonra eşinden ayrılmış, bu evlilikten çocuk sahibi olamamıştır. Fakat gönüllü annelik yaptığı yıllarda manevi olarak evlat edindiği Emrah adında bir oğlu vardır.
Hasan Yüksel  

23 Mayıs 2017 Salı

CEMAL AYER

1923 yılında Bünyan’da dünyaya geldi. Babası Topal Hilmi, annesi  Elmas hanımdır. Annesinin ailesi evlendikten kısa bir süre sonra, “biz bu adama nasıl kız verdik” diye Elmas hanımı alıp memleketine götürünce,  babasının yanında öksüz olarak yetişmiştir.  İlk eğitimine 1930 yılında Çağlayan İlkokulunda başlamıştır. O dönemde ilköğretim üç yıl olduğu için, 1933 yılında buradan mezun olmuştur. 

Belli bir yaşa geldikten sonra onu koruyup gözeten kişiler Kasap İsmail’in yanına çırak olarak verirler. Ayer burada kasaplığı en iyi şekilde öğrenir. Askere gidene kadar burada çalışır. 1943 yılında askerliğini Çanakkale’de yapar. Askerliği 44 ay sürer.  1947 yılında memleketine döner ve bıraktığı yerden kasaplığa devam eder.  Belli bir dönem sonra yaşı geldiği için çevresindekiler Ayer’i evlendirmek için devreye girer. Fakat hiç kimse, onun kimsesiz olduğunu bildiği için kız vermek istemez. Fakat araya birilerinin girmesiyle Nimet hanımla evlenir huzurlu ve güzel bir yuva kurar.   
  
Evlendikten sonra hiç kimsenin ev yapmadığı ve herkesin ıssız bir yer olarak kabul ettiği bük deresine (Namık Kemal İlkokulu’nun arka tarafı)yakın bir yere ev yaptırarak buraya yerleşir.  Bir gün birileri Ayer’e annesinin yaşadığını bildirir. İşini gücünü bırakır Sivas’ın Ulaş Kazasının Tutmaç köyüne giderek burada annesini araştırmaya başlar. Köylülere “Buradan Bünyan’a gelin giden, Elmas adında bir kadın var mı” diye sorup soruştururken köylüler huylanır ve onun Elmas’ın sevgilisi olduğunu düşünürler.   Elmas ile yan yana getirirler ki gözlerine inanamazlar ve birbirine olan benzerliklerinden dolayı  ” bu bunun oğlu”  diye karar verirler.  O günden sonra anasına kavuşan Ayer,  annesini alarak Bünyan’a getirir.  Uzun bir süre Bünyan’da duran Elmas Hanım daha sora tekrar köyüne döner ve orada Hüseyin adlı biriyle evlendikten sonra orada vefat eder. 

Ayer’in ustası olan Kasap İsmail, bir gün onu karşısına alarak “Oğlum benden bu kadar, aha kasap dükkânı senin, koru beni, gör beni, ölene kadar her şey senin” diyerek çalıştığı dükkânı Cemal Ayer’e bırakır. O da ölene kadar ustasına hizmet etmiş onu kollayıp gözetmiştir. 

Sönmezlerin manifatura dükkânının yanında dükkânı bulunan Cemal Ayer, Bünyan’ın çok sevilen ve sayılan bir esnafı olmuştur.  İşinin verdiği sevgiden olsa gerek, o dönemde ambleminde koç bulunan “Güven Partisine ayrı bir ilgi duymuştur. Hatta o dönemde Turhan Fevzioğlu’nu Bünyan’da en iyi ağırlayan kişi olmuştur.  Kafasından şapkası hiç eksik olmayan ve bu haliyle tanınan Ayer, neredeyse tüm Bünyanlıya karşılıksız kefil olacak kadarda yüreklidir.  Sırf onların işi görülsün diye yüzlerce senedi gözü kapalı imzalamış, hiçbir zaman bu adam bu parayı ödeyebilecek mi diye düşünmemiştir.  Bünyan’da olsun Kayseri’de olsun hatta İstanbul ve Bursa’da dahi birçok insan Cemal Ayer’in kefilliği olmadan İş yapmak, kredi ve mal vermek istememiştir.  O dönemde bankalar dahi Cemal Ayer’in imzası olmadan birçok kişiye kredi vermemiştir.  

O kadar yardım sever bir insandır ki İstanbul’dan hiç tanımadığı, kocasından ayrılmış ve üç çocuğuyla ortada kalmış bir kadından gelen bir mektup üzerine, bu kadına hiç tanımadığı haldekadından ikinci bir mektup gelene kadar bir yıl boyunca karşılıksız para dahi gönderebilmiştir.  Sevilen sayılan ve sözüne hürmet edilen bir insan olmasından dolayı, aralarında husumet bulunan Bünyanlı olsun, Bünyan’ın köyünden olsun, mahkemeye düşmüş birçok insanı sulh edip barıştırarak mahkemenin kapısından göndermiştir.  Hatta öyle ki bir gün Hâkim’in biri dükkânına gelerek şaka ile karışık serzenişte bulunmuş “Cemal ağa bizim vazifemizi sen yapıyorsun, sen varken bizi buraya hiç tayin etmesinler” demiştir.  Bu kadar çok sevilip sayılan Cemal Ayer’le Birçok Bünyanlının anısı olmuştur.  Ayer, 1994 yılında yakasına yapışan kanserden dolayı 22 gün yattıktan sonra 23 gün vefat etmiştir.

Cemal Ayer, sekiz evlat sahibidir. Evlatları, Oğuz, İlhan, Hilmi, Mustafa, Elmas, Saadet, Kiraz ve Turan’dır. 

Hasan Yüksel

2 Mart 2017 Perşembe

MUSTAFA CURA ( 1926 - 1996 )



Nam-ı diğer meşhur Bıyık, Bünyan’ın  meşhur muhtarı Mustafa Cura, 1926 yılında Mehmet ve Atike çiftinin  4 çocuğundan en büyükleri olarak Bünyan da dünyaya geldi. 1933 yılında ilk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı, 1938 yılında  buradan mezun oldu. Buradan mezun olduktan sonra bir daha okunmadı.  Vatani görevini yapmak için askerliğe çağrılınca ya kadar, babasının yanında çiftçilikle uğraştı.

20 yaşındayken askerlik görevini yapmak üzere ilk birliğine teslim oldu. Daha sonra askerliğini Manavgat Serik'te toplamda 24 ay olmak üzere jandarma er olarak tamamladı. Askerlik dönüşü Cami-i Cedit Mahallesi'nde,  bakkal ve manav dükkânı açtı. Açtığı  bu ilk dükkan yıkılınca İhsan Bürüngüz’ ün Evinin altındaki  dükkanda işini devam ettirdi. Daha sonra buradan Ahmet Turan'ın (Oğuz Turan'ın babası) evinin altına, daha sonra da Süleyman Güler'in evinde altına dükkân açtı. Ardından merhum Hacı Mehmet Başbuğ'a ait evi satın alarak Oraya kendi dükkânını açtı. Ölene kadar da burada mahallenin dükkânını işletti.

Mustafa Cura 1945 yılında Mustafa Aydeniz'in kızı Feriha Hanım ile evlendi. Evlendiklerinde 10 yıl çocukları olmadı. Onuncu yılın sonunda Mehmet adında ilk oğlu dünyaya geldi.

Cura 1960 yılında Cami-i cedit Mahallesi'nin muhtarı seçildi. Bu tarihten 1996 yılı ne kadar Mahalle Muhtarlığı yaptı. Bu kadar uzun süre muhtarlık yaparak Bünyan’ın en uzun süreli muhtarlık yapan kişi oldu. Uzun yıllar süresince muhtarlık yapmasının sebebi büyük küçük  ayırt etmeden herkesle iyi geçinip kendisine sevdirmesi olmuştur. Hiçbir hemşerisini incitmemeye de özen göstermiştir. Bununla birlikte tüm Mahalle çocuklarının sevdiği bıyık dedesi olmuştur. Çünkü  mahallenin bıyık dedesi çocukları neredeyse her gün eşekli arabasıyla gezmeye götürürdü.

Mustafa Cura  mahallelinin tüm işlerini ve sorunlarını hallettiği gibi bir yandan da bütün mahallenin ürettiği tarımsal ürünleri de bir şekilde değerlendirmiştir. Özellikle gilaboru, ceviz, Bünyan fasulyesi  gibi ürünleri  mahalleliden  alıp pazarlamış onları da  kazandırmıştır.  Ayrıca mahallelinin topladığı salyangozları satın alarak yurt dışına satılmasında öncülük etmiştir. Yaptığı bu hizmetler ile mahallelinin büyük zahmetler ile topladığı ürünü de elinde kalmayıp değerlendirilmiş oldu

Mustafa Cura 08 12 1996  Regaip gecesi kandil gecesinde vefat etti. Vefat ettiği gün mahallenin bütün çocukları mezarının başında bıyık Dede bizi kim gezdirecek diye  ağlamışlardı. Cura’ya “bıyık” lakabının takılması ise bıraktığı uzun bıyıklarından dolayıdır. Onun bu kadar çok tanınan bir karakter olmasının diğer sebebi de sürekli başında taşıdığı fötr şapkasıdır.

Mustafa Cura Mehmet, Salim, İfagat ve Gülhan adında 4 evlat sahibidir.

