10 Temmuz 2020 Cuma

İNSAN GİDER İZİ KALIR


Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz sevgili hemşehrimiz merhum Ömer Acar giderken arkasında birçok iyilik bırakarak gitti. Eğitim sevdalısı hemşerimiz merhum Ömer ACAR ellinin üzerinde Bünyanlı öğrenciye eğitim desteği verirken, 1999 yılında meydana gelen büyük deprem sonrası, Yalova’da da yerle bir olan birçok okul için başlatılan 'Çocuklar Okulsuz Kalmasın' kampanyasında kendisini gösterdi. Benimde bir tuğlam olsun diyen insanların yanın da yer aldı. Merhum Ömer ACAR eğitime çok önem verdiği için kendisi de okulsuz kalan bir köye okul yaptırabilmek için uğraştı. Büyük depremden sonra Yalova’nın Altınova beldesine bağlı Çavuşçiftliği köyünde okul kalmamıştır. Burada bulunan çocukların tekrardan okula kavuşması için Fatih Eğitim Vakfı Başkanlığı yaptığı dönemde bu köye bir okul yapılmasına karar verilmiştir.

26 Kasım 2000 yılında temeli atılmış, 50 dönümlük arsa üzerine kurulmuş, 1200metrekare tek katlı anasınıfı dâhil 9 sınıftan oluşmaktadır. Okul, kaloriferli, içerisinde laboratuvar ve spor salonu bulunmaktadır. Bu okul 5.5 ayda tamamlanmış ve 13 Mayıs 2001 yılında okulumuzun açılışı yapılmıştır.
Okulumuz adını vakfımızın adı olan Fatih Eğitim Vakfının vermiş olduğu isim, ' Fatih Sultan Mehmet İlk Öğretim Okulu' olarak eğitime devam etmektedir.

Bu okul, aydınlığa, bilime, çağdaşlığa giden yolda ışık saçacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Okul yaptıranın gönül tahtı boş olmaz. Okulumuz D.130 karayolundan geçerken hemşerimizin burada bir okulu var deyip, evinize gider gibi okula uğrayıp burada sıcak mini mini çocuklarımızın mutluluğunu görebilirsiniz.

Eğitim aşığı merhum Ömer Acar'ın eğitime verdiği destek üniversite bursiyer öğrencilerdeki emeği ve bu okuldaki onun yarattığı güçlü temeller üzerine kurulmuştur. Onun desteği ile bu okul yapıldı. Yolu okula düşenler, Ömer ACAR beyefendi için okulun duvarında yazılı olan 'BAŞKAN ÖMER ACAR TARAFINDAN YAPTIRILDI' yazısını görebilirler.

Hemşehrimiz Ömer Acar aynı dönem içerisinde, yürüme engelli 240 kişinin engelli arabası sahibi olmasını sağlamıştır. Yine kanserli hastaların bakımında kullanılan elektronik tıbbi cihazların teminini ve kullanımını sağlamıştır. Bu dönemde hizmetleri bunlarla kalmamış İstanbul’un varoş bölgelerinde 5000’in üzerinde öğrencinin sağlık taramalarını yaptırmıştır.


Eğitim sevdalısı hemşerimiz merhum Ömer ACAR'ın ruhu şad, mekânı cennet olsun.



13 Haziran 2020 Cumartesi

OSMAN SELİM KOCAHANOĞLU


1944 Kayseri doğumlu olan Osman Selim Kocahanoğlu, ilkokulu köyü Amarat'da okumuştur. Orta ve liseyi Kayseri'de okumuştur. 1968 yılında İ.Ü. İktisat Fakültesi Maliye-Sosyal Siyaset Bölümünü bitirmiştir.

1972-1983 yılları arasında Maliye Bakanlığında vergi müfettişi olarak çalışan Osman Selim Kocahanoğlu, mesleği gereği Türkiye'nin birçok yerini gezmiştir. Yazarın Mali konularda 20'den fazla mesleki kitabı ve çok sayıda makalesi yayımlanmıştır. Yayınları, Sermaye piyasası ve borsa mevzuatı, vergi suçları ve vergi cezaları, anayasa ve parlemento mevzuatı, dernekler ve vakıflar mevzuatı, Osmanlı tarih, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi gibi konuları içermektedir

