Ömer Acar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ömer Acar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2020 Cuma

İNSAN GİDER İZİ KALIR


Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz sevgili hemşehrimiz merhum Ömer Acar giderken arkasında birçok iyilik bırakarak gitti. Eğitim sevdalısı hemşerimiz merhum Ömer ACAR ellinin üzerinde Bünyanlı öğrenciye eğitim desteği verirken, 1999 yılında meydana gelen büyük deprem sonrası, Yalova’da da yerle bir olan birçok okul için başlatılan 'Çocuklar Okulsuz Kalmasın' kampanyasında kendisini gösterdi. Benimde bir tuğlam olsun diyen insanların yanın da yer aldı. Merhum Ömer ACAR eğitime çok önem verdiği için kendisi de okulsuz kalan bir köye okul yaptırabilmek için uğraştı. Büyük depremden sonra Yalova’nın Altınova beldesine bağlı Çavuşçiftliği köyünde okul kalmamıştır. Burada bulunan çocukların tekrardan okula kavuşması için Fatih Eğitim Vakfı Başkanlığı yaptığı dönemde bu köye bir okul yapılmasına karar verilmiştir.

26 Kasım 2000 yılında temeli atılmış, 50 dönümlük arsa üzerine kurulmuş, 1200metrekare tek katlı anasınıfı dâhil 9 sınıftan oluşmaktadır. Okul, kaloriferli, içerisinde laboratuvar ve spor salonu bulunmaktadır. Bu okul 5.5 ayda tamamlanmış ve 13 Mayıs 2001 yılında okulumuzun açılışı yapılmıştır.
Okulumuz adını vakfımızın adı olan Fatih Eğitim Vakfının vermiş olduğu isim, ' Fatih Sultan Mehmet İlk Öğretim Okulu' olarak eğitime devam etmektedir.

Bu okul, aydınlığa, bilime, çağdaşlığa giden yolda ışık saçacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Okul yaptıranın gönül tahtı boş olmaz. Okulumuz D.130 karayolundan geçerken hemşerimizin burada bir okulu var deyip, evinize gider gibi okula uğrayıp burada sıcak mini mini çocuklarımızın mutluluğunu görebilirsiniz.

Eğitim aşığı merhum Ömer Acar'ın eğitime verdiği destek üniversite bursiyer öğrencilerdeki emeği ve bu okuldaki onun yarattığı güçlü temeller üzerine kurulmuştur. Onun desteği ile bu okul yapıldı. Yolu okula düşenler, Ömer ACAR beyefendi için okulun duvarında yazılı olan 'BAŞKAN ÖMER ACAR TARAFINDAN YAPTIRILDI' yazısını görebilirler.

Hemşehrimiz Ömer Acar aynı dönem içerisinde, yürüme engelli 240 kişinin engelli arabası sahibi olmasını sağlamıştır. Yine kanserli hastaların bakımında kullanılan elektronik tıbbi cihazların teminini ve kullanımını sağlamıştır. Bu dönemde hizmetleri bunlarla kalmamış İstanbul’un varoş bölgelerinde 5000’in üzerinde öğrencinin sağlık taramalarını yaptırmıştır.


Eğitim sevdalısı hemşerimiz merhum Ömer ACAR'ın ruhu şad, mekânı cennet olsun.



14 Ocak 2017 Cumartesi

TAHSİN EROL

TAHSİN EROL (1943 -     )

1943 yılında Dayı Halit (Dayıbey) ve Kadriye Erol’un yedi çocuğundan ikincisi olarak İbrahim Bey Mahallesi, Havuz sokakta dünyaya geldi. Baba tarafından Dedesi Tahsin Ağa’nın adı verilmiştir. Anne tarafından Dedesi Alirıza Efendi, Anneannesi Fikriye hanım, Baba tarafından dedesi Tahsin Ağa, babaannesi Sıdıka hanımdır. Babası Dayı Halit Erol Bünyan Tekstil Fabrikası Genel Müdürü olup Konaklı ailesindendir. Çocukluğu ve gençlik yılları Bünyan’ın yeşillikleri ve güzel bahçeleri içerisinde geçmiştir.

