19 Temmuz 2019 Cuma

MUSTAFA YİĞİT (KÖR MUSTAFA 1936 - )



Hacıbey ve Şerife hanımın 3. ncü evladı olarak 1936 yılında Bünyan’ın İbrahimbey Mahallesinde dünyaya geldi. 6 aylıkken çiçek hastalığı geçirir. Geçirdiği bu çiçek hastalığı sonucunda gözlerinde hastalık oluşur. O zamanın büyüklerinden Rakibe halaya danışırlar o da gözlerine yumurta pişirerek koymalarını söyler. Annesi Şerife ana akşamdan söylenileni yapar fakat sabah olduğunda Mustafa Yiğit’in iki gözünü de kaybetmiş olduğunu görür. Yiğit’in yedi yaşına kadar çocukluğu Bünyan’da geçti. Okuma yaşı geldiği için ailesi onu, İzmir’de 1928 yılında açılan ve yatılı olan, Sağır-Dilsiz ve Körler Müessesesi’ne göndererek ilk eğitimine burada başlamasını sağladı. O dönemde yedi yıl süren ilk eğitimi sırasında, körlere kabartma yazı, nota ve aritmetik öğretilen bu okulda iyi bir eğitim aldı.

Orta eğitim düzeyinde ki eğitimine de burada devam eden Yiğit 1951 yılı Kasım ayında burada bulunan okulun, Ankara Etimesgut’ta açılan Körler Okulu ve Yetiştirme Yurdu’ na taşınmasıyla ortaokul eğitimini burada tamamladı. Lise eğitimine de burada devam eden yiğit, ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle lise bir de iken eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Okulu bıraktıktan sonra kendi imkânları ile Ankara’da kaldı. Bünyan’a dönmek yerine Körler okulundan aldığı müzik eğitimi sayesinde çaldığı klarnet ve cümbüş ile Körler Cemiyetinde oluşturulan ekibe katıldı. Bu ekiple birlikte Tüm Türkiye’de birçok il, ilçe ve köyde, konser ve tiyatro gösterileri yaptılar.

1957 yılına kadar temsiller ile uğraşan Yiğit aynı yıl Bünyan’a döndü ve Hacıahmet Mutluer’in kızı Fatma hanımla hayatını birleştirdi. Evlendikten sonra yine Bünyan’da müzik hayatını devam ettirdi ve bu süre boyunca Bünyan’ın sevilen bir ismi haline geldi. Bünyan ve Bünyan köyleri dışında çevre ilçelerde de tanınan Mustafa Yiğit, 1968 yılında gelen bir teklif üzerine Bünyan lisesinde müzik öğretmenliğine başladı. İki üç ay öğretmenliği devam ettirir fakat bir kısım öğrenci ve Bünyanlının kendisini alaya alması üzerine sinirlenerek eğitici sertifikasını yırtarak öğretmenliği bırakır. 1990 yılına kadar düğünlerde müzisyenlik yapan ve birçok Bünyanlının mutluluğuna eşlik eden Yiğit, bu tarihten sonra evinde istirahate çekilmiştir. Yiğit kendi çocuklarını da müzik konusunda eğitmiş, halen çocukları da Bünyan’da müzisyenliğe devam etmektedirler.

Mustafa yiğit, Hacı Mahmut, Ahmet, Halit ve Şerife adında dört çocuk sahibidir.

Hasan Yüksel

17 Haziran 2019 Pazartesi

SULTANHANI H.630-634 / M.1232-1236

Kayseri Sivas yolunun 40. Kilometresinde Bünyan’a bağlı adını verdiği Sultanhanı Kasabasında, Alâeddin Keykubad’ın yaptırdığı bir eserdir. Alâeddin Keykubad, hol portalinde harap kitabesinden anlaşıldığı kadar 630-634 (1232-1236) arasında yaptırmıştır. Masif duvarlar ve çeşitli takviye kuleleriyle, dış görünüşte kale manzarası hakimdir.  Güneyden kuzeye doğru çok az meyillenen bir arazide 3900 m2 bir alanı kapsayacak biçimde inşaa edilmiştir. Han, yolcu, yük ve hayvan üçlüsünün konaklaması esnasında ihtiyaçların karşılanacağı barınak ve servis mekânlarını kapsayan iki kütle olarak tasarlanmıştır.