Hasan Yüksel

13 Şubat 2017 Pazartesi

ORHAN TURAN (1943 - )


7 Ekim 1943 Yılında Ahmet ve Hasibe Turan’ın 4 çocuğundan 2. si olarak Bünyan’da dünyaya geldi.  İlk eğitimine 1950 yılında Çağlayan ilkokulunda başladı. 1953 yılında ortaokul eğitimine başladı. Babasının görevi gereği ortaokulun 1. ve 2. sınıflarını Erzurum da rahmetli amcası Dr. Sami Turan’ın yanında okudu. Tekrar Bünyan’a döndükten sonra son sınıfı Bünyan Ortaokulu’nda tamamlayarak 1956 yılında mezun oldu. Lise eğitimine 1956-1957 öğretim döneminde Kayseri Lisesi’nde başladıktan sonra 3. sınıfı amcasının oğlu rahmetli Dr. Sedat Turan’ın yanında Artvin lisesinde okuyarak buradan mezun oldu.

Turan 1962 yılında Dil Tarih Coğrafya lisesine kaydolup Kayseri Ana Ve Çocuk Sağlığı Merkezinde laborant olarak çalışmaya başladı. 2 yıl sonra dil tarih ten ayrılıp Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine kayıt oldu.  Ancak yaş sınırlaması nedeniyle askerliğe çağrılmış olmasından dolayı eğitimine ara vermek zorun da kaldı ve askere gitmeden önce Tomarza Böke Köyü İlkokulu’nda bir yıl öğretmenlik yaptı. Mayıs 1966 yılında Tokat Erbaa’dan Güler Arıcı ile hayatını birleştirdi.

Haziran 1966 yılında Manisa Er Eğitim Tugayında 3.5 ay sürecek olan temel askerlik görevine başladı. Burada temel eğitim aldıktan sonra askerliğini öğretmen olarak tamamlamak üzere, bir yıl Sivas İmranlı Taşdelen köyünde, bir yıl da Bünyan Ağcalı ilkokulunda olmak üzere iki yıl süren askerliğini öğretmen olarak tamamladı.

Turan Vatani görevini tamamladıktan sonra 1968 yılında Bünyan Çağlayan İlkokulu’na tayin oldu.  5 yıl okuduğu Bünyan Çağlayan İlkokulunda öğretmen olarak atanmış olmanın verdiği gururla 7 yıl boyunca sınıf öğretmenliği yaptı.  Yarım gün öğretmenlik yaptığı için günün kalan diğer yarısında, büyük çapta yumurta ve kuluçka tavukçuluğu olmak üzere,  Rahmetli Mustafa Ulusoy ile halıcılık, diğer öğretmen arkadaşları İbrahim Soylu ve İbrahim Demirezen ile birlikte kitabevi işletmeciliği de yapmıştır.

1975 yılında yatay geçiş ile Kapıkule Gümrükler Başmüdürlüğüne memur olarak atandı. 1977 de müdür yardımcısı olan Turan ın tayini, 1978 de Bandırma'ya 1981 yılında da Habur a sınır kapısına çıkı. Habur’da ki ve Edirne’de ki kaçakçılıkla mücadelede ki başarılarından dolayı bakanlıkça Gümrükler Başmüdürlüğü ve Gümrükler Muhafaza Başmüdürlüğü görevlerini vekâleten yürütmek üzere görevlendirildi

1983-1985 yılları arasında İskenderun Transit Gümrük Müdürlüğü yapan Turan, bir dönem de İskenderun Gümrükleri Başmüdürlüğü görevini vekâleten yapmıştır. 1986 yılında İzmir e tayin oldu.  5 yıl İzmir de görev yapan Turan 1991 yılında Gaziantep e tayin olmuş 1997 yılında ise buradan emekli olmuştur. Askerlik sebebi ile ara verdiği eğitimini 1995 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirerek tamamlamıştır.

Halen Kahramanmaraş ta ikamet etmekte olan Turan’ın Hakan ve Gürhan adında oğlu ve Ruhan adında kızı ile 6 torunu vardır.

Hasan Yüksel

9 Şubat 2017 Perşembe

SEYİT DUMAN (1922 - 2003)




Giyimiyle, yaşam tarzıyla, insanlara ve özellikle çocuklara olan sevgisi ile bir Bünyan beyefendisi, 1922 yılında Bünyan’a bağlı Musaşeyh köyünde doğdu. 1929 yılında ilk eğitimi için Çağlayan ilkokuluna kayıt oldu. İlkokulu burada tamamlayan Duman, buradan direkt olarak Talas Amerikan Kolejine kayıt oldu. Burada bir süre okudu fakat bir takım nedenlerden dolayı okulu tamamlayamadı. Çocukluğu ve gençliğinin büyük bir çoğunluğu Bünyan’da geçti.

Emek verip çalışma dönemi geldiği zamanda Ankara’ya yerleşti. Ankara’da bir süre Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda teknisyen olarak çalıştı. Ankara iken Tiyatro faaliyetleri ile de uğraştı. Ankara Türk Ocağı Sahnesi’nde William Shakespeare’ın Hamlet Oyununda Prens Hamlet’i oynadı. Ankara MKE iken vatani görevini de burada tamamladı. Askerlik sonrası Karabük Demir Çelik Fabrikalarında çalışmaya başladı. 1946 yılında Nail Bozkurt’un (Nail Ağa’nın ) torunu Lütfiye Onur (Nesli hanımın kızı) ile hayatını birleştirdi.

Evlendikten sonra Bünyan’a yerleşti ve Bünyan Sümerbank Yünlü Mensucat Fabrikasında inşaat sorumlusu olarak çalışmaya başladı. Sümerbank’ta çalışırken bir yandan da siyasetle uğraştı. Demokrat Parti Bünyan İlçe teşkilatının kuruluşundan sonra Bu partinin yönetiminde yer aldı. Bir dönem Bünyan’da ilk olarak 10. 10. 1954 tarihinde haftalık siyasi ve mizahi “Demokrat Bünyan Gazetesi” ni çıkarttı. kendisi de çıkarttığı gazetenin yazarları arasında yer aldı. Demokrat partiden sonra Adalet Partisi (AP) ve Doğru Yol Partisi (DYP)’ninde teşkilatlarının yönetiminde yer almıştır.

Çok iyi bir hatip ve çok okuyan biri olması nedeniyle çalıştığı Sümerbank ta da öne çıkan bir isim oldu. Sümerbank’ta çalıştığı yıllarda fabrikanın sendika teşkilatını kurdurmak için çok uğraştı ve sendikayı kurdurmakta başarılı oldu. Sümerbank’tan emekli olduktan sonra yün ve halı ticaretiyle uğraştı. Bu işi içinde Bünyan Belediyesi’nin bulunduğu binanın altında bir iş yeri açtı. 2003 yılında Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Seyit Duman beş evlat sahibidir. Çocukları sırayla Osman, Mahmure, Bilge, Mustafa  ve Belgin’dir

Hasan Yüksel


7 Şubat 2017 Salı

NİLGÜN AKIN KOÇAK(1951 - )


1951 yılında Bünyan İbrahim Bey mahallesinde dünyaya geldi. Elbaşı ve Sarıoğlan' da nahiye müdürlüğü yapmış olan merhum Ali Rıza Akın ve Nezahat hanımın üç çocuğundan en büyüğü ve yegâne kızlarıdır. 1957 yılında İlkokul birinci sınıfa önce Sarıoğlan ilkokulunda başlamış yarıyıldan sonra Bünyan Çağlayan ilkokulunda devam etmiştir. Babası Ali Rıza Bey’in çocuklarının eğitim şansını artırmak ve daha iyi şartlarda okumalarını sağlamak için kamudaki müdürlük görevinden istifa edip, ailesiyle birlikte 1958 yılında Ankara'ya yerleşince Nilgün Akın Koçak Çağlayan ilkokulunda ikinci sınıftan ayrılarak tahsiline Ankara’da devam etmek zorunda kalmıştır. Memurluktan ayrılan babası ise serbest çalışmaya başlamıştır. 1962 yılında Ankara Aydınlıkevler ilkokulundan mezun olan Koçak 1962-1963 öğretim yılına Aydınlık evler ortaokulunda başlayıp 1965 yılında bu okuldan mezun olmuştur. Liseye ’de yine 1965-1966 döneminde Ankara Kız Lisesinde başlayan Koçak buradan 1968 yılında buradan mezun olmuştur. Koçak Ankara’da okumasına rağmen, babası Ali Rıza bey tarafından diğer çocuklarıyla beraber her sene tatil aylarında Bünyan'a göndermiş, çocuklarının hem doğal güzellikleri yaşamalarını hem de  akraba ve köken ilişkilerini sıcak tutmalarını sağlamıştır

1969 yılında büyük bir başarı elde ederek, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümüne girmiş, Matematik bölümünden de ek dersler alarak 1974 yılında fizikçi-matematikçi olarak mezun olmuştur. (Merhum Ali Rıza bey ve Nezahat hanımın kızlarının mezuniyetinin hemen arkasından, oğulları Alp Akın İnşaat mühendisi ve Tarık Akın’da Makina Mühendisi olarak mezuniyetleri ile ailelerine gurur kaynağı olmuşlardır.)