Erol 1949 yılında ilk eğitimine Çağlayan İlkokulunda başladı. İlk öğretmeni tüm Bünyanlıların tanıdığı ve Çağlayanlar Beldesi Bünyan kitabının yazarı Hamdi Üçok’tur. Üç yıl Hamdi Üçokun öğrencisi olan Erol, ilkokuldaki son iki yılını da, öğretmeni İbrahim Eren’in eğitimi ile tamamlamıştır. İlkokula başladığı yıllarda evlerinin karşısında bulunan, kışları mahalle halkının buluştuğu, köy odası vazifesi de gören, içerisi oymalı tahta işlemelerle süslü, Abidin Ağa’nın iki göz odalı, merdivenlerle çıkılan evinde, namazlık dersleri de aldı. Bir dönemde sabahları okula gitmeden önce Bünyan’ın tanınmış kişilerinden olan Baltacı Mehmet Ağa’dan da Kur’an dersleri aldı.

Ortaokula 1954 yılında Bünyan Ortaokulu’nda devam etti. O dönemde 40–45 kişilik sınıflarda, birçoğu Bünyan dışından gelmiş öğretmenlerinin verdiği iyi bir eğitimle okulu iyi bir derece ile 1957–1958 eğitim öğretim döneminde tamamladı. Ramiz Bey (son yıl Okul Müdürü), Abdurrahman Bey (Cebir Öğretmeni), aşırı disiplini ile fizik öğretmeni (Okul Müdürü) Hüseyin Avni Bey, Tahsin Erol’un ortaokuldan unutamadığı öğretmenleri arasında yer almıştır. Ortaokulu Bünyan’da tamamlayan Erol Liseye, 1958–59 öğretim yılında Sivas’taki 9 Eylül Lisesi’nde başladı. Burada bir yıl yatılı okuduktan sonra, Sivas’ı çok sevmesine rağmen pahalı ve mahrumiyet bölgesi olması nedeniyle kaydını Kayseri Lisesi’ne aldırdı.1959–1961 yılları arasında Kayseri Lisesi’ni yatılı olarak okudu ve birincilikle 61 Haziranında mezun oldu. O yıl çeşitli devlet kurumlarının Ağustos ayı içerisinde yurt dışında üniversite okumak için açtığı sınavlara katıldı, hepsinden de başarılı oldu. Bu başarılarının sonucunda çeşitli ülkelere gönderilecek olan öğrencilerden ilk yüz kişi arasında yer aldı. Verdiği karar sonucu İngiltere’de Metalurji Mühendisliği okumak üzere 1962 yılında Türkiye’den ayrıldı.

İngiltere’de Tahsin Erol için artık yeni bir hayat başlamıştır. Noel’in henüz bittiği ve Oxford Street ve Regent  Street Caddelerinin o allanmış pullanmış ve rengarenk süslenmiş haline adım attığı zaman Londra ona hayaller şehri gibi gelmiştir. Londra’nın bahçeli iki katlı evlerini görmek onun Londra’da kalıp yaşayabileceği ve bu evlerden edinebileceği düşüncesini oluşturmuştu. Erol, Londra’da meşhur Hyde Park’ın karşısında Avrupa zenginlerinin, İngilizce kurslarına çocuklarını gönderdikleri bir okula ataşeliğimiz vasıtasıyla kaydını yaptırdı. Bu okuldaki öğretmeni, diğer öğretmenler gibi, meşhur Cambridge Üniversitesi mezunu John Stensfield isimli 32 yaşında çok kültürlü biriydi. Onun sayesinde sınıflarında bulunan 12 Türk ve diğer ülkelerden gelen 2 arkadaşıyla beraber kısa sürede İngilizce konuşmayı öğrendiler.

