11 Ocak 2015 Pazar


Prof.Dr.Sezgin ÇELİK

 (Yıldız Teknik Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü) 
(Bünyan, Camiikebir Mahallesi, Saatçiler Sülalesindendir.)

Babasının işi gereği 1972 yılında Rotterdam(Hollanda) doğdu. İlk orta ve lise tahsilini Kayseri’de tamamladı.1991 yılında Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümü kazandı ve 1995 yılında mezun oldu. Aynı yıl Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1998 yılında Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde Yüksek Lisans, 2003 yılında 35. Madde kapsamında Anadolu Üniversite’nde doktora eğitimini tamamladı.
2004 yılında Palermo Üniversitesi Natural Products Laboratory’dan aldığı davet üzerine 3 ay süreyle İtalya’da bulundu.
 2007 yılında Kırıkkale Üniversite’nde yardımcı doçent, 2009 yılı Ocak ayında ise Doçent oldu.
Kolon Kanseri Konusunda yayınlanan makalelerine TÜBİTAK tarafından Ulusal Patent desteği verilmiştir. Birçok basın ve televizyon kuruluşlarında haberleri yayınlanmıştır. TÜBİTAK’tan akademik performans teşvik ödülü, Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi yayın birincisi ödüllerini aldı. Önlisans, lisans ve yüksek lisans düzeylerinde 20 adet derse girmiştir.Birçok yüksek lisans ve doktora yeterlilik ve savunmalarında görev almıştır.
Bilimsel alanda tamamı yurtdışında yayınlanmış 60 adet Uluslararası hakemli makale  (31 adet SCI) , 1 adet ulusal makale, 2 adet uluslararası ve 2 adet ulusal kitap bölümü, 20 adet uluslar arası bildirisi,7 adet ulusal bildirisi bulunmaktadır. 4 projede çalışmış olup, TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projede yürütücü olarak görev yapmış ve 2012 yılında başarıyla tamamlamıştır. Uluslararası makalelerine 400 Science Citiation Index atıf (2014 Aralık itibariyle) bulunmaktadır.
Ulusal alanda yerel yönetimlere ve üst düzey bürokratları AB projeleri yazımı ve proje döngüsü konularında özel seminerler vermekte ve danışmanlıklar yapmakta, ayrıca İş Güvenliği Uzmanlığı ve İşyeri Hekimliği Eğiticisi olarak görev yapmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi bünyesinde Eğiticilerin Eğitimi proğramlarında görev aldı.
2007-2008 yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Yönetim Kurulu Üyeliği, 2009 yılından itibaren Güzel Sanatlar Fakültesi Yönetim Kurulu Üyeliği,  Eğitim Fakültesi Akademik Kurul Üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ve İlköğretim Bölümü Başkanı görevlerini (2012 yılına kadar) yapmıştır. 2013 Ağustos ayında Yıldız Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’de göreve başlamış olup, 2014 yılında Profesör oldu.Genel Biyoloji Anabilim Dalı başkanı olarak  görevini sürdürmektedir.

Evli ve Ülkü ve Gökçe adlı iki kız çocuk babasıdır. 

