14 Nisan 2014 Pazartesi

BÜNYAN CEZAEVİ İNŞAATI

CEZAEVİ KOMPLEKSİ
Bünyan'da yaptırılacak 'Cezaevi Kompleksi'nde 2 adet biner kişilik erkek cezaevi, 1 adet 300 kişilik kadın cezaevi, 1 tane 240 kişilik açık cezaevi bulunacak. Bu komplekste yaklaşık 750 kişi istihdam edilecek. Cezaevinde kalanlar ve görevlilerin toplam nüfusunun 3 bin 500 kişiyi bulması bekleniyor. 'Cezaevi Kompleksi' toplam 3 bin 500 kişilik tutuklu ve görevli nüfusuyla birlikte bir belde nüfusuna erişecek. Bu durumda ilçe ekonomisi de büyük bir ivme ile kalkınacak. Ödenek sıkıntısı olmadığı için inşaatın en geç 2 yıl içerisinde tamamlanacağı tahmin ediliyor.

2011-2014 Devlet Yatırım programında yer alan ve Maliyeti 149.000.000. TL olan Kayseri BÜNYAN Cezaevi için 2013 yılında Bütçeden 50.000.000 TL ayrılmıştır. Devlet yatırım programı izlenmesi, değerlendirilmesi ve koordinasyon kararlarına göre 2014 yılı sonunda projenin bitmesi gerekmektedir.




















9 Nisan 2014 Çarşamba

BİR NEFESTE KAYSERİ

BİR NEFESTE KAYSERİ
Kayseri’nin yetiştirdiği 30 güzide yazarın, Kayseri ve Kayseri’nin tarihi öneme sahip İlçe, kasaba, köy ve semtlerini anlattığı 30 adet eser,  “Bir Nefeste Kayseri” adı ile seri halde yayınlandı.  Kayseri  eski Belediye Başkanlarından Şükrü Karatepe’nin yürüttüğü bir süreçte hazırlanan 30 kitap Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin  de verdiği destek  ile  Kayseri’nin kültür hayatına önemli katkılarda bulunacak. 
Basılan kitapların tamamı  Kayseri’nin şehir , kültür ve insanların sosyal  hayatından önemli kesitler taşımaktadır. Cumhuriyet sonrası , şehirdeki gelişmeler, yaşanmış insan öyküleri, insan ilişkileri, yazarların farklı bakış açılarıyla kaleme dökülmüştür.

 Heyamola yayınlarının seri halde çıkardığı 30 adet eser  sırasıyla şunlardır.  
1-Şirvan Erciyes, Argıncık Açık Kapılar
2-Seyit Burhanettin Akbaş, Bünyan Hamidiye Köyüm Olsa
3-Vacit İmamoğlu, Büyükbahçebaşı Bir Varmış Bir Yokmuş 
4-Mehmet Kasap, Cırlavuk Yeri Göğü Taştan 
5-Ahmet İlhan, Çifteönü Çavdarcı Sokağında Hayat 
6-Kadir Özdamarlar, Develi Aşağı Everek!ten Hatıralar 
7-Ahmet Sıvacı, Düvenönü Yağız Atlı Faytonlar Durağı
8-Güner Dinçaslan, Erciyes Dışı Çiçek İçi Ateş 
9-Dursun Çiçek, Erciyes Bir Dağ Bir Tecelli
10-Hayri Maraşlıoğlu,  Erkilet Güneydir Gölge Bürümez 
11-Mustafa Işık, Eski Kayseri Evliya Çelebi’nin Dilinden
12-Adil Şahin, Eskibedesten Hafızadan Hatıraya
13-Vedat Ali Tok, Gültepe Parkı Kaldı Yadigar 
14-Ali Aslım, Hacıkasım Adı Kaldı Dillerde
15-Ali Çavuşoğlu, Hacılar Büyük Dağın Sırları
16-Hasan Tasacı, İncesu Kasabamız Kimliğimizdir
17-Sergül Vural, İstasyon Mahallesi Demiryolunda Zaman Yolculuğu 
18-Kemalettin Cengiz Tekinsoy, Kiçikapı İçerişar’dan Erciyes’e Doğru
19-İsmail Adil, Mancusun Yeşilyurt Köyüm Kalsa 
20-H.Neşe Koçak, Müzikli Semtler İsmail Ediz’le Eski Kayseri 
21-Güner Anasoy, Pınarbaşı Çekezin Köstekli Saati 
22-İlkay Karaduman, Sahabiye Çekes Kültürünün Işığında
23-Ali Rıza Navruz, Setenönü Aydemir Doğan’ın Şiirleriyle 
24-İlyas Han Şahin, Talas Kayseri’nin Başkenti 
25-Abdullah Ayata, Tomarza Unutulan Hoşgörü Kasabası
26-Ziya Şahin, Yabanlu Pazarı Geçmişten Günümüze Pazarören
27-Abdullah Parlak, Yahyalı Obanın Son Türkmenleri
28-Halil İbrahim Özcan, Yıldırım Beyazıt Erken Elveda Dedi 
29-Muhsin İlyas Subaşı, Gülük’ten Gültepe’ye Yalnız Yürürdüğüm Sokaklar 
30-Kadir Dayıoğlu, Öteki Şehir Eski Kayseri’de Sosyal Hayat


