14 Ekim 2019 Pazartesi

ERHAN ÖZHAN (1985 - )


Bünyan’ın Cami-i Cedit Mahallesi’nde, iki dönem Bünyan İl Genel Meclis Üyeliği yapan (Konaklı) Mustafa Özhan’ın ve Ayfer Özhan’ın (Eski Nüfus Müdürü Süksünlü Salih Ulusoy’un kızı) evladı olarak 1985 yılında dünyaya geldi. Çocukluğu Bünyan’da geçti.  1992 yılında Namık Kemal İlkokulunda eğitime başladı. Ortaokul ve Liseyi Bünyan Anadolu Lisesinde okudu. 2003 yılında buradan mezun oldu. Aynı yıl içerisinde Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı.  2009 yılında buradan mezun oldu.  Bu fakültede okurken aynı zamanda Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesinde,  Formasyon eğitimi de aldı. 

Üniversite yıllarında bir yandan eğitimini sürdürürken bir yandan da yayıncılıkla uğraştı ve çeşitli dergilerde yazılar yazdı.  Yeniden Serdengeçti Dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı ve aynı zamanda bu dergide yazılarını yayınladı.  “Ülkü Ocakları”, “Sungur” ve “Kısık Sesler” , yazılarının yayınlandığı dergiler arasındadır. Kültür, edebiyat ve siyaset üzerine yazılar yazan Erhan Özhan, bir kısım yazılarını da internet sitelerinde yayınlamıştır.  

Özhan üniversite eğitimini tamamladıktan sonra üç yıl özel okullarda ve eğitim kurumlarında İngilizce öğretmenliği ve yeminli tercümanlık yaptı. Üç yılın sonunda kendi ailesine ait olan ve Türkiye çapında alt yapı malzemeleri satışı yapan aile şirketinde çalışmaya başladı.  2013 yılında (Süksün’lü Sağlık Memuru) Kenan Geldi’nin kızı Selvinaz hanımla hayatını birleştirdi.  Bu evlilikten Alim ve Eren isimlerinde iki çocuğu oldu.

Üniversite yıllarında Ankara’da Ülkü Ocaklarında faaliyetlerde bulunan Özhan bu faaliyetlerini Kayseri’de de devam ettirdi.  2010 yılında Kayseri’de Üniversiteli Kayserililer Derneği Kurucu Genel Başkanlığı görevini yürüttü.  Bu derneğin başkanlığı sırasında Kayserili üniversitelileri 4 ülke ve 22 ilde teşkilatlandırmayı başararak, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulundu. 2011 yılında Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Bünyan İlçe Başkanlığı yaptı. 2012 yılında da Kayseri Ülkü Ocakları İl Başkanlığı görevini üstlendi. Kayseri’de hem ilçe, hem il Ocak Başkanlığı görevinde bulunmuş ilk isimdir. Bünyan Ülkü Ocakları Başkanıyken -Bünyan’da ilk kez gerçekleştirilen- İlk ve Ortaokul öğrencilerine yönelik Türkçe, Tarih, İngilizce, Din Kültürü, Müzik ve Tiyatrodan oluşan yaz kursları düzenledi. Yine Bünyan İlçe Başkanıyken, Ülkü Ocak’larının Türkiye genelindeki “tek” Ortaöğretim Dergisi olan “Liseli Gönüldaş” isimli Kültür ve Edebiyat dergisini yayınlatmıştır. Ortaöğretim ve üniversite öğrencileri için Kayseri Ülkü Ocakları Başkanıyken de eğitim ve kültür faaliyetlerini devam ettirdi. Uluslararası yayıncılık alanında ciddi yer edinmiş olan Sanat ve Dil Araştırmaları Enstitüsü Denetleme Kurulu Başkanıdır ve bu Enstitüye bağlı İdil Sanat ve Dil Dergisi Düzelti/Revision sorumlularındandır. 