8 Ocak 2015 Perşembe

MUSTAFA ÇEVLİKLİ


MUSTAFA ÇEVLİKLİ
1944 yılında Bünyan’da doğdu.İlk ve ortaokulu Bünyan’da okudu.Kayseri Lisesi’nden mezun oldu.
Erzurum Eğitim Enstitüsünü bitirdi.Ordu’da öğretmenlik yaptı. Bünyan Lisesinde Müdür yardımcılığı ve MüdürBaşyardımcılığı görevinde bulundu.Bünyan Ticaret Lisesinde Müdür olarak hizmet verdi.
1970 yılında öğretmen Türkan Hanımla evlendi.Bu evlilikten ikisi kız bir erkek çocuğu dünyaya geldi.Hepsi de evlendi.
MUSTAFA ÇEVLİKLİ’Yİ KENDİ ANLATIMIYLA TANIYIN.
Ben  artık torunlarımla haşir-neşir oluyorum. İnsanın doğup büyüdüğü, çocukluğunun gençliğinin, yaşamının büyük bir bölümünün geçtiği, ecdadının mezarlarının bulunduğu yerden ayrıldıktan sonra özlememesi mümkün olabilir mi? Çocukluğumuzda evimizin bahçesi Kayabaşı’ndan akan suyla sulanırdı. Kayabaşı’nın en yüksek yerinden pırıl pırıl sular çağlayan olarak akar bahçelere ulaşırdı. Suyun yüksekten düşerken rüzgârın etkisiyle savrulması yüzümüze yağmur
damlaları gibi çarpar, bunu bir oyun haline getirir mutlu olurduk. Öyle bir görüntüyü şimdi öyle özlüyorum ki. Havuzlar temizlenirken ırmağın suyu velevin’den akıtılır çağlayanlar yaparak akan suyun gürültüsünü evimizden dinlerdik. Bulanık suyla birlikte havuzdan o kadar çok balık gelirdi. Biz çocuklarda su kesilince balıkları toplar evimize getirirdik. Tavada kızartılan bu balıkların tadını hiçbir yerde bulamıyorum. Pınarbaşı’ndan doğan suyun, kaynak sularının ve derelerin geçtiği terdeki doğal güzelliliği olan bağların, bahçelerin verdiği canlılıkla, yeşilliklerle ismi özdeşleşen yeşil Bünyan’ı özlememek mümkün mü?

Bünyan halısı, Sümerbank yünlü sanayi müessessi olmasına rağmen işi olmayan insanlar çalışmak için başka illere gittiklerinde hem gidenler hem de kalanlar özlemle birbirlerini beklerlerdi. Bizde çocuklarımızın üniversite tahsili için Bünyan’dan ayrılıp İstanbul’a geldiğimizde aynı duygular içerisindeydik. Öyle ki eşim ev eşyalarının büyük bir bölümünü açmadı. Bünyan’a geri dönelim diyordu. İstanbul’da su yoktu. Kalabalıktı. Bünyan’daki güvenden eser yoktu. Bünyan’da çocuklarımız sokakta saatlerce korkusuz oynarlar. Oyunlarını,
oyuncaklarını kendileri hazırlarlar, en küçük bir korku ve endişe aklımıza gelmezdi. Şimdi İstanbul’da torunumun elini sıkıca tutmadan yolda yürüyemiyorum. Bünyan’da evimizin bahçeye bakan odasında Mayıs ayının sonları ile Haziran başlarında sabah pencereyi
açardım odanın içine gül kokusu dolar, gece de bülbül öterdi. Bir hafta önce eşim ile Kadıköy’de yürürken gülleri kokladı; “güller kokmuyorlar “ dedi. Aklıma Karacaoğlan’ın
“ İndim seyran ettim frenkistanı
 illeri var bizim ile benzemez
levin tutmuş goncaları açılmış
gülleri var bizim güle benzemez ”
dörtlüğü aklıma geldi. Öyle ki Bünyan’dan iki defa gül fidanı getirdim ama burada tutturamadım.
Bünyan’ın her yerini (Pınarbaşı’nı, Kayabaşı’nı, Kayaaltın’ı, Yuvadereği, Büngüldek, Bük, Dererağan, Çakıllı pınar, Alın pınarı Hazirandan mis gibi çiçek kokan tarlalar arasında ekilmeden boş bırakılan yerlerdeki topladığımız otları ilkbaharda koyaklarda kalan karları toplayıp ta pekmeze katıp yemeyi, süzek yoğurduğunu hafta sonları fırınlarda yaptırıp kahvaltı için evimize getirdiğimiz cıvıklıyı ‘hiç sofraya’ demeden çocukların
sofrada yerlerini almalarını….) özledim.

Bünyan, doğup büyüdüğüm yıllarca çalıştığım, eğitimine katkı yaptığım yeşil ilçem. Ben Marmara’nın göl gibi durgun bir ucunda / sen atılmış gibi yurdun bir ucunda ben sana hasret olarak.. En büyük dileğim, bir zamanlar ekonomik olarak ileri düzeyde olan ilçemin yeniden o zamanki seviyesine erişmek için (Almanya’dan gelen 90 kişilik öğrenci grubuna Kayabaşı’nı gezdirdiğimde, “ burası Kapadokya’dan daha güzel ve etkileyici. Burayı neden tanıtmıyorsunuz? “ dediler. Bütün bu yerleri ve çevredeki ören yerlerini açığa çıkarıp tanıtarak, turizm sayesinde ekonomik düzlüğe çıkması en büyük özlemlerimden biridir.
Mustafa ÇEVLİKLİ