Nilgün Akın Koçak mezuniyetten hemen sonra Mühendislik hedeflediği için metal fiziği ve demir nikel karbon alaşımının (paslanmaz çelik) elektron mikroskobunda incelenmesi konusunda tez hazırlamaya başlamış ve aynı anda daha önce staj yaptığı Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünde Fizikçi olarak kamu görevine başlamıştır.1976 yılında tez çalışmasını tamamlayıp Fizik Yüksek Mühendisi unvanını almıştır.

Çalıştığı Maden Tetkik ve Arama Kurumu’nda ilk yıllar araziden gelen numunelerin radyometrik yöntemlerle uranyum analizinin yapılması görevini üstlenmiştir. Daha sonra o yıllar henüz üniversiteler bilgisayar mühendisi mezun etmediği için bilişim konusunda görevlendirilmiş ve gerekli eğitimleri alması sağlanmıştır. Çalışma hayatı boyunca veri tabanı yönetimi, coğrafi bilgi sistemleri, haritalama, sistem analistliği, sistem yöneticiliği, programcılık, doküman yönetimi ve kurum içi eğitmenlik gibi konularda çalışmış ve 1998 yılında emekli olmuştur.

1999 yılında bir özel bilgisayar şirketinin elemanı olarak proje bazında kuruma geri dönüş yapmış ve bilgisayar ortamında Türkiye'nin ilk metalojeni haritasını hazırlamıştır. Daha sonraları kendisinin de ortak olduğu bilgisayar şirketi aracılığı ile Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün döküman arşiv işinde çalışmıştır. 1950 li yıllardan beri kurumlardan emekli sandığına gelen 10 milyon hizmet dökümanının elektronik ortama aktarılması çalışmasında sistem analistliği, iş akışı takibi ve indeksleme çalışmaları yapmıştır.

Nilgün Akın Koçak halen Ankara'da ikamet etmekte olup, iki çocuk annesidir.  Oğlu Özgür Koçak İstanbul Teknik Üniversitesi makina mühendisliği bölümünü bitirmiş daha sonra aynı okulda bilişim mastırı yapmıştır. Azerbaycan’da yaşamaktadır. Şu an Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Belarus'ta şirketleri vardır. GSM operatörlerine sistemler kurup programlar üretmektedir. Kızı Özge Koçak İstanbul’da yaşamaktadır. Doğuş grubunda mimar olarak çalışmaktadır.

Hasan Yüksel

28 Ocak 2017 Cumartesi

TÜNDOĞAN ARAR (1936 - )




16.10.1936 tarihinde, Konaklı sülalesinden Ömer Neşet ve Şaheste hanımın çocuğu olarak Bünyan’da doğdu. İki büyük ağabeyi (H. İbrahim Ve Nafiz Arar) ve iki ablasından (Hanım ve Alem ) sonra ailenin en küçük çocuğudur. 

İlk eğitimine 1943 yılında Bünyan Çağlayan İlkokulunda başladı. 1948-1949 Eğitim öğretim yılında ortaokula Bünyan Ortaokulunda devam etti. Ortaokuldan sonra, 1951 – 1952 öğretim yılında Kayseri lisesine kayıt yaptırarak öğrenim hayatına burada devam etti. O yıllarda içinde hep asker olma arzusu vardı. Lise öğrenimi görürken askeri okula gitmek için müracaat etti. Subay okulu için yaşının 8 ay büyük olması nedeniyle astsubay okuluna kabul edildi.  1952 yılında askeri okul için Eskişehir Askeri Lisesinde bir yıl kurs eğitimi aldı.  1953 yılında yeni kurulan İzmir Hava Meydan Tesis Bakım Teknik Okul Komutanlığına öğrenci olarak girdi. Sonradan kayın biraderi olacak olan Erdoğan (Gürkan) ile aynı sınıfta ve aynı dalda üç yıl süren eğitimini tamamladıktan sonra 1958 yılında ilk görev yeri olan, Kütahya Hava Er Eğitim Tugayına Astsubay Çavuş olarak tayin oldu. 

1959 yılında senelik iznini kullanarak Bünyan'a gittiğinde bir vesile Naci ağanın kızı Cihan hanımla evlendi. Çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda astsubay okulunda devresi olan rahmetli Erdoğan (Gürkan) kayın biraderi olmuştu. Bu yüzden birazda utanarak Erdoğan'ın
yüzüne uzun bir zaman bakamamıştı.

1966 yılında Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezine, üç yıl sonra ise Konya 3 ncü Ana Jet Üs Komutanlığına uçak bakım teknisyeni olarak tayin edildi. 1974 Kıbrıs barış harekâtında üstün hizmet takdir belgesi aldı. Sonraki yıllarda Amerika’nın Türkiye’ye uyguladığı ambargo nedeniyle Türk uçakları için büyük bir önem arz eden ve uçakların uçuşunu engelleyen bir malzemenin çözümünü gerçekleştirerek TSK olan katkısı nedeniyle mucitlik brövesi aldı.

1978 yılında severek yaptığı askerlik görevinden emekli oldu. Kayseri’ye dönmeyi çok istese de, o yıllarda yaşanan anarşik olaylarından dolayı Konya’da; Üniversite eğitimini sürdüren kızını yalnız bırakmamak amacıyla Kayseri’ye dönemedi. Sonrasında sırasıyla diğer çocuklarının da Konya’da üniversite eğitimi almaları neticesinde Konya’ ya iyice yerleşmek zorunda kaldı. Kısa bir dönem ticarete atıldı ve inşaat dekorasyon işleri ile uğraştı. Aynı zamanda Konya Çocuk Esirgeme Kurumunda Vakıf Başkanlığı yaptı. Buradaki hizmetleri ve başarılı iyileştirme çalışmalarından dolayı o dönemde kurumu ziyaret eden Kenan Evren tarafından kendisine daha sonra takdir belgesi gönderildi.

Tündoğan Arar’ın, Nurgül, Ayşenur ve Ömer Neşet isminde 3 çocuğu ve 4 torunu vardır. Şu an Konya’da emekliliğin tadını çıkarmakla beraber Kayseriyi ve Bünyan'ı fırsat buldukça ziyaret edip mümkün olduğu kadar hasret gidermeye çalışmaktadır. 

Hasan Yüksel

19 Ocak 2017 Perşembe

SALİH ALTINTOP (1943 -     )
13.05.1943 yılında Mehmet ve Tenzile çiftinin 4. çocuğu olarak Kayseri'nin güzide ilçesi Bünyan'da doğmuştur. İlk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı. 1956-1957 öğretim yılında buradan mezun oldu. Aynı yıl içerisinde 14 yaşındayken babasını kaybederek yetim kaldı. İlkokuldan sonra Bünyan Ortaokuluna kaydını yaptırdı. Buradan 1961-1962 öğretim yılında mezun oldu.

Mezun olduktan sonra ideali tekniker olmaktı. Bu amaçla  Kayseri Sanat Okulu motor ve Plaza bölümüne kaydını yaptırdı.O dönemde Bünyan’dan sabah saat06:00’da otobüs kalkar,  akşam saat 15:00-16:00 sıralarında Bünyan’a dönerdi. Bu saatten sonra bir daha Bünyan’a  araba bulmak imkânsızdı. Gidiş geliş zor olacağı için  öğrenci pansiyonunda kalmayı düşündü.  Yıllık 750 lira pansiyon  ücretini  temin edemeyince kayıt yaptırdığı okulundan  kaydını sildirmek zorunda kalmıştır. O dönemde bir ihtiyar annesi var olduğu için onun da emekliliği veya mal varlığı yoktu. O günden bugüne Salih Altıntop bu okulu okuyamadığı için hep üzülmüştür. İstediği okula gidemeyen Altıntop bunun üzerine askerlik çağı gelinceye kadar, ağabeyinin yanında çalıştı.

1964'te 58'inci Topçu Tugayı Temel Taburu 3. Grupta  temel eğitimini gördü. Burada Onbaşı oldu, arkasından Burdur 58  Topçu Tugayı Özel Eğitim Tugayı’nda ileri gözetleyici eğitimi gördü ve burada çavuş olarak askerlik görevini yerine getirdi. 1966 yılında 24 ay askerlik vazifesini  yaptıktan sonra terhis oldu.

Askerlik dönüşü bir müddet  ağabeyi ile  serbest çalıştıktan sonra  1969 yılında Bünyan Belediyesi'ne tahakkuk ve tahsil memuru olarak atandı.1971 yılında  İller Bankası Genel Müdürlüğü'nün  açmış olduğu 18. muhasebe kursuna Bünyan Belediyesi tarafından gönderilerek katılımı sağlanmıştır. Altıntop açılmış olan bu kursta başarı göstererek  sertifikasını almıştır. Burada aldığı sertifika ile  1974 Ekim ayı sonuna kadar Bünyan Belediyesi'nde muhasebe memurluğu ile birlikte  nikâh memurluğunu da başarı ile yürütmüştür.  Bu başarılarından dolayı,  zamanın Belediye Başkanı Mehmet Özdoğan ile Belediye encümeni tarafından takdirname ile ödüllendirilmiştir.

1974 yılı  Kasım ayında Bünyan Halk kütüphanesinde Boş bulunan Kütüphane Müdürlüğü'ne naklen tayin edilmiştir. Altıntop  burada da büyük bir başarı göstererek  kütüphanenin  7000 olan kitap adedini  Bünyanlı hemşerilerinin desteğini de alarak 12 bine yükseltmiştir. Kütüphanedeki bu üzgün çalışmalarından ve başarılarından dolayı Bünyan  Kaymakamlığı tarafından takdirname ile taltif edilmiştir. Altıntop 1992  Mayıs ayına kadar kütüphanenin sorumlu yöneticisi olarak çalışmış be buradan emekli olmuştur.