Selçuklu döneminde ticari yollara ve ticaret hayatına büyük önem verilmekteydi. Alaeddin Keykubat döneminde ise Selçuklular, Anadolu’yu gıpta ile bakılacak büyük bir ticaret merkezi haline getirmişlerdi. Mesela Sultanhanında kalan ticaret erbabı handa üç gün ücretsiz kalır, üç günden fazla kalacaksa diğer günlerin ücretini öderdi. Tüccarların bütün malları devletin güvencesi altına alınmıştı.  Han görevlileri sabah kapıyı açmadan herkese vukuat var mı diye sorar, vukuat varsa kimseyi dışarıya bırakmazlardı.  Hana gelen tüccar malı özenle sayılır ve eğer tüccar sabah yoluna devam edecekse, malı kendisine eksiksiz teslim edilir ve uğurlanırdı. Bu kervansaraylar aynı zamanda dünyada günümüzde sigorta olarak nitelendirdiğimiz malların sigorta edilmesi şeklinde ticaretin garanti altına alınmış olması nedeniyle yapılmıştır. Bu tür kervansaraylarda tüccara böylelikle devlet güvencesi sağlanarak ticaretin gelişmesi de sağlanmıştır.



Diyelim ki tüccar mallarını handan sapasağlam teslim aldı ve yoluna devam etti. Yolda soyguncular, tüccarın yolunu kestiler ve malını çaldılar. Devlet, soyulan tüccarın bütün mallarının karşılığını öderdi. Çünkü, Selçuklu devletinde ticaret devlet güvencesi ile yapılmaktadır. O yüzden Alaeddin Keykubat dönemi Anadolusu “efsanevi zenginlikler ülkesi” olarak anılıyordu.



Yapı, yüksek ve farklı biçimde payanda ve kulelerle desteklenmiş duvarlarıyla adeta küçük bir kale kimliği arz etmektedir. Kervansaray’ın girişinin bulunduğu kuzey cephede, taçkapının iki yanında silindirik kesitli ve birbirine bitişik demet pate biçiminde tasarlanan payandalar hem duvarı destekler hem de bugün büyük bölümü yıkılmış olan avlu taçkapısına çerçeve oluştururlar. Kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerindeki kuleler yıldız kesitlidir. Avlunun yan duvarlarında birer, kapalı barınak kısmının yan duvarlarında ikişer destek payandası ve kule yer almaktadır, Ön cephedekilerin, dışında bu desteklerin çokgen ve yarım daire şeklinde tasarlandıkları ve üzerlerinin konik birer daire şeklinde tasarlandıkları ve üzerlerinin birer külahla kapatıldığı gözükmektedir. Bu kulelerin saçak seviyesinde başlayan mukarnaslarla genişleyerek yükseldikleri dikkat çeker.  Kuzeydoğu ve kuzeybatı köşedeki kulelerin üst kısmının tüm yüzeyi dolaşan kuşakta iki şeridin geçmeler yapmasıyla oluşan dört kollu yıldız geçmelerle dairesel düğümler yapan şeritlerin oluşturduğu geometrik bezeme yer alır. Kuzeybatı köşedeki kulenin orta kısmında yüzeyden çökertilmişdikdörtgen biçimli kartuş içinde taşın erimesiyle tahrip olduğundan tam okunamayan bir yazı yer almaktadır. Buradaki  yazının “amel-i Yadigar(?)” ibaresini içerdiğinden bu ismin kervansarayın mimarı olduğu ileri sürülmüştür.



Kervansaraya girilen ve Kuzey cephenin biraz doğusuna kaydırılmış olan ve duvar yüzeyinden profillendirilerek içe doğru yerleştirilen taçkapıdan girilmektedir. Taçkapıyı çevreleyen sivri kemerin üzengi taşından sonraki üst kısmı tamamen yıkılmıştır. 1970’den sonra yapılan onarımlarda taçkapı, duvarının  taşları büyük oranda değiştirilmiş, orijinal bezemeli parçalardan bazıları duvar üzerinde bırakılmıştır. Taçkapı yanlardan ve üstten genişlikleri farklı üç bordürle kuşatılmıştır. Ayrıca üç bordür de taçkapı kemerini çerçevelemektedir. Bordürlerin tamamında kabartma olarak yapılmış, geometrik bezeme görülmektedir. Taçkapı  nişi üzerleri orjinalinden bezemeli oldukları anlaşılan zar başlıklı sütuncelerle sınırlandırılmıştır.  Sütünce başlığı üzerindeki bitkisel bezemeli bakiyelerden kavsara köşeliklerinin bitkisel kompozisyonlarla doldurulmuş olabileceği anlaşılmaktadır. Taç kapı yan nişleri üç cepheli olarak düzenlenmiş olup üç sıra mukarnaslı kavsaraya sahiptir. Kavsara’nın üzerinde sivri kemerle çevrelenmiş yüzeye ve bu yüzeyi kuşatan kemerin meyillendirilmiş alnına geometrik bezemeler işlenmiş, kemer köşelerine de altı yapraklı rozetler kabartılmıştır.