Osman Selim Kocahanoğlu, 1983 yılında kendi isteği ile görevinden ayrılarak Temel Yayınlarını kurmuştur. Yazarlık ve yayıncılık yapmakta olan Osman Selim Kocahanoğlu'nun şiir ve yazıları çeşitli dergilerde çıkmıştır. Yakın tarih üzerine çalışmaları bulunan Kocahanoğlu, Araştırmacı Yazar. Yunus Nadi ödülüne sahiptir

Eserleri
Kitapları:
-Ali Fuat Cebesoy’un Arşivinden Askeri ve Siyasi Belgeler
-Derviş Vahdeti ve Çavuşların İsyanı 31 Mart Vak’ası ve İslamcılık
-İttihat -Terakki’nin Yüce Divan Sorgulaması  Meclis-i Mebusan Beşinci Şube Tahkikatı 1918
-Türk Vergi Kanunları
-Milli Edebiyat Hareketi ve Beş Hececiler – 1987
-İttihat - Terakki’nin Sorgulanması ve Yargılanması – 1998
-Derviş Vahdeti ve Çavuşların İsyanı – 2001
-31 Mart İsyanı ve Hareket Ordusu Abdülhamid'in Selanik Sürgünü – 2003
-Mustafa Kemal Atatürk Nutuk (Söylev) - 2003
-Askeri ve Siyasi Belgeler/Ali Fuat Cebesoy'un Arşivinden – 2005
-Sevgili Aliye'm - 2006
-Divan-ı Harb-i Örfi Muhakematı Zabıt Peridesi Tehcir Yargılamaları (1919) – 2007
-Abdülmecid Devrinde Saray ve Bab-ı Ali -2007
-Ertuğrul Faciası /Boğazlar Meselesi - 2007
-Hatıraları ve Mektuplarıyla Talat Paşa -2008
-Atatürk'ün Üç Muhalifi-1 - 2010
-Atatürk - Rauf Orbay Kavgası Milli Mücadele ve Sonrası – 2012
-Atatürk’e Kurulan Pusu İzmir Suikastinin İçyüzü - 2012
-Menemen ve Kubilay Olayı – 2013
-Atatürk - Karabekir Kavgası Kurtuluş, Kuruluş ve Sonrası – 2013
-Atatürk - Vahdeddin Kavgası Saltanattan Cumhuriyete Siyasal ve İdeolojik Dönüşüm - 2014
-Yeni Türkiye’nin Doğuşu Cumhuriyetin Kuruluş Hikayesi – 2016
-Bilinmeyen Abdülhamid (2 Cilt)  Abdülhamid-i Sani ve Devr-i Saltanatı - Abdülhamid’in Hususi ve Siyasi Hayatı - 2017
-Osmanlının Altı Paşası Kimlik ve Kişilik Analizleri – 2017
-31 Mart Ayaklanması ve Sultan Abdülhamid - 2017
-İttihat - Terakki'nin Yüce Divan Sorgulaması Meclis-i Mebusan Beşinci Şube Tahkikatı 1918 -2017
-İzmir Suikastı ve İttihatçılar Davası - Ankara Yargılamaları Cilt: 2 Ankara'da Beş İdam Sehpası -2017
-31 Mart Ayaklanması ve Sultan Abdülhamid – 2017

Derlemeleri:
-Dernek Yönetme Kılavuzu
-Süleyman Kani İrtem, Haremin İçyüzü / Muzıka-i Hümayun ve Saray Tiyatrosu
-Süleyman kani İrtem, Osmanlı Devleti'nin Mısır Yemen Hicaz Meselesi
-Süleyman Kani İrtem, Abdülhamid Devrinde Hafiyelik ve Sansür
-Süleyman Kani İrtem, Şark Meselesi Osmanlı'nın Sömürgeleşme Tarihi
-Ahmet Refik Altınay, Kafkas Yollarında İki Komite İki Kıtal
-Süleyman Kani İrtem, Osmanlı Devleti'nin Makedonya Meselesi – 1999
-Süleyman Kani İrtem, Yıldız ve Jön Türkler – 1999
-Süleyman Kani İrtem, Meşrutiyet Doğarken - 1999
-Maliye Nazırı Cavit Bey, Felaket Günleri / Mütareke Devrinin Feci Tarihi 1 -2000
-31 Mart İsyanı ve Hareket Ordusu Abdülhamid'in Selanik Sürgünü – 2003
-Süleyman Kani İrtem, Son Osmanlı Son Saltanat Sultan Vahideddin - 2003
-Süleyman Kani İrtem, Bilinmeyen Abdülhamid Hususi ve Siyasi Hayatı 1 – 2003
-Süleyman Kani İrtem, Sultan Abdülhamid ve Yıldız Kamarillası 2 – 2003
-Süleyman Kani İrtem, Sultan Murad ve Ali Suavi Olayı - 2003
-Rauf Orbay'ın Hatıraları 1914-1945 – 2005
-Süleyman Kani İrtem, Türk Kemankeşleri: Sultan II. Mahmud Devri - 2005
-Ali Fuat Cebesoy, Bilinmeyen Hatıralar – 2011
-Ali Fuat Cebesoy, Moskova Hatıraları Milli Mücadele ve Bolşevik Rusya – 2017
-Osman Nuri, Bilinmeyen Abdülhamid (2 Cilt) Abdülhamid-i Sani ve Devr-i Saltanatı - Abdülhamid’in Hususi ve Siyasi Hayatı - 2017
-Süleyman Kani İrtem, Osmanlı Sarayı ve Haremin İç Yüzü - 2018