Altıntop Kütüphaneden emekli olduktan sonra,  Buram buram memleket kokan 1540'ın üzerinde şiirler yazmıştır.  Halen şiir yazmaya devam etmektedir.  Bu yazmış olduğu şiirlerin  300'den fazlası Bünyan’a aittir. Şair Salih Altıntop  aşağıdaki dörtlükten de anlaşılacağı üzere Bünyan aşığıdır.

Şeşe Bağları
Kepez'in Eteğinde üzüm bağları
Çağlayıp akar Horhorun suları
Rengini yükünü almış da asmaları
Kınalı eller üzüm kesiyor Bünyan'da

Salih Altıntop’un Babası Mehmet Altıntop Bünyan’ın İstiklal Gazilerindendir. Baba Mehmet Altıntop çok uzun süre askerlik yapmış olup, ilk olarak Çanakkale savaşına Topçu Çavuşu olarak katılmıştır. Ardından Kurtuluş Savaşında Sakarya, Dumlupınar, Eskişehir, Afyonkarahisar ve İnönü cephelerinde ülkenin kurtuluşu için topçu çavuşu olarak savaşlara katılmıştır. Ayağının birine şarapnel parçası  isabet etmiş olup topal olarak İstiklal Gazisi olmuştur 14 sene Savaş kapılarında başarılı askerlik vazifesini deruhte etmiş, askerlikten terhis olduktan sonra 1957 yılında Allah'ın rahmetine kavuşmuştur.

Salih Altıntop  iki kız iki erkek  evlat sahibi  olup,  büyük kızı İngilizce öğretmeni,  büyük oğlu Kayseri Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlığı Teknisyeni,  Küçük Kızı ev hanımı olup, en küçük oğlu ise  Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru dur.

Salih Altuntop 01.08.2023 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Hasan Yüksel

14 Ocak 2017 Cumartesi

TAHSİN EROL

TAHSİN EROL (1943 -     )

1943 yılında Dayı Halit (Dayıbey) ve Kadriye Erol’un yedi çocuğundan ikincisi olarak İbrahim Bey Mahallesi, Havuz sokakta dünyaya geldi. Baba tarafından Dedesi Tahsin Ağa’nın adı verilmiştir. Anne tarafından Dedesi Alirıza Efendi, Anneannesi Fikriye hanım, Baba tarafından dedesi Tahsin Ağa, babaannesi Sıdıka hanımdır. Babası Dayı Halit Erol Bünyan Tekstil Fabrikası Genel Müdürü olup Konaklı ailesindendir. Çocukluğu ve gençlik yılları Bünyan’ın yeşillikleri ve güzel bahçeleri içerisinde geçmiştir.

Erol 1949 yılında ilk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı. İlk öğretmeni tüm Bünyanlıların tanıdığı ve Çağlayanlar Beldesi Bünyan kitabının yazarı Hamdi Üçok’tur. Üç yıl Hamdi Üçokun öğrencisi olan Erol, ilkokuldaki son iki yılını da, öğretmeni İbrahim Eren’in eğitimi ile tamamlamıştır. İlkokula başladığı yıllarda evlerinin karşısında bulunan, kışları mahalle halkının buluştuğu, köy odası vazifesi de gören, içerisi oymalı tahta işlemelerle süslü, Abidin Ağa’nın iki göz odalı, merdivenlerle çıkılan evinde, namazlık dersleri de aldı. Bir dönemde sabahları okula gitmeden önce Bünyan’ın tanınmış kişilerinden olan Baltacı Mehmet Ağa’dan da Kur’an dersleri aldı.

Ortaokula 1954 yılında Bünyan Ortaokulu’nda devam etti. O dönemde 40–45 kişilik sınıflarda, birçoğu Bünyan dışından gelmiş öğretmenlerinin verdiği iyi bir eğitimle okulu iyi bir derece ile 1957–1958 eğitim öğretim döneminde tamamladı. Ramiz Bey (son yıl Okul Müdürü), Abdurrahman Bey (Cebir Öğretmeni), aşırı disiplini ile fizik öğretmeni (Okul Müdürü) Hüseyin Avni Bey, Tahsin Erol’un ortaokuldan unutamadığı öğretmenleri arasında yer almıştır. Ortaokulu Bünyan’da tamamlayan Erol Liseye, 1958–59 öğretim yılında Sivas’taki 9 Eylül Lisesi’nde başladı. Burada bir yıl yatılı okuduktan sonra, Sivas’ı çok sevmesine rağmen pahalı ve mahrumiyet bölgesi olması nedeniyle kaydını Kayseri Lisesi’ne aldırdı.1959–1961 yılları arasında Kayseri Lisesi’ni yatılı olarak okudu ve birincilikle 61 Haziranında mezun oldu. O yıl çeşitli devlet kurumlarının Ağustos ayı içerisinde yurt dışında üniversite okumak için açtığı sınavlara katıldı, hepsinden de başarılı oldu. Bu başarılarının sonucunda çeşitli ülkelere gönderilecek olan öğrencilerden ilk yüz kişi arasında yer aldı. Verdiği karar sonucu İngiltere’de Metalurji Mühendisliği okumak üzere 1962 yılında Türkiye’den ayrıldı.

İngiltere’de Tahsin Erol için artık yeni bir hayat başlamıştır. Noel’in henüz bittiği ve Oxford Street ve Regent  Street Caddelerinin o allanmış pullanmış ve rengarenk süslenmiş haline adım attığı zaman Londra ona hayaller şehri gibi gelmiştir. Londra’nın bahçeli iki katlı evlerini görmek onun Londra’da kalıp yaşayabileceği ve bu evlerden edinebileceği düşüncesini oluşturmuştu. Erol, Londra’da meşhur Hyde Park’ın karşısında Avrupa zenginlerinin, İngilizce kurslarına çocuklarını gönderdikleri bir okula ataşeliğimiz vasıtasıyla kaydını yaptırdı. Bu okuldaki öğretmeni, diğer öğretmenler gibi, meşhur Cambridge Üniversitesi mezunu John Stensfield isimli 32 yaşında çok kültürlü biriydi. Onun sayesinde sınıflarında bulunan 12 Türk ve diğer ülkelerden gelen 2 arkadaşıyla beraber kısa sürede İngilizce konuşmayı öğrendiler.

Erol, İngiltere’de bir yıllık bir lisans eğitiminden sonra, iki yıl üniversite hazırlıkları da dâhil olmak üzere 1970 yılında, Londra Üniversitesinden Metallurji Ve Malzeme Mühendisi olarak mezun oldu. Kendi tahminine göre Türkiye’nin ilk Malzeme Mühendisi’dir. Mezun olduktan sonra üniversite hocalarının kendisine bir kariyer seçip öğretim üyesi olması yönündeki isteklerine sıcak bakmayarak geri çevirdi. Londra Üniversitesi’nde okuduğu yıllarda ve kendisinden bir dönem öncesinde birlikte eğitim yaptığı Türk arkadaşlarının arasında, Yıldırım Aktürk, Korkut Özal, Borusan firması sahiplerinden iki kardeş, Hüseyin ve Zeki Kocabıyıklar, Sümerbank Genel Müdürü olan Cavit Şentürk’te vardır.

Tahsin Erol, mezun olmadan önce 1968 Ağustosu’nda hayatını; kıvrak zekâsı, insanlarla iletişimi güçlü, kendisine güvenen ve her zaman kendi arkasında duracak, hayat mücadelesini birlikte yürütecekleri cesur, yürekli, savaşçı dediği, İngilizce ve Tarih Öğretmeni olan Bayan Dorothee ile birleştirdi.

Tahsin Erol mezuniyetimden sonra ilk iki yıl Londra merkezli Britanya Gas Endustri Arge genel merkezinde yüksek alaşımlı çelikler üzerinde araştırmalarla yüksek lisansını yaptı. 1973 yılında Türkiye’ye dönüş yaptı fakat ailevi nedenlerden dolayı Tekrar İngiltere’ye dönüş yapmak zorunda kaldı.  Aynı yıl İngiltere’de çok uluslu cevher hazırlama sahasında uzmanlaşmış ve dünyaca ün yapmış olan Amerikan şirketi Denver Equıpment (Colarado) Inc firmasında mühendis olarak görev aldı. Çok kısa zamanda Piyasa İşleri ve Proje Geliştirme Müdür Yardımcılığı’na  (Businnes and Project Development Assistant Manager) terfi etti. Firmanın İngiltere bürosu, Afrika ve Ortadoğu Ülkelerinden sorumlu idi ve Erol’un görev aldığı günlerde Şah’ın İran’ı büyük yatırım yapan ülkelerin başında yer almaktaydı. Erol’un görev aldığı dönemde yine Stratejik bir malzeme sayılan Wolfram madeninin konsantre edilerek kazanılması ile ilgili Etibank’ın Uludağ Tesisleri projesi ihalesi alınarak Proje Mühendisliği görevi de Erol’a verildi.