Erol, İngiltere’de bir yıllık bir lisans eğitiminden sonra, iki yıl üniversite hazırlıkları da dâhil olmak üzere 1970 yılında, Londra Üniversitesinden Metallurji Ve Malzeme Mühendisi olarak mezun oldu. Kendi tahminine göre Türkiye’nin ilk Malzeme Mühendisi’dir. Mezun olduktan sonra üniversite hocalarının kendisine bir kariyer seçip öğretim üyesi olması yönündeki isteklerine sıcak bakmayarak geri çevirdi. Londra Üniversitesi’nde okuduğu yıllarda ve kendisinden bir dönem öncesinde birlikte eğitim yaptığı Türk arkadaşlarının arasında, Yıldırım Aktürk, Korkut Özal, Borusan firması sahiplerinden iki kardeş, Hüseyin ve Zeki Kocabıyıklar, Sümerbank Genel Müdürü olan Cavit Şentürk’te vardır.

Tahsin Erol, mezun olmadan önce 1968 Ağustosu’nda hayatını; kıvrak zekâsı, insanlarla iletişimi güçlü, kendisine güvenen ve her zaman kendi arkasında duracak, hayat mücadelesini birlikte yürütecekleri cesur, yürekli, savaşçı dediği, İngilizce ve Tarih Öğretmeni olan Bayan Dorothee ile birleştirdi.

Tahsin Erol mezuniyetimden sonra ilk iki yıl Londra merkezli Britanya Gas Endustri Arge genel merkezinde yüksek alaşımlı çelikler üzerinde araştırmalarla yüksek lisansını yaptı. 1973 yılında Türkiye’ye dönüş yaptı fakat ailevi nedenlerden dolayı Tekrar İngiltere’ye dönüş yapmak zorunda kaldı.  Aynı yıl İngiltere’de çok uluslu cevher hazırlama sahasında uzmanlaşmış ve dünyaca ün yapmış olan Amerikan şirketi Denver Equıpment (Colarado) Inc firmasında mühendis olarak görev aldı. Çok kısa zamanda Piyasa İşleri ve Proje Geliştirme Müdür Yardımcılığı’na  (Businnes and Project Development Assistant Manager) terfi etti. Firmanın İngiltere bürosu, Afrika ve Ortadoğu Ülkelerinden sorumlu idi ve Erol’un görev aldığı günlerde Şah’ın İran’ı büyük yatırım yapan ülkelerin başında yer almaktaydı. Erol’un görev aldığı dönemde yine Stratejik bir malzeme sayılan Wolfram madeninin konsantre edilerek kazanılması ile ilgili Etibank’ın Uludağ Tesisleri projesi ihalesi alınarak Proje Mühendisliği görevi de Erol’a verildi.

Türkiye’de ki başarılarından dolayı çalıştığı firma Tahsin Erol’u Amerika’ya nakletmesi şartıyla yöneticiler kadrosuna terfi ettirmek teklifinde bulundu ise de o Türkiye Temsilciliği’nin kendisine verilmesi kaydıyla, Türkiye’de şansını denemesi için yardımcı olmalarını isteyerek Türkiye’de kaldı. Bu arada İngiltere’de bursunu temin etmiş olan Karabük Demir Çelik Fabrikalarına olan mükellefiyetinin karşılığındaki borcunun geri ödenmesine de yardımcı oldular.

1976 yılının baharında İzmir Bornova Ağır Topçu Birliğinde kısa dönem askerliğini yaptı. Askerlikten hemen sonra işlerini yürütmek için Ankara’ya yerleşti. Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı neticesi uygulanan askeri ve ekonomik ambargo neticesinde ekonomik sıkıntılar ve sonrasında gelen anarşik olaylar nedeniyle işleri sıkıntıya girdi. Kazandığı birçok ihalenin akreditifleri açılmayınca işleri yolunda gitmedi. Tüm bu zorlu dönemden sonra İstanbul’da inşaat çelikleri üreten İÇDAŞ firmasının kontinü döküm yapan çelikhanesinde mühendis olarak göreve başladı. 8 aylık bir sürenin sonucunda solcu bir sendikanın kışkırtmalarıyla işçiler greve gidince Tahsin Erol’da gelişen olaylar neticesinde işini kaybetti. Patronuyla vedalaştıktan sonra, kendisine verdiği bir zarfı açtığında büyük bir sürprizle karşılaşır ve zarfta 6 aylık ücretine denk gelen 50.000 TL. olduğunu görür (1978 yılında asgari ücret 400 TL). Bu büyük sürprizden Erol çok etkilenmiştir. Patronunun çelikhaneye fazla uğramamasına rağmen birilerinden devamlı rapor aldığını sonradan öğrenen Tahsin Erol, bu olayın Türk insanının olumsuz şartlar içerisinde dahi ne derece büyük yürekli ve fedakâr olduğunu görerek etkilenmesine yol açmıştır.

