Chp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Chp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2019 Perşembe

HAYRETTİN TOKBAY (1954 – 2013)



Hayrettin Tokbay 1954 yılında Ethem ve Elmas çiftinin çocukları olarak Bünyan Akmescit (Zerezek)’te  dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Bünyan Akmescit’te tamamlayarak, 1970 yılında Pazarören Öğretmen Okul’na girdi, 1974 yılında mezun oldu. Mezun olduktan sonra 1974 yılında sınıf öğretmeni olarak ilk görev yeri olan Sivas Nallı İlkokulu’nda göreve başladı. 1979 – 1983 yılları arasında Alaybeyli (Alayinli) Köy ilkokulunda görev yaptı. 1983-1984 öğretim yılından sonra Ekinciler (Zek) Köyü’nde görev yaptı. 

1994 yılında ilköğretim müfettişi olarak Kayseri Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başlayan merhum Hayrettin Tokbay, 1997-2000 yılları arasında da Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptı. Milli Eğitim Müdürü iken ilimizin tüm eğitim sorunlarını en iyi şekilde çözmeye gayret ederek il genelinde iyi bir eğitimci ve idareci olmayı, öğretmensiz köy okulu bırakmamıştır. 

Tokbay, Milli eğitim müdürü iken, öğrencilerine yaptığı seslenişte, gelecek Türkiye’sinin öğrencilerinin nasıl olması gerektiğini özellikle vurgulamıştır. İyi bir eğitimcinin yapması gerektiği bir şekilde, öğrencilere yaptığı bu seslenişi şu şekildedir. “Unutulmamalıdır ki; ülkeler fedakâr, çalışkan ve üretken insanların omuzlarında yükselecektir. Gençlerimizin bu meziyetlerle ve bilimin rehberliği ile çağdaş Türkiye’ye sahip çıkmaları, bu şekilde atalarının da ruhunu şâd etmeleri bir görev ve milletimizin devamlılığı açısından da zarurettir. Türk genci, bu noktada ihtiyaç duyduğu kudreti nerede arayacağını ve bulacağını elbette bilmektedir.” 

Hayrettin Tokbay Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden ayrıldıktan sonra bir süre daha Milli Eğitim Müfettişliği görevini yürüttü ve 2005 yılında emekli olarak görevinden ayrıldı. 
Münire Tokbay ile evli olan Tokbay, Atatürkçü Düşünce Derneği Temsilciliği görevini yürütmüş, CHP İl Sekreterliği görevinde bulunmuştur.  18 Kasım 2013 yılında yakalanmış olduğu akciğer kanserinden dolayı tedavi görürken vefat etmiştir.

1999 yılında Gölcük depreminde yaşanan üzücü olaydan etkilenen Hayrettin Tokbay, deprem felaketi sonucu anne ve babalarını kaybeden 1 ve 3 yaşlarındaki Burçin ve Büşra’yı evlatlık edindi. Tokbay’ın şuan 18 yaşında olan Burçin ve 15 yaşında olan Büşra’dan başka çocukları bulunmamaktadır.

 Hasan Yüksel  

26 Kasım 2016 Cumartesi

İLHAN KOÇAK


09.01.1945 Tarihinde Mustafa ve Fatma Koçak çiftinin ikinci çocukları olarak Çorum Alaca’da dünyaya gelmiştir.  Aslen Bünyanlı olup Koçak sülalesindendir. Öğretmen olan babasının memur olarak Çorum’a tayin edilmesi nedeniyle burada doğmuştur.  İlkokula 1952 yılında Alaca Dumlupınar İlkokulunda başlamış, buradan mezun olduktan sonra, ortaokula da yine Alaca’da bulunan Nedim Tuğaltay Ortaokulunda devam etmiştir.  Buradan mezun olduktan sonra babasının tekrar Kayseri’ye dönmesi üzerine 1959-1962 yılları arasında Kayseri Lisende okumuş ve buradan mezun olmuştur.

