25 Nisan 2013 Perşembe



TÜRKİYE PKK’YA TESLİM OLMUŞTUR
                                                                                                               Hasan YÜKSEL

25 Nisan 2013 günü bizler için bir şey ifade etmiyor ama özellikle Pkk için adeta bir zafer günü. İmralı’dan gönderilen mektubun yerine ulaşmasıyla birlikte Pkk’nın elebaşlarından olan Murat Karayılan, Zeki Şengali ve Hacer Zagros geri çekilme takvimi ile ilgili basın açıklaması yapmışlardır. Öyle bir basın açıklaması ki adeta zafer kazanmış bir komutan edasıyla şov haline dönüştürülmüş, yüzlerce basın mensubu bu açıklama için Kandile yığılmıştır.

Açıklamasında çekilmenin 8 Mayısta başlayacağını belirten Karayılan bundan sonra üstü kapalı da olsa bir takım hatırlatmalarda bulunarak çekilme sürecinin üç aşamada gerçekleşeceğini ve bundan sonra Türkiye’nin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini adeta tehdit ederek belirtiyor. Sürece de savaşı kaybeden ülkelere yaptırım uygulandığında, yaptırımların yerine getirip getirmediğini kontrol ettirir gibi batılı ülkeleri ve Rusya’yı gözlemci olarak tayin ediyor. 

Çekilme sürecinin sonunda ise Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin yerine getireceği ve yerine getirilmesi gereken görevleri sıralıyor. İlk olarak ta Anayasal düzenlemenin yapılması ve TSK bazı birimlerinin tasviye edilmesi gerektiği yönünde ki emirleridir. Peki kendileri silah bırakacak mı.  Hayır. Bu yönde hiçbir açıklama yapmıyor.  Türkiye’nin geleceği içinde yol haritasını çiziyor haşmetmeap.

Tüm bunlar açılım zırvası adı altında BOP projesi başkanı olduğunu iddia eden zatın Türkiye’yi uçuruma sürüklemesinden başka bir şey değildir. Barış süreci adı altında Türkiye’ye Pkk aracılığı ile batılı ülkelerce bir takım yaptırımlar dayatılmaktadır. Bu yaptırımları kabul edenler  ve Pkk’yı  terörist gurup değil de savaşan bir taraf durumuna getirenler ise Türkiye’nin başında bulunan bu günkü hükümet ve onun yanlılarından başkaları değildir. Türkiye açılım süreciyle Pkk’ya karşı olan mücadelesini kaybetmiş adeta Pkk’ya teslim olmuştur.

Bu gün elimizi kaybettik böyle giderse yakında kolumuzu da kaybedeceğimiz aşikardır. Son on yılda  öyle bir duruma geldik ki her gün bir yerden darbe alıyoruz. Türkiye Cumhuriyetini yıkmak için uğraşanlar emellerine ağır ağır ulaşırken bizler hala uyumaya devam ediyoruz.

Artık gaflet, hıyanet ve dalâlet uykusundan uyanma vakti gelmiştir. Gün yeniden diriliş ve mücadele günüdür. Son on yıl içinde sindire sindire bir şeyleri Türk milletine kabul ettirmeye çalışıyorlar. Bunu kabul ettirirken de barış ve demokrasiden bahsederek anaların gözyaşlarının dineceğinden söz ediyorlar. Gerçekte ise Türk milletine hissettirmeden Türklüğü ve Türkiye Cumhuriyetini bu topraklardan silmeyi azmediyorlar. Bizlere düşen görev bu dayatmaları kabul etmek yerine onurumuzla mücadele etmek ve gerekirse şehit olmaktır. Bu mücadelede “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

TOMARZA İLÇESİ



İlçe Kaymakamı: Ali BUZKAYA                Tel. sant: 0 352 661 55 40
Belediye Başkanı:  Osman KOÇ               Tel. sant: 0 352 661 29 29
İlçe Nüfusu: 35.808
Yüzölçümü km2:  1.485
İl Merkezine Uzaklığı: 55 km

İlçenin Tarihi:


Eski Çağ Roma Bizans Dönemleri
İlçemiz sınırları içerisinde ilk yerleşim izlerine Geç Hitit Döneminde Rastlanır. Merkez ve Dadaloğlu Kasabasında bulunan Tanrı ve Tanrıçayı temsil ettiği belirtilen kabartma resimler ve küçük heykeller, M.Ö. VII. yy'' a ait olup, Kayseri Müzesinde sergilenmektedir.

Tomarza yöresi, daha çok istilacıların önemli merkezlere geçip gittikleri güzergah  üzerinde yer alan küçük bir  yerleşim yeri izlenimi vermektedir. Bu dönemle ilgili bazı ipuçlarına ilçe merkezi ve Erciyes yöresindeki köylerde yer alan yeraltı şehirlerinde rastlanabilmektedir.Bunların çoğunun kapıları güneye açılmakta, içlerinde birbirine bağlı odalar, ibadet yerleri, hayvan barınakları ve su sarnıçları bulunmaktadır. Odalarda basit resim figürleri görülebilir. Bunun dışında  Kapukaya ve Pusatlı köylerinde İslam öncesi döneme ait mezarlara rastlamak mümkündür.

İlk İslam Akınları
Asıl amacı İstanbul''u elegeçirmek olan ilk İslam akınları, Emeviler döneminde  başlamıştır. Kayseri'' ye ilk akınların 668 yılında başladığı görülmektedir. Kayseri,  726 yılında Abdulmelik oğlu Müslüm tarafından fethedilmiştir. Ancak 968 yılında Bizans İmparatoru Phocas Orta Anadolu ve Kayseri''yi geri almıştır. 

Bu dönemde Bizans''lılar 40.000 Ermeni''yi Kafkaslar''dan getirerek Yozgat, Sivas ve Kayseri civarına yerleştirmişlerdir. Bu Ermeni kabilelerinden en büyüklerinden olan ve 1500 kişiden oluştuğu tahmin edilen  kabilesinin bugünkü Tomarza''nın bulunduğu bölgeye yerleştirildiği ve Tomarza  adının da buradan geldiği  iddia edilmektedir. Bizanslıların Ermenileri bölgeye getirme amacı, Türk-İslam akınlarına karşı bir tampon oluşturmaktı.

Osmanlı Dönemi

Karamanoğulları'nın Osmanlı Devletine karşı Akkoyunlu Uzun Hasan ile ittifak etmesi üzerine, Fatih Sultan Mehmet, Vezir Gedik Paşa'yı Karaman seferine gönderdi. Kayseri,bu sefer sonunda 1467 yılında Osmanlı topraklarına katıldı. Gedik Ahmet Paşa, Develi ve Tomarza yöresini fethettiği halde buradaki Varsaklar ve diğer aşiretlere mağlup olan Rum Mehmet Paşa'ya da yardımcı olarak yenilgiden kurtarmıştır.

Bu dönemde Avşar ve Varsak aşiretlerinin Kayseri Sipahiliğine sık sık saldırdığı ve saldırıdan birinde Kayseri Komutanı İskender Bey'i esir ettikleri bilinmektedir.