Türkiye’de ki başarılarından dolayı çalıştığı firma Tahsin Erol’u Amerika’ya nakletmesi şartıyla yöneticiler kadrosuna terfi ettirmek teklifinde bulundu ise de o Türkiye Temsilciliği’nin kendisine verilmesi kaydıyla, Türkiye’de şansını denemesi için yardımcı olmalarını isteyerek Türkiye’de kaldı. Bu arada İngiltere’de bursunu temin etmiş olan Karabük Demir Çelik Fabrikalarına olan mükellefiyetinin karşılığındaki borcunun geri ödenmesine de yardımcı oldular.

1976 yılının baharında İzmir Bornova Ağır Topçu Birliğinde kısa dönem askerliğini yaptı. Askerlikten hemen sonra işlerini yürütmek için Ankara’ya yerleşti. Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı neticesi uygulanan askeri ve ekonomik ambargo neticesinde ekonomik sıkıntılar ve sonrasında gelen anarşik olaylar nedeniyle işleri sıkıntıya girdi. Kazandığı birçok ihalenin akreditifleri açılmayınca işleri yolunda gitmedi. Tüm bu zorlu dönemden sonra İstanbul’da inşaat çelikleri üreten İÇDAŞ firmasının kontinü döküm yapan çelikhanesinde mühendis olarak göreve başladı. 8 aylık bir sürenin sonucunda solcu bir sendikanın kışkırtmalarıyla işçiler greve gidince Tahsin Erol’da gelişen olaylar neticesinde işini kaybetti. Patronuyla vedalaştıktan sonra, kendisine verdiği bir zarfı açtığında büyük bir sürprizle karşılaşır ve zarfta 6 aylık ücretine denk gelen 50.000 TL. olduğunu görür (1978 yılında asgari ücret 400 TL). Bu büyük sürprizden Erol çok etkilenmiştir. Patronunun çelikhaneye fazla uğramamasına rağmen birilerinden devamlı rapor aldığını sonradan öğrenen Tahsin Erol, bu olayın Türk insanının olumsuz şartlar içerisinde dahi ne derece büyük yürekli ve fedakâr olduğunu görerek etkilenmesine yol açmıştır.

1980 yılında ailesiyle birlikte geri döner. Burada yapmış olduğu tasarruflar ile ilk iş olarak Güney Londra’da bir ev satın alır. Mesleğinde iş bulmakta zorlandığı için ticaretle uğraşmaya başlar. Buradaki diğer işlerinin yanında Kayseri’den önemli miktarda ipek halının pazarlanmasını Londra’da gerçekleştirir. 1990’larda İngiltere’de süregelen derin bir kriz Erol’un yeni bir iş sahası bulma düşüncelerini tetikler ve 1994 yılında mesleğine geri dönerek Türkiye ile ilgili yeni bir proje gerçekleştirir.

1995 yılında İstanbul’da akrabası ve arkadaşı olan Ömer Acar ile Korokap A.Ş.’yi kurdular. Çalışma sahası olarak ağır endüstride ihtiyaç olan korozyonu önlemek maksadıyla en son teknolojik metal kaplama sistemlerini ele aldılar. Bunun içinde Gebze Organize Sanayi Bölgesinde 400 metre karelik kapalı alanda bir tesis kurdular. Tesisin kurulmasıyla büyük endüstriyel holdingler müşterileri arasında yer aldı.  Erol, Türkiye’de ki işleri devam ederken 1999 ve2002 yıllarında Türkiye’de ki işlerinin paralelinde aynı işleri yapan bir İngiliz firmasının Güney İngiltere Bölgesi proje geliştirme ve pazarlama işleri görevini üstlendi. 2001 yılında, Türkiye’de ki şirketinin çoğunluk hisselerini ortağı Ömer Acar’dan devraldı. 2003 yılında BTC boru hatlarında, Botaş Dörtyol Beton ve Çelik iskelelerinde rehabilitasyon ve benzeri projelerde uzman firma olarak çok başarılı uygulamalar yaptı. Bu başarılı uygulamaları Erol’u ve firmasını Türkiye’nin büyük müteahhit firmaları yanında Türkiye dışındaki mega projelerde de yer almasına yol açtı ve 2015 yılına kadar bu alanda faaliyetleri devam etti.

Erol bir kız ve bir erkek evlat babasıdır. Oğlu Cengiz, İngiliz Ordusu eğitim merkezinde Mühendislik mesleği üzerine eğitim yaptı ve Nato bünyesinde ki Özel Kutup Savaşçısı Komando Birlikleri Norveç ve İskandinav ’ya birimlerinde görev yaptıktan sonra istifa ederek Avustralya’da bir firmada genel müürlük yaptı. Daha sonra tekrar İngiltere’ye dönerek uzmanlık dalı olan inşaat sektöründeki işlerine döndü.  Kızı Rebekka bir üniversitede biyoloji tahsili yaptıktan sonra Kraliyet Opera Salonu’nun Basın Yayın Müdürlüğüne getirildi. Rebekka bu kurumun tarihindeki en genç müdiresi oldu. Tahsin Erol kızının bu müessesedeki başarısıyla ilgili olarak Bünyanlı hemşehrilerine şu kısa notu iletmektedir. “Kızım bu seçkin müesseseden ayrılırken, kızımın başarısını, bir çok çalışanlarının da iyi şans diledikleri ve imzalarını taşıyan “Sultana’ya elveda” başlığı altında, ilk sayfasında Atatürk’ün tüm sayfa bir resmini taşıyan hazırladıkları bir kitapçık ile onure etmişlerdir. Bilvesile bu konudaki gurur ve iftihar duygularımı tüm BÜNYALI dostlarımla paylaşmaktan mutluluk duyarım”. Tahsin Erol’un kızı daha sonra 4 yıl İstanbul’da serbest çalışmış, İstanbul ve Türkiye ile ilgili yazıları ve fotoğrafları İngilizce bir çok seyahat mecmua ve kitaplarında yayınlamıştır.

Hasan Yüksel

3 Aralık 2016 Cumartesi

ŞERİF SÜMER EROL


1945 yılında Halit (Dayıbey) ve Kadriye Erol çiftinin yedi çocuğundan üçüncüsü olarak Bünyan’da dünyaya geldi. 1951 yılında Bünyan Çağlayan İlkokulunda ilk eğitimine başladı. Ortaokul eğitimine yine Bünyan’da Bünyan Ortaokulunda devam etti. O dönemde Bünyan’da lise olmadığı için liseye Kayseri Lisesinde devam etti.  1963-1964 döneminde buradan mezun oldu.

Erol’un çocukluğunun ve gençliğinin büyük bir bölümü liseden mezun oluncaya kadar Bünyan’da ve çok sevdiği Şeşe bağlarında geçmişti. Üzüm gilemada toplayıp pekmez kaynatmak o zamanlar en çok sevdiği işlerdendi.  Bağa gittiği zaman zamanının birçoğunu Şeşe bağlarında bulunan Haftlar mevkiinde bağa gelen arkadaşları ile geçirir, topladığı alıçları arkadaşlarına dağıtmayı çok severdi.
 
1965 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı.   1971 yılında kazandığı bu okuldan mezun oldu. Mezun olduktan sonra 1973 yılına kadar Kayseri’de avukatlık stajı yaptı. 1973 yılında Avukatlık Ruhsatını alarak fiilen Avukatlık yapmaya hak kazandı.  1974 yılında her genç gibi askerlik görevini yerine getirmek için askerlik başvurusunda bulundu ve askerliğini Artvin’de SSCB sınırında yaptı. O dönemde kendisiyle birlikte asker olan arkadaşlarının birçoğu Kıbrıs görevi nedeniyle şehit oldu. Askerlikten sonra tekrar Kayseri’ye dönerek Avukatlık görevini icra etmeye başladı. 1978 yılında Eczacı Sema hanım ile hayatını birleştirdi. 1999 yılında bir ömür boyu aynı yastığa başını koyduğu hayat arkadaşını kaybetti.  Şerif Sümer Erol 1973 yılından beri halen Kayseri’de Ağır Ceza Avukatı olarak çalışmaktadır.

Erol, 1980 yılı öncesinde Disk’e bağlı beş sendikanın avukatlığını yürüttü. 1993-1995 Yılları arasında SHP il başkanlığı yaptı. 1992-1994 yılları arasında Kocasinan Belediyesi Başkan Vekilliği görevini yürüttü.  Yine bu tarihler arasında SHP Kocasinan Belediye Meclis Üyeliği yaptı. 1995 Yılında CHP Kayseri Milletvekili Adayı oldu.  

Erol iki evlat sahibi olup, oğlu Halit Erdem Erol Yüksek Bilgisayar Mühendisi olup halen Erciyes Üniversitesi Rektörlük Bilgi İşlem Merkezi’nde çalışmaktadır. Kızı Özlem Mıhçıokur Yüksek Kimyager olup doktora yapmaktadır.

Hasan Yüksel.