Yeni Ufuklar Derneği genel merkez yönetim kurulu üyesi olan Özhan,  2017 yılında kısa adı ASKAM olan Anadolu Siyasi Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezi kurucu başkanlığını yaptı. İYİ Parti Kurucu üyeleri arasında yer aldı.  22 Haziran 2018 yılı genel seçimlerinde İYİ Parti Kayseri milletvekili aday adayı oldu.  31 Mart 2019 seçimlerinde İyi Parti Kocasinan 2.Sıra Belediye Meclis Üyesi Adayı oldu ve seçimler sonucunda Kocasinan ilçe meclisinde ve Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisinde yer almayı başardı.

Meclis üyeliği sırasında özellikle Bünyanlı Meclis üyeleri ve Bünyan Belediye Başkanı ile birlikte, Bünyan’ı ilgilendiren, Bünyan’ın hayrına olan konularda birlikte hareket etme konusunda karar aldılar. Yine Meclis üyeliği sırasında Hisarcık’ta bulunan Erciyes Başbuğ Parkı’nın adının “Başbuğ Alpaslan Türkeş Parkı” olarak değiştirilmesi yönünde önerge verdi ve bu önergesi oy birliği ile kabul edildi. Yine Bünyan Tuzhisar Mahallesinde Şehit Polis Musa Yüce’nin adının bir caddeye verilmesi yönünde önerge verdi ve bu önergesi de kabul edildi.  Toplu ulaşımda öğrenci abonman indirimleri, otoparklarda ilk bir saatin ücretsiz olması, öğrenci yoğunluğu olan Talas gibi merkezlerde 7 gün 24 saat açık Kütüphaneler bulunması yönünde tekliflerde bulundu. Kur’an kurslarının etkin bir hal alması için Diyanet-Büyükşehir İşbirliğinin oluşturulması gerekliliği üzerinde durdu, kursların Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından sosyal ve kültürel anlamda desteklenerek Kaymek bünyesinde güçlenmesi için Büyükşehir’de girişimlerde bulundu ve bu girişimi olumlu karşılandı. 

Özhan son zamanlarda Bünyan’ın Kayseri merkezde bulunan çeşitli platformlarda ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin tanıtım araçlarında tanıtımı konusunda çalışmaları ön planda tuttu. Ayrıca Kayseri’nin merkez dışı ilçelerine ait değerlerin, kültürel zenginliklerin yine büyükşehir aracılığı ile tanıtılması konusunda da çalışmalar yürüttü. Kayseri Büyükşehir Meclisinin aktif üyeleri arasında yer aldı.

İYİ Parti Bünyan İlçe Başkanı Ömer Faruk Bürüngüz'ün  görevinden istifasının ardından Ekim 2021 yılında Bünyan İlçe başkanlığı görevine Erhan Özhan getirildi. Aynı zamanda partinin Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanvekilliği görevini de yürüten Özhan Bünyan İlçe başkanlığı  görevinden Bünyan Belediye Başkanlığına aday olmak için 27.09.2023 tarihinde istifa etti ve partisinden Bünyan Belediye Başkan adayı oldu.


İyi derecede İngilizce, orta seviyede Fransızca ve Almanca bilmektedir.

Hasan Yüksel

8 Ekim 2019 Salı

ÜMİT KARADUMAN (1967 - )

Bünyan’ın  Devrişağa Mahallesinde, Dumanın Kadir ve Cumbulutlardan Nimet Karaduman çiftinin 6. evladı olarak 1967 yılında dünyaya gelmiştir.  Doğduktan sonra babasının işi nedeniyle çocukluğu Kayseri’de geçmiştir.  İlk okula 1974 yılında Bünyan Namık Kemal ilkokulunda başladı.  Babasının işi nedeniyle buradan ayrılarak ilk eğitimine Develi İstiklal ilkokulunda devam etti ve buradan mezun oldu. 1979 yılında orta eğitime Bünyan Ortaokulu’nda devam etti. Buradan mezun olduktan sonra tercihini meslek lisesi olarak belirleyen Karaduman, 1986 yılında eğitimini Kayseri Endüstri Meslek Lisesi Motor bölümünde tamamlayarak mezun oldu.

1987 yılında önce Sivas daha sonra Kars Sarıkamış’ta askerlik görevini ifa etti.  Askerlik görevini tamamladıktan sonra Bünyan’a döndü ve bir süre babasının iş yerinde tamirat işleriyle uğraştı. 1988 yılında Birlik Mensucat Fabrikası’nda işe başladı. 1990 yılında Halıcı Servet Şahin’in kızı Gülay hanımla hayatını birleştirdi.  20 yıl Birlik Mensucata bağlı Soley Havluda çalıştıktan sonra fabrikanın kapanması üzerine Düvenönü’nde hazır giyim makinaları üzerine kendi işini kurdu. 

Karaduman, dünyada havlu üretimi yapan makinaların kurulumunu, bakımı ve onarımını yapabilen sadece 4 insandan biridir. Ayrıca Yatak üretimi yapan makinalarında kurulumunu yapabilmektedir. Türkiye de ise bu konuda ikinci kişidir. Bu yüzden dünyada havlu üretimi yapan fabrikalar makinaları bozulduğu ,  veya bakımı yapılacağı zaman  Karaduman’ı arayıp bulmaktadırlar.  Özbekistan,  Bangladeş, Irak, Nijerya gibi ülkelerde bu konuda bir çok kez  çalışmaları olmuştur.

2012 yılında bir kısım arkadaşı ile birlikte Kayseri Amatör Olta Balıkçılığın Kara Avcılığı ve Doğal Hayatı Koruma Derneği KOBDER’ i kurdu ve derneğin yönetiminde yer aldı.  İlk etkinlik olarak 2013 yılında Kocasinan Belediyesi iş birliği ile Kuşcu’da, Kayserinin ilk olta balıkçılığı yarışmasını düzenlediler.   2016 yılında bu derneğin başkanlığına seçildi. Başkanlığı sırasında derneği Türkiye Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu ASOF’a üye etti.  2016 yılında 2019 yılına kadar Kayseri’de 5 yarışma daha düzenleme başarısını gösteren Karaduman bu konuda Kocasinan ve Develi Belediyelerinin büyük desteklerini aldı.

Birçok ulusal yarışmalara katılma fırsatını bulan Karaduman,  başkanlığını yaptığı KOBDER ve Kocasinan Belediyesi’nin sponsorluğunda, 2019  yazında düzenlenen 5. Ulusal Amatör Olta Balıkçılığı ve Doğal Hayatı Koruma Festivalinde 8 bine yakın vatandaşın katılımıyla olta balıkçılığını Kayseri halkına daha yakından tanıtma fırsatını bulmuştur.   Yine Olta balıkçılığını çocuklara ve gençlere sevdirmek ve yaymak için Kayseri’de birçok okulda dernek olarak seminerler düzenlediler. Yine dernek olarak Karaduman’ın öncülüğünde Kayserinin birçok akarsuyunda ve göletlinde çevre temizliği faaliyeti yürütülmüş, halen de yürütülmektedir.

Karaduman aynı zamanda Bünyan Dostları Derneğinin Gönüllü üyesi ve hizmet neferidir.  Bünyan Dostları Derneğinin düzenlemiş olduğu kış yüzme şenliklerinde gönüllü olarak yer almış ve soğuk kış günlerinde Pınarbaşı’nın sularının temizlenmesinde sürekli görev almıştır.  2017 yılında emekli olan Karaduman halen Düvenönü’nde kurmuş olduğu işiyle uğraşmaktadır.

Karaduman , Nimet, Dilara, ve Sündüz adında üç çocuk babasıdır.

Hasan Yüksel

29 Eylül 2019 Pazar

MEHMET BOZKURT (…..- 1964)


Nüfus ve kimlik bilgisi olmadığı için tam olarak ne zaman doğduğu bilinmiyor.  19. Yüzyılın son çeyreğinde Bünyan Cami-i Kebir mahallesinde dünyaya geldiği söylenmektedir. Hayatının büyük bir kısmı Bünyan’ da geçmiştir.

60 yaşın üstünde ki birçok Bünyanlının çok iyi tanıdığı Bozkurt, Hoca Baba ve Sadizade lakabıyla da tanınmaktadır.  Belli bir yaşa kadar Bünyan’da yaşadıktan sonra Medrese eğitimi almak için Kayseri’ ye geldi. Yerleştiği medrese de iyi bir Kur’an eğitimi aldı ve Arapça okuma yazma öğrendi.  Türkçe konuşmasına rağmen Türkçe yazmayı öğrenemedi.  Bünyan’a döndükten sonra evlilik hayatına adım attı.  Bu evlilikten bir kızı oldu. Evlendikten sonra çiftçilikle uğraştı.