1498 yılında Şah İsmail'in civarından geçerek, Dulkadiroğulları topraklarına girmesiyle yöredeki aşiretler arasında kısmen de olsa Şiilik yayılmaya başlamıştır. 1510 yılında çıkan Şahkulu ayaklanmasının Kayseri, Develi, Tomarza ve Pınarbaşı yöresinde de olumsuz etkilediği, can ve mal güvenliğinin kalmadığı bu döneme ait eserlerde ifade edilmektedir.

Tomarza, bu dönemde de aynı isimle anılmış ve Voyvodalık olarak yönetilmiştir. Tomarza adına Kayseri'den ayrı olarak "Jenning" adlı batılı bir yazarın "16. yy.da Erciyes Dağı" adlı eserinde rastlanmaktadır. Bu eserde Tomarza'dan bir köy olarak bahsedilir. 1514 Çaldıran Zaferi ile, Şah İsmail tehlikesi bertaraf edilmiş ve sefer dönüşü Dulkadiroğulları tamamen Osmanlı hakimiyetine alınmıştır. Bundan sonra Kayseri yöresi bir Osmanlı Sancağı olarak "Liva-i Kayseriye" adıyla Karaman Eyaletine bağlanmıştır. 1856 yılında ise idari bağlılıkta bir değişiklik yapılarak Bozok Eyaletine bağlanmıştır.

Tomarza karyesi (köyü)'nin Tımar kayıtları ve vergi defteri, 1500 yılında Dulkadiroğulları ile beraber düzenlenmiştir. Bu sayımda Tomarza'da 117 gayrımüslüm ile 65 Müslüman ailesinin mevcut olduğu ve köy sakinlerinin başlıca geçim kaynaklarının tahıl ziraatı, hayvancılık ve arıcılık olduğu belirtilmektedir.

Osmanlı Devleti'nin II. Mahmut dönemine rastlayan ve 1831 yılında yapılan ilk resmi nüfus sayımında Tomarza ve köylerinin hane sayısı ile nüfusu şöyledir:

(Sadece erkek nüfus verilmiştir.)

YERLESIM YERI         HANE   NÜFUS  




TOMARZA                    58      166  
SOSUN                         37      108  
MARDIN                       20        67  
SARIMEHMETLI             19        55  
KELGIN                        75      203  
CÜCÜN                        16        26  
TRAFSIN                      93      218  
KÖMÜR                        17        65  
CÜREGEN                     13        26  
PUSATLI                       51      152  
CÖMLEKCI                    18        61 



Kayıtlardan anlaşılacağına göre nüfusun büyük kısmı ziraat, hayvancılık, amelelik ve küçük el sanatları ile iştigal etmekteydi. 1838 yılında Develi Müteselliliğinden gelip Malatya'ya geçmek isteyen ve Osmanlı ordusunda asker öğretmen olan Alman Yüzbaşı Helmut Von Motke, hatıralarında Tomarza'nın köy ve yaylarında Avşar ve Göçer aşiretinin, Tomarza merkezinde ise Ermenilerle birlikte çok sayıda Müslüman Türkün yaşadığından bahsetmektedir. Motke ayrıca, merkezde yıkılmış bir Bizans kilisesi ile yeni yapılan bir Ermeni kilisesinden bahsetmektedir ve bugün ilçe merkezinde bulunan ve kısmen yıkılmış olan kilise olması olması muhtemeldir. Bu dönemde bir Ermeni piskoposunun görev yaptığı ve vergi toplama işinin bu piskoposa verildiği, ayrıca Türk görevlinin da gözcülük yaptığı Motke'nin hatıralarında ifade edilmektedir. Tomarza'da yaşayan Ermenilerin daha çok el sanatları ile, özellikle marangozluk, duvarcılık, ayakkabıcılık ve demircilikle uğraştığı; bağcılık ve şarapçılık konusunda da oldukça ileri düzeyde bulundukları bilinmektedir.





İlçe Merkezinde doğu yönünde kalıntıları bulunan manastırın, kiliseden üç kat büyük olduğu,bünyesinde rahip ve rahibe yetiştiren "Grogeryen Ermeni Okulu"nun bulunduğu, her yıl 12 Ağustos'ta düzenlenen "Oğlak Gıran" törenlerine Orta Anadolu ve Kiliya Ermenilerinin katıldığı ve dışarıdan gelen misafirlerin "Paşa Odası"nda ağırlandığı rivayet edilmektedir. Manastırın gelirlerinin ise tarım arazileri, dükkanlar ve sürülerden temin edildiği tahmin edilmektedir. 19 yy.'da Tomarza'da cereyan eden bir başka önemli olay ise Tomarza-Pınarbaşı-Sarız-Tufanbeylicivarında göçebe olarak yaşayan Avşar Türkmenleri'nin 1856 yılında çıkarılan kanunla mecburi iskana tabi tutulmalarıydı. Yörede bozulan asayişi düzeltme amacına yönelik bu uygulama, Avşarı pek memnun etmemiş ve alışageldikleri göçebe hayatını terk etmemek için uzun süre direnmişler, üzerlerine gönderilen "Fırka-i İshaliye" birlikleri ile mücadele etmişlerdir. Osmanlı Devleti'nin bu uygulamasına adeta meydan okuyarak "Ferman Padişahın, dağlar bizimdir" diyen ünlü Avşar ozanı Dadaloğulu'nun şiirlerde adı geçen ve eski adı Taf olan Tomarza'ya bağlı Dadaloğlu Belediyesi civarında yaşadığı tahmin edilmektedir. 20 yy. başlarında tüm Osmanlı ülkesinde yaşayan Ermeniler Rus, İngiliz ve Fransız kışkırtmalarına aldanarak bağımsızlık için örgütlenmeye başlamışlardı. Bu gelişmelere paralel olarak, Tomarza'da yaşayan Ermeniler de buradaki Müslüman Türk halkını taciz edici faaliyetlere girmişlerdi. Bu dönemde Tomarza, Ermenilerin lideri konumundaki Ohannes Çorbacıyan ve oğlu Fasığ Çorbaçıyan önderliğinde "Dinçakyan Taşnakzakan" örgütünün kurulduğu görülmektedir. Örgütün amacı, bomba ve silah yapmak, cuma namazında camilere saldırı düzenleyerek toplu katliamlarda Türkleri başka yörelere kaçırmak ve Kilikya Ermenileri ile birleşerek bağımsızlık kazanmak olarak belirlenmiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında oluşan otorite boşluğu, Ermenileri iyice şımartmış,bu yüzden tedhiş eylemlerini arttırmışlardı. Bu sırada örgütün bir şubesinin de Develi'ye açılması için faaliyetler yürütülmüştür.

1915 yılında çıkartılan "Tehcir Kanunu" ile Tomarza'da yaşayan yaklaşık 90 kişilik bir grup da Suriye'ye gönderilmiş ve ilçede asayiş kısmen sağlanmıştır. (11 Temmuz 1915) Osmanlı Devleti'nin, Birinci Dünya Savaşında mağlup olması üzerine Fransızlarla işbirliği yapan Kilikya Ermenilerinin işgal ve saldırıları, Develi'ye 20 km. kadar yaklaşmış ve Bakırdağını işgal ederek, kendilerine Zamantı Irmağını sınır olarak tespit etmişlerdi. Bu durum, Kayseri, Develi ve Tomarza Ermenilerini harekete geçirmiş ve "Ermeni Fedakaran Cemiyeti" kurarak çeşitli saldırılara geçmişlerdir. Ermenilerin bu faaliyetleri karşısında, Müslüman Türkler de boş durmamış ve Develi'de "Klikyalılar Milli Cemiyeti" ile "İttihat-ı Zabitan Teavün Cemiyeti"ni kurmuşlardır. Develi ve Tomarza yöresinde Ermenilerle girişilen mücadelede, Develi Belediye Reisi Kamberli Osman Bey'in köylerden topladığı kuvvetler, Ermeni çetelerini yenerek dağıtmayı başarmıştır. Bu mücadelede yer alan güçlere, Tomarza da önemli destek sağlanmıştır. Tomarza'da bulunan Nizamiye Bölüğü ve Milli müfrezeler, Kemal Bey komutasında Saimbeyli bölgesinde mücadele etmişlerdir.

Fransızların geri çekilmesi ile yörede Ermeniler de ilçeyi terk ederek, çoğunluğu İstanbul olmak üzere çeşitli yerlerde göç etmişlerdir. 1921'de asker dönüşü Tomarza'ya gelen Ermeni gençleri,İstanbul Samatya'ya çağırılmış ve oradaki yakınlarının yanına yerleşmişlerdir. Bu olaydan sonra Tomarza ve yöresinde Ermeni nüfusu kalmamıştır.Tomarza ve köylerine 19. yy. sonun ve 20.yy. başlarında ilçe dışından Türk nüfus akını devam etmiştir.Özellikle 1877-1878 Rus Harbi ve Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1916'da Kars, Ardahan, Erzurum, ve Ağrı illerinden çok sayıda Müslüman Türk ailesi yöreye gelerek yerleşmişlerdir.

Cumhuriyet Dönemi:
Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 yıllarında Yunanistan ile imzalanan Nüfus Mübadelesi anlaşmaları ile Türkiye'ye Türk ailelerinin bir kısmı, Tomarza ve bazı köylerde iskan edilmiştir.
Bundan sonra 1936,1940 ve 1950 yıllarında Bulgaristan'dan gelen çok sayıda Türk ailesi de Tomarza merkezine yerleştirilmiştir.
Tomarza, 1864 yılında çıkarılan "Vilayet Kanunnamesi" ile Kayseri Sancağı'nın Develi kazasına bağlı bir nahiye statüsüne kavuşmuştur.
İkinci Meşrutiyet Döneminde ise ilçede Belediye Teşkilatı kurulmuş ve ilk belediye reisleri Ermenilerden seçilmiştir. 1915 Ermeni göçünden sonra Ermeni nüfus yoğunluğu azalmış ve Trafşin Köyü'nden Emir Ağa ilk Müslüman Türk Belediye Reisi olarak göreve gelmiştir. Ancak bir süre sonra belediye teşkilatı kaldırılmış ve Tomarza nahiyesi olarak idare edilmiştir. 1948 yılında yapılan idari düzenlemeler ile belediye teşkilatı tekrar oluşturulmuş ve Beki Yüceler Belediye Reisliğine getirilmiştir. 1953 yılında çıkarılan bir kanunla Tomarza Develi'den ayrılarak, şu andaki sınırları ile ilçe haline getirilmiştir. Bugün bağlı 48 köy ile; Merkez, Özlüce(Dadaloğlu), Emiruşağı olmak üzere üç belediyeden oluşan 51 yerleşim yeri bulunmaktadır.



I.Dünya Savaşı


Tomarza, I. Dünya Savaşı sırasında Kuvay-i Milliye kuvvetlerine ev sahipliği yapmıştır. Özellikler Pusatlı köyü ve çevresi, Kuvay-i Milliye'ye cephanelik ambarı olmuştur. Köyün adı da burdan gelmektedir. Pusat silâh ve cephane anlamındadır. Fransızlar, güneyden Anadolu'yu işgale başlamışlar ve Adana'nın tamamını işgal etmişler ve ordan Kayseri il sınırına kadar gelmişlerdir. Sonraları, Kayseri'nin tek işgal edilmiş toprağı olan Bakırdağı beldesine kadar gelmiştir. Bunu haber alan Kuvay-i Milliye birlikleri Pusatlı ve çevresine cephane yerleştirmişlerdir.


Coğrafi Yapı:

İlçe, düz bir arazi üzerine kurulmuştur. Tomarza İç Anadolu Bölgesinin Orta Kızılırmak Bölümünde yer alan Kayseri  İlinin sınırlar içerisindedir. Doğuda Pınarbaşı ve Sarız, batıda Develi, kuzeyde  Talas ve Bünyan, güneyde Adana İli Tufanbeyli İlçesi ile çevrilidir. İlçenin deniz  seviyesinden yüksekliği 1397 metre olup,  yüzölçümü 1452 km. dir.  İl merkezine olan uzaklığı 56 km.dir. Tarım arazisi 524.400 dekar, çayır mera  330 dekar, tarım dışı arazi 150.000 dekardır. İç Anadolu'' nun kırsal iklimi ilçede de kendisini  gösterir. Yazlar sıcak ve kurak, kışları soğuk ve karlı geçer. Gece ile  gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok fazladır. Haziran, Temmuz, Ağustos ayları dışında gece sıcaklıkları 0 derecenin altına düşmektedir. Bu sebeple  erken don olayları görülür. Kar yağışları, Kasım ayının başından Nisan  ayının ortalarına kadar devam eder. Yağmurlar İlkbaharda konveksiyon,  Sonbaharda cephe yağışları şeklindedir.


İlçe’nin üç ovası mevcuttur. Bunlar,Göstere ovası,Mandal ovası ve Çukuryavşan ovalarıdır.Akarsuları Zamantı Irmağı,Kuru çay ve Şehriyel suyu’dur.İlçe’nin Dağları ise, Aygörmez (2072 m),Sövengen (1953 m) ve Sümengen dağı ile İlçe’nin güney ve güneydoğusunda ise Torosların Tahtalı kolunu oluşturan sıradağlar vardır.

Bitki örtüsü olarak Güneydeki Toros Daglarının eteklerinde 20.000 dekar orman,20.000 dekar fundalık bulunmakta olup,diğer kısımlar kıraç arazi yapısına sahiptit.Toprak erezyonu çok fazladır.


İdari Yapı:


İlçe, 1864 yılında çıkarılan “Vilayet Kanunnamesi” ile Kayseri sancağının Develi İlçesine bağlı bir nahiyesi iken, 1953 yılında çıkarılan kanunla İlçe, Develi İlçesinden ayrılarak müstakil ilçe olmuştur. Merkez belediyesi, Dadaloğlu ve Emiruşağı kasabaları ile 3 belediye, 44 köy ile toplam 47 idari birimden oluşmaktadır. Dadaloğlu Belediyesinin 4, Emiruşağı Belediyesinin 2 mahallesi vardır.