23 Ekim 2016 Pazar

HACI MEHMET ÖZAY

HACI MEHMET ÖZAY (1955 - )
1955 Yılında Cami-i Kebir Mahallesi Karanfil sokakta Mustafa ve Hafıza çiftinin çocukları olarak dünyaya geldi. 1962 yılında Bünyan Çağlayan İlkokulunda öğrenime başladı. 1966 yılında buradan mezun oldu. Aynı yıl Bünyan Ortaokuluna başlayan Özay ortaokulu bitirmeden okuldan ayrılarak berberlik mesleğine Hasan Özkul’un yanında çırak olarak başladı. 1975 yılına kadar berber kalfası olarak çalıştıktan sonra, her genç gibi askerlik görevini yerine getirmek için askerlik ocağına teslim oldu. İstanbul, Tatvan ve Elazığ’da askerlik görevini yerine getiren Özay, 1977 de askerlik görevini tamamladıktan sonra Bünyan da berber olarak kendi dükkânını açtı. Bir süre berberlik işini yürüten Özay, 1981 yılında iş değiştirerek hazır giyim üzerine konfeksiyonculuk yaptı. Dört yıl bu işi devam ettirdi.

1980 yılında dayısının kızı Hatun Doruk ile hayatını birleştirdi. 2003 yılında merhum Mustafa Dolukan ile birlikte tekstil atölyesi açtılar. Bu atölyenin açılışını Özay şu şekilde anlatmaktadır. “Hiç unutmuyorum merhum Nurettin Baydemir hemşerimiz (Brillant perdelerinin kurucusu) kurdeleyi keserken bana dedi ki “Yavrum ben iki makine ile başladım sen fabrika açmışsın” dedi. Ahmet Duru ve Mustafa Tokgöz açtıkları bu dükkânda bize iş desteğinde bulundu. Ne yazık ki bizim insanlarımız çalışmadı kapatmak zorunda kaldık.” Tekstil işini yürütürken aynı zamanda berber dükkânını kapatmayan Özay buraya geri dönüş yapar.

1980 ‘li yıllardan bu yana Esnaf Odasında Başkan Vekilliği görevini yürüten Özay, 2002 yılında Esnaf Odası Başkanlığına aday olur ve girdiği seçimi kazanarak Bünyan Esnaf Ve Sanatkârlar Odası Başkanı olur. Başkanlığı sırasında Bünyan esnafının birçok işini yürüten Özay, ilk iş olarak Bünyan’da esnafın işlerini kolaylıkla yürütebilmesi için, Bağ- Kur Genel Müdür Yardımcısı Metin Aslan, o zamanın Bünyan Kaymakamı Abdurrahman Savaş Bey ve Belediye Başkanı Mehmet Korkmaz’ın katkı ve yardımlarıyla Bağ- Kur İrtibat Bürosu’nu açtırdı. Bu büronun açılması daha sonra SSK Merkez Müdürlüğü’nü doğurdu. Sosyal Güvenlik İl Müdürü Sn.Mehmet Kır, o dönemin Belediye Başkanı Merhum Ahmet Yaşar Toktaş ve Merkez Müdürü olarak atanan Sn. Hacı Ali Hasgül'ün gayretleriyle Bünyan SSK Merkez Müdürlüğü açılmıştır. Buranın açılışı da Hacı Mehmet Özay’ın başkanlığı döneminde gerçekleşmiştir.

Hacı Mehmet Özay başkanlığı sırasında başka görevlerde de bulundu. Yedi yıl Fakir Fukara Fonu Mütevelli Heyet Üyeliği, Silahlı Kuvvetler Vakfı Üyeliği, Halk Eğitimi Merkezi ve Milli Eğitim Derneklerinde görevlerde bulundu. 2010 – 2014 yıllarında Esnaf Odaları Birliği’nin yönetiminde bulundu. Esnaf Kefalet Kooperatifi’nde de 14 yıl yönetimde yer aldı. Aynı zamanda Karakol Yaptırma Ve Yaşatma Derneği Başkanlığı görevini de uzun yıllar sürdürmüştür. Bu görevi sırasında Köprüde bulunan Emniyet Müdürlüğü’nün de temelini atmıştır. 2002 yılı itibariyle Esnaf Okul Dernekleri, İnsan Hakları Komisyonu, Tüketici Hakları Komisyonu ve Vergi Dairesi Takdir Komisyonu görevlerin de bulundu. Bununla birlikte BÜNDER (Bünyan Yardımlaşma Derneği) Fahri Temsilciliği görevini sürdürmektedir. Bu süre içerisin de, başta Bünyan esnafı olmak üzere Esnaf ve Sanatkârlar Odasının Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin büyük desteğini almıştır.

Hacı Mehmet Özay, halen Bünyan Esnaf Ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı görevini yürütmekte olup, kendi üzerine olan berber dükkânından emekli olmuştur. Son zamanlarda ise babadan intikal eden ziraatçilik işini çocuklarıyla beraber yürütmektedir.
Özay, iki oğlan ve bir kız çocuk babasıdır.
Hasan Yüksel

16 Haziran 2016 Perşembe

ÖMER TURGUT ELER



Ocak 1950 de Bünyan'da doğdu. Babası İbrahimbey Mahallesinden Memduh Ağa  ve annesi Bürüngüzlü Refika Hanımdır. 1956 yılında Çağlayan İlkokulunda öğrenime başladı. Bünyan Ortaokuluna devam ederek 1964 yılında mezun oldu. O tarihlerde Bünyan’da lise olmadığından Kayseri Lisesinde öğrenimine devam etti.3 yıllık lise hayatı boyunca Lise pansiyonunda kaldı. İlk, orta ve lise tahsil hayatı başarılı geçti. Bütün dönemlerde takdir belgeleri aldı. 1967 yılında Kayseri Lisesini derece ile bitirdi.  

Eler, Kayseri lisesinden mezun olduktan sonra üniversite sınavlarına girdi. Sınav sonucunda İstanbul Çapa Tıp Fakültesini kazandı ve kayıt yaptırdı. Doktor olma arzusu İstanbul Teknik Üniversitesini kazanmasıyla son buldu. Tıp Fakültesinden kaydını alarak İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesinde başladı. 5 yıllık üniversite hayatı boyunca Çapa'daki Kayseri Talebe Yurdunda kaldı. Üniversite tahsilini 1972 yılında tamamlayarak Makina Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu.

Eler okul hayatından hemen sonra iş hayatına atıldı. İlk işine Aralık 1972 de Kütahya Azot Sanayiinde başladı.  Türkiye'nin en büyük gübre üretim tesisinde 18 ay çalıştıktan sonra askerlik hizmeti için ayrıldı. Balıkesir Ordu Donatım Okulunda  4 ay eğitim yaptı. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında Balıkesir'de idi. Eğitimi tamamladıktan sonra Kayseri Hava İkmal Merkezinde bir yıl Müh. Asteğmen olarak görev yaptı ve Teğmen rütbesiyle terhis oldu.

Ağustos  1975 de İskenderun Demir Çelik İşletmelerinde işe başladı. Burada bir yıl çalıştıktan sonra Samsun’da bulunan Karadeniz Bakır İşletmelerine geçti. 9 Ağustos 1976 da Kimya Müh. Mualla Yılmaz ile evlendi. Eşi ile birlikte 1979 yılına kadar burada çalıştılar. Aile büyümüş ve daha iyi iş imkânları araştırılmaya başlanmıştı.  Buradan  Türkiye Şişe Cam Fabrikalarına bağlı Mersin'de bulunan Soda Sanayii AŞ ne geçti. Soda Fabrikasında ve bu şirkete bağlı Kromsan Fabrikasında üst kademe yöneticiliği yaptı.35 yıllık meslek hayatı boyunca büyük üretim tesislerinde hizmet vermenin mutluluğu içerisinde 2007 yılında emekli oldu. 30 yıl Mersin'de yaşadı. Emeklilik yaşantısını İstanbul'da devam ettirmek istedi.  

Halen İstanbul Kadıköy’de ikamet etmekte olan Eler’in 1977 doğumlu Şebnem ve 1979 doğumlu Refika Didem adında iki kız evladı vardır    Kızlarından Şebnem Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Mühendisliğini bitirdi. Amerika’da mastır yaptı. Evli bir erkek çocuğu sahibi, eşi ile birlikte Silikon Vadisinde çalışmaktadır. İkinci kızı Refika Didem Boğaziçi Üniversitesi Kimya Fakültesini bitirdi. Amerika’da mastır yaptı. İki yıl çalıştıktan sonra Türkiye'ye döndü. Şu anda Siemens’te çalışmaktadır.

Hasan YÜKSEL

11 Şubat 2016 Perşembe

AYHAN MUTLU


AYHAN MUTLU (1950-       )

Mustafa ve Zeynep çiftinin evladı olarak, 1950 yılında Bünyan İbrahim Bey mahallesinde bir güz günü patatesler sökülürken mahallenin tecrübeli ebesi Menzuha’nın eline doğdu. Küçüklüğü kayabaşı ve aşağı havuz civarında doğayla bütünleşerek neşe içinde geçti. İlkokulu evlerine ve Kayabaşına yakın olan Bünyan Çağlayan İlkokulunda bitirdi. Bünyan konuşma dilini yazı diline çeviremediğinden Türkçe dersine ilave olarak tabiat bilgisi dersinde sözlüde öğretmen daha soruyu sormadan bilmiyorum dediği için öğretmen sözlüye iki tane iki verdiği için iki dersten birinci sınıfı geçemedi. Tahsil hayatı boyunca Türkçe ve kompozisyon dışında hiç bir dersten sorunu olmadı. O dersleri bir şekliyle kurtarınca, tüm sınıfları hiç bütünlemeye kalmadan geçti. Matematik dışında diğer dersleri vasat olduğu için öğrencilerin çoğunluğu bütünlemeye kalırken onun doğrudan sınıf geçmesine herkes şaşarlardı. Bünyan Ortaokulunu 1967 yılında bitirdikten sonra o yıl Bünyan’da lise olmadığı için Kayseri Lisesine kayıt yaptırdı ama onu yeni açılan Sümer lisesine gönderdiler.