Cami-i Kebir Camiinin hemen yanında bulunan evinde Cami-i Kebir, Cami-i Cedit ve Aşağı Mahalleden gelen birçok çocuğa Kur’an öğretti ve dini konularda ders verdi.  Sabah namazı sorası evine gelen bütün çocuklara ve gençlere kapısını açtı. Verdiği eğitimden sonra günün geri kalanını bahçe işleriyle uğraşarak geçiren Bozkurt, günün hangi saatinde olursa olsun kendisinden eğitim almak isteyenleri de geri çevirmedi. Verdiği eğitimin dışında kendisine şifa aramak için gelen birçok insanı kapısından çevirmedi. Onlara dertleri konusunda muskalar yazarak dertlerine deva oldu.   Yaptığı bu hayır işlerini hiç kimseden karşılık beklemeden yapmıştır.  Sürekli bindiği eşeğine bile Allah’ın yarattığı hayvana eziyet olmasın diye kimi zaman yanında yürüyerek yol almıştır.  İnsanlara yardım etmeyi seven Bozkurt bahçesine dahi giderken yanına kendisine yetecek rızıktan daha fazlasını alarak giderdi. Bu kadar fazla yiyeceği ne yapacağını soranlara da  “Allah’ın işi belli olmaz” diyerek bağında bahçesinde çalışanları veya yoldan geçen insanları doyurmayı severdi. 

Bozkurt İlk eşini kaybettikten bir süre sonra ikinci hanımı bergüzar hanım ile evlendi.  Bu eşinden de bir oğlu oldu. 1964 yılında Bünyan’ da vefat etti.
Hasan Yüksel

24 Eylül 2019 Salı

BÜNYAN SİVAS YOL AYRIMI KÖPRÜLÜ KAVŞAĞI

Bünyan Sivas yol ayrımı kavşak çalışması devam ediyor. Uzun bir süredir çok yavaş yürüyen kavşak çalışması, seçimlerden sonra hız kazandı. 2018 yılı şubat ayında 13 Milyon 978 bin liraya ihale edilen köprülü kavşağın 2019 yılı haziran ayında bitirilmesi bekleniyordu. Kavşağın kış girmeden bitirilmesi amaçlanıyor. 


AHMET FATİH GÖKDAĞ



1953 İstanbul doğumludur. İlk  ve orta öğrenimini Kayseri’de tamamladı (1970). Yüksek öğrenim için geldiği İstanbul’da “Hareket/Dergâh” camiası  ile tanıştı bu sayede memur olarak başladığı Film Arşivinde ki işinden ayrılarak  Dergâh Kitapçılıkta  çalışmaya  başladı (1975).

Yüksek öğrenimini İstanbul İTİA  Maliye ve Muhasebe Yüksek Okulunda tamamladı (1978). Ezel Erverdi ve Cahit Çollak ile birlikte Ülke Yayın Haber Şirketi’nin kuruluşunda bulundu (1982). Askerlik sonrası  Ülke Kitabevi’nin Ankara şubesini çalıştırmak üzere Ankara’ya geldi (1983). Ülke Yayınları olarak ilk ve orta öğrenim için ders kitapları hazırlıklarının içinde oldu (1987-2005).

Ülke Yayınevi’nin Kayseri Büyükşehir Belediyesi adına hazırlamaya başlamış olduğu (2007) Kayseri Ansiklopedisi’nin yayın hazırlık ve koordinatörlüğünü yürütmektedir. İlk yazıları Hareket Dergisinde daha sonra Ülke Dergisinde yer aldı.

Gökdağ, evli üç çocuk babasıdır.