Kervansarayın hamamına batı cephenin kuzey cephesine açılan basık kemerli kapıdan girilmektedir.  Hamam tek mekânlı olarak değil, soyunma, soğukluk, sıcaklık, su deposu ve külhan bölümlerinden oluşmaktadır. Hamamın üst örtü seviyesi ısı yalıtımı gözetilerek hanın genel üst örtüsünden daha aşağıda tasarlanmıştır. Hamamın soyunmalık bölümü yaklaşık kare ölçülerde bir mekan olup üzeri doğu-batı yönünde uzanan sivri tonozla örtülmüştür. Soyunmalığın güney cephesinin batı köşesine açılan kapıdan soğukluğa geçilir. Bu bölüm kubbe üzerine açılan üç adet yuvarlak ışık gözü ile aydınlatılmıştır. Sıcaklık mekanına, soğukluğun güney köşesine açılan kapıdan geçilir. Sıcaklık mekanında tüm cephelerde birer musluklu ayna taşı bulunur. Kurna yoktur. Sıcaklığın kuzey tarafında su deposu bulunmaktadır. Su deposunun kuzeyinde de hamamın külhanı yer alır.



Avlu ortasında, örnekleri arasında en süslü olarak nitelendirilen ve L biçiminde dört yığma ayağa atılmış dört sivri kemerle fevkani olarak düzenlenen mescit yer almaktadır. Mescidin alt katının üst örtüsü çapraz tonoz olup burada bir çeşme veya havuz olup olmadığına dair bir kalıntı yoktur.  Mescit ibadet mekanına kuzey cephede iki kanatlı olarak düzenlenen 11 adet basamaklı merdivenle çıkılmaktadır. Basamakların birleştiği seviyenin alt kısmına kırık çizgi sisteminde gelişen 10 kollu yıldız bezemesinin işlendiği dairesel madolyon kabartması yapılmıştır.  Mescidin kapısı, iki bordürle üç yönden kuşatılmıştır.  Dıştaki bordür yarım yıldız dizisini, içteki kalın bordür ise kırık çizgi sisteminden gelişen 16 kollu yıldızların yarım örneklerinden oluşan geometrik bezemeleri içerir.


Kervansarayın kapalı barınak kısmına avlunun güney duvarından dışa taşırılmış olan taç kapıdan girilmektedir. Kapalı barınak kısmı 24 bağımsız yığma ayağa ve duvarlara doğru batı doğrultusunda atılmış sivri kemerlerle girişe paralel yedi sahınlı olarak düzenlenmiştir.

Hasan Yüksel



KAYNAKÇA

•        Halit Erkiletlioğlu; Kayseri Tarihi (En Eski Zamandan Osmanlılara Kadar), Kayseri 1993

•       Mehmet Çayırdağ; Kayseri Tarihi Araştırmaları, Kayseri 2001

•        Sebil Yıldız; I. Alaaddin Keykubad’dan Günümüze Gelen Mükemmel Eser, Sultanhanı, Bünyan Kültürü, Aylık Kültür Dergisi, sayı 3,Kayseri Ocak 1993

•        Doç. Dr. Yıldıray Özbek, Yrd. Doç. Dr. Celil Arslan; Kayseri Taşınmaz Kültür Varlıkları Envanteri Cilt I-II-III, Kayseri 2008

•        S.Burhanettin Akbaş; Bünyan ve Yöresi Halk Edebiyatı Folklor ve Etnografyası, Kayseri 1994