19 Nisan 2020 Pazar

SİLİMSİ


Kayseri Mutfağının en zengin ürünlerinin olduğu bir ilçemiz de Bünyan'dır. Bünyan Mutfak Kültüründe unutulmaya yüz tutmuş bir yemeğimiz var. Karadeniz kültüründe meşhur olan fasulye turşusundan yapılan fasulye kavurması gibi turşudan yapılan yemeğimiz. Bünyan'da tandır ekmeğinin çok yapıldığı bir dönemde bayatlamaya yüz tutan ekmekleri değerlendirmek için yapılan bu yemek aynı zamanda tasarruf amaçlıdır. Pezik, Bünyanlıların bacak turşusu dediği turşunun kavrulup doğranmış ekmeklerin üzerine dökülmesi ile yapılan maya hoş bir yemektir. Soralım şimdi bu yemeği kimler biliyor.




14 Mart 2020 Cumartesi

SİVASİ HATUN CAMİİ


SİVA SİTTİ HATUN CAMİİ


Göçeroğlu Nasrullah ve eşi Siva Sitti Hatun tarafından H. 680/M. 1282 tarihinde inşa ettirilmiştir. Camii sada kesme taştan IV. Kılıçarslan’ın oğlu 3. Keykavus zamanında III. 1281 yılında yaptırılmıştır.


Kitabenin mealen anlamı şöyledir: Bu mübarek camiinin yapılmasına Allah mülkünü daim kılsın iki kıblenin özlemi ile tutuşan ümmetlerin dizginlerini elinde bulunduran din ve dünyanın bereketi yüce sultan Kılıçarslan oğlu Keyhusrev zamanında emredilmiştir.


Bu kitabenin altındaki dört satından oluşan, Selçuklu nesihi ile yazılmış bir kitabe daha bulunmaktadır. Bu kitabede mealen şöyledir: Allah’ın rahmetine muhtaç zaif kulu Göçer Aslan oğlu Nasrullah ve Allah’ın rahmeti ve rızasına muhtaç onun zaif cariyesi Sa-d kızı Siva Sitti tarafından Allah başarılarını ihsan ve hayırlarını onlara yad eylesin. H. 680 (….) yazılıdır.


Giriş kapısı iç içe geçmiş iki sivri kemerle sınırlandırılmış olup üzerinde mukarnaslı kavsarasi bulunmaktadır. Ancak içerideki kemerin üzeri kabartma motiflerle bezenmiştir. Mihrap dik dört sıra halinde dörder ayakla beş sahma bölünmüştür.

Mihrabın üzeri yedi sıra halinde mukarneslarla bezenmiş ve sivri bir kemerle de çerçevelenmiştir. Mihrap nişinin çevresinde geniş bir bodur içerisinde Ali İmrah suresinin 18. Ayeti “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatını veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler inşa eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.” İle 19. Ayetin bir bölümü yer almaktadır. Anlamı; ” Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri ondan başka ilah olmadığına şahitlik etmişlerdir. Mutlak güç ve hikmet sahibi Allah’tan başka ilah yok, Allah katında hak dini islamdır.”


Ayrıca mihrap içi nişinde de Hac suresinin .7 ayeti meali: “Ey inananlar rüku edin, secdeye varın, rabbinize kulluk edin, iyilik yapın ki saadete erişesiniz.” Mihrap nişinin sağ tarafındaki sütun kaidesinde de Enbiya Suresinin 107. Ayeti meali: “Ey Muhammed biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” Yazılmıştır.