1980 yılında ailesiyle birlikte geri döner. Burada yapmış olduğu tasarruflar ile ilk iş olarak Güney Londra’da bir ev satın alır. Mesleğinde iş bulmakta zorlandığı için ticaretle uğraşmaya başlar. Buradaki diğer işlerinin yanında Kayseri’den önemli miktarda ipek halının pazarlanmasını Londra’da gerçekleştirir. 1990’larda İngiltere’de süregelen derin bir kriz Erol’un yeni bir iş sahası bulma düşüncelerini tetikler ve 1994 yılında mesleğine geri dönerek Türkiye ile ilgili yeni bir proje gerçekleştirir.

1995 yılında İstanbul’da akrabası ve arkadaşı olan Ömer Acar ile Korokap A.Ş.’yi kurdular. Çalışma sahası olarak ağır endüstride ihtiyaç olan korozyonu önlemek maksadıyla en son teknolojik metal kaplama sistemlerini ele aldılar. Bunun içinde Gebze Organize Sanayi Bölgesinde 400 metre karelik kapalı alanda bir tesis kurdular. Tesisin kurulmasıyla büyük endüstriyel holdingler müşterileri arasında yer aldı.  Erol, Türkiye’de ki işleri devam ederken 1999 ve2002 yıllarında Türkiye’de ki işlerinin paralelinde aynı işleri yapan bir İngiliz firmasının Güney İngiltere Bölgesi proje geliştirme ve pazarlama işleri görevini üstlendi. 2001 yılında, Türkiye’de ki şirketinin çoğunluk hisselerini ortağı Ömer Acar’dan devraldı. 2003 yılında BTC boru hatlarında, Botaş Dörtyol Beton ve Çelik iskelelerinde rehabilitasyon ve benzeri projelerde uzman firma olarak çok başarılı uygulamalar yaptı. Bu başarılı uygulamaları Erol’u ve firmasını Türkiye’nin büyük müteahhit firmaları yanında Türkiye dışındaki mega projelerde de yer almasına yol açtı ve 2015 yılına kadar bu alanda faaliyetleri devam etti.

Erol bir kız ve bir erkek evlat babasıdır. Oğlu Cengiz, İngiliz Ordusu eğitim merkezinde Mühendislik mesleği üzerine eğitim yaptı ve Nato bünyesinde ki Özel Kutup Savaşçısı Komando Birlikleri Norveç ve İskandinav ’ya birimlerinde görev yaptıktan sonra istifa ederek Avustralya’da bir firmada genel müürlük yaptı. Daha sonra tekrar İngiltere’ye dönerek uzmanlık dalı olan inşaat sektöründeki işlerine döndü.  Kızı Rebekka bir üniversitede biyoloji tahsili yaptıktan sonra Kraliyet Opera Salonu’nun Basın Yayın Müdürlüğüne getirildi. Rebekka bu kurumun tarihindeki en genç müdiresi oldu. Tahsin Erol kızının bu müessesedeki başarısıyla ilgili olarak Bünyanlı hemşehrilerine şu kısa notu iletmektedir. “Kızım bu seçkin müesseseden ayrılırken, kızımın başarısını, bir çok çalışanlarının da iyi şans diledikleri ve imzalarını taşıyan “Sultana’ya elveda” başlığı altında, ilk sayfasında Atatürk’ün tüm sayfa bir resmini taşıyan hazırladıkları bir kitapçık ile onure etmişlerdir. Bilvesile bu konudaki gurur ve iftihar duygularımı tüm BÜNYALI dostlarımla paylaşmaktan mutluluk duyarım”. Tahsin Erol’un kızı daha sonra 4 yıl İstanbul’da serbest çalışmış, İstanbul ve Türkiye ile ilgili yazıları ve fotoğrafları İngilizce bir çok seyahat mecmua ve kitaplarında yayınlamıştır.