FOTOĞRAFLAR: Kayseri Büyükşehir Belediyesi




15 Haziran 2019 Cumartesi

KARACAÖREN KÖYÜ MAZİDE KALANLAR


Kerime Adıklı

Nezir ve Duran Akın

Aliş Hoca ve Köy Öğrencileri

Aliş Hoca ve Köy Öğrencileri

Tevfik Altıntaş

1973 Hüseyin ve İsmail

Ahmet Babayiğit, Hüseyin Öztoprak

Ahmet Babayiğit ve T. İsa

Hüseyin Babayiğit

Hüseyin Babayiğit

Hüseyin Babayiğit ve İzzet

İsa ve Mustafa Babayiğit

İsa Babayiğit ve Duran

Zülfükar Balcı, Ali Gündolar, Mustafa Türkoğlu, Ömer Özsoy, Remzi Balcı

Bekir Balcı, Mehmet Çamağaç, Mehmet Torun

Hacı Bekir ve Pala Hüseyin

Ahmet Balcı, ?

Bekir Balcı'nın Damat Traşı


Bekir Balcı'nın Nişanı


Refik Balcı

Alim Ballı ve ailesi

Alim Ballı ve Misafirleri

Hüseyin, Mehmet, İsmail Ballı

Süleyman Ballı, .........

Süleyman Ballı,  ?

Berat, Ali, Hatice, Nermin Fatma, ?

Berat ve Ali

             Kaynak: Karacaören Köy Sitesi

10 Haziran 2019 Pazartesi

MEHMET KORKMAZ (1961 - )


O6.09.1961 yılında Hasan ve Lütfiye Hanım’ın 8. Çocuğu olarak Bünyan’da dünyaya geldi. Bünyan’da Paşa Efendiler olarak tanınırlar. Çocukluğu Bünyan’da geçti.  İlk eğitimine Atatürk İlkokulunda başladı. Buradan 1972 yılında mezun oldu. Aynı yıl Bünyan Ortaokuluna ve daha sonrasında Bünyan Lisesine devam etti. Bünyan Lisesi’nden 1978 yılında mezun oldu.  Mezun olduktan sonra dört ay Ankara’da kaldı.

Korkmaz Ankara’da iken 1979 yılında o dönemde adı “Kayseri Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi”  olan Kayseri Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektronik Mühendisliği bölümünü kazandı. O dönemdeki siyasal olaylar nedeniyle okula gecikmeli olarak 1980 yılında,  6 ay sonra başlamak zorunda kaldı. 1983 yılında buradan mezun oldu. Üniversiteyi okurken, 1981 yılında Camii Kebir mahallesinden Yalçın Kaşıkçı’nın kızı Fatma Hanımla hayatını birleştirdi. Okulda okurken babası çiftçi olduğu için çoğunlukla yaz dönemlerinde babasının işlerine de yardımcı oldu.  Üniversiteyi tamamladıktan sonra 1984 – 1986 yılları arasında Malatya 2. Ordu’da Yedek Subay olarak askerlik görevini ifa etti.

Korkmaz askerden döndükten sonra 1986 yılında Antalya Sümerbank’ta işe başladı. Babasının rahatsızlanması üzerine işinden istifa ederek Bünyan’a dönmek zorunda kaldı.  Bünyan’a döndükten sonra babasıyla birlikte çiftçiliğe devam etti.  Çiftçilik yaparken bir yandan da boş durmayarak çeşitli kurumların sınavlarına girdi. Teknik öğretmenlik sınavını kazanıp atanmayı beklerken, Sağlık Bakanlığı’nın sınavını da kazandığını öğrendi ve burada işe başlamayı tercih etti. İlk olarak Sağlık Bakanlığı İzmir 3 no’ lu Bölge Depo ve Tamirhane Müdürlüğü’nde Elektronik Mühendisi olarak 11.01.1989 tarihinde göreve başladı.  31. Mart 1990 yılına kadar burada çalıştıktan sonra Kayseri’ye tayinini istedi.  Kayseri’de 10 no ‘lu Donatım Bölge Müdürlüğü Tıbbi (Medikal) Cihazlar Bölümü’nde Elektronik mühendisi olarak çalışmaya başladı. 1994 yılına kadar burada görev yaptıktan sonra Kayseri Devlet Hastanesinde Teknik Bakımdan Sorumlu Elektronik Mühendisliği görevini yürüttü. 1999 yılında yapılacak olan Mahalli seçimlerde aday olabilmek için bu görevinden istifa etti.