1970 yılında babasının ölümü nedeniyle üniversite sınavlarından herhangi bir bölüme girecek kadar puanı olmasına rağmen kayıt yaptırmadı. Aynı yıl yapılan üç aşamalı eğim enstitüsü sınavları neticesinde yatılı olarak Erzurum Eğitim Enstitüsü Matematik bölümüne girdi. Üç yıllık okulu 1973 yılı haziran döneminde bitirdi. Kurada Isparta- Senirkent- Yassıören Ortaokulunu çekti. Kayseri veya Kayseri’ye yakın yerlerle becayiş yapabilme imkânı var iken şansıma deyip 1973 yılında Isparta- Senirkent- Yassıören Ortaokulunda göreve başladı. Orada dört ay çalıştıktan sonra ne olduğunu anlamadan, 1974 yılında Isparta-Eğridir-Aksu Ortaokuluna valilik oluruyla gönderildi. Ortasından Aksu çayının geçtiği, ormanın içinde, Eğridir’e otuz kilometre uzaklıkta, dağların arasında şipşirin Aksu kasabası... Ama kasabada fırın ve lokanta yoktu. Burası yeme- içme açısından bekârlar için tam mahrumiyet bölgesiydi. 1975 yılında yedek subay öğrenci olarak Isparta’da üç buçuk ay kısa dönem askerlik yaptı. Normal nakil döneminde, nakil isteyerek 1976 yılında Kayseri- Develi Merkez Ortaokuluna naklen atandı. Siyasetin benden değilsen hainsin diye nitelendirildiği 1978 yılında siyaseten Kayseri- Kuşçu Ortaokuluna zorunlu il içi nakil yapıldı. Kanun ve yönetmenliklerin açıklarından yararlanarak ve sıkışınca rapor alarak, hayatı boyunca devamsızlık nedeniyle maaş almayı içine sindiremezken yeni görev yerine gitmemek için bir yıl oyalandı. Nihayetinde 1979 yılı haziran ayında Kayseri- Kuşçu Ortaokulunda göreve başladı. Aynı yıl eylül ayında Kayseri- Sarıoğlan-Çiftlik Ortaokuluna gönderildi. 1979 yılı ekim ayında Semiha hanımla evlendi. Bir kız, bir oğlan çocuğu oldu. 1979-1981 yıllarında çiftlikte şehir şebekesi olmadığı için mahalle çeşmesinden çamurda çaltakta kovalarla 300 metre uzaktan günde beş altı sefer su çekmek dışında çiftliği çok sevdi. 1981 yılında kendi isteğiyle Bünyan Lisesine naklen geldi. Bünyan lisesinde iki yıl öğretmen olarak çalıştıktan sonra müdür yardımcısı oldu. O yıllarda Bünyan Lisesi Üniversiteye öğrenci yerleştirilmesinde kendi gurubunda; liseler arası sıralamasında Türkiye’de ilk elliye girdi.

Bünyan Beyaz evler yapı Kooperatifinde başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Üyeler evlerine girene kadar görevine devam etti. 1989 yılında kendi isteğiyle Kayseri Lisesine nakil oldu. 1999 yılında Kayseri lisesinden emekli oldu. Ara vermeden aynı yıl Özel Atlas Lisesi’nde öğretmen olarak göreve başladı. Bir yıl sonra Müdür yardımcılığı görevine getirildi. O yıllarda imam hatip lisesinden mezun olanların üniversiteye girmesi zorlaştırıldığı için Kayseri’nin kalburüstü ailelerin kızları İmam Hatipten ayrılmış, Özel Atlas Lisesine gelmişlerdi. İlk sıralar tamamı kız olan okul, 28 Şubat kararlarıyla erkek öğrenciler de alınarak karma okul haline geldi. Özel Atlas Lisesinde dört yıl çalıştıktan sonra aynı genel müdürlüğe bağlı Özel Hisarcıklıoğlu Fen Lisesi’nde görevlendirildi. Bir yıl orada çalıştıktan sonra öğretmenlik mesleğine noktayı koydu. Bir yıllık boşluktan sonra 2005 yılında Melikgazi Lisesi Müdürü olan arkadaşının ricasıyla Melikgazi Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi’nde kütüphanede görev aldı. Matematiği unuttu, kütüphanede bulunan tüm kitapları okudu ve okumaya devam ediyor...

Banu ve Orhan adında iki evlat sahibidir.

Ayhan Mutlu’nun Kendi Kaleminden.

3 Şubat 2016 Çarşamba

HACI MEHMET ÇAKMAK (1929 - 2008)


HACI MEHMET ÇAKMAK (1929 - 2008)

Hacı Mehmet Çakmak,  Ahmet ve Ayşe Çakmak çiftinin evlatları olarak 1929 yılında Bünyan Cami-i Kebir Mahallesinde doğmuştur. İki-üç yaşlarında iken babasını kaybetmiştir. Bu nedenle babasını hiç tanımamıştır. Davarcılıkla geçinen ailede Hacı Mehmet Çakmak okul çağına geldiğinde bir an önce okula gitmek için yanıp tutuşur. Annesine okula gitmek istediğini söyler fakat annesi “Kitabını defterini nasıl alacağız, hem sen okuldan kaçar bizim başımızı jandarma ile belaya sokarsın” der. İçindeki okuma hevesiyle ve çocukça bir tavırla, Hacı Mehmet Çakmak’ın buna cevabı şu olur. Ben aşık oynarım, üter onları satar masraflarımı karşılarım” der. Bu heves üzerine okula yazdırılan Çakmak, okulda başarılı olur ve 1941-1942 yıllarında ilkokulu başarıyla bitirir. O yıllarda Bünyan’da ortaokul olmadığı için Nevşehir’de bulunan halasının oğlunun yanına giderek ortaokula burada devam eder.  Burada okurken 1943 yılının baharında annesini kaybeder. Aksilikler üst üste gelmektedir, halasının oğlunu askere aldıkları için çaresiz kalan Çakmak okulun merdivenlerine oturup ağlarken tarih öğretmeninin dikkatini çeker. Tarih öğretmeni niçin ağladığını sorduğunda olan biteni anlatır ve evden geri dönmesini istediklerini, artık okutamayacaklarını söylediklerini, der. Öğretmeni onu teselli ettikten sonra, evdeki eşi ile görüşerek onu yanlarına alırlar ve okula devam etmesini, 1945 yılında da başarılı bir derecede okulu bitirmesini sağlarlar.

Hacı Mehmet Çakmak 1945 yılında öğretmenler kurulu kararı ile o yıl uygulanacak olan bir programda Fransızca öğretmeni olmak üzere Adana öğretmen okuluna gönderilir. Bütün derslerinin iyi olmasına rağmen o yıl geçer not alamaz ve devre kaybeder. Bununla ilgili olarak defterine şu notu düşer. “Benim ders verdiğim öğrenciler sınıfı geçtiği halde beni geçirmeyen Geometri Öğretmenime hakkımı helal etmeyeceğim”.

O dönemde hükümetle Milli Eğitim Bakanlığı arasında meydana gelen anlaşmazlık nedeniyle Fransızca Öğretmeni Yetiştirme Programı askıya alınır. Askıya alınan program sonucu öğrenciler çeşitli okullara dağıtılır. Hacı Mehmet Çakmak’ın kaderine ise Edirne Öğretmen Okulu düşer. 1946-1947 yılında birinci sınıfı burada okur. Aynı yıl içerisinde edebiyata merak salan Çakmak bir çok önemli şairin eserlerinden bir çoğunu ezberler, aynı zamanda kendisi de bir takım şiir
denemelerinde bulunur.

“Ne anam var ne babam
 Ne gelecek on param”

Kaderi hep şansızlıklarla giden Çakmak’ın, burada da şansızlık karşısına çıkar. Edirne Öğretmen Okulu, Öğretim yılı sonunda Kız Öğretmen Okulu’na dönüştürülür, okulun erkek öğrencileri muhtelif öğretmen okullarına dağıtılır. Hacı Mehmet Çakmak’ın yeni okulu Sivas Öğretmen Okulu’dur. 1949 yılında buradan başarılı bir derecede mezun olur ve aynı yıl içerisinde Bitlis’in Adilcevaz İlçesine tayini çıkar. 1950 yılında da Şerife hanımla evlenir. 1952 yılında Develi İlçesine naklen atanır. 1953-1954 yılları arasında Yedek Subay olarak vatani hizmetini yapan Çakmak, görevi esnasında Atatürk’ün naaşının Etnoğrafya Müzesinden Anıtkabir’e nakli işlemini yürütecek olan takımda görevlendirilir. Terhisini müteakip 1954-1955 öğretim yılında Develi Dumlupınar İlkokulu’nda çalışmaya başlar. Ağustos 1955 yılında da Bünyan Çağlayan İlkokulu’na naklen atanır. 1956 yılında bu okulda Başöğretmen olarak görevlendirilir. Bu arada Bünyan Ortaokulu’nda da ücretli derslere girer. Atatürk İlkokulu’nun yapımında Dernek Muhasibi olarak görev alır. Okulun tamamlanmasından sonra 1958 yılında bu okula ataması yapılır. 1960 yılında da Maarif Müdürü olarak görevlendirilir. Bu arada 1960 ihtilalinden kısa bir süre sonra Akkışla Nahiyesine, Nahiye Müdürlüğü görevine vekâleten atanır.   Bünyan’da ki Maarif Müdürlüğü görevini aralıksız 18 sene yürütür. O yıllarda Bünyan’a bağlı olan köy sayısının ve öğretmen sayısının çok fazla olması onu yıldırmamıştır. Okul yapım ve bakım çalışmaları ile her türlü imkânsızlıklara rağmen gıda yardımlarının yapılmasını bizzat yürütmüştür. Aynı zamanda ortaokuldaki derslerine girmeyi de hiç ihmal etmemiştir. Öğretmen açığı olduğu dönemlerde vekil öğretmen atamalarını adaletli bir şekilde ve daha çok ihtiyacı olanları atamayı hiçbir zaman ihmal etmemiş ve bu konuda çok düzenli kayıtlar tutmuştur.