Şirvan Erciyes, Argıncık Açık Kapılar

Seyit Burhanettin Akbaş, Bünyan Hamidiye Köyüm Olsa

                                                    
                                     Vacit İmamoğlu, Büyükbahçebaşı Bir Varmış Bir Yokmuş

 Mehmet Kasap, Cırlavuk Yeri Göğü Taştan

Ahmet İlhan, Çifteönü Çavdarcı Sokağında Hayat

Kadir Özdamarlar, Develi Aşağı Everek!ten Hatıralar

Ahmet Sıvacı, Düvenönü Yağız Atlı Faytonlar Durağı

Güner Dinçaslan, Erciyes Dışı Çiçek İçi Ateş 

 Dursun Çiçek, Erciyes Bir Dağ Bir Tecelli

Hayri Maraşlıoğlu,  Erkilet Güneydir Gölge Bürümez 

Mustafa Işık, Eski Kayseri Evliya Çelebi’nin Dilinden

Adil Şahin, Eskibedesten Hafızadan Hatıraya

Vedat Ali Tok, Gültepe Parkı Kaldı Yadigar 

Ali Aslım, Hacıkasım Adı Kaldı Dillerde

Ali Çavuşoğlu, Hacılar Büyük Dağın Sırları

Hasan Tasacı, İncesu Kasabamız Kimliğimizdir

Sergül Vural, İstasyon Mahallesi Demiryolunda Zaman Yolculuğu 

Kemalettin Cengiz Tekinsoy, Kiçikapı İçerişar’dan Erciyes’e Doğru

İsmail Adil, Mancusun Yeşilyurt Köyüm Kalsa 

H.Neşe Koçak, Müzikli Semtler İsmail Ediz’le Eski Kayseri 

Güner Anasoy, Pınarbaşı Çekezin Köstekli Saati 

İlkay Karaduman, Sahabiye Çekes Kültürünün Işığında

Ali Rıza Navruz, Setenönü Aydemir Doğan’ın Şiirleriyle 

İlyas Han Şahin, Talas Kayseri’nin Başkenti 

Abdullah Ayata, Tomarza Unutulan Hoşgörü Kasabası

Ziya Şahin, Yabanlu Pazarı Geçmişten Günümüze Pazarören

Abdullah Parlak, Yahyalı Obanın Son Türkmenleri

Halil İbrahim Özcan, Yıldırım Beyazıt Erken Elveda Dedi 

Muhsin İlyas Subaşı, Gülük’ten Gültepe’ye Yalnız Yürürdüğüm Sokaklar 

Kadir Dayıoğlu, Öteki Şehir Eski Kayseri’de Sosyal Hayat


8 Nisan 2014 Salı

Dr. MEHMET CAĞALOĞLU

Dr. Mehmet Cağaloğlu (1950- 2008)


Dr.Mehmet CAĞALOĞLU 01.01.1950 tarihinde Kayseri’nin Bünyan ilçesine bağlı Büyük Tuzhisar kasabasında doğdu. İlkokul eğitimini doğdu köyde aldı. Ortaokul ve Lise eğitimini Kayseri Lisesi’nde tamamladı.
1968 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okumaya hak kazandı ve İzmir’e gelerek eğitimine başladı. Bir daha bu şehirden hiç ayrılmadı.Üniversite yıllarında siyasi görüşünü beyan etmekten ve savunmaktan asla çekinmedi. Zamanın Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisinde görev aldı. CKMP’nin 8-9 Şubat 1969 tarihlerinde, parti isminin Milliyetçi Hareket Partisi ve ambleminin Üç Hilal olarak kabul edildiği, Olağanüstü Büyük Kongresi’ne katıldı. İzmir’e döndüğünde onu zorlu günler bekliyordu. Ne varki o ve arkadaşları bu zorlu dönemi alınlarının akıyla geçmeyi başardı.Üniversite yıllarının son döneminde ileride hayatını birleştireceği Çiçek Hanım ile tanıştı. 1976 yılında 2 sene gecikmeli olarak Tıp fakültesindeki eğitimini tamamladı.
Tıp eğitiminin ardından, henüz Eczacılık Fakültesinde okuyan Çiçek Hanım ile evlendi. Askerlik görevini yerine getirdiği sıralarda 11.02.1977′de bir erkek evlat sahibi oldu ve adını Çağrı koydu.
1978 yılında askerlik hizmetini tamamlamasının ardında İzmir’in Urla ilçesine Hükümet Tabibi olarak atandı. İlk başlarda çok büyük sıkıntılar yaşadı. Onu Urlada birçok kimse kabullenmedi, şüphe ile yaklaştı. Ancak içinde burulsa da herkese güler yüzle yaklaştı. Kimseyi geri çevirmedi, ayırım yapmadan herkese yardımına koştu. Bu sıcak samimi tavrı, kendisinin insanlarca sevilmesini ve güvenilmesini sağladı.
Gün geçtikçe Urla’ya daha çok alıştı. Ayrılmayı düşünmez oldu. Güzel günler sürüyordu. 12.09.1983 tarihinde kızına kavuştu. Adını belki doktor olur diye Çare Koydu. Hayat her zaman kolay değildi. Bu dönemde çeşitli zorluklar yaşadı. Ama yılmadı. Ailesi ile birlikte tüm bu zorlukları aştı.
20 ağustos 2007 günü göğsünde bir süredir hissettiği ve spordan ötürü olduğunu düşündüğü ağrılar için Urla devlet hastanesinde göğüs filmi çektirdi. Doktor arkadaşı filme baktığında dona kaldı ve kendisine bir şey söyleyemedi. Kendi filme baktı aslında o an ne olduğunu anlamıştı. Eve geldi ve durumu eşi ve oğluyla paylaştı. Ancak çok sağlıklı olan görüntüsünden dolayı kimse bunu yakıştıramadı. Ertesi gün İzmir göğüs hastanesine gittiğnde Akciğer kanseri teşhisi kondu. Sonucu öğrendiğinde tüm aile şok yaşadı. Güçlü durmaya çalışıyor ve çevresindekileri teselli ediyordu. Ama kim bilir içinde neler yaşıyordu. Öğlen olmuştu. Herkesi yemeğe götürdü Orada bir doktor olarak hastalığın ciddiyetini ve neler yapılabileceğini ailesine anlattı. 15 gün sonra oğlunun düğününü yaptı. Bu bir arada oldukları ve güldükleri son gündü. Tedaviler başladı. Ancak sonuç alınamadı. Kemoterapiden saçları döküldü ama asla kel olmadı, o güzel bıyıkları hiç bozulmadı. Zayıfladı ama bitkin düşmedi. Çok dayandı ancak 11.05.2008 sabaha karşı fenalaştı. Yanında eşi, oğlu ve eşinin kardeşi vardı. Şuuru kapandı. Kalbi bir kez durdu ama tekrar çalıştı. Çünkü eksik olan bir şeyler vardı. O bir Müslüman’dı ve hayatını bir Müslüman olarak son vermek istiyordu. Oğlu bunu anladı. Elini tuttu diğer elini babasının kalbinin üstüne koydu. Kalp atışlarını hissedebiliyordu. Önce duasını okudu sonra Kelime-i Şahadet getirdi. Son harf oğlunun dudaklarından çıktığında kalbi durdu ve bir daha atmadı. Urla halkı kendisini cenazesinde yalnız bırakmadı. Büyük bir kalabalık onu uğurladı. İzmir Urla’da 20 Ocak 2013 günü adına bir park açılmıştır.

Kaynak:  mehmet.cagaloglu.tk/gallery  ve  bunyan38.blogspot.com.tr adresinden alıntıdır



2 Nisan 2014 Çarşamba

ZİYA TURGUT

ZİYA TURGUT
Bünyan’da doğmamış olmamasına rağmen “Bünyanlı Avukat Ziya Bey” namıyla tanınır. 1892 yılında Antalya’nın İbradi İlçesinde doğmuştur. Babası Mustafa Hulusi, annesi Nefise hanımdır.  Babası merhum Mustafa Hulusi Bey, İmparatorluğun adalet işlerini yürüten şer’iye kadısı idi. Orta Asya’nın Horasan bölgesinden kalkıp 1071′deki Malazgirt Meydan Muharebesi ile birlikte Anadolu’ya sahip olan Türkmen / Yörük aşiretleri vatan topraklarında dört bir kola yayıldı. İşte Ziya Turgut’un ataları bu sırada Antalya’da Toros Dağlarının tepelerine yerleşti. Osmanlı Kadısı Mustafa Hulusi Bey, hayatını kazanmak için Anadolu’nun değişik yörelerinde görev yaparken ilk erkek evladı Ziya, dünyaya geldi. Aile daha sonra Ürgüp, ardından da 1910 yılında görevle Bünyan’la yerleşti.