19 Temmuz 2019 Cuma

MUSTAFA YİĞİT (KÖR MUSTAFA 1936 - )



Hacıbey ve Şerife hanımın 3. ncü evladı olarak 1936 yılında Bünyan’ın İbrahimbey Mahallesinde dünyaya geldi. 6 aylıkken çiçek hastalığı geçirir. Geçirdiği bu çiçek hastalığı sonucunda gözlerinde hastalık oluşur. O zamanın büyüklerinden Rakibe halaya danışırlar o da gözlerine yumurta pişirerek koymalarını söyler. Annesi Şerife ana akşamdan söylenileni yapar fakat sabah olduğunda Mustafa Yiğit’in iki gözünü de kaybetmiş olduğunu görür. Yiğit’in yedi yaşına kadar çocukluğu Bünyan’da geçti. Okuma yaşı geldiği için ailesi onu, İzmir’de 1928 yılında açılan ve yatılı olan, Sağır-Dilsiz ve Körler Müessesesi’ne göndererek ilk eğitimine burada başlamasını sağladı. O dönemde yedi yıl süren ilk eğitimi sırasında, körlere kabartma yazı, nota ve aritmetik öğretilen bu okulda iyi bir eğitim aldı.

Orta eğitim düzeyinde ki eğitimine de burada devam eden Yiğit 1951 yılı Kasım ayında burada bulunan okulun, Ankara Etimesgut’ta açılan Körler Okulu ve Yetiştirme Yurdu’ na taşınmasıyla ortaokul eğitimini burada tamamladı. Lise eğitimine de burada devam eden yiğit, ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle lise bir de iken eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Okulu bıraktıktan sonra kendi imkânları ile Ankara’da kaldı. Bünyan’a dönmek yerine Körler okulundan aldığı müzik eğitimi sayesinde çaldığı klarnet ve cümbüş ile Körler Cemiyetinde oluşturulan ekibe katıldı. Bu ekiple birlikte Tüm Türkiye’de birçok il, ilçe ve köyde, konser ve tiyatro gösterileri yaptılar.

1957 yılına kadar temsiller ile uğraşan Yiğit aynı yıl Bünyan’a döndü ve Hacıahmet Mutluer’in kızı Fatma hanımla hayatını birleştirdi. Evlendikten sonra yine Bünyan’da müzik hayatını devam ettirdi ve bu süre boyunca Bünyan’ın sevilen bir ismi haline geldi. Bünyan ve Bünyan köyleri dışında çevre ilçelerde de tanınan Mustafa Yiğit, 1968 yılında gelen bir teklif üzerine Bünyan lisesinde müzik öğretmenliğine başladı. İki üç ay öğretmenliği devam ettirir fakat bir kısım öğrenci ve Bünyanlının kendisini alaya alması üzerine sinirlenerek eğitici sertifikasını yırtarak öğretmenliği bırakır. 1990 yılına kadar düğünlerde müzisyenlik yapan ve birçok Bünyanlının mutluluğuna eşlik eden Yiğit, bu tarihten sonra evinde istirahate çekilmiştir. Yiğit kendi çocuklarını da müzik konusunda eğitmiş, halen çocukları da Bünyan’da müzisyenliğe devam etmektedirler.

Mustafa yiğit, Hacı Mahmut, Ahmet, Halit ve Şerife adında dört çocuk sahibidir.

Hasan Yüksel

17 Haziran 2019 Pazartesi

SULTANHANI H.630-634 / M.1232-1236

Kayseri Sivas yolunun 40. Kilometresinde Bünyan’a bağlı adını verdiği Sultanhanı Kasabasında, Alâeddin Keykubad’ın yaptırdığı bir eserdir. Alâeddin Keykubad, hol portalinde harap kitabesinden anlaşıldığı kadar 630-634 (1232-1236) arasında yaptırmıştır. Masif duvarlar ve çeşitli takviye kuleleriyle, dış görünüşte kale manzarası hakimdir.  Güneyden kuzeye doğru çok az meyillenen bir arazide 3900 m2 bir alanı kapsayacak biçimde inşaa edilmiştir. Han, yolcu, yük ve hayvan üçlüsünün konaklaması esnasında ihtiyaçların karşılanacağı barınak ve servis mekânlarını kapsayan iki kütle olarak tasarlanmıştır.