Hasan Yüksel

31 Mayıs 2016 Salı

ÖMER ACAR


07 Aralık 1940 tarihinde Ahmet Tosun ve Emine (Aslan) Tosun’un evlatları olarak Bünyan İbrahimbey Mahallesinde doğmuştur. 1710 yılında Horasan’dan göç eden Konaklılar sülalesindendir. 1947 yılında Çağlayan ilkokuluna başlayan Acar, buradan 1952 yılında mezun olmuştur. 1953 yılında Bünyan ortaokuluna başlamış fakat okulda yeterli sayıda öğretmen olmadığı için okulun bir yıl kapatılması nedeniyle ancak 1956 yılında çok iyi bir derece ile mezun olmuştur.

1950 yılında Bünyan’da lise bulunmaması nedeniyle, milli eğitim seferberliğine uyarak Ankara’da bulunan ablasının yanına giderek lise tahsiline başlamıştır. Lise yıllarında, yaz tatillerinde boş durmayan Acar,  fırsattan istifade ederek Bünyan’a gelir, çiftçilik yapan ailesinin yanında düven sürer, kağnı, çeteni ile saman taşır, tığ savurur, yonca biçip bahçe belleyerek babasının işlerine yardımcı olurdu. Liseyi okurken sosyal hayatın içine de giren Acar, o yıllarda futbola adım atarak ilçe futbol takımında yerini almıştır. Gençlik yıllarında  Bünyan’dan hiç kopmayan Acar gençlik dönemlerinde özellikle yaz tatillerinde Bünyan’da bulunur, Bünyan Spor Kulübü takımında futbol oynardı.  Nitekim İstanbul’da da Beylerbeyi Kulübünün iki yıl süre ile başkanlığını da yapmıştır.

1959 yılında Ankara Gazi lisesinden mezun olmuştur. Mezuniyet sonrası gerekli ekonomik desteği sağlayabilmek için kısa bir süre Ankara Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünde çalıştı. Bir yandan da gece eğitimi veren Ticari İlimler Akademisine devam etti. Gündüz çalışıp gece okuyarak eğitimini de normal süresinde tamamlayan Acar böylelikle geniş bir çevre ve itibar edinme fırsatı da bulmuştur. Okul bittikten sonra 1961 yılında kurulan Ordu Yardımlaşma Kurumunun ilk personeli olarak çalışmaya başlamıştır. 

Ticari İlimler Akademisi’ndeki eğitimini başarıyla tamamlayan Acar, her genç gibi askerlik görevini yapmak için askerlik müracaatında bulundu. Askeri okulların sınıf seçme imtihanı sonunda Mamak Muhabere Alayı içerisinde bulunan Mamak Muhabere Okulu’nda eğitime başladı. Altı aylık bir eğitimi Yedek Subay olarak tamamladıktan sonra, öğrencisi olduğu Mamak Muhabere Okulu’na Eğitim Subayı olarak atandı. 1967 yılında da Yedek Subay Teğmen olarak terhis oldu. Askerlik sırasında tanıştığı Bedrettin Dalan (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı) ve Baki İlkin (Birleşmiş Milletler Türkiye Temsilcisi) gibi arkadaşlarıyla, arkadaşlıklarını sivil hayatta da devam ettirdi ve ilerletti.

Terhis olduktan sonra 1968 yılında yeni bir hayata adım attı ve hayatını Nazire hanımla birleştirdi.