2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre merkez nüfusu 10.963, köylerin nüfusu 24.845 olup, toplam nüfus 35.808’dir. Yıllık nüfus artış hızı şehir merkezinde binde -3.35, köylerde ise -10.68 olup, toplamda ise –8.50 nüfus azalması görülmektedir.
Belde ve Köyler:

*Dadaloğlu Kasabası
*Emiruşağı Kasabası
******
*Söğütlü
*Şeyhbarak
*Alakuşak
*Şiraz
*Bektaş
*Tahtakemer
*Bostanlık
*Turanlı
*Böke
*Yeşilbağ
*Büyüksüvegen
*Örenşehir
*Cücün
*Akmezar
*Çukurağaç
*Arslantaş
*Çulha
*Büyükcanlı
*Ekinli
*Çanakpınar
*Gülveren
*Çayinli
*Güzelsu
*Dağyurdu
*Hacıpaşa
*Göktepe
*İmamkulu
*Güzelce
*İncili
*Işıklar
*Kaleköy
*İcadiye
*Kapıkaya
*Karamuklu
*Karaören
*Kesir
*Kevenağıl
*Köprüköy
*Kızılören
*Küçükcanlı
*Koçcağız
*Melikören
*Kömürköy
*Tatar
*Pusatlı
*Üçkonak

Ulaşım:

Kayseri şehir merkezine 55 km uzaklıkta bulunan Tomarza'ya eski Talas durağının bulunduğu yerden belirli saatlerde minibüsler hareket etmektedir.

Ekonomik Yapı:


1-)Tarım
Tomarza ve köylerinde halkın temel geçim kaynağı tarım ve  hay­vancılıktır. îlçe sınırları içinde top­lam 5800 aile, geçimim bu yolla  sağlamaktadır.ilçenin geniş tarım arazileri ol­makla birlikte çoğu engebelidir.  Bu yüzden toprağın işlenmesi ve sulanması  konusunda  zorluklarla  karşılaşılmaktadır. Zamantı Irmağı kenarındaki arazilerde sulama ka­nalları,  regülatör  ve  motorlar vasıtası ile sulama yapılmakta, bunun dışındaki  alanlarda ise kuru tarım uygulanmaktadır. Tomarza''da rakımın yüksekliği ve  iklimin elverişsizliği sebebiyle meyve üretimi yok denecek kadar azdır. Mevcut  üretim ise ticari amaçlı olmayıp, meyve ağaçlarının kendi kendine getirdiği  miktardan ibaret bulunmaktadır. îlçede son yıllarda geleneksel tarım yöntemleri  hemen hemen tamamen terk edilerek, modern yöntemler kullanılmaya başlanmış ve bu  sayede; elde edilen ürün miktarında büyük artışlar sağlanmıştır.Tarımda gübre  kullanımında da son  yıllarda  büyük  bir  artış gözlenmektedir. 1995 yılı  verilerine göre ilçe sınırları içinde kullanılan gübre miktarı, 4524 ton  civarındadır.Tarımda verimliliği artıran sebep­lerden bir başkası da zirai  mücadele konusunda çiftçilerin bilinçlenmesidir. Zirai mücadele için kul­lanılan  ilaç miktarı her yıl artmakta olup, 1995 yılında (Hububat, sebze ve meyvede)  toplam 6 ton ilaç kul­lanıldığı belirtilmektedir.Ayrıca son yıllarda kullanımında büyük bir artış kaydedilen  sertifikalı tohumluklar da verimliliği artıran bir  diğer  unsur olarak  göze  çarpmaktadır.Bunun dışında kuru tarım uygula­nan alanlarda, kurulan sulama  koo­peratifleri vasıtasıyla yer altı ve yerüstü su kaynakları değerlendirilerek,  sulu tarıma geçilmekte ve alternatif ürün yetiştiriciliğine yönelinmektedir.


2-)Sanayi

İlçemizde bulunan sanayi ve üretim tesisleri;

- Tomarza Un Fabrikası
- Süt Mandırası (Peynir İmalathanesi)
- Üçler Yem Fabrikası
- Akbel Süt Toplama Merkezi
- Akel Mermer Fabrikası
- Okyaylar Taş Fabrikası
- Tektaşlar Tarım Aletleri İmalathanesi

3-) Ticaret
4-) Hayvancılık
5-) Madencilik

Sosyal Yapı:


Eğitim
İlçe  genelinde biri İlçe Merkezinde, diğeri Dadaloğlu Kasabası''nda olmak üzere 2 Çok  Programlı Lise, 1 İmamhatip Lisesi, 1 Anadolu Endüstri Meslek Lisesi olmak üzere  toplam 4 adet lise mevcuttur. Endüstri Meslek Lisesi bünyesinde 1 Çıraklık  Eğitim Merkezi faaliyet göstermektedir. Milli Eğitim Müdürlüğü''ne bağlı toplam  48 ilköğretim okulu bulunmaktadır. Okullarımızda, okul öncesi 293 öğrenci,  ilköğretim okullarında 4597, ortaöğretim okullarında 684 öğrenci olmak üzere  toplam 5574 öğrenci öğrenim görmektedir.

Sağlık
İlçemizde sağlık hizmetleri, Sağlık Grup Başkanlığı''na bağlı 25 yataklı Devlet  Hastanesi, merkez ve köylerdeki 7 adet sağlık ocağı ile bunlara bağlı sağlık  evleri vasıtasıyla halka sunulmaktadır. Hastanemizde dahiliye, çocuk, diş, aile  hekimliği, acil polikliniği ve 24 saat düzenli hizmet veren röntgen,   laboratuar , Hemodiyaliz , Kadın doğum ünitesi  ile hizmet sunulmaktadır.
Yıllara göre Tomarza merkez ve kırsal kesimin nüfusu.

Yıl      Kent Nüfusu Köy Nüfusu Toplam Nüfus
1960          3.726              -                        -
1965          4.108            30.824           34.932
1970          4.838            32.612           37.450
1975          6.548            32.730           39.278
1980          7.745            33.219           40.964
1985        10.050            32.170           42.220
1990        11.337            31.332           42.669
1997        11.193            25.702           36.895
2000        10.960            24.848           35.808
2002        10.937            26.437           37.374
2007        10.414            18.283           28.697
2008        10.347            18.305           28.652
2009        10.191            17.753           27.944
2010        10.136            16.994           27.130
2011          9.952            16.587           26.539

Kaynaklar:  Kayseri Valiliği
                  Tomarza Kaymakamlığı
                  Tomarza Belediyesi
                  Tomarza Vikipedi
             





























































20 Nisan 2013 Cumartesi

TALAS İLÇESİ



İlçe Kaymakamı: Yaşar DÖNMEZ                Tel. sant: 0 352 437 53 07
Belediye Başkanı:  Mustafa YALÇIN           Tel. sant: 0 352 437 99 44
İlçe Nüfusu: 55.509
Yüzölçümü km2:  329
İl Merkezine Uzaklığı: 6 km

İlçenin Tarihi:


Talas, Erciyes’in eteklerinde üç tepeden oluşan Ali dağının yanı başında tarih ve doğanın bütünleştirdiği bir kent . Doğal güzelliklerini tarihi mekanlarla bütünleştirince asırlardır şehrin en gözde mekanı olma özelliğini taşımış. Yanı başındaki Ali dağından ilham alan kent çeşitli medeniyetlere kucak açarak ev sahipliği yapmıştır.Talas bu özelliğiyle tam bir kültür ve medeniyetler mozaiği oluşturmuş . Çevresinde eski yerleşim yerleri olmasına rağmen bu günkü Talas’ın Selçuklular zamanında kurulmuş olduğu bilinmektedir.Talas; Yakut Türkleri tarafından temiz ve güzel havası olan kırlar , dinlenmeye elverişli yeşil alanlar anlamına gelmektedir. Kaşgarlı Mahmut Divanı Lügat-ı Türk adlı eserinde Talasın iki anlama geldiğini belirtmiş. Birincisi Uluğ Talas, İkincisi ise Kiçi Talas dır. Günümüzde Talas için aynı şekilde aşağı ve yukarı Talas terimleri kullanılmakta. Aşağı Talas düz bir ova görüntüsü sunarken, Yukarı Talas düz ovadan kayalık yamaçlarla ayrılan yüksek bir kesim. Kayseri 'ye bağlı kasaba iken 1907 yılında belediye olan kentin 9 mahallesi 3 beldesi ve 18 köyü bulunuyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren hızlı bir kalkınma hamlesi yapan Talas bugün atmış bin’e yakın nüfusu ile canlı bir yerleşim merkezi. Talas Bu önemli özelliği ile orta Anadolulun bozkır karakterli bitki örtüsü içinde bağ sayfiye yeri olarak Kayserinin en gözde mekanı olma özelliğini koruyor. 19. yüzyıl sonlarına kadar canlı bir ticaret merkezi olarak ön plana çıkan ilçe bu özelliğini zamanla yitirmiş ve yeniden canlanma yolunda hızla gelişmektedir.

İlçenin 1 km doğusundaki Derevenk bölgesinde yapılan incelemelerden, bölgenin tarihinin M.Ö. 1500’lere kadar uzandığı anlaşılmaktadır. Talas, Orta Asya'da eski bir Türk Şehri'nin de adı olup, o şehirde yaşayan boylardan birinin Selçuklular zamanında gelerek bu bölgeye yerleşmesiyle birlikte, bölgenin bu adı aldığı düşünülmektedir. 1180 yılında Talas’ın 500 hanelik bir Türk köyü olduğu, kaynaklarda belirtilmektedir.

Bölge tarih boyunca sırasıyla:

M.Ö (1500–510 ) yılları arasında Mazakların,

M.Ö( 510–335) yılları arasında Kapadokyalıların egemenliğinde iken, M.Ö 335 yılında İskender’in istilasına uğramıştır.

M.Ö( 312–37) yılları arasında Kayrusların,

M.Ö 37 yılından sonra M.S.1127 yılına kadar önce Romalıların sonra da Bizanslıların yönetiminde kalmıştır.

1127 yılında bölge Danişmentlerin eline geçmiştir.

1169 yılında Anadolu Selçukluların idaresine geçen bölge, 1243’de Moğol istilasına uğramıştır.

Anadolu Selçuklularının yıkılmasından sonra, önce Eratna sonrada Kadı Burhaneddin Devleti’nin yönetimine giren bölge 1398 yılında Kadı Burhaneddin’in ölümüyle Osmanlı yönetimine bağlanmıştır.

1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Karamanoğullarının hâkimiyetine, 1467 yılında tekrar Osmanlıların egemenliğine girmiştir.

1510 yılından itibaren İran Hükümdarı Şah İsmail’in baskısına maruz kalan Ermenilerden bir kısmı (80–90 hane kadarı) Talas çevresine yerleştirilmiş ise de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu müteakiben bu yöredeki Rumlar Yunanistan’a, Ermeniler de muhtelif ülkelere göç etmişlerdir.

1907 öncesi Kayseri Livasına bağlı bir kasaba iken, 1907’de belde teşkilatı kurulmuş ve 1911’de Kayseri’ye bağlı bir bucak olmuştur.

1987’de, 3392 Sayılı Kanunla ilçe olmuştur.




Coğrafi Yapı:


İlçe, Kayseri’nin güneydoğusunda ve İl’e 7 km mesafede Erciyes Dağının eteğinde yer alır. İlçe’nin Denizden yüksekliği 1100 metredir.Engebeli bir coğrafi yapıya sahiptir..

Akarsu ve gölü yoktur.Aşağı Talas ortalama 1100 metre rakıma sahip bir vadi, Yukarı Talas 1191 metre rakımlı bir plato görünümündedir.İlçenin Güneydoğusunda 2000 metre yükseklikte Ali Dağı bulunmaktadır. Ali Dağı Erciyes Dağı’nın püskürtmesi sonucu oluşan Volkanik bir dağdır. Kışları soğuk ve kar yağışlı yazları ise sıcak ve kurak geçer. Yağmur genellikle İlkbahar ve Sonbahar mevsiminde yağar. İlçe’de orman bulunmamaktadır Bitki örtüsü olarak çayır,mera ve otlaklarla kaplıdır. İlçe’nin Cebir,Çömlekçi ve Kepez Köylerinde Yaylalar bulunmaktadır.



İdari Yapı


1907 öncesi Kayseri Livasına bağlı bir kasaba iken 1907’de belde teşkilatı kurulmuş ve 1911 de Kayseri’ye bağlı bir bucak olmuştur.1987’de 3392 Sayılı Kanunla İlçe olmuştur. İlçe’nin 5 kasaba belediyesi ile 16 köyü mevcuttur. (23.07.2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu gereğince Talas ilçesi merkez ilçe olmuş ve 4 köy mahalleye dönüşmüştür. Bunlar Cebir, Akçakaya, Çatakdere ve Yazılı. Şu anda 12 köyü bulunmaktadır.)

2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre merkez nüfusu 34.879, köylerin nüfusu 20.630 olup, toplam nüfus 55.509’dur. Yıllık nüfus artış hızı şehir merkezinde binde 27.15, köylerde ise -7.86 olup, toplamda ise 12.67 nüfus artışı görülmektedir.




      İlçeye bağlı Merkez Belediyesi ve 12 köy bulunmaktadır. 23.07.2004 tarih ve 5216 sayılı Büyükşehir  Kanunuyla Talas Merkez ve  4 köy Büyükşehir sınırlarına dahil olmuştur. Büyükşehir sınırları içinde kalan Yazyurdu köyü ise Orman Köyü olarak Köy Tüzel Kişiliğini  korumuştur. 

      5747 Sayılı Büyükşehir Belediye sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunla Başakpınar, Erciyes, Zincidere , Kuruköprü ve Kepez  Beldeleri Talas Merkez Belediyesine mahalle olarak bağlanmıştır. 

