Çağlayan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağlayan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2017 Salı

FİKRET GÜRKAN (1926-2014)


1926 Yılında Konaklı ailesinden Paşa Ağa oğlu Remzi Bey ile yine aynı aileden Hacı Ali ağa kızı Fevziye hanımın çocukları olarak Cami-i Cedit Mahallesi’nde dünyaya geldi. 6 yaşında iken babası Remzi beyi kaybetti. 1932 yılında Çağlayan ilkokulunda eğitimine başladı. 1937 ilkokulu bitirdi aynı yıl Kayseri Lisesi bünyesinde bulunan ortaokula girdi ve 1941 yılında buradan mezun oldu.

Gürkan ortaokulu bitirdikten sonra Sümerbank Kayseri Bez Fabrikasının laboratuvarında işe başladı. Burada 1 yıl çalıştıktan sonra Bünyan Sümerbank Yünlü Battaniye Fabrikasına tayin oldu. 1947 yılında Konaklı ailesinde Cemal Eler in kızı Celile hanımla evlendi. Evlilikten hemen sonra askerlik görevi nedeni ile Elazığ’a gitti, askerlik dönüşü tekrar fabrikadaki görevine döndü. Emekli olduğu 1977 yılına kadar bu fabrikanın muhasebe bölümünde görev yaptı.

Fikret Gürkan emekli olduktan sonra Kayseri’de Mavi Çelik Anonim Şirketi ile Alçılar Tavuk ve Madencilik Şirketinde muhasebe müdürlüğü yaptı. Özel sektördeki bu görevleri 1993 yılına kadar sürdü. 1995 yılında çok sevdiği annesi Fevziye hanımı kaybetti. 2001 yılında hac görevini yerine getirdi. 2003 yılında Çok sevdiği eşi Celile hanımı, 2004 yılında da küçük oğlu Arif i kaybetti.

Bünyan’ın sevilip sayılan simalarından olan Fikret Gürkan’ın kendisi ortaokuldan sonra okumamışta olsa, yedi evlat sahibi bir insan olarak onların iyi birer yere gelebilmeleri için çok gayret etti ve bu yüzden onların eğitimine çok önem verdi. Ortaokuldan sonra okumamış olmasına hep yakınmış fakat eğitimin bir ömür boyu süreceğini bildiği için okumaya ve araştırmaya merak sarmıştır. Evine her gün bir gazete ve aylık bir dergi alarak bunları hiçbir zaman okumadan bırakmamış, bu gazetelerin bulmacalarını çok pratik bir şekilde çözer olmuştu. Özellikle bir Bünyan aşığı olduğu için Bünyan’ın tarihini ve kültürünü hafızasına kazımış bununla yetinmeyerek bu bilgilerini gençlere de aktarmayı bir vazife bilmiştir.

Babası Remzi Beyinde bir öğretmen olması nedeniyle kendisi de çocuklarının eğitimine önem vermiş, her birisinin okuyarak birer meslek sahibi olmasını sağlamıştır. Çocuklarından Fevziye, Süha ve Fatih Öğretmen, Remzi işletmeci, Salim tekstilci, Arif sağlıkçı olmuşlardır. Kızı Süheyla ev hanımıdır. Çocuklarını okutmakla yetinmeyen Gürkan torunlarının da okuyarak bir yerlere gelmesini istemiştir. Bu gün torunlarının hepsi Üniversiteye girmiş olup şu anda 5 torunu tıp öğrencisi, öğretmen, işletmeci ve mühendis olmuşlardır.

Okumanın yanında müziğe karşıda ilgisi olan Gürkan, babası Remzi Bey gibi iyi bir klarnet üstadıydı. Bugün unutulmaya yüz tutmuş olan Bünyan halaylarını da çok iyi bilen Gürkan gençlik çağlarında özellikle düğünlerde halay başı olarak halay çekmesini çok severdi. Herkes tarafından çok sevilen ve sayılan biri olmasının yanında, sosyal hayatta da paylaşımcı ve entelektüel kişiliğe sahipti. Kasım 2014 yılında hayatını kaybeden Gürkan 7 çocuk, 15 torun ve 13 te torun çocuğu sahibidir. Çocukları Fevziye Fatma Arslan, Süheyla Pıçakçı, Remzi Gürkan, Süha Gürkan, Salim Gürkan, Fatih Gürkan, Arif Gürkan’dır.
Hasan Yüksel

3 Şubat 2017 Cuma

UĞUR ALTAY (1955 - )


01. 05.1955 yılında Mustafa ve Tevhide Altay’ ın ilk çocukları olarak Bünyan İbrahim Bey Mahallesi’nde dünyaya geldi. 1962 yılında Çağlayan İlkokulu’na başladı. Daha sonra, Bünyan Ortaokuluna ve Bünyan lisesine devam eden Altay 1975-1976 öğretim yılında ortaöğretim eğitimini tamamladı. Çocukluğu ve gençliği her Bünyanlı gibi havuz başında ve Bünyan’ın bahçelerinde geçmiştir. O günleri Altay şu sözleriyle ifade etmektedir. “Oyuncaklarımızın çoğunu kendimiz veya büyüklerimiz yapardı. Parayla satın alınan oyuncak çok azdı. Gençlik döneminde oynadığımız oyunların çoğu zekâya dayanan ve bedensel gelişmeyi sağlayan oyunlardı.”