Selçuklu döneminde ticari yollara ve ticaret hayatına büyük önem verilmekteydi. Alaeddin Keykubat döneminde ise Selçuklular, Anadolu’yu gıpta ile bakılacak büyük bir ticaret merkezi haline getirmişlerdi. Mesela Sultanhanında kalan ticaret erbabı handa üç gün ücretsiz kalır, üç günden fazla kalacaksa diğer günlerin ücretini öderdi. Tüccarların bütün malları devletin güvencesi altına alınmıştı.  Han görevlileri sabah kapıyı açmadan herkese vukuat var mı diye sorar, vukuat varsa kimseyi dışarıya bırakmazlardı.  Hana gelen tüccar malı özenle sayılır ve eğer tüccar sabah yoluna devam edecekse, malı kendisine eksiksiz teslim edilir ve uğurlanırdı. Bu kervansaraylar aynı zamanda dünyada günümüzde sigorta olarak nitelendirdiğimiz malların sigorta edilmesi şeklinde ticaretin garanti altına alınmış olması nedeniyle yapılmıştır. Bu tür kervansaraylarda tüccara böylelikle devlet güvencesi sağlanarak ticaretin gelişmesi de sağlanmıştır.



Diyelim ki tüccar mallarını handan sapasağlam teslim aldı ve yoluna devam etti. Yolda soyguncular, tüccarın yolunu kestiler ve malını çaldılar. Devlet, soyulan tüccarın bütün mallarının karşılığını öderdi. Çünkü, Selçuklu devletinde ticaret devlet güvencesi ile yapılmaktadır. O yüzden Alaeddin Keykubat dönemi Anadolusu “efsanevi zenginlikler ülkesi” olarak anılıyordu.



Yapı, yüksek ve farklı biçimde payanda ve kulelerle desteklenmiş duvarlarıyla adeta küçük bir kale kimliği arz etmektedir. Kervansaray’ın girişinin bulunduğu kuzey cephede, taçkapının iki yanında silindirik kesitli ve birbirine bitişik demet pate biçiminde tasarlanan payandalar hem duvarı destekler hem de bugün büyük bölümü yıkılmış olan avlu taçkapısına çerçeve oluştururlar. Kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerindeki kuleler yıldız kesitlidir. Avlunun yan duvarlarında birer, kapalı barınak kısmının yan duvarlarında ikişer destek payandası ve kule yer almaktadır, Ön cephedekilerin, dışında bu desteklerin çokgen ve yarım daire şeklinde tasarlandıkları ve üzerlerinin konik birer daire şeklinde tasarlandıkları ve üzerlerinin birer külahla kapatıldığı gözükmektedir. Bu kulelerin saçak seviyesinde başlayan mukarnaslarla genişleyerek yükseldikleri dikkat çeker.  Kuzeydoğu ve kuzeybatı köşedeki kulelerin üst kısmının tüm yüzeyi dolaşan kuşakta iki şeridin geçmeler yapmasıyla oluşan dört kollu yıldız geçmelerle dairesel düğümler yapan şeritlerin oluşturduğu geometrik bezeme yer alır. Kuzeybatı köşedeki kulenin orta kısmında yüzeyden çökertilmişdikdörtgen biçimli kartuş içinde taşın erimesiyle tahrip olduğundan tam okunamayan bir yazı yer almaktadır. Buradaki  yazının “amel-i Yadigar(?)” ibaresini içerdiğinden bu ismin kervansarayın mimarı olduğu ileri sürülmüştür.



Kervansaraya girilen ve Kuzey cephenin biraz doğusuna kaydırılmış olan ve duvar yüzeyinden profillendirilerek içe doğru yerleştirilen taçkapıdan girilmektedir. Taçkapıyı çevreleyen sivri kemerin üzengi taşından sonraki üst kısmı tamamen yıkılmıştır. 1970’den sonra yapılan onarımlarda taçkapı, duvarının  taşları büyük oranda değiştirilmiş, orijinal bezemeli parçalardan bazıları duvar üzerinde bırakılmıştır. Taçkapı yanlardan ve üstten genişlikleri farklı üç bordürle kuşatılmıştır. Ayrıca üç bordür de taçkapı kemerini çerçevelemektedir. Bordürlerin tamamında kabartma olarak yapılmış, geometrik bezeme görülmektedir. Taçkapı  nişi üzerleri orjinalinden bezemeli oldukları anlaşılan zar başlıklı sütuncelerle sınırlandırılmıştır.  Sütünce başlığı üzerindeki bitkisel bezemeli bakiyelerden kavsara köşeliklerinin bitkisel kompozisyonlarla doldurulmuş olabileceği anlaşılmaktadır. Taç kapı yan nişleri üç cepheli olarak düzenlenmiş olup üç sıra mukarnaslı kavsaraya sahiptir. Kavsara’nın üzerinde sivri kemerle çevrelenmiş yüzeye ve bu yüzeyi kuşatan kemerin meyillendirilmiş alnına geometrik bezemeler işlenmiş, kemer köşelerine de altı yapraklı rozetler kabartılmıştır.