      Zincidere Hava İndirme Tugayı, İl Jandarma Komutanlığı ile Jandarma Bölge Komutanlığı İlçemiz sınırları içerisinde  bulunmaktadır. 
      İlçemizde Askerlik Şubesi, Adliye Teşkilatı ve Gelir İdaresi bulunmamaktadır. Askerlik Şube Başkanlığının iş ve işlemleri Melikgazi Askerlik Şube Başkanlığınca, Gelir İdaresi İşlemleri Kaleönü Gelir İdaresi Başkanlığınca, Adli işlemler ise Kayseri Adliyesince yürütülmektedir. 
Belde ve Köyler:
*
Başakpınar Kasabası


*Erciyes Kasabası
*Kepez Kasabası
*Kuruköprü Kasabası
*Zincidere Kasabası
******
*Alaybeyli
*Ardıç
*Çevlik
*Çömlekçi
*Kamber
*Koçcağız
*Ortakavak
*Örencik
*Sakaltutan
*Süleymanlı
*Yamaçlı
*Yazyurdu

Ulaşım:

Kayseri şehir mekezine 6 km uzaklıkta olan Talas'a Kayseri'nin her yönünden kolaylıkla ulaşım sağlanabilmektedir. Hemen hemen her 15 dakikada bir Kayseri Büyükşehir Belediyesine bağlı otobüsler ile Talasın bir çok mahallesine ulaşım imkanı vardır. Ayrıca halen inşaa aşamasında olan raylı sistem ile çok yakında Sivas Caddesi üzerinden bağlantı sağlanacaktır.




Ekonomik Yapı:

İlçe’nin köylerinde genel ekonomik faaliyet,çitçilik,hayvancılık ve inşaat işçiliğidir. İlçe’de Küçük çaplı Mobilya atölyeleri ve Hazır giyim üzerene kurulmuş bir adet tekstil Fabrikası bulunmaktadır.



Sosyal Yapı:
İlçe, Kayseri’nin güneydoğusunda ve İl’e 7 km mesafede Ali Dağının eteğinde yer alır. İlçe’nin Denizden yüksekliği 1100 metredir.Engebeli bir coğrafi yapıya sahiptir. İlçe’de orman bulunmamaktadır. Akarsu ve gölü yoktur.Aşağı Talas ortalama 1100 metre rakıma sahip bir vadi, Yukarı Talas 1191 metre rakımlı bir plato görünümündedir.İlçenin Güneydoğusunda 2000 metre yükseklikte ki Ali Dağı Erciyes Dağı’nın püskürtmesi sonucu oluşan Volkanik bir dağdır. Bitki örtüsü olarak çayır,mera ve otlaklarla kaplıdır. İlçe’nin Cebir,Çömlekçi ve Kepez'de Yaylalar bulunmaktadır.

Yıllara göre Sarıoğlan merkez ve kırsal kesimin nüfusu.




Yıl      Kent Nüfusu Köy Nüfusu Toplam Nüfus
1960         3.879               -               -
1965         4.301               -               -
1970         4.244               -               -
1975           4.410               -               -
1980         8.478               -               -
1985        13.963               -               -
1990        30.485         18.540          49.025
1997        35.475         18.762          54.237
2000        34.879         20.630          55.509
2002                40.122          20.803           60.925
2007        57.939         17.736          75.675
2008        75.098           6.301          81.399
2009        81.566           6.259          87.825
2010               93.769           6.081           99.850
2011      101.664           5.897        107.561




Kaynaklar: Kayseri Valiliği
                    Talas Kaymakamlığı
                    Talas Vikipedi
                    Talas Belediyesi










































19 Nisan 2013 Cuma

SARIOĞLAN İLÇESİ




İlçe Kaymakamı: Tugay KALKANLI             Tel. sant: 0 352 811 20 08
Belediye Başkanı:  Bekir AYYILDIRIM        Tel. sant: 0 352 811 20 14
İlçe Nüfusu: 27.801
Yüzölçümü km2:  599
İl Merkezine Uzaklığı: 61 km.

İlçenin Tarihi:

Osmanlı İmparatorluğu zamanında Pınarbaşı ilçesine bağlı küçük bir yerleşim merkezidir. Bünyan’ın ilçe oluşundan sonra Bünyan ilçesine bağlanmıştır.

01 Nisan 1960 tarihinde TBMM’nin İdari Sistemler Değişikliği hakkındaki yasa ile idari bakımından ilçe şeklini almıştır.

Sarıoğlan Kayseri iline 65 - Sivas iline 130 km uzaklıkta iki şehir arasında kalan bölgede çeşitli Türkmen boylarının bir araya gelerek 14. yüzyılda inşaa ettikleri bölgedeki en eski bir yerleşim yeridir. Çevredeki diğer mezra ve köylere göre tarihi oldukça eskilere dayanmaktadır. İlçe kesin olmamakla beraber 600 veya 650 yıllık bir tarihe sahiptir.

Osmanlı Devletinin (Tahrir) eski tapu kayıtları incelendiğinde 1530 yılında yaşadığımız bölgede Maraş sancağı Zülkadiriye Beyliği’ne bağlı olarak sadece Karahıdır' lı nahiyesi (eski adı ile Kara - Hayıt), Üzerlik eski adı ile Yüzerlik mezrası bu mezra Hınzırı ve Gömülgün nahiyesine bağlanan Sarıoğlan, Saru - oğlan ve Saru - oğlan Höyüğü olarak bölge haritası üzerinde yer almaktadır.

Köy olarak kayıtlara geçen Sarıoğlan çevredeki o yıllarda var olan ve kayıtlarda adlarına rastlanan diğer yerleşim yerlerindeki bugünkü köylerin adları mezra olarak, yani bir kaç evden ibaret bir yerleşim yeri olduğu vurgulanırken, Sarıoğlan'ın sayımın/vergi kayıtlarının yapıldığı 1530 yılında çeşitli cemaatlerden oluşan bir köy olduğu anlaşılmaktadır.

Kaynak: T.C Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nın 40 numaralı yayını ve Defteri Hakani Dizisi: IV de yer alan 998 Numaralı I. Selim ( Yavuz Sultan ) zamanında yapılan tasnifini kapsayan 'MUHASEBE-İ VİLAYET-İ DİYAR- İ BEKR VE ARAB VE ZÜ'L KADİRİYYE DEFTERİ (937/ 1530) adlı yayınının 134 ve 173. sayfalarında yer almaktadır.

Sarıoğlan halkı diğer Türkmen aşiretlerinin aksine göçerliği bırakıp, yerleşik yaşam düzenine geçmiş, o günün koşullarına göre modern bir Türkmen’ler gurubudur. Çünkü Oğuz ve Türkmen geleneklerinde, göçer olarak yaşamayı bırakan aşiretler, diğerleri tarafından ata geleneklerine, kültür ve yaşamlarına karşı, göçerliği bıraktıkları için dışlanmışlardır. Diğer taraftan Selçuklu ve Osmanlı Devleti zamanlarında, Anadolu'daki Türkleri yerleşik düzene geçirmek için devlet büyük gayret göstermişti. Bazı aşiretler ziraatçılığa / toprağı işlemeye merak etmiş, toprak sahibi olmayı isterlerken, kimiside yaz - kış dolaşarak yaşamlarını bağımsızca sürdürmek istemişlerdir.