Mihrap nişinin solundaki sütün kaidesinde de Kalem suresinin 4. Ayeti yazılıdır. Caminin kuzey cephesinde taç kapının tam üzerinde yapının köşk minaresi yer almaktadır. Minareye taş kapının doğusunda yer alan 32 basamaklı bir merdiven ile çıkılmaktadır. Köşk minare yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan 4 yekpare ayağın üzerine atılan bir külah kısmından oluşmaktadır. Ayakların köşeleri pahlanarak sekizgene dönüştürülmüştür. Ayaklar başlık kısımları minarenin içine doğru çıkıntı yapmaktadır.


Külah kısmı piramidal şekilde tasarlanmış ve tepe noktasında yükselen beyaz mermer alemle sonlandırılmıştır. Köşk minare yapıya muhtemelen sonraki dönemlerde eklenmiştir. Mihrap nişin doğu tarafında yer alan sütünce üzerindeki kitabede Kalem Suresinin 4. Ayeti yer almaktadır. Anlamı : “Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.”

Mihrap duvarının ortasında yer alan küçük mihrap nişi 3 köşeli olup kavsara kısmı 4 sıra mukarnasla doldurulmuştur. Nişin içerisi kıvrımdal, palmet ve çiçeklerin oluşturduğu bir kompozisyonla bezenmiştir. Nişin yan taraflarına en alttaki dikdörtgen, üstekileri birbirinden farklı boyutlarda olan daire şeklindeki renkli mermer parçaları kakılmıştır. Nişte görülen bu renkli taş kakmalar Zengi ve Memlük süslemelerini çok sadeleşmiş şekilde devam ettiren Selçuklu taş işleri, Beylikler ve Osmanlı mimarisinde aman aman kendini belli etmektedir.
Kaynak: Develi Belediyesi, Fotoğraflar: Hasan Yüksel


















1 Mart 2020 Pazar

SULTANHANI KERVANSARAYI


SULTANHANI H.630-634 / M.1232-1236
                                                                                                              Hasan YÜKSEL
Kayseri Sivas yolunun 40. Kilometresinde Bünyan’a bağlı adını verdiği Sultanhanı Kasabasında, Alâeddin Keykubad’ın yaptırdığı bir eserdir. Alâeddin Keykubad, hol portalinde harap kitabesinden anlaşıldığı kadar 630-634 (1232-1236) arasında yaptırmıştır. Masif duvarlar ve çeşitli takviye kuleleriyle, dış görünüşte kale manzarası hakimdir.  Güneyden kuzeye doğru çok az meyillenen bir arazide 3900 m2 bir alanı kapsayacak biçimde inşaa edilmiştir. Han, yolcu, yük ve hayvan üçlüsünün konaklaması esnasında ihtiyaçların karşılanacağı barınak ve servis mekânlarını kapsayan iki kütle olarak tasarlanmıştır.
Köşk Mescid

Arabalık

Selçuklu döneminde ticari yollara ve ticaret hayatına büyük önem verilmekteydi. Alaeddin Keykubat döneminde ise Selçuklular, Anadolu’yu gıpta ile bakılacak büyük bir ticaret merkezi haline getirmişlerdi. Mesela Sultanhanında kalan ticaret erbabı handa üç gün ücretsiz kalır, üç günden fazla kalacaksa diğer günlerin ücretini öderdi. Tüccarların bütün malları devletin güvencesi altına alınmıştı.  Han görevlileri sabah kapıyı açmadan herkese vukuat var mı diye sorar, vukuat varsa kimseyi dışarıya bırakmazlardı.  Hana gelen tüccar malı özenle sayılır ve eğer tüccar sabah yoluna devam edecekse, malı kendisine eksiksiz teslim edilir ve uğurlanırdı. Bu kervansaraylar aynı zamanda dünyada günümüzde sigorta olarak nitelendirdiğimiz malların sigorta edilmesi şeklinde ticaretin garanti altına alınmış olması nedeniyle yapılmıştır. Bu tür kervansaraylarda tüccara böylelikle devlet güvencesi sağlanarak ticaretin gelişmesi de sağlanmıştır.
Sultanhanı Kervansarayı

