30 Ağustos 2013 Cuma

HASAN FEYZİ BATUR

HASAN FEYZİ BATUR, (1942 -   )
Öğretim üyesi, diş hekimi (Bünyan, 1942– ). İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Klinik Bilimleri Bölümü Endodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesidir. ilkokulu Bünyan ilkokulunda, orta ve lise öğrenimini Kayseri Lisesinde tamamladı. 1960 ta İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenime başladı, 1964 yılından sonra  yatay geçişle İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde öğrenime başladı ve 1966’da mezun oldu. Mezun olduğu fakültede öğrencilik yılları da dahil ömrünün 49 yılı geçmiştir. Diş Hastalıkları ve Konservatif Diş Tedavisi II. Kürsüsüne asistan oldu. Ardından doktor (1974), doçent (1980) ve profesör oldu (1988). 43 yıl bu fakültede kesintisiz hizmet verdikten sonra 2009 yılnda emekliğe ayrılmıştır.

Eserleri:
Batur F. Pulpa Hastalıkları (Ders Kitabı), Yüksel Matbaası, İstanbul, 1988.

ALPER TUNGA ELBAŞI


ALPER TUNGA ELBAŞI (1976 -   )
Şair, yazar (Kayseri/Bünyan, 24 Mayıs 1976 - ). İlkokulu Tomarza ve Erkilet’te tamamladı. Orta ve liseyi Kayseri’de okudu. Yüksek öğrenimini Erciyes Üniversitesinde yaparken imkânsızlıktan bırakmak zorunda kaldı. Zamantılılar Sosyal Dayanışma Kültür ve Turizm Derneği Başkanlığı ve Zamantı Kültür ve Turizm Dergisi’nin sahipliğini yaptı. Türkü Dergisi yayın kurulu üyeliğinde bulundu. Düğün salonu işletmektedir. Ortaokul yıllarında okumaya ve yazmaya başladı. “Zor şartlar güçlü insanlar doğurur” prensibiyle şiir ve nesir alanında çalışmalar yaptı. Pek çok gazete ve dergide yazıları, şiirleri yayımlandı.

Eserleri:
Sevdamız Türkiye  (1999),
Yorgun Yıllar (2002),
Tan Yeri Ağarırken( 2002).

HÜSEYİN ELMAAĞAÇ


HÜSEYİN ELMAAĞAÇ (1955 -  )

Şair (Bünyan/Dağardı,15 Mayıs1955 - ).
İlkokulu Köyü’nde, ortaokulu ve liseyi de Kayseri’de tamamladı. Kayseri Karayolları Bölge Müdürlüğünde işe başladı (1977). Açık Öğretim Fakültesi İktisat bölümünü bitirdi (1988).
1999 yılında emekliye ayrıldı. Bir süre esnaflık yaptı. Rusya’ya işçi olarak gitti. Erkilet Belediyesinde meclis üyeliği yaptı. Şiirlerinde halk duyarlılığını yalın bir dille ifade etmektedir. Bazı gazete ve dergilerde şiirleri ve hikâyeleri yayımlandı.

Eserleri:

Kökten Meyveye (2000)

OKTAY FAKIOĞLU


OKTAY FAKIOĞLU (1965 -   )
Tarihçi, yazar, eğitimci. (Bünyan/ Kösehacılı,1 Ocak 1965- ). İlkokula Köyü’nde başladı.
İkinci sınıftan itibaren ortaokul ve liseyi Kayseri’de tamamladı.1987 yılında Uludağ Üniversitesi Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl öğretmenliğe başladı. Yurdun değişik yerlerinde öğretmenlik yaptı.Görevine Kayseri’de devam etmektedir. Eserlerinde “Tarihçi Gözüyle” ele aldığıkonuları millî şuur süzgecinden geçirerek Türk insanının duyarlılığını kendine has bir üslupla yansıtır. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir.

Eserleri:
Dünyayı Değiştirmek(2000),
Mandacılığın Mantığı(2002).

Misyonerliğin Misyonu (2005)
Umutlar Uyanırken (2007)
Tarihe Takılanlar (2010)

MUAMMER EROL


MUAMMER EROL (1962 -     )

1962 yılında Kayseri- Bünyan`da doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Bünyan`da tamamladı. 1978 yılında Bünyan Lisesi`nden mezun oldu. 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi`ni bitirdi.

