Bün-Der etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bün-Der etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2016 Çarşamba

HACI MEHMET ÇAKMAK (1929 - 2008)


HACI MEHMET ÇAKMAK (1929 - 2008)

Hacı Mehmet Çakmak,  Ahmet ve Ayşe Çakmak çiftinin evlatları olarak 1929 yılında Bünyan Cami-i Kebir Mahallesinde doğmuştur. İki-üç yaşlarında iken babasını kaybetmiştir. Bu nedenle babasını hiç tanımamıştır. Davarcılıkla geçinen ailede Hacı Mehmet Çakmak okul çağına geldiğinde bir an önce okula gitmek için yanıp tutuşur. Annesine okula gitmek istediğini söyler fakat annesi “Kitabını defterini nasıl alacağız, hem sen okuldan kaçar bizim başımızı jandarma ile belaya sokarsın” der. İçindeki okuma hevesiyle ve çocukça bir tavırla, Hacı Mehmet Çakmak’ın buna cevabı şu olur. Ben aşık oynarım, üter onları satar masraflarımı karşılarım” der. Bu heves üzerine okula yazdırılan Çakmak, okulda başarılı olur ve 1941-1942 yıllarında ilkokulu başarıyla bitirir. O yıllarda Bünyan’da ortaokul olmadığı için Nevşehir’de bulunan halasının oğlunun yanına giderek ortaokula burada devam eder.  Burada okurken 1943 yılının baharında annesini kaybeder. Aksilikler üst üste gelmektedir, halasının oğlunu askere aldıkları için çaresiz kalan Çakmak okulun merdivenlerine oturup ağlarken tarih öğretmeninin dikkatini çeker. Tarih öğretmeni niçin ağladığını sorduğunda olan biteni anlatır ve evden geri dönmesini istediklerini, artık okutamayacaklarını söylediklerini, der. Öğretmeni onu teselli ettikten sonra, evdeki eşi ile görüşerek onu yanlarına alırlar ve okula devam etmesini, 1945 yılında da başarılı bir derecede okulu bitirmesini sağlarlar.

Hacı Mehmet Çakmak 1945 yılında öğretmenler kurulu kararı ile o yıl uygulanacak olan bir programda Fransızca öğretmeni olmak üzere Adana öğretmen okuluna gönderilir. Bütün derslerinin iyi olmasına rağmen o yıl geçer not alamaz ve devre kaybeder. Bununla ilgili olarak defterine şu notu düşer. “Benim ders verdiğim öğrenciler sınıfı geçtiği halde beni geçirmeyen Geometri Öğretmenime hakkımı helal etmeyeceğim”.

O dönemde hükümetle Milli Eğitim Bakanlığı arasında meydana gelen anlaşmazlık nedeniyle Fransızca Öğretmeni Yetiştirme Programı askıya alınır. Askıya alınan program sonucu öğrenciler çeşitli okullara dağıtılır. Hacı Mehmet Çakmak’ın kaderine ise Edirne Öğretmen Okulu düşer. 1946-1947 yılında birinci sınıfı burada okur. Aynı yıl içerisinde edebiyata merak salan Çakmak bir çok önemli şairin eserlerinden bir çoğunu ezberler, aynı zamanda kendisi de bir takım şiir
denemelerinde bulunur.

“Ne anam var ne babam
 Ne gelecek on param”

Kaderi hep şansızlıklarla giden Çakmak’ın, burada da şansızlık karşısına çıkar. Edirne Öğretmen Okulu, Öğretim yılı sonunda Kız Öğretmen Okulu’na dönüştürülür, okulun erkek öğrencileri muhtelif öğretmen okullarına dağıtılır. Hacı Mehmet Çakmak’ın yeni okulu Sivas Öğretmen Okulu’dur. 1949 yılında buradan başarılı bir derecede mezun olur ve aynı yıl içerisinde Bitlis’in Adilcevaz İlçesine tayini çıkar. 1950 yılında da Şerife hanımla evlenir. 1952 yılında Develi İlçesine naklen atanır. 1953-1954 yılları arasında Yedek Subay olarak vatani hizmetini yapan Çakmak, görevi esnasında Atatürk’ün naaşının Etnoğrafya Müzesinden Anıtkabir’e nakli işlemini yürütecek olan takımda görevlendirilir. Terhisini müteakip 1954-1955 öğretim yılında Develi Dumlupınar İlkokulu’nda çalışmaya başlar. Ağustos 1955 yılında da Bünyan Çağlayan İlkokulu’na naklen atanır. 1956 yılında bu okulda Başöğretmen olarak görevlendirilir. Bu arada Bünyan Ortaokulu’nda da ücretli derslere girer. Atatürk İlkokulu’nun yapımında Dernek Muhasibi olarak görev alır. Okulun tamamlanmasından sonra 1958 yılında bu okula ataması yapılır. 1960 yılında da Maarif Müdürü olarak görevlendirilir. Bu arada 1960 ihtilalinden kısa bir süre sonra Akkışla Nahiyesine, Nahiye Müdürlüğü görevine vekâleten atanır.   Bünyan’da ki Maarif Müdürlüğü görevini aralıksız 18 sene yürütür. O yıllarda Bünyan’a bağlı olan köy sayısının ve öğretmen sayısının çok fazla olması onu yıldırmamıştır. Okul yapım ve bakım çalışmaları ile her türlü imkânsızlıklara rağmen gıda yardımlarının yapılmasını bizzat yürütmüştür. Aynı zamanda ortaokuldaki derslerine girmeyi de hiç ihmal etmemiştir. Öğretmen açığı olduğu dönemlerde vekil öğretmen atamalarını adaletli bir şekilde ve daha çok ihtiyacı olanları atamayı hiçbir zaman ihmal etmemiş ve bu konuda çok düzenli kayıtlar tutmuştur.

1978 yılında 49 emekli olan Çakmak, emekli olana kadar hiçbir olumsuzluğun içerisinde bulunmamış, işine siyaset karıştırmadığı içinde herkesin sevgi ve saygısını kazanmıştır. Emekli olduktan sonra bir ara ticaret işine atıldı fakat bu alanda hiç deneyimi olmadığı için bu işi bıraktı. Bu arada İmam Hatip lisesinin yapımında muhasip olarak görev aldı. Sağlık camisinin yaptırılmasında da hizmet verdi. Kısa bir süre sonra evinin yanına açtığı bakkal dükkânında zamanını değerlendirdi. Öğretmen olan oğlu Fatih Mehmet Çakmak’ın Kayseri’ye tayininden sonra bu işi bıraktı.

1987 yılında Hac vazifesini yerine getiren Çakmak dönüşte şeker hastalığına yakalandı. Bu hastalık yüzünden yorgun ve bitkin düşen Çakmak 09 Temmuz 2008  de kalp krizi geçirdi. 10 günlük bir tedaviden sonra evinde istirahate çekilen Çakmak, 21 Temmuz 2008 gecesi geçirdiği ikinci bir kriz sonucu hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Hacı Mehmet Çakmak’ın;  Faruk, Fatih Mehmet ve İzdihar adında üç evladı vardır.

Kaynak: Fatih Mehmet Çakmak,  Bün-der Dergisi
Yeniden Düzenleyen: Hasan Yüksel

10 Mayıs 2015 Pazar

HALİL GÜNEŞ



Dr. HALİL GÜNEŞ
11.05.1970 yılında Bünyan’a bağlı Emirören Köyü’nde doğdu.  Babasının işi gereği İlkokula 1976 yılında İstanbul  Beşiktaş Sinan Paşa ilkokulunda başladı, 1981 yılında nakil olduğu Büyük Esma Sultan İlkokulunda bitirdi. Ortaokulu 1984 yılında Ortaköy Gazi Osman Paşa Ortaokulunda bitirdi. Yine 1984 yılında başladığı Kabataş Erkek Lisesini 1987 yılında tamamlayarak, 1988 yılında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı.  1995 yılında bu fakülteden mezun oldu.     
1995 yılında İzmir Tabipler Odası tarafından düzenlenen turizm sertifika programına katılarak turizm hekimliği sertifikası almıştır. Yine aynı yıl mecburi hizmet dolayısıyla Çorum SSk Merkez Dispanserine tayin olup dahiliye polikliniğinde çalışmaya başlamıştır. 1996 yılında İstanbul Tabipler Odasından İşyeri hekimliği sertifikası aldı. 1997 yılında mecburi hizmeti tamamladıktan sonra tayin ile İstanbul Kazlı Çeşme SSK Dispanserinde Dahiliye Polikliniğinde çalışmaya başladı.  Aynı yıl il içi tayin ile SSK Paşabahçe Hastanesi dahiliye polikliniğine geçti. 2000 yılına kadar bu iş yerinde göreve devam eden Güneş, bu yıl içerisinde çıkan bir yasa ile Hatay Serinyol ilçesinde askerlik hizmetini tamamladı. Askerlik hizmetini tamamladıktan sonra Pendik SSK dispanserinde geçici hizmete tayin oldu. 2002 yılında yeniden eski iş yeri olan Paşabahçe SSK hastanesinde yeniden dahiliye polikliniğinde göreve başladı. 2005 yılında SSK Hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devrinde SSK kurumunda kaldı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Pendik biriminde çalışmaya devam etti. 
Bu görevlerinden farklı olarak, 1988 yılında Dekor Rulo Fırça San. Hassan İnşaat Mak. San. 2003 yılında Özel Eski Dostlar Huzurevinde, 2004 yılında Uluslararası Rodeo Tekstil’de iş yeri hekimi olarak görev yaptı.  1998-2003 yılları arasında mesleki açıdan Tabipler odasının düzenlemiş olduğu pratisyen hekimler kongrelerine katıldı. 2002, 2004 ve 2007 yıllarında geriatri kongrelerine katılmıştır.
2002 yılından beri Bünyanlılar Derneği’nin üyesidir. Derneğin bünyesindeki organizasyonlarda görev alarak hemşerilerinin sağlık sorunlarının çözümü konusunda her türlü çözümü sağlamıştır.

Evli olup bir kız ve bir erkek çocuk babasıdır.

9 Nisan 2015 Perşembe

BÜN-DER 2008



1969 yılında H.Bekir Demircan tarafından Esnaf ve Sanatkarlar odası kanununa göre kurulmuş ve Hizmet sunmuş olan bünyanlılar derneği.

31 Mayıs 2014 Cumartesi

RASİM ÜNAL KENDİ KALEMİNDEN



30 Eylül 1949 tarihinde kendi köyüm olan Elbaşı Nahiyesinde öğretmen olarak göreve başladım.O zaman on yedi yaşını yeni idrak etmiş bir gençtim.Köyümde başarılı olabilmem için öncelikle kendimi kabul ettirmem gerekiyordu.Çocukluk yıllarım tamamen köyümde geçmişti.Her kademeden çok sayıda arkadaşım vardı.Onlarla aramızda bir farklılık olması gerekiyordu.Bu farklılığı yaratabilmek için çok çalıştım.Öğrencilerimi çok yönlü iyi yetiştirdim.Sabırla bekledim.İki sene içinde arzu ettiğim seviyeye ulaştım.Akranlarım olsun,köyümüzün ileri gelenleri olsun herkesten saygı ve hürmet görmeye başladım.İşte o zamandan itibaren tasarladığım amaçlarımı ele almanın ve bu konularda gayret göstermenin zamanı geldiğine inandım.

Çocukluğumdan beri yardım etmeyi ve yardımlaşmayı çok severim.Öğretmen olduktan ve idari kademelerde görev aldıktan sonra bu özelliğim biraz daha gelişti.Artık bunları planlı bir şekilde ve programa bağlı olarak ele almaya başladım.Elbaşında yetişmiş bir eğitimci olarak köyüme karşı vefa borcumu ödemem gerekiyordu.Bu nedenle iki amaç tespit ettim.Bunlar;Tarım alanında örnek çalışma yapmak ve gerekli rehberlikte bulunmak,diğeri ise her sene öğretmen okuluna en az on öğrenci kazandırmaktı.Köylüme kendimi çok iyi anlattığımı düşünüyorum.bu yüzden her konuda fikirlerimi onlarla paylaşmaya devam ediyorum.Okuldaki öğretmen arkadaşlarımla da anlaşarak her öğretim yılında dördüncü ve beşinci sınıfların eğitim ve öğretim faaliyetlerini üstlendim.Bu özverili çalışmalarım sonucunda ilk yıl yedi,ikinci yıl on,üçüncü sene ise onbeş öğrencim sınavlarda başarılı oldu.Ondan sonraki yıllarda bu sayı artarak devam etti.Son senemde 30 öğrencim sınavda başarılı oldu.Bu kısa süre zarfında,yalnız öğretmen okulunu kazanan seksen civarında öğrencim olmuştu.

1963 yılında Elbaşı’dan ayrıldım.Yeşil Hisarın G.B.köyüne tayin oldum.Hiç bir karşılık beklemeden bu köyde de çok hizmetlerde bulundum.El üstünde tutuluyordum.Bu nedenle öğretmenliğimin en zevkli yıllarını bu köyde geçirdim.Bir sene sonra İlk Öğretim Müfettişi olarak bu köyden ayrılıp Niğde ilinde göreve başladım.Gerek Niğde ilinde gerekse İstanbul ilinde idari kademelerde bulundum.Her iki ilde de bana müracaat eden hemşehrilerime kanuni ölçüler içerisinde,elimden geldiği kadar yardımcı oldum.İstanbul da Beşiktaş ilçesinde ikamet ediyordum.Halen burada ikamet etmekteyim.Görevim gereği işlerimin çok yoğun olması nedeniyle,Beşiktaş’ta ikamet eden hemşehrilerimizle tanışma fırsatını yakalayamamıştım.Ancak işleri gereği bana müracaat edenlerle tanıştım.Bu sayının da Beşiktaş ‘ta oturanların yüzde beşi bile olmadığını sonradan öğrendim.