Askerlik hayatından sonra yeniden OYAK’taki işine döndü.  OYAK’ta çalıştığı 13 yıllık bir süre içerisinde çimento fabrikaları ve Renault Otomobil Fabrikası projelerinde aktif görevlerde bulundu. Acar’ı iş yeri başarılarından dolayı 1972 yılında “İşletme Yüksek Lisansı” nı tamamlaması için İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi, İşletme İktisadi Enstitüsüne bir yıl süreyle İstanbul’a gönderdi. Bir yıl süre içerisinde buradaki eğitimini başarıyla tamamlayan Acar buradaki eğitimini tamamladıktan sonra Ankara’ya dönmeyip Türkiye’nin en büyük turistik alış-veriş şirketi olan Net Şirketler Gurubu’nda göreve başlamıştır. Buradaki başarısı da giderek artan Acar yıllar içerisinde Genel Müdür ve Holding Yönetim Kurulu üyeliklerinde de bulunduktan sonra emekli oldu.

Acar özellikle İstanbul’da çalışırken, bir yandan da sosyal faaliyetlerde bulundu. Bün-Der’in kuruluşunda bulunup aynı zamanda bu derneğin üyesi olan Acar, bu derneğin iki yıl boyunca başkanlığını yaptı. Dernek binasının temininde önemli katkıları oldu. 1996 yılında Fatih Rotary Kulübü’ne üye olan Acar 2000-2001 yılları içerisinde bu kulübün başkanlığını yaptı. Aynı zamanda Fatih Eğitim Vakfı’nın da üyeleri arasındadır. Her yıl onlarca öğrenciye burs veren vakfın 2015-2016 öğretim yılı içerisinde 6 öğrencisi Bünyanlıdır.  Fatih Eğitim Vakfının aracılığı ile 2000 yılından bu yana birçok öğrencinin okumasında Ömer Acar’ın katkıları bulunmuş, Bünyan’da ihtiyacı olan 50’ye yakın öğrenciye eğitim desteği sağlamış halende sağlamaya devam etmektedir.  

Ömer Acar Rotary Kulübü Başkanlığı sırasında, 1999 depreminden hemen sonra Yalova Altınova İlçesi, Çavuşçiftliği Köyü’nde tamamı bağışlardan oluşan, 1250 metrekare kapalı alan üzerine 9 sınıflı, laboratuvarlı bir okulun 5.5 ayda yapılmasını sağlayarak MEB ’lığına törenle teslim etmiştir. Aynı dönem içerisinde, yürüme engelli 240 kişinin engelli arabası sahibi olmasını sağlamıştır. Yine kanserli hastaların bakımında kullanılan elektronik tıbbi cihazların teminini ve kullanımını sağlamıştır. Bu dönemde hizmetleri bunlarla kalmamış İstanbul’un varoş bölgelerinde 5000’in üzerinde öğrencinin sağlık taramalarını yaptırmıştır. Bu başarılarından dolayı 2500 üyeli, 75 Rotary kulüp içerisinde tek altın yıldız kazanan başkan unvanını almıştır. O tarihten sonra “altın yıldızlı başkan” olarak anılmaktadır.   

Ömer Acar bir dönem siyasetle de uğraşmak istemiş fakat kendisini siyasetin içerisine girmekten alıkoymuştur. 1983 yılında, Turgut Özal’ın bizzat siyasete atılıp milletvekili olması yönünde yaptığı teklifi geri çevirmiş ama Turgut Özal’a önerdiği kişilerin meclise girmesine sebep olmuş ve Turgut Özal’la bir dönem seçim çalışmalarında bulunmuştur. Özal ile olan çalışmalarından sonra 1994 yılında Liberal Demokrat Parti’yi kuran Besim Tubik ile siyasete bir adım daha atan Acar, Liberal Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı görevi ile siyasi faaliyetlerde de bulundu.
Acar son günlerde Bünyan’da gündemde olan Tam Teşekküllü Bölge Hastanesi proje yapım çalışmaları içinde bulunmaktadır.
   
Ömer Acar evli olup, Gamze Acar Bayraktaroğlu adında kız evladı ve Tolga Acar adında Oğlan babasıdır. Halen İstanbul’da ikamet etmekte olan Acar’ın kızı Boğaziçi Üniversitesi İşletme Mezunu, oğlu ise İstanbul Üniversitesi İktisat mezunudur.   

Hasan YÜKSEL