1984-95 yılları arasında, sırasıyla Tekirdağ Saray Kaymakam Vekilliği, Burdur-Kemer, Muş - Bulanık ilçeleri kaymakamlıkları yaptıktan sonra  Muş Vali Yardımcılığı ve Bolu-Göynük Kaymakamlığı görevlerinde bulundu.

1995 yılında intisap ettiği Mülkiye Müfettişliği görevi sırasında, 1996 yılında başmüfettiş oldu. 1998-2000 yıllarında Teftiş Kurulu Başkanlığı`nın Ankara Grubu`nda çalıştı. Kaymakamlık görevi sırasında ABD`de 6 ay süreyle dil ve enformasyon eğitimi gördü. 28.05.2004 -  22.12.2008 tarihleri arasında  İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı İdari Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürüttü. Muammer Erol, valiler kararnamesiyle  7 Ocak 2009'da Elazığ Valisi olarak görevine başladı. 11 Temmuzda mahkeme kararı nedeniyle bir süreliğine Tokat valiliğine atanan Erol 24 Temmuz 2009 da yeniden Elazığ Valisi olarak göreve başladı. Ağustos 2013’te Konya Valisi olarak atanmıştır. 2016 yılına kadar Konya Valiliği görevini yürüten Erol, 30.05.2016 tarihinden 04.11.2018 tarihleri arasında merkez valiliği görevini yürütmüştür. Merkez Valiliği süresi içerisinde İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalında  Tezli Yüksek Lisans   Programını tamamladı.

27.10.2018 tarih ve 30578 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2018/202 sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama  Kararı gereğince  05.11.2018 tarihinden itibaren  halen Yalova  Valisi olarak  görev  yapmaktadır.

2018 yılında “Türk Hukukunda Arabuluculuk ve Teşkilatlanması”  başlıklı kitabı yayınlanmıştır. İngilizce bilen Erol evli ve 3 çocuk babasıdır.

28 Ağustos 2013 Çarşamba

BAHA (BAHATTİN GÜNDOĞDU 1969- )


BAHATTİN GÜNDOĞDU (BAHA 1969-   )
Asıl Adı Bahattin Gündoğdu'dur. 17 Eylül 1969'da Kayseri'nin Bünyan ilçesinde dünyaya gelmiştir. Henüz bir yaşındayken ailesi Ankara’ya göç etmiş, tüm çocukluğu ve okul hayatı Ankara'da geçmiştir. Başkent Lisesi mezunudur. Gazi Üniversitesi Müzik Eğitimi Fakültesi'nden anadal viyola eğitimi alarak, 1991 yılında mezun olmuştur. Gazi Üniversitesi tarihinde bir ilki gerçekleştirerek kurmuş olduğu grup KDV ile ilk pop konserini gerçekleştirmiştir. Daha sonra müzik öğretmenliği yapmış ve özel dersler vermiştir. Aynı zamanda o dönemde profesyonel bir futbolcu olan Baha 8 yıl süren bir futbolculuk döneminden sonra tam üç büyük kulüpten Galatasaray'a  transfer olacakken ani bir kararla futbolu bırakıp asıl tutkusu   olan müziğe  müziğe yönelmiştir. Albüm çıkarıncaya kadar Ağabeyi Sait’le birlikte  kafe-bar işletmeciliği yapmış, yurdun değişik yerlerinde çok değerli müzisyenlerle çalışma fırsatı bulmuştur. Aynı zamanda besteci kimliği olan Baha'nın birçok şarkısı diğer sanatçılar tarafından seslendirilmiştir. Kadife sesli sanatçı olarak gönüllerde taht kurmuş, Romantik prens olarak anılmıştır. Öyle ki aşk şarkıları denince ilk akla gelen isim olmuştur. Sanatçı, 1999 Haziran ayında gelen bir teklifle  Aşkın Tebessümü adlı ilk albümünü çıkarmıştır. Bu albümle birlikte İstanbul’a yerleşmiştir.  Aşkın Tebessümü albümü yakaladığı yüksek satış grafiğinden dolayı birçok ödül almıştır. Aynı zamanda Baha'ya da yılın sanatçısı ödülünü getirmiştir. 2000 Aralık'ında Aşk Olmazsa adlı 2. albümünü çıkarmış ve bu albümde makamsal öğeler içeren "Canım Sevgilim" adlı hit şarkısı ile dinleyici kitlesini genişletmiştir. 23 Ocak 2003 günü Aşk Acısı adlı üçüncü albümünü çıkararak kendi tanımıyla üçlemesini tamamlamıştır. 2003 yazında "Aşkın Tebessümü", "Aşk Olmazsa" ve "Aşk Acısı Konserleri" adı altında Türkiye ve Avrupa turnesi gerçekleştirmiştir.
13 Nisan 2005'te Aşk Rüzgarı adlı dördüncü albümünü çıkarmıştır. 14 Mart 2007'de Aşk Yemini adlı albümünü, yaklaşık bir yıl sonra ise, 16 Mayıs 2008'de Firari Aşk adlı albümünü çıkarmıştır. 2010 yılında Aşkı Duymak İstediğin Her Zaman ve son olarak 2013 yılında çıkardığı Aşk Baha'ne albümlerinin ardından müzik kariyerine devam etmektedir.