Ülkemizde çok partili rejimin işleyişi ile birlikte iktidara gelen Demokrat Parti’nin 1950-1954 dönemi Kayseri Milletvekili Ziya Turgut, “Bünyan Temsilcisi” olarak parlamentoya girdi.
1980 yılında, 88 yaşında iken aramızdan ayrılan Ziya Turgut, günümüzde uzun sayılabilen yaşantısı çok çetin olaylara tanık oldu.

ZİYA TURGUT’UN ESARET YILLARI
Ziya Turgut, ilkokulu Ürgüp’de okuduktan sonra gurbete çıktı ve kardeşi merhum Kuddusi ile orta öğrenim için İstanbul’a gönderildi. İstanbul’un o tarihteki ünlü “Mercan İdadisi”nde orta okul ve liseyi bitirip İstanbul Darü’l-fünun’u (İstanbul Üniversitesi) Hukuk Mektebine kaydoldu. 1914 yılına gelindiğinde Ziya, son sınıf öğrencisiydi ve 1. Dünya Savaşı patlaşmıştı. İmparatorluk Harbiye Nezareti (Savunma Bakanlığı) tüm gençleri silah altına alıp cepheye sürdü. Üniversiteli Ziya 22 yaşında iken önce Çanakkale, ardından da Arabistan yarımadasında Medine Cephesine gönderildi. İhtiyat Zabiti (yedek subay) Ziya, Medine’de, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in kabrini düşmana karşı koruyan Fahrettin Paşa komutasındaki Osmanlı Kolordusunda “Divan-ı Harp üyesi”olarak görev yaptı. Savaşı kaybetmemiz üzerine Medine’deki Ordumuzun mensupları uzun bir direnişten sonra İngilizlere esir düştü.
Yedek subay Ziya, tam iki yıl dokuz ay esir kampında kaldı. Daha sonra Mersin’e ulaşıp Adana üzerinden Kayseri’ye kaçmaya muvaffak oldu.

CUMHURİYET DÖNEMİ İLK SORGU HAKİMİ
Osmanlı Ordusu Medine’ye 35 bin vatan evladı gönderdi. Bunlardan 20 bini mukaddes topraklarda şehit oldu. Esir kampından kaçan Ziya, 1922′de “Milli Mücadele”ye katıldı. Askerliğini Bünyan’da “sorgu hakimi” olarak yaptı. Beş yıllık askerlikten sonra cumhuriyetle birlikte “Bünyan Hakimi” olarak göreve başladı. Ardından “savcı” oldu. Ziya Turgut, beş yıl sürdürdüğü memuriyetten istifa edip Bünyan’da avukatlığa başladı. Mesleğini kesintisiz elli yıl sürdürdü. 1937 yılında Bünyan eşrafından merhum Baki Ağa’nın kızı Adile Hanım’la evlendi. Yedi çocuk babası olan Ziya Turgut, 1946 yılında Kayseri’de Demokrat Partinin kuruluşuna katıldı, 1950 yılında da milletvekili seçildi.

Uzun yıllar Kayseri Baro Başkanlığı da yapan Ziya Turgut, bölgede büyük saygınlık kazandı ve mesleğinde ün yaptı. Milletvekilliği döneminde özellikle Bünyan’da alt yapı hizmetleri ve kamu binalarının inşasına öncülük eden Ziya Turgut, ilçe hastanesi ve ortaokul binalarının yapımını sağladı. Bu arada parlamentoya verdiği bir kanun teklifi sayesinde tüm Türkiye’deki imam ve müezzinlerin devlet tarafından maaşa bağlanması gerçekleşti.

19 Ekim 1980′de 88 yaşında iken vefat eden Avukat Ziya Turgut’un cenazesi Bünyan Kabristanı’na defnedildi.

83 yıl önce Bünyan’a yerleşen merhum Kadı Mustafa Hulusi Bey’le aile fertlerinin kabirleri de Bünyan’da bulunuyor.

Kaynak: http://bunyan38.blogspot.com.tr
              http://www.tbmm.gov.tr/TBMM_Album/Cilt2/index.html