1978 yılında 49 emekli olan Çakmak, emekli olana kadar hiçbir olumsuzluğun içerisinde bulunmamış, işine siyaset karıştırmadığı içinde herkesin sevgi ve saygısını kazanmıştır. Emekli olduktan sonra bir ara ticaret işine atıldı fakat bu alanda hiç deneyimi olmadığı için bu işi bıraktı. Bu arada İmam Hatip lisesinin yapımında muhasip olarak görev aldı. Sağlık camisinin yaptırılmasında da hizmet verdi. Kısa bir süre sonra evinin yanına açtığı bakkal dükkânında zamanını değerlendirdi. Öğretmen olan oğlu Fatih Mehmet Çakmak’ın Kayseri’ye tayininden sonra bu işi bıraktı.

1987 yılında Hac vazifesini yerine getiren Çakmak dönüşte şeker hastalığına yakalandı. Bu hastalık yüzünden yorgun ve bitkin düşen Çakmak 09 Temmuz 2008  de kalp krizi geçirdi. 10 günlük bir tedaviden sonra evinde istirahate çekilen Çakmak, 21 Temmuz 2008 gecesi geçirdiği ikinci bir kriz sonucu hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Hacı Mehmet Çakmak’ın;  Faruk, Fatih Mehmet ve İzdihar adında üç evladı vardır.

Kaynak: Fatih Mehmet Çakmak,  Bün-der Dergisi
Yeniden Düzenleyen: Hasan Yüksel

3 Eylül 2015 Perşembe

AHMET ÇETİN


1942 yılında Bünyan’da doğdu. İlk ve ortaokulu Bünyan’da okudu. 1963 senesinde Sivas Öğretmen okulundan mezun oldu. Aynı okuldan mezun olan öğretmen Türkan Çetin’le evlendi. Bünyan ve çevresinde Namık Kemal İlkokulu başta olmak üzere çeşitli okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra, Bünyan İlköğretim Müdürlüğü ve Çağlayan İlkokulu Müdürlüğü yaptı. 1990 yılında İstanbul’a tayin oldu ve İstanbul’un çeşitli okullarında öğretmenlik ve Okul müdürlüğü yaptı. Son olarak Bakırköy Halil Vedat Fıratlı Etüt ve Beslenme İlköğretim Okulu müdürlüğünden, devlete 43 yıl gibi uzun bir hizmetten sonra emekli oldu. Şu anda İstanbul’da ikamet etmesine rağmen Bünyan sevdasından hiç vazgeçmeyen değerli hemşerimiz Ahmet Çetin, her yılın üç dört ayını dostlarının, arkadaşlarının arasında geçirmek için Bünyan’a gelmektedir.


1 Nisan 2015 Çarşamba

MEHMET NEDİM EROL


Mehmet Nedim EROL

17 Mayıs 1952 yılında Bünyan’da doğdu.  Okul hayatına Çağlayan ilkokulunda başladı. Bünyan ortaokulundan sonra Kayseri Lisesi, İstanbul Haydarpaşa lisesinde (Şu an Marmara üniversitesi olan yer ) okuduktan sonra Bünyan lisesinden 1971 yılında mezun oldu. (Bünyan lisesinin ilk mezunu ve Bünyan lisesinin ilk bando takımının elamanlarındandır.)

1971 yılında Kara Harp Okulu sınavlarını kazanarak, harp okuluna girdi.1974 yılında Kara Harp Okulundan teğmen olarak mezun oldu. Bir yıl İstanbul stajından sonra önce kısa bir dönem Isparta 40’ ncı Piyade Er Eğitim Alay komutanlığında takım komutanı,(Bu görevini yaparken onu yetiştiren ortaokul ve lise öğretmenlerine komutanlık yaptı.)  bilahare Cumhur Başkanlığı Muhafız Alayında (1975-1980 ) takım komutanlığı yaptı.

1980 -1982 yıllarında ilk şark görevi olarak Kars Çıldır Doğruyol hudut birliğinde bölük komutanlığı,1982-1985 Edirne Süleoğlu’nda,1985-1987 Kıbrıs’ta bölük komutanlığı, 1987-1991 Hatay, İskenderun’da görev yaptı. 1991-1993 yılları arasında Mardin’de ikinci şark görevini yaptıktan sonra, 1993-1995 yılları arasında Kayseri Askeri ceza evi müdürlüğü yaptı. 1995-1999 yılları arasında Kayseri Komando Tugay komutanlığında görevinde bulundu. Burada görevli iken yurt dışı görev olarak 6 ay Nahcivan’da Askeri danışmanlık görevinde bulundu. 1999-2003 yıllarında Kara Kuvvetleri komutanlığında görev yaptı.

2003 -2005 yıllarında ilk başladığı Isparta 40’ncı Piyade Er Eğitim Alay komutanlığında, Alay komutanı olarak görev yaptıktan sonra buradan emekli oldu. Halen Ankara’da ikamet etmekte olan Mehmet Nedim Erol emeklilik hayatına çeşitli aktiviteler ile devam etmektedir. Evli olup Burak adında bir evlat sahibidir.



21 Mart 2014 Cuma

İSMAİL ULUSOY

İsmail Ulusoy
15 Şubat 1941 de Bünyan’da doğdum. İlkokulu Bünyan Çağlayan İlkokulunda okudum. Ortaokul birinci ve ikinci sınıfı Bünyan Ortaokulunda okudum. Ortaokul 3. sınıfta Devlet Parasız Yatılı sınavını kazanarak Kayseri Lisesi orta kısmına başladım. 1955-56 ders yılında ortaokulu bitirdim. Kayseri Lisesinden 1958-59 ders yılında mezun oldum. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine imtihanla girdim. Tıp Fakültesini Kara Kuvvetleri hesabına okudum. 1967 yılında Tıp Fakültesini bitirdim. 1 yıl Gülhane Askeri Tıp Akademisinde Tabip Teğmen olarak çalıştım. 1968-1972 yılları arasında Tbp. Ütgm. olarak İzmit 15. Kolordu Karargahında, Karargah Tabibi olarak çalıştım. 1972 Temmuzunda Gülhane Askeri Tıp Akademisi Anestezi ve Reanimasyon kürsüsünde ihtisasa başladım. 1975 Temmuzunda uzmanlık sınavını vererek Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı olarak Tbp Yzb. rütbesiyle 200 yataklı Sarıkamış Asker Hastanesine tayin oldum. 2 yıl orda çalıştıktan sonra 10 Ağustos 1977 de zorunlu hizmetimin bitmesi sonu Silahlı Kuvvetlerden istifaen ayrıldım.
27 Eylül 1977 de SSK Erzincan Hastanesinde Anestezi ve Reanimasyon uzmanı olarak göreve başladım. 1982 yılı mayısında aynı görevle SSK Kayseri Hastanesine tayin oldum. Eylül 1986 da SSK Genel Müdürlüğünün oluru ile Sağlık Bakanlığı Kadrosuna geçerek Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü görevine Sağlık Müdür Vekili olarak atandım. Eylül 1989 a kadar bu görevimi sürdürdüm. Aynı tarihte esas kadrom olan Kayseri Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanlığı görevime başladım. Haziran 1992 de yeniden Kayseri İl Sağlık Müdürlüğüne vekaleten atandım. Temmuz 1994 te görevime son verilmesi üzerine tekrar Kayseri Devlet Hastanesindeki görevime döndüm. 1 Ekim 1997 tarihinde buradan emekli oldum. Aynı tarihte Kızılay Kan Merkezi Müdürlüğü görevine başladım. Bu görevim 31 Aralık 2001 tarihine kadar sürdü.
Bu tarihten sonra çeşitli özel hastanelerde Anestezi ve Reanimasyon uzmanı olarak çalışmaktayım.
ADD ye 10.12.1996 da üye oldum. 2003-2005 döneminde Kayseri Şube Başkanlığını yaptım. 22 Nisan 2007 tarihinde yapılan seçimde Dernek Yönetim Kuruluna seçildim. Yönetim Kuruluna seçilen üyelerin onayıyla yeniden Şube Başkanlığına getirildim.
Evliyim. Hepsi de evli 2 oğlum, 2 kızım; 3 ü kız olmak üzere 5 torunum var.
Kaynak ve Fotoğraf: http://bunyan38.wordpress.com/page/34/