KAYSERİ KİTAP FUARI (KİTAPLARIN ZİRVEYE YOLCULUĞU)




ZİYA ŞAHİN SEYİT BURHANETTİN AKBAŞ


Ziya Şahin Kitabını İmzalarken

MUHSİN İLYAS SUBAŞI, BEKİR OĞUZ BAŞARAN









SİNAN YAĞMUR KİTAPLARINI İMZALARKEN



BÜNYAN CEZAEVİ HAFRİYATI BÜNYAN'IN BAHÇELERİNİ TEHDİT EDİYOR


Bünyan cezaevi hafriyatından çıkarılan topraklar bilinçsiz bir şekilde Kemer köprü yakınında bulunan ve tarihi öneme sahip kireç ocağından bahçelere doğru doldurulmakta. Bahçelerin su ihtiyacını gideren kanal boyunca serilen bu topraklar yoğun yağmurlar dolayısı ile kayarak sulama kanalının uçmasına dolayısıyla bahçelerin susuz kalmasına yol açabilir. Yine bilinçsizce kireç ocağı bölgesine serilen bu toprak burada ki  kayaların üzerinde bulunan ve çok eskilere dayanan işaretlerin kaybolmasına yol açmıştır. Kireç ocağının ve kemer köprünün bulunduğu mevki çok eskilere dayanan bir yerleşim alanıdır.



























PROF. DR. İSMET BARAN

Prof. Dr. İsmet BARAN 24.09.2014 TARİHİNDE HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR

Aslen Bünyan’ın Girveli Köyünden olan İsmet Baran babasının tahsildarlık görevi nedeniyle 1940 yılında Malatya’da doğdu. İsmet Baran, ilk ve ortaokulu Bünyan’da, Lise öğrenimini de Ankara Bahçelievler Deneme Lisesinde tamamlayıp,  1965 yılında Anakara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldu.

Tarım Bakanlığı Konya Zootekni Araştırma Kurumunda Veteriner Hekim olarak 10 ay çalışmıştır. 1965’de M.E.B. kanalıyla balıkçılık konusunda doktora yapmak için Federal Almanya’ya gitti.  1969 yılına Münih Ludwig-Maximilian Üniversitesinde Doktor Med Veteriner unvanı aldı. 1970-1976 yılları arası Eskişehir Sakaryabaşı Balık Üretimi ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, 1976-1982 yılları arası Ankara Üniversitesi Kürsü Başkanlığı ve Bilim Dalı Başkanlığı, 1980-1982 Veteriner Fakültesi Dekanı, 1982-1986 Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü, 1986-1994 yılları arası Su ürünleri Mühendisliği Bölüm Başkanlığı, 1986 – 1994 yılları arasında İ.Ü. Su Ürünleri Yüksekokulu Müdürlüğü daha sonra Su Ürünleri Fakültesi Dekanlık görevini yürüttü.

1998 yılında kendi isteği ile emekliye arılan hocamız 1998-2001 yılları arasında Haliç Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Kurucu Dekanı, Kasım 1998 – Mayıs 1999 Haliç Üniversitesi Rektör Vekili görevlerini yürüttü. 2005 yılında tekrar fakültemizde öğretim üyeliğine başlayan hocamız 01.11.2007 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrılmıştır. Almanca ve İngilizce bilen, Prof. Dr. İsmet Baran evli ve 2 çocuk babasıdır. 24.09.2014 tarihinde vefat etmiştir.

1 Ekim 2014 Çarşamba

PROF. DR. MEHMET KAZIM BÖRKÜ

Prof.Dr.Mehmet Kazım BÖRKÜ

Öğretim üyesi, veteriner (Bünyan, 1958–).
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi.
İlk, orta ve lise öğrenimini sırasıyla Bünyan, İstanbul ve İzmir’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden veteriner hekim olarak mezun oldu (1980). Bir yıl Bünyan’da, bir yıl da Erzurum’da Hükümet Veteriner Hekimliği yaptı. Ardından Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi olarak girdi (1982). Daha sonra doktor (1988), doçent (1991) ve profesör oldu (1997). Evli ve iki çocuk babasıdır.