ALBÜMLERİ:
Aşkın Tebessümü (Haziran 1999) 
Aşk Acısı (23 Ocak 2003)
Aşk Rüzgarı (13 Nisan 2005)
Aşk Yemini (14 Mart 2007)
Firari Aşk (16 Mayıs 2008)
Aşkı Duymak İstediğin Her Zaman (2010)
Aşk Baha'ne (2013)


20 Ağustos 2013 Salı

ILIMLI İSLAM MODELİNİN ÇÖKÜŞÜ



ILIMLI İSLAM MODELİNİN ÇÖKÜŞÜ
                                                                                                          21.08.2010 Hasan YÜKSEL
Irak’ın İşgalinden sonra Amerikan düşünce kuruluşları; yeşil kuşak olarak adlandırılan ABD ve Batı karşıtı (daha çok Ortadoğu) ülkeler için geliştirdikleri bir proje olan “Ilımlı İslam Modeli” ni yürürlüğe koydular. İlk olarak 1980’lerde dillendirilen bu projeden beklenen amaç hedef olarak belirlenen ülkelerde dini gurupları destekleyerek yönetimleri ele geçirmek ve bu ülkeler üzerinde ki isteklerini elde etmek gayesini güdüyordu. 

Aslında başlangıçta tespit güzel yapılmıştı. Müslüman bir ülkede halkın din olarak ta kendilerine yakın gördüğü yönetimlerin iş başında olması gayet hoş karşılanabilirdi. Bu hesaplarını Laik Türkiye açısından da yaptılar.  600 yıl ve daha öncesinde Selçuklularla da bu coğrafya ya hükmetmiş ve İslamı korumuş olan ırkın torunlarının yeniden Ilımlı İslam ile bu coğrafya üzerinde söz sahibi olabileceğini hesaplamışlardı. 

Türkiye’ de Ilımlı İslam Modeli  Akp’nin kurdurulması ile başladı. Akp gibi Ilımlı İslamcı bir partinin bu coğrafya üzerinde Amerika’nın bütün isteklerini gerçekleştirebileceği düşünülmüştü. Bunu için gerekli olan tüm alt yapılar hesaplandıktan sonra Akp kurduruldu. Bu aşamada Türkiye için iyi bir model olarak düşünülen Akp’nin  iç tüzüğü bile  gazeteci Arslan Bulut’a göre bir Yahudi kuruluşu olan CFR tarafından yönlendirilerek hazırlandı. 

Akp’ nin iş başına geçmesiyle birlikte özellikle Türkiye’de ve İslam coğrafyasında her şey çok hızlı bir şekilde değişmeye başladı. Kendisini BOP eş başkanı olara tanımlayan Tayyip Erdoğan, demokrasi ve darbe karşıtlığı söylemleri ile cemaati de yanına alarak Türkiye’de bir çok kurum ve kuruluşu kendi çıkarları doğrultusunda hizmet etmeye zorladı. Hukuk başta olmak üzere kendi hesapları doğrultusunda çıkardıkları bir çok yasa ile bir çok kurum ve kuruluşun susturulması sağlandı. Dünyanın en güçlü ordularından sayılan TSK, ileride önlerini kesmemeleri için sindirildi. 