Kervansarayın hamamına batı cephenin kuzey cephesine açılan basık kemerli kapıdan girilmektedir.  Hamam tek mekânlı olarak değil, soyunma, soğukluk, sıcaklık, su deposu ve külhan bölümlerinden oluşmaktadır. Hamamın üst örtü seviyesi ısı yalıtımı gözetilerek hanın genel üst örtüsünden daha aşağıda tasarlanmıştır. Hamamın soyunmalık bölümü yaklaşık kare ölçülerde bir mekan olup üzeri doğu-batı yönünde uzanan sivri tonozla örtülmüştür. Soyunmalığın güney cephesinin batı köşesine açılan kapıdan soğukluğa geçilir. Bu bölüm kubbe üzerine açılan üç adet yuvarlak ışık gözü ile aydınlatılmıştır. Sıcaklık mekanına, soğukluğun güney köşesine açılan kapıdan geçilir. Sıcaklık mekanında tüm cephelerde birer musluklu ayna taşı bulunur. Kurna yoktur. Sıcaklığın kuzey tarafında su deposu bulunmaktadır. Su deposunun kuzeyinde de hamamın külhanı yer alır.



Avlu ortasında, örnekleri arasında en süslü olarak nitelendirilen ve L biçiminde dört yığma ayağa atılmış dört sivri kemerle fevkani olarak düzenlenen mescit yer almaktadır. Mescidin alt katının üst örtüsü çapraz tonoz olup burada bir çeşme veya havuz olup olmadığına dair bir kalıntı yoktur.  Mescit ibadet mekanına kuzey cephede iki kanatlı olarak düzenlenen 11 adet basamaklı merdivenle çıkılmaktadır. Basamakların birleştiği seviyenin alt kısmına kırık çizgi sisteminde gelişen 10 kollu yıldız bezemesinin işlendiği dairesel madolyon kabartması yapılmıştır.  Mescidin kapısı, iki bordürle üç yönden kuşatılmıştır.  Dıştaki bordür yarım yıldız dizisini, içteki kalın bordür ise kırık çizgi sisteminden gelişen 16 kollu yıldızların yarım örneklerinden oluşan geometrik bezemeleri içerir.


Kervansarayın kapalı barınak kısmına avlunun güney duvarından dışa taşırılmış olan taç kapıdan girilmektedir. Kapalı barınak kısmı 24 bağımsız yığma ayağa ve duvarlara doğru batı doğrultusunda atılmış sivri kemerlerle girişe paralel yedi sahınlı olarak düzenlenmiştir.

Hasan Yüksel



KAYNAKÇA

•        Halit Erkiletlioğlu; Kayseri Tarihi (En Eski Zamandan Osmanlılara Kadar), Kayseri 1993

•       Mehmet Çayırdağ; Kayseri Tarihi Araştırmaları, Kayseri 2001

•        Sebil Yıldız; I. Alaaddin Keykubad’dan Günümüze Gelen Mükemmel Eser, Sultanhanı, Bünyan Kültürü, Aylık Kültür Dergisi, sayı 3,Kayseri Ocak 1993

•        Doç. Dr. Yıldıray Özbek, Yrd. Doç. Dr. Celil Arslan; Kayseri Taşınmaz Kültür Varlıkları Envanteri Cilt I-II-III, Kayseri 2008

•        S.Burhanettin Akbaş; Bünyan ve Yöresi Halk Edebiyatı Folklor ve Etnografyası, Kayseri 1994

FOTOĞRAFLAR: Kayseri Büyükşehir Belediyesi