Liseden sonra büyük bir başarı ile İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine devam etmiş, 1967 yılında buradan mezun olmuştur.  Mezun olduktan sonra 1968-1970 yılları arasında Tokat’ta yedek Subay olarak askerlik görevini yerine getirmiştir. Askerlik görevinden sonra Kayseri’de avukatlı stajına başladı. 4.5.1971 yılında Avukatlık ruhsatını alarak fiilen avukatlık yapmaya başlamıştır. 1973 yılında Bünyanlı hemşerisi öğretmen Ayla hanımla hayatını birleştirdi.  O günden beri Kayseri’de avukatlık yapmaktadır.

1973-1978 yılları arasında Kayseri Belediyesinde CHP’den Belediye Üyeliği ve Belediye Gurup Başkan Vekilliği görevlerini yürütmüştür. Ayrıca zaman zaman CHP yönetimlerinde yer almıştır.

İlhan Koçak iki kız evlat sahibi olup, kızlarından biri ev hanımı, diğeri de öğretmendir.

Hasan Yüksel  

6 Haziran 2013 Perşembe

GEZİ PARKI BAHANE


GEZİ PARKI BAHANE

İnatlaşma son sürat devam ediyor. Türkiye pamuk ipliği kadar hassas olaylarda bile bu kadar tepki göstermemişti. Onlarca şehidimizin olduğu günlerde bile sadece bayrağını alıp sokaklara dökülmüş fakat tepkisini büyütmemiş acısını içine atmıştı.

Bu sefer durum farklı görünüyor. İnsanların bir kısmının tepki göstermesine rağmen bir kısmı ise temkinli, olayların neden birden bire bu kadar yaygınlaştığına anlam veremeyenler var. Olayların ilerlemesinin nedeni bence polisin gezi parkında yaptığı orantısız güç değil. Polis daha önce de bir çok olayda bu derece orantısız güç kullanmıştı.

Ben birazda olayı farklı yönden ele almak istiyorum. Ortalıkta konuşulan bir çok dedikodu var. Olayları körükleyen bir çok provokatörlerden bahsediliyor. Kimi dış güçlerin bağlantısından kimi Chp’nin körüklediğinden, kimi cemaat ile Akp çekişmesi nedeniyle cemaatin olayların arkasında olabileceğinden, kimi ise Akp’nin bile bu olayların arkasında yer aldığından bahsediyor. Ben burada Akp konusu üzerinde durmak istiyorum ve bunun bir çok nedeni olabileceğini göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.

2002 yılından bu yana iktidarda bulunan Akp IMF’ye olan borcunu bitirmekle övünmekte fakat öte yandan gerçekte Türkiye’nin artan borcundan bahsetmemektedir. Recep Tayyip Erdoğan hükümeti son on yılda dış borcumuzu  129 milyar dolardan 337 milyar dolara, kamu borcumuzu 64 milyar dolardan 103 milyar dolara, özel sektörün dış borcunu 43 milyar dolardan 226 milyar dolara çıkartarak, Türkiyenin milli değerlerini satmakla bile bu borcunu kapa tamamış, son yıllarda bu borcun giderek artmasından dolayı da bunalmış gözükmektedir.

İkinci ve daha önemli bir neden açılım olayının gelmiş olduğu son boyuttur. Pkk ve BDP’nin bitmek bilmeyen istekleri ile halkın bu açılıma ve akil adamlara göstermiş olduğu büyük tepkiden dolayı Akp’nin giderek artan taban kaybı da  Erdoğan için son zamanlarda düşündürücü olmaya başlamıştır. Son zamanlarda Erdoğan ve Akp kurmaylarının açılımdan söz etmemesi de bunun göstergesidir.  


Yapacak son bir şey vardır, oy kaybının devam etmemesi ve durumun daha kötü bir hal almaması için bir şekilde çekilmek gerekmektedir. Bu da birden bire olmayacağına göre buna bir neden bulunmalı. Bu neden de gezi parkı inatlaşmasıdır. Erdoğan’ın ısrarla ve inatla gezi parkına Topçu Kışlası görümünde AVM yapılacağını söylemesi bundandır. Tunus’tan yaptığı son açıklamaya AKM’yide eklemesiyle, olayların daha da kızışacağını bilmektedir. Kurmaylarının olayları yatıştırıcı açıklamalar yapıp özür dilemesine rağmen başbakan halkı daha çok sokağa dökecek açıklamalar yapmaktadır. Ben bunun iktidardan gitmek için bir bahane yaratmak olarak düşünüyorum.