Korkmaz 1999 yılında MHP’den Bünyan Belediye Başkan aday adayı oldu ve 4 aday içerisinden seçilerek, MHP’den Bünyan Belediye Başkan Adayı oldu.  Yapılan seçimler sonucu siyasi rakiplerini geride bırakarak Bünyan Belediye Başkanı oldu ve 26 Nisan 1999 yılında Belediye Başkanlığı görevine başladı.

Belediye Başkanlığı döneminde insana saygı, sevgi ve kaliteyi amaç ve hedef edinerek göreve başladı.  Bünyan’ın birçok sıkıntısını gidermek için göreve geldi fakat iktidarın üçlü koalisyondan oluşması ve 2001 yılındaki ekonomik kriz nedeniyle birçok sıkıntı yaşadı. Bünyan için yapmayı düşündüğü birçok şeyi bu sıkıntı nedeniyle yapamadı.  İlk icraatlarından biri belediyenin gelir gider bütçesini dengelemek oldu.  Bu amacını yerine getirmek için Bünyan Belediyesinin ve şirketlerinin birçok borcunu ödeyerek gelir ve gider bütçesi arasında dengeleme yaptı. O dönemde Belediyenin dışarıya yaptırdığı birçok işin belediye bünyesinde yapılabileceğini kanıtladı ve yerine getirdi. Kendi partisini de karşısına alarak Bünyan’da yapılan birçok çıkar işlerinin önüne geçmeye çalıştı.

Belediye Başkanlığı döneminde Bünyan Belediyesi’ne gelir sağlayacak olan, Belediye Anonim şirketinin uhdesinde Tarım İşletmesini kurdu. Bünyan’da ilk konteynerle çöp toplama sistemini getirdi. Bu sisteme yönelik olarak ilk etapta Bünyan Belediyesi’ne ihale ile satın alarak 2 adet çöp toplama kamyonu ve 300 adet çöp konteynerini getirtti. İkinci bir ihale ile 150 adet çöp konteyneri daha satın alındı. Bünyan’ın çöp sorununu hallettikten sonra Bünyan’ın fen işleri ile ilgili olarak birçok işe el attı. Bünyan’da ilk defa 2 adet Fatih Damperli kamyon ve 1 adet Kazıyıcı ve Yükleyici kepçenin alınmasında öncü oldu.  Bünyan’da o dönemde sorun olan ve birçok su gitmeyen eve su gitmesi için problemleri çözmeye uğraştı ve bu konuda başarılı oldu. Bünyan’a itfaiye araçlarını ve birkaç belediye otobüsünü daha kazandırdı.  Ayrıca Cenaze yıkama işlerini kolaylaştırmak için Bünyan’a ilk şofbenli cenaze yıkama aracını ve Cenaze taşıma aracını kazandırdı.  Belediye çay bahçesini düzenleyerek burada Bünyan’a hizmet verecek olan lokantayı yaptırdı.  Lokanta’nın üzerine de dışarıdan gelecek olan misafirlerin konaklayabileceği bir misafirhaneyi inşa ettirdi.  Yeniden düzenlenen çay bahçesinin adı da “700. Yıl Osmanlı Çay Bahçesi” oldu.

Korkmaz’ın yaptığı hizmetler bunlarlada kalmadı. Tepe Dibi’nde bulunan belediyeye ait yeri adeta bir atölyeye çevirdi ve Bünyan Belediyesine ait otobüslerin ve araçların yeniden tadilatı ve boya işleri burada belediyenin imkânları ile yapıldı ve dışarıya para aktarılmamış oldu.  Korkmaz, Bünyan’da Canlı Hayvan pazarının kurulmasını sağladı ve bu amaçla seçilen Bünyan Belediyesi mülkiyetindeki arazi üzerine hizmet binaları inşa ettirdi. Kurulan pazarın arazinin tüm duvarlarının ve hizmet binalarının inşaatının Belediye’nin imkânları ile yapılmasını sağladı.  Bünyan Belediye Otobüs şirketini yeniden düzenledi.  Bünyan’da ilk defa sıcak asfaltlama işlerinin yapılmasını sağladı. Belediyeye ait büz ve parke sistemini faaliyete geçirerek Belediyenin imkânları ile büz ve parke üretilmesini sağladı. Cami-i Cedit Mahallesi’nin alt yapı işleri ve Bünyan’da bulunan birçok okulun tüm alt yapı işlerinin yenilenmesini büyük gayretle sergiledi. Çarşı merkezinde bulunan Namık kemal İlkokulu’nun bahçesini cenaze toplanma alanı olarak yeniden düzenledi.

2003 yılında ilk defa Bünyanlılar Zirvesi’nin gerçekleşmesini sağladı.  Zirvede Bünyan’a nasıl bir hizmet sağlanacağı ve Bünyan’ın nasıl kalkındırılacağı yönünde kararlar alındı.  Ayrıca Türkiye’nin her tarafında bulunan Bünyanlıların kaynaştırılması amaçlandı.  Döneminde Pancar Bölge Müdürlüğü’nün ve Bağ-Kur Bölge Müdürlüğü’nün Bünyan’a getirilmesinde büyük katkıları oldu.

Korkmaz belediye başkanlığı döneminde 2002 yılı Kasım ayında yapılan seçim sonuçlarına göre partisinin üye kayıtlarını yenilemek amacıyla silmesi sebebiyle 2003 yılı Nisan ayına kadar Bağımsız olarak Belediye Başkanlığını yürüttü. Nisan 2003 yılında AKP’ ye geçti ve görevini bu parti bünyesinde yürüttü.  31 Mart 2004 yılında yapılan mahalli seçimler sonucunda görevini rahmetli Ahmet Yaşar Toktaş’a devretti.  Bu arada 2.5 yıl içerisinde belediyenin bir çok borcunu ödeyerek neredeyse borçsuz bir belediyeyi devretmiş oldu.

Korkmaz belediye başkanlığı görevinden sonra 12.05.2014 yılında yeniden Kayseri Devlet Hastanesi’ndeki eski görevine döndü. Burada görevini Teknik Sorumlu olarak devam ettirdi. Aynı zamanda 2007 yılından itibaren Sağlık Bakanlığına bağlı olarak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda, Tıbbi Cihaz Denetçisi olarak görev yaptı. Emekli olmadan önce Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Teknik Hizmetlerden Sorumlu Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü.  31. 03.2016 yılında emekliğe ayrıldı. 

Mehmet Korkmaz sırasıyla Burcu, Nimet Ebru, Hasan ve Meltem adında 4 çocuk ve 7 torun sahibidir.

Hasan Yüksel

30 Mayıs 2019 Perşembe

HAYRETTİN ESER (1924 – 1995)

05.11.1924 yılında Ahmet ve Sıddıka hanımın üç evladından birincisi olarak Bünyan Cami-i Kebir mahallesinde dünya ya gelmiştir. Çocukluğu bu mahallede geçen Eser İlk öğretimine 1931 yılında Çağlayan İlkokulunda başlayarak burada tamamladı. Askere gidinceye kadar Bünyan’da muavinlik yaparak şoförlüğü öğrendi

Hayrettin eser şoförlüğü öğrendikten sonra çeşitli nakliye işlerinde çalıştı. Daha sonra Leyland marka aracıyla Türkiye genelinde nakliye işiyle uğraştı. Askere gitmeden önce 1942 yılında Gergemeli Musa Dere’nin kızı Ayşe hanımla hayatını birleştirdi. 1944 yılında askerlik görevini yerine getirmek için Çanakkale Gelibolu’da ki birliğine teslim oldu. 48 ay süren askerlik görevinden sonra memleketine dönüş yaptı. Askerden döndükten sonra, bir süre Sümerbank Bünyan Yünlü Mensucat Fabrikasında çalıştı.

Hayrettin Eser Sümerbank’tan ayrıldıktan sonra Duran Artık ile birlikte ortaklık yaparak Leyland marka aracı ile yeniden nakliye işine girişti. Kimi zaman Hacca otobüsle giden hacıların eşyalarını kamyonuyla hacca taşıyarak, uluslararası nakliye işini de gerçekleştirmiştir. İki ortak daha sonra bu aracı satarak Volvo marka daha iyi bir Kamyon alarak araçlarını yenilediler ve daha iyi iş yapmaya başladılar. İşleri iyi giden Hayrettin Eser, Tekin Koçak ve Mustafa Gediz (Karikatür Mustafa)’le birlikte bir otobüs alarak Hazar Turizmde şehirler arası yolcu taşımacılığı işine girdiler ve kendi araçlarının şoförlüğünü de yaptılar. Bir süre otobüs işini yürüttükten sonra araçlarını satarak yeniden BMV marka bir kamyon alıp Türkiye’nin çeşitli yerlerinde maden taşımacılığı işine girdi. 1981- 1984 yılları arasında Bünyan Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü.

Eser, 12 Eylül ihtilalinden sonra 1983 yılında Türkiye’nin yeniden demokratikleşme sürecinde Turgut Sunalp’in kurduğu MDP (Milliyetçi Demokrasi Partisi)’den Bünyan Belediye başkan adayı oldu. 1984 yılında yapılan Mahalli seçimlerde kazanarak Bünyan Belediye başkanı oldu. Kasım 1986 yılında MDP’nin kapanmasıyla birlikte Hayrettin Eser, Anavatan (ANAP) partisine geçerek belediye başkanlığı görevini 1989 mahalli seçimlerine kadar bu partide sürdürdü.

Eser, belediye başkanlığı döneminde birçok ilki gerçekleştirdi. Halen kullanılmakta olan Bünyan Belediye binasını yaptırarak Bünyanlıların hizmetine sundu. Beyazevler gibi yeni kurulan mahallelerin birçoğunun yolunu açtırdı ve alt yapısını hazırladı. Bünyan’ın girişinde bulunan su deposunu inşa ettirdi ve suyu olmayan birçok evin su ihtiyacını giderdi. Gergeme’de mezbahane yaptırarak hizmete sundu. Döneminde fen ve temizlik işlerinde kullanılmak üzere belediyenin ihtiyacı olan araçların belediye bünyesine kazandırılmasını sağladı. Yine döneminde halen kullanılmakta olan Bünyan Stadını, Lütfi Özsoy ve Aydemir Doğan’ın katkılarıyla Bünyan’a kazandırdı ve Bünyanspor’a destek verdi. Bünyan Köprübaşında bulunan İmamhatip Lisesinin yapımı ile bizzat ilgilendi. Yine o dönem Bünyan Devlet Hastanesi’nin genişletilmesi için elinden geleni yaptı ve döneminde Vali Yüksel Çavuşoğlu’nun da katılımıyla ek binanın temelinin atılmasını sağladı.

Eser Bünyan Belediye başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra herhangi bir işle uğraşmadı. 1995 yılında vefat etti.

Hayrettin Eser; Ahmet, Sevgi, Talip, Sıddıka, Alaattin, Zeliha, Ayşe, Ali, Fatma ve Hakan adında on evlat sahibidir.

Hasan Yüksel

AHMET VE SIDDIKA ESER

Bünyan Eski Belediye Başkanı Hayrettin Eser'in Anne ve Babası, Ahmet ve Sıddıka Eser.

24 Mayıs 2019 Cuma

AHMET AKŞİT (1963 - )


Aslen Akmescit’li (Zerezek) olup, Bekir Akşit ve Nazende Akşit çiftinin çocukları olarak 1963 yılında Kayseri'de doğmuştur. Akmescit’te  “Azizler olarak bilinirler. Babası Bekir Akşit Taşcıoğlu Kuran kursu ve Hunat hatun Camiinde yıllarca imamlık yapmıştır. 1970 yılında ilk eğitimine Ahmet Paşa ilköğretim okuluna başlayan Akşit, 1976’da 50. Yıl Dedeman ortaokulu ve 1979 da Kayseri Lisesi'nde okumuştur. 

Yüksek öğrenimini Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü'nde yapmış ve 1986 yılında mezun olmuştur. 1987 yılında öğretmen olarak meslek hayatına başlamıştır. İlk olarak Sarıkamış Merkez Ortaokulunda görev yapmış, daha sonra Argıncık Lisesi ve Hürriyet 2. Endüstri Meslek Lisesi'nde çalışmış ve 1994 yılında üniversiteye intisap etmiştir. 1991 yılında Yüksek Lisansını Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde tamamlamıştır. 1994–2000 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Giresun Eğitim Fakültesinde görev yapmıştır. Burada görevde iken 1996 yılında doktorasını Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde tamamlamıştır. 

2013 yılından beri Niğde Üniversitesi Fen edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Başkanı olan Ahmet Akşit, halen Niğde  Ömer Halisdemir Üniversitesinde Dr. Öğr. Üyesi olarak görev yapmaktadır. İhtisas alanı Selçuklu şehirleridir. 

Ahmet Akşit, Evli olup iki erkek çocuk sahibidir.