1977-1979 yılları arasında Kayseri Eğitim Enstitüsü 'nü bitirdi. Daha sonra 1979 yılı Ekim ayında Sakarya ili Akyazı ilçesi Boztepe köyüne sınıf öğretmeni olarak tayin edildi. Burada görev yaparken 1980 yılında hayatını Reyhan hanımla birleştirdi. 1 Kasım 1981 yılında her Türk genci gibi askerlik görevini yapmak üzere Burdur 58. Topçu Tugayı’na teslim oldu. Kısa dönem askerlikten sonra 1982 yılında askerlik görevini tamamladı. Askerlik dönüşü tekrar Akyazı İlçesi Boztepe Köyü’ndeki görevine döndü. 1983 yılına kadar 4 yıl burada görev yaptıktan sonra, rotasyonla Siirt ili Beşiri ilçesi Danalı köyünde göreve başladı. 1983-1989 yılları arasında 6 yıl burada görev yaptı. İki kızı da bu köyde doğdu. Altay altı yıl görev yaptığı bu köydeki anılarını şu şekilde ifade etmektedir.

“60 Hanelik köyde 90 -100 arası değişen öğrencimizle dolu dolu geçen 6 yıl. Öğrencilerim hiç Türkçe bilmeden geldikleri için Türkçe öğretimi zor olsa da zeki çocuklar oldukları için fazla zorlanmadan İstanbul şivesi ile Türkçe yi öğrettik öğrencilerimize. Bununla ilgili bir anım: Kız kardeşim Şerife Diyarbakır da görev yaparken kardeşim Yusuf la beni ziyarete geldi. Yusuf dersime girdi. Ben ders yaparken beni izledi. Ders bitiminde kardeşim şu ifadeyi kullandı. "Abi ne kadar dil kırıyon."dedi. Kardeşime sınıfta öğrencilerimin karşısında Türkçe yi çok iyi konuşmam gerektiğini söyledim. Üzücü olayların yeni yeni başladığı zaman, Kendimce düşünüyorum, bölgeye giden eğitimci arkadaşlarım yaşamadılar. Eşim köylü kadınlarla çok iyi bir diyalog kuruyor, onlara yemek yapıyor, kültür alışverişi yapıyor. Sağlıkçı arkadaşlarım bölgeden nasıl ayrılırım bunun çabasına düşmüşler. Bizim gibi 6 yıl kalan çok nadir. Bölgeye gidip o insanlarla kültür alış verişi yapsalardı, 30 yıldır yaşadığımız bu üzücü olayları belki de yaşamazdık veya bu kadar yaşamazdık. Bu 6 yıl içinde çok iyi dostluklar kurduk. Halen görüştüğümüz iletişim halinde olduğumuz dostlarımız var. 1987 yılında bölgede olağanüstü hal ilan edilir. O dönemde teşvik amacıyla bölgede çalışan memurlara her ay bir ek maaş verilmeye başlandı. Bu 3 yıl sürecek maaşın yarısı bankaya diğer yarısını maaşımızla birlikte alacağız. Bu bankada birikeni 3 yılını tamamlayan alacak. 1987 den 1990 a kadar çalışanlar, fakat annem 1988 de rahmetli olunca ben 3 yılı tamamlayamadan 1989 yılında Danalı köyünden ayrılmak zorunda kaldım.”

Altay’ın annesinin vefatı üzerine Kayseri’ye dönmesiyle birlikte tayini Kayseri ili Bünyan ilçesi Şıvgın köyüne çıktı. Burada bir yıl görev yaptıktan sonra, 1990 -1991 öğretim yılında Bünyan Namık Kemal İlköğretim okulunda göreve başladı. 1990 -1991 öğretim yılında 5. sınıf okutup daha sonra birinci sınıf alarak 3. sınıfa kadar okuttu. Müdür yardımcısı olduktan sonra bu sınıfı bırakmak zorunda kaldı. 1998 yılında okul müdürü Celal Duman’ın emekli olmasıyla müdürlük görevi Altay’a verildi. 2002 yılına kadar müdürlük görevini devam ettirdi. 2002 yılında Mustafa Ayer okul müdürü olunca tekrar müdür yardımcılığı görevine döndü. 2007 yılında öğretmenlik hayatının 28.yılını çalışırken emekli oldu. Bu dönem için de takdirname, teşekkür ve maaşla ödüllendirme belgeleri aldı. 
2007 yılında emekli olduktan sonra dershanelerde ve özel olarak dersler vermeye başladı. Kayseri Besime Özderici İlköğretim okulunda öğrencilerle birlikte hazırlamış olduğu “VELİYE MESAJ” şeklinde ki oyunları Kay Tv’de yayınlanarak veliler tarafından büyük ilgi gördü.  Eğitimciliği elden bırakmayan Altay, Kayseri de oturduğu Sümer sitesinin toplantı salonun da 9-13 yaşında ki öğrencilere eğitim ve rehberlik konusu da hafta da bir gün ders verdi ve çevre de büyük ilgi ile karşılandı.

Altay Tevhide Seçil ve Çiğdem adında iki kız babası olup, üç torun sahibidir.

Hasan Yüksel