Emekli olduktan sonra 1983 yılında Beşiktaş’ta bir Kırtasiye dükkanı açtım.Bu vesile ile Beşiktaş’ta çok sayıda hemşehrim olduğunu öğrendim.Ancak bu hemşehrilerimin organize bir çalışma içinde olmadıklarını,aralarında iletişim sağlayamadıklarını,münferit yapılan bazı yardımlaşmaların dışında bu konularda tatmin edici faaliyetlerin olmadığını müşahade ettim.Yakınen tanıdığım hemşehrilerim ile bu konuda fikir alış-verişinde bulundum.Kendilerine ik yol önerdim.Ya partileşip çevre oluşturarak etkin olmayı,ya da Dernekleşerek birlikteliği sağlamak şeklinde;her iki görüşte bir hayli tartışıldı ve sonuç olarak Dernekleşmede karar kılındı.

Yaptığımız uzun çalışmalar sonucunda kuruluşla ilgili her türlü işlemleri tamamlarak Beşiktaş Emniyet Müdürlüğüne müracatta bulundum.Bir ay sonra kuruluşumuzun yapıldığını,faaliyetlere başlanabileceği tarafımıza bildirildi.Derneğimizin başarısı için bütün olabilecek olumsuz düşünceleri bir tarafa bırakarak büyük bir heyecanla çalıştık.Hemşehrilerimizi işyerlerinde ziyaret ederek bilgi verdik,olumlu tepkiler aldık ve çok sayıda üye kaydımız oldu.

Ziyaretlerimizin en güzel tarafı ise hemşehrilerimizin bize olan güvenlerinin tam olduğunu bir kere daha görmemiz oldu.Yapmış olduğumuz ilk Genel Kurul toplantısında Derneğimiz bünyesinde bir Danışma Kurulu ile birde Hanımlar Komisyonu oluşturulması konusunda tavsiye kararı alınmıştır.Danışma Kurulu Derneğimizin gelişmesi ve güçlenmesi bakımından çok büyük yarar sağlamıştır.Özellikle Dernek Merkezimizin satınalınmasında etkin olmuşlardır.Bu vesile ile de Derneğimizin devamlılığı sağlanmış olmaktadır.

Hanımlar Komisyonu ise başlı başına bir özveri ve yardımlaşma örneği göstermiştir.Özverili çalışmaları sonucunda dokuz sene boyunca ihtiyaç sahibi öğrencilere burs sağlamışlardır.

Hemşehrilerimizin birbirleri ile tanışmaları ve hasret gidermeleri için on iki kere yemekli tanıtım toplantısı ,bir kere de piknik düzenlenmiştir.

Bütün bunların yanında Yönetim Kurulunun aylık toplantıları dışında çoğunluğun katılım ile ayda bir kere toplantı yapılması düşünülmüş ancak bu arzumuz hemşehrilerimiz tarafından yerine getirilmemiştir.

Hemşehrilerimizin yardım ve desteği sayesinde on iki seneden beri üniversitelermizde okuyan ihtiyaç sahibi öğrencilerimize her yıl artan miktarlarda karşılıksız burs verilmektedir.Bu uygulama halen devam etmektedir.2007/2008 öğrenim yılında ise bu imkandan 69 öğrencimiz yararlanmıştır.Bu başarı bu imkanı bizlere sağlayan hemşehrilerimizin başarısıdır . onlara teşekkürü bir borç biliyoruz.

Danışma Kurulumuzun bir toplantısında alınan karar doğrultusunda 1995 yılından itibaren Derneğimizin yayın organı konumunda olan bültenimizi çıkarmaya başladık.Bu yayınımız 2004 yılından itibaren Dergi haline dönüşmüştür.ofset baskı ve on altı sayfadan ibaret olan bu dergimizin yayınına halen devam edilmektedir.15 seneden beri bizi destekleyen ve güç veren bütün hemşehrilerimize teşekkürü borç biliyoruz.

Sponsor bulunduğu taktirde dergimizin yayınına devam edilecektir.Ayrıca bu alanda eğitim almış,özellikle burs verdiğimiz öğrencilerimizin yardımlarını bekliyoruz.

Değerli Hemşehrilerim;bir annenin çocuğuna yıllar boyunca,onun sevinç ve üzüntüleriyle haşir neşir olarak büyütüp yetiştirdiği gibi,bizler de aynı duygularla hareket ederek derneğimizi büyütüp geliştirdik.Bugünkü haline getirdik.Et ve Tırnak misali birbirimizle bütünleştik ve kenetlendik.O Birlikteliğin getirdiği güçle hizmetlerimizi en iyi şekilde yerine getirme gayreti içerisinde olduk.Bu azim ve kararlılığımızda en küçük bir sapma olmamıştır.O şevk ve heyecanla çalışmalarımızı,aynı şekilde sürdürmeye kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Saygılarımızla….

RASİM ÜNAL