9 Ağustos 2015 Pazar

BÜNYAN'A DUYULAN ÖZLEM

Bünyan'dan uzun yıllar ayrı kalmış olan hemşehrimiz Nejat Coşkuner'in memleketine duyduğu özlem, ancak bu kadar güzel anlatılabilir.

"Selam Hasan Bey, ben Bünyan’dan ayrılalı 55 yıl oldu bu bir ömür . Nereye gidersen git ille vatanım derler, ( bülbülü altın kafese kapatmışlar illa vatanım demiş ). Bizimkisi de o hesap nerede olursak olalım , bir Bünyan haberi yada bir Bünyanlı olarak  Bünyan'ın  b.klu damlarında aşık oynamak daima ilgimizi çekmiştir.. Bünyan’dan ayrılmakla ilgimiz alakamız bitmemiştir. İnsan çocukluğunu unutabilir mi, iyi veya kötü çocukluk anılarının temelini teşkil ediyor insanın.

Kışın yağan karları kar yığınlarından okula giderken nasıl geçeceğiz diye uğraşıları, aşağı okulda okurdum o karda Şefiklerin bayırı nasıl çıkacağımızı düşünmeyi, dam yuvaklarken dam yuvağını düşürmemek için çabayı. Seherde haftta yıkanmayı, kışın soğuk havada taa dana yutana sabah sabah yıkanmaya gitmeyi, cebimizde salatalık için kaya tuzu taşımayı, Yenice belediye bahçesinde çayına poker oynamayı, gece kahvede okul müdürü Hüseyin Avni Bum’a yakalanmayı, Uzun Tarlada futbol oynamayı, suya balık otu atıp balık avlamayı daha bir sürü şeyi nasıl unutabiliriz. Dilki değirmenine gelen damızlık hayvanların çiftleşmesini seyretmeye bir sürü insanın gittiğini, öğleden sonra hava güzelse oranın panayır yeri gibi olduğunu bilmem bilir misiniz?

Orta okuldayken yak bir sigara bişi olmaz diyen arkadaş vasıtasıyla sigaraya alışmayı. Sigara içerken bir tanıdık görecek diye saklanmayı,  ya da gördü mü babama derse korkusu. Ramazan’da sahura kadar kahvede tombala çekmeyi, Arkadaşlar arasında şakalaşmayı, Ramazan’da mezara gidersin gidemezsin diye iddiaya girip bir arkadaşın yedi gardaşların mezarına saklanıp iddiaya giden arkadaşı çıldırtmayı, ne bilim yüzlercesi unutulmuyor.

Evet büyük şehrin lüksü var anında sıcak su soba yakma derdi yok 14 katmış asansör bin çık. vs. ama tandırda ekmek piştikten sonra kışın soğuğunda tandırın üstüne mitili örtüp sıcak vurdu mu yada kuzine sobanın çıtır çıtır sesleri bahçeden bir salatalık bir domates koparıp yemesi kümesten yumurta toplaması, damda güvercin uçurtması bunlar anılar işte. Büyük büyük Ahmet dedem Pulcu Hafız , babam Abidin Coskuner,  amcalarım, halalarım, nenelerim yani anlayacağınız köklerim Bünyan mezarlığında. İnsan köklerini nasıl unutur . bakın size bir şey daha söyleyeyim. Soyum Bünyan'ın ilk okumuşlarından dır sizler bilmezsiniz rahmetli amcam Hasan Coskuner Bünyan’ın cumhuriyet devrinde ilk okumuş öğretmenlerin dendir sene tam bilemiyorum ama 1930 seneleri civarı Zonguldak’ta mesleğini icra etmiş orada vefat etmiştir sene 1954 babam Abidin Coskuner Bünyanlı ilk Harb okulu mezunu (1936) neyse şimdilik bu kadar."

Hiç yorum yok: