22 Ekim 2018 Pazartesi

KRALİÇEYE TAKDİM EDİLEN BÜNYAN HALISI


1964 yılında Türkiye’den Hollanda’ya işçi olarak giden Kahraman Tunçtan Nederland’da  N.V. Drukkerij (Reclame) adlı bir basım şirketinin, kağıt işleme departmanında işe başlar. Hollanda da kalmak için yaptığı işlemler sırasında Hollanda Konsolosluğunun duvarında gördüğü fotoğraftaki insanların kim olduğunu iş arkadaşlarına sorduğunda, onların Hollanda Kraliçesi Juliana ve Prens Bernhard olduğunu öğrenir. İş arkadaşlarına bu fotoğraftaki görüntüyü bir halıya dokutarak kendilerine hediye edebileceğini söyler.  Basım şirketi ve arkadaşları da bu işe olumlu bakınca Bünyan’a geri döner. Elindeki fotoğrafı bir ressam sayesinde bir modüle çizdirir. Çizdirdiği bu modülü Bünyan’a götürerek o modüle göre bir tezgâh çözdürür ve halıyı eşi Fatma Tunçtan’a dokutur. Dokutturduğu bu halıyı Hollanda’ya götürerek yılda bir kez düzenlenen Kraliçenin gününde Kraliçeye ve eşine hediye eder.  30 Nisan 1965 yılında hediye edilen bu Bünyan halısı Hollanda basının da da  haber olur.  O dönemde haber olan bu konunun yer aldığı dergilerden biri elimize geçti. Aşağıda bu dergide yer alan Bünyan halısı ile ilgili haber ve fotoğraflar yer almaktadır. 
Dergide geçen haber: Türk meslektaş yaşlı kraliçeye halı takdim etti.

Kraliçe gününde yaşlı kraliçemiz için düzenlenen tören sırasında, yabancı temsilcilerden oluşan bir heyet kraliçeyi tebrik etti ve ona hediyeler takdim etti.   Bu heyette Roterdamda bulunan N.V. Drukkerij “Reclame” (kâğıt işleme departmanı) şirketinin kurucu ortağı olan ve kral ve kraliçeyi temsil eden harika bir halı takdim eden Kahraman Tunçtan2da bulunuyordu. 8 ay önce “Reclame’ye vardıktan 2 gün sonra Kahraman Tunçtan bey bu halıyı takdim etme niyetini ifade etti. Kraliçemiz çok harika bu hediye için minnettar oldu.  

Kraliçeye hediye edilen bu halı daha sonraki yıllarda Hollanda ve Türkiye’nin dostluğunun simgesi olarak Uluslararası İzmir Fuarında bulunan Hollanda reyonunda sergilendi.

Hasan Yüksel





21 Ekim 2018 Pazar

İSMAİL ÜLKER (1929 - )




Bünyan’ın Girveli köyünde, Cuma ve Ayşe çiftinin çocukları olarak 1929 yılında dünyaya geldi.  İlk eğitimine 1938 yılında köylerinde açılan ve ilkokul olarak da kullanılan köy odasında başladı. O dönemde masa ve sıra olmadığı için, altlarında kalaslar ile kağnı göpleri üzerinde ders işlediler. Üç yılın sonunda  (1941) buradaki öğretimini tamamladı. Beş yıllık İlköğretimini tam manasıyla tamamlayamadığı için Bünyan’da bulunan halasının vasıtasıyla 1942 yılında Çağlayan İlkokulu’nun 4. Sınıfına kayıt yaptırdı. 4 sınıfı tamamladıktan sonra hedefinde bir öğretmen olup kendisi gibi eğitim alıp okumak isteyen köy öğrencileri için öğretmen olmak vardı. Köy enstitülerinin şehirlerden öğrenci almadığını bildiği için 5. sınıfı okumak için aynı köyden 4 arkadaşıyla birlikte 1943 yılında Pazarören ilkokuluna kayıt yaptırdılar. Ülker ilköğretimin 5. Sınıfını da burada tamamladı.

Daha beşinci sınıfta iken,  okul idarecilerinin enstitüye devam edip, etmeyecekleri yönündeki tekliflerini; hiç düşünmeden devam etmek yönünde,  diğer arkadaşlarıyla beraber kabul etti. O yılın sonunda köy enstitüsünün 1-B gurubuna kayıt yaptırdı. 1945 yılında Pazarören Köy Enstitüsüne başladı.  Burada okurken bir yandan temel eğitim gördü, bir yandan da marangozluk kolunu tercih ederek, öğretmenleri Ali Ergül sayesinde marangozluk sanatını en iyi şekilde öğrendi. Burada okuyup unutamadığı öğretmenleri arasında Ali Ergül gibi, sınıf öğretmeni Güzide Güner ve kooperatifçilik öğretmeni Kemal Karadeniz, okul müdürü Şevket Gedikoğlu, Hasan Gökalp, Ekrem Ula,  Emin Güner’ de yer almıştır. Burada okuduğu birkaç yıl boyunca okul arkadaşlarıyla beraber, okulun idare binasını, revir binasını ve garajı inşaa etmişlerdir. Sanatı marangozluk olmasına rağmen okulun birçok duvarının örülmesinde katkısı olmuştur.  Okuldaki eğitimleri bunlarla da kalmamış aynı zamanda ziraat işlerini de en iyi şekilde öğrenmiştir. Özellikle yazları guruplar halinde Zamantı ırmağının yakınında bulunan çiftlikte ekim dikim eğitimi alıp hayvanlara bakmayı öğrenerek güzel bir eğitim aldılar. 1947-1948 öğretim yılında Pazarören Eğitim Enstitüsünden mezun oldu.

Mezun olduktan sonra ilk olarak 1948 yılında Bünyan’ın İğdecik Köyü’ne öğretmen olarak atandı. Okul yeni yapıldığı için buranın ilk öğretmeni oldu. Bir yıl burada bulunan ve okula ait olan lojmanda annesiyle beraber kaldıktan sonra, Bünyan’da bulunan halasının komşusu olan Makbule Aydın ile nişanlandı. Okullar açılmadan da düğün yaparak (1949) evlendi.  O dönem yaz tatilini Girveli’de geçirdikten sonra tekrar görev yaptığı köye döndü. Burada iki yıl görev yaptı. İki yıl boyunca tek başına dört sınıfı birden okuttu.  Burada kaldığı süre içerisinde ilk çocuğu dünyaya geldi.

1950 yılında verdiği bir dilekçe ile Kayseri’nin merkez köylerinden Eğim köyüne tayini çıktı. Burada da iki yıl süreyle çalıştı. İkinci çocuğu da burada dünyaya geldi. Şehre daha yakın olmak için verdiği bir dilekçe ile bu kez Akin köyüne tayin edildi.  Burada çalıştığı okul kayabaşında olduğu için burayı da sevemedi. İki yıl burada görev yaptıktan sonra 1955 yılında vatani görevini yapması için yedek subay olarak askere çağırdılar. 6 aylık eğitimini tamamladıktan sonra, kura ile çektiği Kırklareli Lüleburgaz 241. Piyade Alayında askerliğini tamamladı.

Askerlik dönüşü 1957 yılında Tomarza’nın Karaören köyüne tayin edildi.  Tayin edildiği köyün okulunun, köyün imamı tarafından işgal edilip başka bir amaç için kullanıldığını körünce Kayseri Milli Eğitim Müdürlüğünden başka bir yere tayinini istedi. Bu isteği kabul edilince, o yıl Bünyan’ın Akkışla Kasabası’na Başöğretmen olarak tayin edildi. Başöğretmen olarak burada iki yıl çalıştı. İki yılın sonunda Bünyan merkezde bir okula tayinini istedi. Dilekçesinin kabul edilmesiyle daha önce 4. Sınıfı okuduğu Çağlayan İlkokulu’na tayin edildi (1959). Okuduğu okula öğretmen olarak tayin edilmek onu oldukça memnun etti. Burada Başöğretmen Mehmet Mutlu ile birlikte çalıştı.

Bir yıl burada çalıştıktan sonra 1961 yılında Bünyan Milli Eğitim Müdürü Baha Özcan tarafından Köprüde bulunan Atatürk İlkokuluna alındı.  Burada beşinci sınıf öğrencilerini okuttu.

1961 yılı içerisinde Çağlayan İlkokulu’nun başöğretmeni Mehmet Mutlu’nun vefatı üzerine tekrar buraya başöğretmen olarak verildi. Başöğretmen olduğu Çağlayan İlkokulunun durumunun kötü, binasının eski olması sebebiyle okul binasının yenilenmesi için çalışmalarda bulunur. İlçe Milli Eğitim Müdürü Baha Özcan, dönemin kaymakamı ve belediye başkanı ile birlikte Kayseri Valisi Kazım Atakol’un makamına çıkarak okulun durumunu anlatırlar ve yenilenmesi için valiyi ikna ederler. Valinin kabul etmesiyle birlikte Ülker ilk iş olarak eski Çağlayan okulunun binasını yıktırır. Yeni binanın yapımında da taşeron gibi davranarak okulunun tamamlanmasında bizzat görev aldı. Böylelikle okulun eğitime hiç ara verilmeden tamamlanması nı sağlamış oldu.   

1971 yılında çocuklarının büyüyüp ortaokulu bitirmesi üzerine, liseyi okumaları için mecburen tayinini Kayseri’ye ister. 3 yıl öğretmenlik 10 yıl müdürlük yaptığı Çağlayan İlkokulunu bırakarak Kayseri Nuri Has İlkokulu’na tayinini aldırır.

Nuri Has İlkokulunda öğretmenliğini devam ettirirken çocuklarının okuyup evlilik çağına gelmesi ile 6 buçuk yıl görev yaptığı bu okuldan emekliliğini ister. Böylelikle 30 yıl 5 ay severek ve içten bir gönüllülük ile yaptığı öğretmenlik mesleğini bırakarak 1977 yılında emekliğe ayrılır.
 
İsmail Ülker dört evlat sahibidir. Çocukları Faruk Ülker (Avukat), Mustafa Ülker (İnşaat Mühendisi), Aynur  Ülker  (Ev Hanımı), Tamer Ülker (Emekli Memur)

Kaynak: 1- Ali Salman, Pazarörenli Yıllar 2011, Kayseri.                                                                                       2-Faruk Ülker

Hasan Yüksel

9 Ekim 2018 Salı

MEHMET SEVİM (1981 - )


10 Nisan 1981 yılında Bünyan’ın Bayramlı mahallesinde doğdu. Babası Hasanpaşaoğulları’ndan, Ümit Sevim, annesi Süksünlü Hacıbuğday’ın kızı Sermin Sevim’dir. Ailenin tek çocuğu ’dur. Dört yaşında iken 27 yaşındaki babasını kaybetmiştir. Çocukluğu Bünyan’ın Sağlık Mahallesinde geçen Sevim 1987 yılında Bünyan Atatürk İlköğretim okulunda ilk eğitimine başladı ve buradan mezun oldu.

Annesinin Kayseri’ye taşınıp yerleşmesi üzerine Mehmet Sevim orta öğretimine 1992 yılında Kadı Burhanettin Ortaokulu’nda devam etmek zorunda kaldı. Üç yılın sonunda okulunu bitirir bitirmez Bünyan’da bulunan dedesi Mehmet Sevim’in yanına yerleşti.  1995 yılında Bünyan Lisesine başladı. 1999 yılında buradan mezun oldu. 2000 yılında Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini kazandı. 2004 yılında buradan mezun olduktan sonra fazla bir ara vermeden aynı yıl içerisinde vatani görevini ifa etmeye karar verdi. Vatani görevine Balıkesir’de bulunan Ordu Donatım Bakım Okulu’nda yedek subay olarak başladı ve 1. Ordu Selimiye Kışlasında da 2005 yılında görevini tamamladı.

Sevim askerlik dönüşü ilk iş olarak hayatını Psikoterapist Adalet Sevim ile birleştirdi. Evlendikten sonra Pınar Özel Eğitim Okulu’nda işe başladı. 2008 yılında Bünyan’da ilk olarak kendi imkânları ile Özel Eylül Sevim Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni açtı. Halen burada kurucu müdür olarak görevine devam etmektedir. Burada Bünyan ve yöresinde bulunan zihinsel ve fiziksel engelli çocuklara eğitim vermektedir.

Sevim Orta Anadolu Özel Eğitimciler Derneği’nin Bölge Sekreterliği görevini yürütmekte olup aynı zamanda Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Bünyan temsilcisidir. Seçim çalışmaları sırasında programında olmamasına rağmen önemli bir partinin liderinin Bünyan’ı ziyaret etmesine vesile olmuştur.

Mehmet Sevim Eylül, Karya, ve Güneş adında üç çocuk sahibidir.

Hasan Yüksel

27 Eylül 2018 Perşembe

KAYSERİ'DEN TARİHİ BİR FOTOĞRAF



Tarihi güzel bir fotoğraf. Şimdiki Dedeman Ortaokulunun yerinde bulunan ve yıkılan tarihi binaya sahip olan Cumhuriyet Mektebinden bir sınıf. Kayseri eski milletvekili Turhan Feyzioğlu'da bu sınıfta. Yıl 1934 üst ikinci sıradan 7. kişi fotoğrafın sahibi Nazmiye Namaldı. Öğretmenin solunda yer alan Turhan Feyzioğlu.

11 Eylül 2018 Salı

MUSTAFA KILIÇARSLAN (1961 - )



1961 yılında Bünyan’ın Cami-i Cedit Mahallesi’nde, Niyazi ve Neriman çiftinin ilk çocukları olarak dünyaya geldi. Babası  Konaklılar dan, annesi Bayram Çavuşlar dandır. 4 aylıkken yapılan bir enjeksiyon sonrasında çocuk felci hastalığına yakalandı. Yakalandığı hastalık sonrasında sağ ayağını kalça kemiğinden itibaren kullanamaz hale gelir ve ayağında zamanla kısalma oluşur.  Sekiz yaşında Türkiye’de ilk kez uygulanan uzatma operasyonuna rağmen bu ayağında uzatma yapılır fakat ayağındaki zayıflığa ve dermansızlığa çare bulunamaz. 

Çocukluğu Bünyan yukarı mahallede geçmiştir. 1967 yılında Çağlayan ilkokulunda ilk eğitimine başladı, 1972 yılında buradan mezun oldu. Aynı yıl Bünyan Ortaokuluna devam etti, çocukluğunun ilk yıllarında kendine sorun ettiği ayağındaki sakatlığı ortaokul yıllarında sorun olmaktan çıkartarak, bir yandan okurken bir yandan da bağ, bahçe ve ev işlerinde çalışarak kendisine güven duymaya başladı.  1975 yılında Bünyan ortaokulundan mezun oldu. Ortaokulda okurken hedefinde  Türkiye genelinde dereceye girip Uçak Mühendisi olmak vardı.  Ortaokuldayken kazandığı yatılı öğretmen okulunda okumak için almak istediği sağlık raporu olumsuz olunca, ayağındaki sakatlık nedeniyle masa başı işlere alınmayacağını anlayarak geleceğe dair hedefini değiştirdi. 1975-1976 yılı öğretim döneminde Bünyan Lisesinde Okumaya başladı. 1978 yılında mezun oldu. Lisede okurken bir yandan çatı ustası, babası Niyazi Kılıçarslan’ın yanında çalışırken, kimi zamanda yevmiye işlerde çalıştı. Yonca Biçmek, meyve toplamak, ceviz çırpmak, bahçe sulamak, sap toplamak, patosa saman vermek, odun kırmak, koyun kuzu gütmek gibi normalde kendisine ağır gelebilecek işlerde çok rahatlıkla çalıştı.

1978 yılında girdiği sınavlarda Bünyan genelinde en yüksek puanı alarak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi bölümünü kazandı. 1984 yılında buradan mezun oldu. Mezun olduktan sonra Kayseri’de Sümer Erol’un yanında stajı yaparak 1985 yılında avukatlık ruhsatı almaya hak kazandı ve serbest avukatlık yapmaya başladı.

1990 yılında kendisi gibi avukat olan Fatma Gündoğdu (Kılıçarslan) ile hayatını birleştirdi. 2001 yılında Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Mahalli İdareler Bölümünü bitirerek ön lisans diplomasını aldı. 2004 yılında da yine Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi programını tamamlayarak lisans diplomasını aldı. 

45 yaşına kadar günde iki pakete kadar sigara içen Kılıçarslan bunu kendisine bir engel olarak görerek 2007 yılında sigarayı bırakmaya karar verdi. Sigarayı bıraktıktan sonra 2008 yılında kanadyen bastonlar (koltuk değneği) ile doğa yürüyüşlerine başladı. Çok değer verdiği arkadaşları,  Kemal Bayır, Mustafa Karaahmet ve Nihat Pasinli ile birlikte hemen hemen her hafta sonu Erciyes ve Aladağlar’da yüksek irtifalarda günübirlik zorlu doğa yürüyüşleri yaparak sigaranın vermiş olduğu izleri atar. Bu performanslar sırasında 25 – 30 km yürüyüşler yapmaya başlar. Yüksek irtifalarda yürüyüş yapmak onun performansını daha çok artırıyordu. O bu sayede kendisini hiçbir zaman engelli olarak görmüyor, on üç yıl önce bıraktığı sigarayı engel olarak görüyordu.  Zirvelere tırmanırken, engelli olduğunu söyleyenlere "Sigarayı bırakana kadar engelliydim, sigarayı bırakınca engelimden kurtuldum."  demektedir. 