Kitapları:
- 60. Yılında İlim ve Fikir Adamı Prof. Dr. Kazım Yaşar Kopraman'a Armağan, Akşit Ahmet, 2003
- Niğde Tarihi Üzerine, Ahmet Akşit,  2005
- Aksaray ve Nevşehir Tarihi Üzerine, Akşit Ahmet, 2008
- Selçukludan Osmanlıya Bilim Kültür ve Sanat Prof. Dr. Mikail Bayram'a Armağan, Akşit Ahmet, 2009
- Büyük Selçuklu Devletinden Türkiye Selçuklu Devlatine Mehmet Altay Köymen Armağanı, Akşit Ahmet, 2011
- Selçuklular Devrinde Niğde Şehri, Akşit, Ahmet, 2012
- SDÜ Fen-Edb. Fak Sosyal Bil. Der. Kemal Göde Armağanı, Akşit Ahmet, 2013
- Prof. Dr. Mustafa Keskin Armağanı Türk Tarih ve Kültürü Araştırmaları,
Akşit Ahmet, 2014
- Tarihin ve Tarihçinin İzinden Kâzım Yaşar Kopraman Armağanı, Akşit Ahmet, 2014
- Prof. Dr. Ali Çelik Armağanı, Akşit Ahmet, 2014
- Prof. Dr. Abdulkadir Yuvalı Armağanı, Akşit Ahmet, 2015
-81 İlde Kültür ve Şehir Niğde, Akşit Ahmet, 2015

Makaleleri:
-Bezm u Rezm'e Göre Kayseri Şehri ve Çevresi Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Dünyası Tarih Dergisi), c.11, s.129, 1997
-Selçuklulardan Osmanlılara Geçiş Sürecinde Kayseri Şehrinin Nüfusu, Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Kültürü), c.37, s.451, 2000
-Eflaki'nin Alaeddin Keykubad Hakkındaki Rivayetlerine Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Türklük Bilimi Araştırmaları), c.6, s.11, 2002
-Melike-i Adiliye Türbesinde Selçuklu Devri İktidar Mücadelesine Dair İzler
Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.11, s.6, 2002
-Mevlevi Yazarların Seyyid Burhaneddin'in Kayseri'ye Gidişi Hakkındaki Rivayetlerine Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Tarih İncelemeleri Dergisi), 2004
-Niğde'nin Selçuklular Devrindeki Nüfusuna Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Tarih Araştırmaları Dergisi), c.19, s.19,  2004
- Çelebi Hüsameddin'in Halife Seçilmesi ve Muhalifleri
Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.9, s.18, 2005
-Türkiye Selçukluları Devrinde Niğde Vilâyetinin Alt Birimleri ve Sınırları
Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.11, s.21, 2007
-Niğde Şehriyle İlgili Tarihi Kaynaklar: Akmedrese Vakfiyesi, Akşit Ahmet, (Dergi:Türklük Bilimi Araştırmaları), c.13, s. 26, 2009
-Selçuklu Devri Niğde sinde Sosyal Tabakalar, Akşit Ahmet, (Dergi:Türkiyat Araştırmaları Dergisi), c.13, s.25, 2009
-Selçuklular Devrinde Niğde Subaşıları, Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Yurdu), c.25, s.292, 2011
-Pervane Muineddin'in Kayserideki inşa Faaliyeti ve Ahilerin Tasfiyesi Sürecine Dair, Akşit Ahmet, (Dergi:Karadeniz Sosyal Bilimler Dergisi), c.2, s.4, 2011
-Selçuklular Devrinde Kent İskanı ve Mahalleler, Akşit Ahmet, (Dergi:Çankırı Karatekin Üni. Sosyal Bilimler Ens. Dergisi), c.5, s.1, 2014
-Ankarada'ki Hoca/ Hâce Paşa Mescidi'nin İnşa Tarihi ve Banisi Hakkında, Akşit Ahmet, (Dergi:Türk Yurdu),s.347, 2016
-Arslanhane Camii’nin İnşa Tarihine Dair Notlar, Akşit Ahmet, (Dergi:Selçuklu Araştırmaları Dergisi), s.9,2018
-Ankara’nın Selçuklular Devrindeki Kentsel Gelişimine Dair Notlar, Akşit Ahmet, (Dergi:SOBİDER Sosyal Bilimler Dergisi), s.21, 2018

Hasan Yüksel