Giriş Kapısı Portalı

Diyelim ki tüccar mallarını handan sapasağlam teslim aldı ve yoluna devam etti. Yolda soyguncular, tüccarın yolunu kestiler ve malını çaldılar. Devlet, soyulan tüccarın bütün mallarının karşılığını öderdi. Çünkü, Selçuklu devletinde ticaret devlet güvencesi ile yapılmaktadır. O yüzden Alaeddin Keykubat dönemi Anadolusu “efsanevi zenginlikler ülkesi” olarak anılıyordu.
Büyük Salon Taç Kapısı

Büyük Salon

Yapı, yüksek ve farklı biçimde payanda ve kulelerle desteklenmiş duvarlarıyla adeta küçük bir kale kimliği arz etmektedir. Kervansaray’ın girişinin bulunduğu kuzey cephede, taç kapının iki yanında silindirik kesitli ve birbirine bitişik demet pate biçiminde tasarlanan payandalar hem duvarı destekler hem de bugün büyük bölümü yıkılmış olan avlu taç kapısına çerçeve oluştururlar. Kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerindeki kuleler yıldız kesitlidir. Avlunun yan duvarlarında birer, kapalı barınak kısmının yan duvarlarında ikişer destek payandası ve kule yer almaktadır, Ön cephedekilerin, dışında bu desteklerin çokgen ve yarım daire şeklinde tasarlandıkları ve üzerlerinin konik birer daire şeklinde tasarlandıkları ve üzerlerinin birer külahla kapatıldığı gözükmektedir. Bu kulelerin saçak seviyesinde başlayan mukarnaslarla genişleyerek yükseldikleri dikkat çeker.  Kuzeydoğu ve kuzeybatı köşedeki kulelerin üst kısmının tüm yüzeyi dolaşan kuşakta iki şeridin geçmeler yapmasıyla oluşan dört kollu yıldız geçmelerle dairesel düğümler yapan şeritlerin oluşturduğu geometrik bezeme yer alır. Kuzeybatı köşedeki kulenin orta kısmında yüzeyden çökertilmiş dikdörtgen biçimli kartuş içinde taşın erimesiyle tahrip olduğundan tam okunamayan bir yazı yer almaktadır. Buradaki  yazının “amel-i Yadigar(?)” ibaresini içerdiğinden bu ismin kervansarayın mimarı olduğu ileri sürülmüştür.
Büyük Salon Kubbe

Özel Misafir Odaları

Kervansaraya girilen ve Kuzey cephenin biraz doğusuna kaydırılmış olan ve duvar yüzeyinden profillendirilerek içe doğru yerleştirilen taç kapıdan girilmektedir. Taç kapıyı çevreleyen sivri kemerin üzengi taşından sonraki üst kısmı tamamen yıkılmıştır. 1970’den sonra yapılan onarımlarda taç kapı, duvarının taşları büyük oranda değiştirilmiş, orijinal bezemeli parçalardan bazıları duvar üzerinde bırakılmıştır. Taç kapı yanlardan ve üstten genişlikleri farklı üç bordürle kuşatılmıştır. Ayrıca üç bordür de taç kapı kemerini çerçevelemektedir. Bordürlerin tamamında kabartma olarak yapılmış, geometrik bezeme görülmektedir. Taç kapı nişi üzerleri orijinalinden bezemeli oldukları anlaşılan zar başlıklı sütuncelerle sınırlandırılmıştır.  Sütünce başlığı üzerindeki bitkisel bezemeli bakiyelerden kavsara köşeliklerinin bitkisel kompozisyonlarla doldurulmuş olabileceği anlaşılmaktadır. Taç kapı yan nişleri üç cepheli olarak düzenlenmiş olup üç sıra mukarnaslı kavsaraya sahiptir. Kavsara’nın üzerinde sivri kemerle çevrelenmiş yüzeye ve bu yüzeyi kuşatan kemerin meyillendirilmiş alnına geometrik bezemeler işlenmiş, kemer köşelerine de altı yapraklı rozetler kabartılmıştır.
Büyük Salon Kubbe