Bir ömür boyu devlet düzenine karşı çıkarak, yaz- kış dolaşmanın bir yaşam olmadığını fark eden bazı aşiretler ve diğer bazı aşiretlerin içindeki ileriyi gören (iyi düşünen) kimseler, bir araya gelerek kendilerine göre köyler ve mezralar oluşturup yerleşmeye çalışmışlardır. İşte bunlardan biride Sarıoğlan ilçesinin halkını oluşturan ve çevresindeki diğer Türkmen boylarıdır.

Sarıoğlan ve çevresindeki ilçe ve köylerdeki halkının yapısı incelendiğinde, anlaşılacak ki burası bir kişiden oluşan tek sülâle uzantısına dayalı değil, çeşitli Oğuz boylarından Türkmen, Yörük ve Avşarların bir araya gelmesi ile oluşan bir mozaik oluşumudur. Kesdoğan çayının taşması sonucu 1948 yılında küçük sel baskını, 1950 yılında ise büyük sel baskınına uğrayan ilçe halkı, eski yerleşim yerini terk ederek bugünkü yerine gelip yerleşmişlerdir.




Coğrafi Yapı:


1929 yılında Haydarpaşa-Kars demiryolu ilçe içinden geçerek batı ve doğuya ulaşımı kolaylaştırmıştır. Demiryolu üzerine kurulan istasyon halkın büyük bir ihtiyacına cevap vermiştir. Sivas-Kayseri karayolu(D100) ilçenin yakınından geçmektedir. Sarıoğlan İlçesinin Kayseri’ye uzaklığı karayolundan 65 km.dir. Yol sürekli açıktır. İlçeyi Sivas-Kayseri karayoluna bağlayan dar ve yetersiz yol Karayolları tarafından yol genişletme çalışmaları yapılarak duble yol(bölünmüş yol) olarak yapılmıştır.
En uzak yerleşim yerleri , ilçe merkezine 25 km uzaklıkta bulunan Kızılpınar Köyü ve Alamettin Kasabasıdır. Merkez ; Çiftlik Kasabası 8 Km, Karaözü Kasabası ve Palas Kasabaları 11 km uzaklıktadır.

İlçe kuzeybatıdan Felahiye-Özvatan, doğuda Akkışla-Gemerek, güneyinde Bünyan, batıda Kocasinan İlçeleri ile çevrilmiş bulunmaktadır. Sarıoğlan ilçesinin toprakları çevresindeki düzlükler ve bunları kuşatan çıplak engebeli, sırt ve yamaçlardan meydana gelmektedir. Dağlar daha ziyade ufak toprak ve taş yığınlarının meydana getirdiği sıra halinde tepeleri andırır. Beştepeler, üçtepeler, hamburnu tepesi, kepirçe dağı, altıparmak tepeleri yüksektir. Yöreyi çevreleyen belli başlı dağlar şunlardır; Palas kasabası ile ilçe merkezi arasındaki Demirhan dağı, Sarıoğlan ilçesi’nin batısındaki Kuşaklı, Palas, Üzerlik, Ömerhacılı arasında Kocadağı, kuzeydoğuda Kepirçe dağı, Gaziler ile Özvatan ilçesi arasındaki Sultansekisi Dağı, Gaziler kasabası ile Çayıralan arasındaki Akdağ ve Keçikalesi dağları mevcuttur. En büyük dağ Keçikalesi olup, 1500 m. yüksekliğindedir.

İlçe merkezinde rakım 1148 m.dir. Türkiye’nin en büyük nehri olan Kızılırmak Karaözü kasabasından itibaren Sarıoğlan ilçe hudutlarına girer. Kale, Burunören, Üzerlik köyleri arasından geçerek ilçe sınırlarını terk eder. Kızılırmak üzerinde iki yerde geçit vardır. Birincisi; Şahruk Bey tarafından yaptırılan sekiz gözlü tarihi taş köprüdür. Köprü her türlü ulaşıma elverişlidir. İkincisi; Küpeli kasabası ve Üzerlik köyleri arasında yapılan demir direkler üzerine oturtulan köprüdür. Bu köprü de ulaşıma açıktır.

İlçenin bir diğer önemli akarsuyu Toros Dağlarından çıkıp Burunören köyü sınırlarında Kızılırmak nehrine dökülen Kesdoğan çayıdır. Çay üzerine bentler yapılarak arazinin sulanması sağlanmıştır. İlçe topraklarını ikiye bölen ve uzunluğu 45 km.yi bulan bu çay üzerinde dört tane köprü vardır. İlkbahar ve sonbahar aylarında fazla yağış alarak taşmaktadır. Bu kapsamda ilçemizin kuzeydoğusunda, Kesdoğan çayı üzerine kurulan Sarıoğlan Barajı sulama ve sel baskınlarını önleme amacıyla 1990 yılında inşaatına başlanılarak 2008 yılında bitirilmiştir. 31,2 metre yüksekliğinde, Gövde hacmi 3.225 hm3 toprak dolgu olan baraj 6.123 ha tarım arazisini sulamaktadır.

Sarıoğlan ilçesi 1948 ve 1950 yıllarında Kesdoğan çayının taşmasıyla sel baskınına uğramıştır. Eski yerleşim yerini terk eden ilçe sakinleri bugünkü yerine taşınmıştır. Eski yerleşim yeri ilçenin kuzeydoğusundadır.

Palas kasabasında bulunan Tuz Gölünün 2/3’ü tuz ile kaplıdır. Diğer kısımları bataklık ve çamurdur. Gölün alanı 29.6 km2’dir. Göl önceleri tuzla olarak kullanılmış, içerisinde sağlığa zararlı olan alçı mayası bulunduğundan kapatılmıştır.

İç Anadolu’da hüküm süren kara iklimi hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. Ortalama yağış 350-400 mm. olup, yağışın önemli kısmı ilkbahar ve kış aylarında düşmektedir. Bitki örtüsü; Kızılırmak boyunca küçük boylu bitki türü mevcuttur.



İdari Yapı:


İlçede 6 belediye, 16 mahalle,5 kasaba ve 18 köy vardır. En uzak köylerin ilçe merkezine uzaklığı 29 km.dir. (Kızılpınar ve Alamettin kasabası) Çiftlik kasabası merkeze 12 km. mesafededir. Palas ve Karaözü kasabaları 14 km.dir. Tatılı ve Üzerlik köyleri merkeze yakındır.

2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre merkez nüfusu 5.222, kasaba ve köylerin nüfusu 26 605 olup, toplam nüfus 31 827’dir. Yıllık nüfus artış hızı şehir merkezinde binde 7.44, köylerde ise –4.07 olup, toplamda ise –2 nüfus azalması görülmektedir.

Belde ve Köyler:



*Alamettin Kasabası
*Çiftlik Kasabası
*Gaziler Kasabası
*Gölova Kasabası
*Karaözü Kasabası
********
*Burunören
*Düzencik
*Ebülhayır
*İğdeli
*Kadılı
*Kaleköy
*Karpınar
*Keklikoğlu
*Kızılpınar
*Muratbeyli
*Ömerhacılı
*Ömürlü
*Sofumahmut
*Tatılı
*Üzerlik
*Yahyalı
*Yerlikuyu
*Yıldırım

Ulaşım:



Sarıoğlan'a ulaşım Kayseri Sivas yolu üzerinde olması dolayısıyla Doğu garajından ve Otogardan kalkan şehirler arası otobüslerle sağlanabildiği gibi Kayseri Sivas arasında bağlantı kuran demiryolu vasıtası ile de yapılabilmektedir. Doğu Ekspresi, Güney Ekspresi ve Mavi Ekspres  ile günün belirli saatlerinde ulaşım imkanı vardır.