Tüm bunlar sağlandıktan sonra sıra İslam coğrafyasına geldi. Irak’ın işgaliyle başlayan sürecin sonucunda büyük maddi ve manevi kayıplara uğrayan ABD çözümü farklı yönlerde aramaya başladı. Bu süreçte  Tayyip Erdoğan’a İsrail karşıtı çıkışlar yaptırılarak İslam aleminde sevdirildi. Bir çok Arap ülkesinde Erdoğan lehine gösteriler bile yapıldı. Tezat olan taraf ise İsrail’ e karşı çıkışlar yapan birinin, dünyanın en büyük Yahudi kuruluşundan yüz küsur yılda sadece 11 kişiye verilen cesaret madalyasını almasıdır. İsrail ile Mavi Marmara olayı ile gerilen ortamda bile İsrail ile olan ilişkileri koparılmamış aksine İsrail ile olan ekonomik bağlarımız daha da artmıştır.     

Ilımlı İslam süreci artık Türkiye önderliğinde BOP adı altında yavaş yavaş Arap ülkelerine doğru ilerleme göstermeye başlamıştı. Aslında Condoleezza Rice 7.8.2003 Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında bu projeyi önceden ortaya koymuştu.  “Transforming The Middle East – Ortadoğu’yu Dönüştürmek” adlı yazısında . Rice Fas’tan Basra körfezine kadar Ortadoğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu vurgulamıştı. Bu yazısında Rice gerçek amacın İsrail’in emniyeti’nin sağlanması ve gelişen yeni ekonomilerin (Çin ve Japonya ve AB) bu bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarından uzak tutulması gerektiğini de açıkça ortaya koymuştur. Peki tüm bunlar nasıl yapılacaktı tabî ki Ilımlı İslam yöneticileri tarafından yapılacaktı. 

Arap ülkelerinde yönetimlerin değiştirilmesine ilk olarak 17 Aralık 2010’ da Tunus’ta Arap Baharı adıyla halk ayaklanmaları ile başlandı. Tunus’ta Yasemin Devrimi olarak tarihe geçen süreçten sonra diğer Arap ülkelerinde de rejimleri değişebileceği inançları artmıştı. Mısır, Fas, Cezayir, Yemen, Libya, Ürdün gibi birçok ülkede halk ayaklanmaları başlamış; bir çok yerde rejimler değişmiş ya da reform sözleri verilmişti. Libya ve Suriye gibi direnen ülkeler de ise silahlı müdahale yoluna gidildi. Silahlı müdahaleler ise özellikle desteklenen radikal İslamcı guruplar tarafından sağlanacak yetmediği yerde ise Libya gibi ülkelerde yabancı güçlerin (Nato) desteği alınacaktı. Suriye’de ki rejimin düşürülmesinde ise tıpkı Irakta olduğu gibi Arap alemine model olan Tayyip Erdoğan hükümetinin yardımı istenecek, ABD’nin desteklediği Müslüman Kardeşler örgütü ve ABD’ye karşı görünen El Kaide’nin bu ülkelerde tıpkı Irak’ta olduğu gibi binlerce Müslüman’ın kanının dökülmesine göz yumulacaktı.

Fakat Ilımlı İslam Projesini yürürlüğe koyanların hesaplamadıkları yada hesaplayamadıkları bir şeyler vardı. Rusya, Çin ve İran’ın bölgedeki çıkarları tam olarak hesaplanamadı. Gerçi Suriye ABD’nin hesaplarına göre devrilseydi sıra İran’ a gelecekti fakat İran bu süreçte kozlarını daha iyi kullandı. Özellikle Suriye rejiminin yıkılmaması için Rusya ile birlikte elinden geleni yaptı. Suriye halkının çoğunluğunun Sünni olmasına rağmen yönetimin Şii olması İran’ın bu ülkeye yardımlarının artmasına yol açmıştır. Öte yandan Lübnan’da bulunan İran yanlısı Hizbullah Örgütü’nün de yardımlarıyla ABD yanlısı muhalif güçlerin yenilgiye uğratılması ve  hedefe ulaşmak için gereken sürenin çok fazla uzaması ABD’nin tüm hedeflerinin şaşmasına yol açtı.

Yine son aylarda Mısırda ABD’nin kendi yardımlarıyla getirdiği Mursi ve Müslüman Kardeşler Örgütü’nün   Mısırda ABD’nin isteklerini sağlayamaması ABD’nin planlarını alt üst etti. Kendi desteklediği bir liderin sonunu yine ABD’ getirdi. Kısacası tüm bu başarısızlıklar Ilımlı İslam Projesinin ve onun getirdiklerinin sonunu getirmiştir. Türkiye’deki korku da bu yüzdendir.