Özel Misafir Odaları

Kervansarayın hamamına batı cephenin kuzey cephesine açılan basık kemerli kapıdan girilmektedir.  Hamam tek mekânlı olarak değil, soyunma, soğukluk, sıcaklık, su deposu ve külhan bölümlerinden oluşmaktadır. Hamamın üst örtü seviyesi ısı yalıtımı gözetilerek hanın genel üst örtüsünden daha aşağıda tasarlanmıştır. Hamamın soyunmalık bölümü yaklaşık kare ölçülerde bir mekân olup üzeri doğu-batı yönünde uzanan sivri tonozla örtülmüştür. Soyunmalığın güney cephesinin batı köşesine açılan kapıdan soğukluğa geçilir. Bu bölüm kubbe üzerine açılan üç adet yuvarlak ışık gözü ile aydınlatılmıştır. Sıcaklık mekânına, soğukluğun güney köşesine açılan kapıdan geçilir. Sıcaklık mekânında tüm cephelerde birer musluklu ayna taşı bulunur. Kurna yoktur. Sıcaklığın kuzey tarafında su deposu bulunmaktadır. Su deposunun kuzeyinde de hamamın külhanı yer alır.
Büyük Kubbe Süslemesi
Köşk Mescit

Avlu ortasında, örnekleri arasında en süslü olarak nitelendirilen ve L biçiminde dört yığma ayağa atılmış dört sivri kemerle fevkani olarak düzenlenen mescit yer almaktadır. Mescidin alt katının üst örtüsü çapraz tonoz olup burada bir çeşme veya havuz olup olmadığına dair bir kalıntı yoktur.  Mescit ibadet mekanına kuzey cephede iki kanatlı olarak düzenlenen 11 adet basamaklı merdivenle çıkılmaktadır. Basamakların birleştiği seviyenin alt kısmına kırık çizgi sisteminde gelişen 10 kollu yıldız bezemesinin işlendiği dairesel madolyon kabartması yapılmıştır.  Mescidin kapısı, iki bordürle üç yönden kuşatılmıştır.  Dıştaki bordür yarım yıldız dizisini, içteki kalın bordür ise kırık çizgi sisteminden gelişen 16 kollu yıldızların yarım örneklerinden oluşan geometrik bezemeleri içerir.
Hamam Kısmı

Köşk Mescit

Kervansarayın kapalı barınak kısmına avlunun güney duvarından dışa taşırılmış olan taç kapıdan girilmektedir. Kapalı barınak kısmı 24 bağımsız yığma ayağa ve duvarlara doğru batı doğrultusunda atılmış sivri kemerlerle girişe paralel yedi sahınlı olarak düzenlenmiştir.

Kaynakça:
• Doç. Dr. Yıldıray Özbek, Yrd. Doç. Dr. Celil Arslan; Kayseri Taşınmaz Kültür Varlıkları Envanteri Cilt I-II-III, Kayseri 2008
• Mehmet Çayırdağ; Kayseri Tarihi Araştırmaları, Kayseri 2001
• Sebil Yıldız; I. Alaaddin Keykubad’dan Günümüze Gelen Mükemmel Eser, Sultanhanı, Bünyan Kültürü, Aylık Kültür Dergisi, sayı 3,Kayseri  Ocak 1993
• Uygur Kocabaşoğlu / Murat Uluğtekin, Salnamelerde Kayseri, Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminin Eski Harfli Yıllıklarında Kayseri, Kayseri 1998
• S. Burhanettin Akbaş; Bünyan ve Yöresi Halk Edebiyatı Folklor ve Etnografyası, Kayseri 1994
• Şaban Hacıpaşaoğlu; Büyük Tuzhisar’ın Tarihçesi; Bünyan Kültürü, Aylık Kültür Dergisi, Sayı 2, Kayseri 1992
• Şaban Hacıpaşaoğlu; Bünyan, Ankara 2010
• Halit Erkiletlioğlu; Kayseri Tarihi (En Eski Zamandan Osmanlılara Kadar), Kayseri
• Halit Erkiletlioğlu; Geniş Kayseri Tarihi, Kayseri 2006
• Abdullah Kılıç, Kayseri Tarih Sanat Kültür, İstanbul Mayıs 2006

Büyük Salon Kubbesi

Hamam Işıklandırma ve Havalandırması

Köşk Mescid

Köşk Mescşd Merdiven

Köşk Mescid Süsleme




































Havalandırma

Hamam Işıklandırma ve Havalandırma












Hamam Havalandırma ve Işıklandırma

Hamam Kısmı






Köşk Mescid Süsleme

Köşk Mescşd Portalı

Kenarlık


Köşk Mescid Süsleme

Aslanlı Çörten

Aslanlı Çörten


Büyük Salon Kubbe


Büyük Salon Kubbe