Ekonomik Yapı:

İlçe merkezi ile bütün köy ve kasabalarda halkın büyük çoğunluğu geçimini tarımdan temin etmektedir. Yağışların yetersizliği ve yeterli sulama suyunun bulunmaması nedeniyle ilçe genelinde hububat nadas sistemi uygulanmaktadır.

İlçe genel alanının 344.510 dekarı tarım arazisi olarak kullanılmakta olup, yaklaşık her yıl 205.000 dekara yakın kısmı ekilmektedir. Ekilen arazinin % 90’ını hububat ürünleri teşkil etmektedir. Hububat ürünleri içerisinde % 75’lik oranla buğday ilk sırayı alırken, arpa % 21’le ikinci sırayı almaktadır. Son yıllarda şeker pancarı tarımı artmış olup, 11.900 dekarda şeker pancarı tarımı yapılmaktadır. Ancak sulama suyunun yetersizliği hem maliyeti artırmakta hem de yeterli verim alınamamaktadır. Yemeklik baklagillerin ekimi 3.000 dekar civarında kalmaktadır. İlçede sebzecilik daha çok aile ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak yapılmaktadır. Karaözü ve Çiftlik kasabalarında meyvecilik mevcut olup, sulama suyunun mevcut olduğu köylerde de meyvecilik yapılmaktadır. İlçenin temel geçim kaynağı hububat tarımıdır. Yaklaşık 250.000 dekar çayırlık mevcut olup, mera ve çayırlıklardan yeterince yararlanılamamaktadır. Alamettin ve Gaziler kasabalarında 30.000 dekar civarında ormanlık alan mevcuttur.

13.500 adet büyükbaş (kültür ırk 5.500, melez 6.100, yerli 1.900) hayvan varlığının yaklaşık 7.600 adedi sağılmakta olup, ortalama günlük süt üretimi 76 tondur. Sağılan ineklerin % 68’i Merkez, Palas ve Çiftlik kasabalarında yer almaktadır. Akin, Muratbeyli, Düzencik, Sofumahmut, Tatılı, Üzerlik köyleri ve Alamettin kasabasında süt hayvancılığı önemli geçim kaynağı durumundadır. Besicilik Palas kasabası başta olmak üzere ilçede yaygın olup, 3.500 baş besi yapılmaktadır. Et üretimi yıllık yaklaşık 875 tondur. 25.600 adet küçükbaş, 55.000 adet kümes hayvanı, 106 adet at, 11 adet katır, 403 adet eşek ve 1000 adet arı kovanı mevcuttur. İlçe merkezinde 1 adet un fabrikası mevcut olup, çalışmamaktadır. İlçe merkezinde Ziraat Bankası ve Şekerbank şubesi bulunmaktadır. Fuar, sergi ve panayır bulunmamaktadır. İlçemizde 24.04.1995 tarihinden itibaren Köylere Hizmet Götürme Birliği bünyesinde süt toplama merkezi faaliyetlerine başlanılmıştır. Günlük kapasite 20 tondur. Bu sayede sütlerdeki brusella hastalığını kontrol etme imkanı da doğmuştur.


İlçemizde küçük bir sanayi (elektrikçi, kaynakçı, oto boyacı, motor tamircisi) bulunmaktadır. Ayrıca ilçede hububat, baklagiller, un, kepek, küspe, yem alım satımı ile beyaz eşya ve mobilyacılık ticaretiyle uğraşan esnaf bulunmaktadır.









Sosyal Yapı:


İlçe merkezinde genellikle konutlar tek katlı bahçeli olmakla beraber Resmi binalar dışında çok az miktarda çoğunluğu yurtdışındaki işçilerin yaptırmış olduğu betonarme binalar mevcuttur. Diğerleri yığma tipi binalardır. Merkezde sosyal konutların yapıldığına da rastlanmaktadır. Toplu konut kooperatifinin faaliyeti devam etmektedir. İlçeye bağlı mezra- oba yoktur. İlçe merkezinde otel yoktur. Yeni yapılan öğretmenevi bu alandaki boşluğu doldurmaktadır.

İlçede 20 ve 45 yaş grubu arasında işsizlik çoktur. Muhtelif yerlerde istihdam eden yeterince kişi yoktur.


Yıllara göre Sarıoğlan merkez ve kırsal kesimin nüfusu.

Yıl       Toplam     Şehir   Kır
1965   18.871 2.818 16.053
1970 20.059 3.074 16.985
1975 22.685 3.245 19.440
1980 24.632 3.504 21.128
1985 26.444 4.046 22.398
1990 23.215 4.869 18.346
2000 27.801 5.245 22.556
2007 17.491 3.569 13.922
2008 18.844 3.452 15.392
2009 18.138 3.409 14.729
2010 16.436 3.270 13.166
2011 15.892 3.202 12.690




Eğitim ve Kültür Durumu:


İlçe gelinde okuma ve yazma oranı %95 dir. Okullaşma oranı %99’dır. 2007 yılında ilçe merkezinde atıl durumda bulunan eski Cumhuriyet İlköğretim Okulu Kayseri Valiliği’mizce tadilat yaptırılarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Etüd Merkezi olarak tahsis edilmiş olup, Sarıoğlan Etüd Merkezi’nde hafta sonları 08:30 – 12:30 saatleri arasında ilçemize bağlı köy ve kasaba öğrencilerine, 13:00-17:00 saatleri arasında ilçe merkezinde bulunan ilköğretim okulu öğrencilerine dershane hizmeti verilmektedir.

İlçe genelinde taşımalı ilköğretim uygulaması yapılmaktadır. Taşımalı İlköğretim Uygulamasında 15 köy öğrencisi 4 taşıma merkezine (ilköğretim okuluna) taşınmaktadır. Taşıma merkezi okullarında taşınan öğrencilerin tamamına sıcak yemek verilmektedir.

İlçe merkezi ve köylerinde; 4 adet lise, 5 adet 8 sınıflı ilköğretim okulu, 2 adet 5 sınıflı ilköğretim okulu ve 2 adet birleştirilmiş ilköğretim okulu mevcuttur. Bu okullardan 8’inde okul öncesi sınıf(anasınıfı) mevcuttur.

İlçede önceden çocuk kütüphanesi olarak açılan daha sonra Halk kütüphanesine çevrilen kütüphane mevcuttur. İlçemizin Şenyurt Mahallesi Güven Caddesi üzerinde mülkiyeti İl Özel İdare Müdürlüğü’ne ait binada kütüphane faaliyetleri yürütülmektedir. İlçe merkezinde spor sahası mevcut olup, halkın hizmetine sunulmuştur.
Kaynaklar: Kayseri Valiliği
                 Sarıoğlan Kaymakamlığı
                 Sarıoğlan Belediyesi
                 Sarıoğlan Kayseri Wikipedi