Nefesinin açıldığını, performansının giderek arttığını gören Kılıçarslan bu yürüyüşlerle yetinmez, gözünü daha da yükseklere diker. İlk yüksek irtifa zirvesini 2009 yılı Temmuz ayında Kemal Bayır liderliğinde Aladağlar Emler (3723 mt.) zirvesine yapar.  2010 yılı Mayıs ayında ise Adana Çugez grubu ile Aladağlar Alaca Dağı (3588) zirvesine çıkar. Mustafa Bey bunlarla da yetinmez. Artık tek bir hedefi vardır. O da yaşadığı şehirdeki Erciyes dağının zirvesine çıkmak. Kemal Bayır hocasını güç bela ikna ederek, 17-18 Temmuz 2010 yılında Ali İlik önderliğinde Kıbrıs Barış Harekâtı anısına yapılan zirve tırmanışına, sürekli yürüyüş yaptığı arkadaşlarıyla katılır ve amacını gerçekleştirir. Mustafa Kılıçarslan o günü şu sözleriyle anlatır

“Zirveye ulaşınca büyük bir duygu yoğunluğu yaşadım. Ortaokulu bitirdikten sonra Kayseri Devlet Hastanesindeki doktorların ayağımın sakatlığı nedeniyle “Yatılı okul öğrencisi olamaz” şeklinde sağlık kurulu raporu verdiklerini hatırladım. Benim durumumda sakatlığı olanların devlet memuru, öğretmen olamayacağını emreden Devlet Memurları Kanununu düşündüm. Ayağımın sakatlığı nedeniyle dağcılık federasyonunun beni dağcılık eğitimlerine kabul etmediklerini düşündüm. Bu duygu yoğunluğu içinde gözyaşlarımı tutamadım.” 

Kılıçarslan, bu tırmanıştan sonra kendini tutamaz birçok tırmanış daha yapar vebirçok insanın göze alamayacağı bir tırmanışı daha göze alır.  2011 yılında 5137 metre yüksekliğindeki Ağrı Dağı’na tırmanır. 2012 yılında Cafer Algül ve Sevdagül Şentürk ile birlikte yaptığı ikinci Ağrı Dağı zirvesi Cafer Algül tarafından “Yok Hükmünde Ağrı Dağı Tırmanışı” adı altında kitap haline getirilerek yayınlanır. Kılıçarslan’ın daha sonraki zamanlarda yaptığı birçok tırmanış, geçiş ve maratonlar:

Büyük Ağrı Dağı   5137 Mt.   İki kez. 
Erciyes   Dağı   3916 Mt.  Onaltı kez.
Aladağlar Emler Zirve  3723 Mt.  6 kez.
Aladağlar Geçişi  5 kez.   
Süphan Dağı  4048 Mt.  İki kez.
Erciyes SkyTrail (Erciyes Dağ Maratonu),
Binboğa Dağı 2628 Mt.
Hisarcık Vadisi İp İnişi,
Koç Dağı 2628 Mt.
Balatini Mağara Geçişi Derebucak Konya, 
Tahtalı Dağı 2367 Mt.
Süphan Dağı 4058 Mt.
Emler, Aladağlar 3723 Mt.
Şehit şerife Bacı İstiklal Yolu Yürüyüşü
Vadafone İstanbul Maratonu 15 Km,
Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü Kastamonu
Tahtalı Run ToSky 28.7 km.
Koz Dağları Sarı Kız Zirve 1774 Mt. 
Bünyan Dostları Gurubu Cumhuriyet Yürüyüşü,
Bünyan Dostları Gurubu Kış Yüzme Şenliği,
Kızlar Sivrisi Zirve Tırmanışı Antalya,
Bey Dağı Tomarza 3000 Mt.

           Mustafa Kılıçarslan’ın sosyal faaliyet ve etkinlikleri bunlarla sınırlı kalmamıştır. Siyasal faaliyetlerin yanı sıra birçok kişisel gelişim kursuna katılarak belge almaya hak kazanmıştır. Özellikle On parmak F klavye kurslarına katılarak bu konuda birçok seminer verdi. Arıcılık kursu, Gönüllü Afat kursu, Dağcılık ve ilk yardım kursu, Dağcılık Federasyonu kursları (bu kurslardan ayağındaki engellerden dolayı belge alamamıştır) katıldığı kurslardandır.  2018 yılı itibariyle avukatlığı bırakıp emekliliğe hazırlanmaktadır.

          Anadolu bozkırının ortasında yükselen ve her mevsim beyaz gelinliği ile insanları kendine çeken Erciyes onu sürekli bilemekte ve ondan aldığı ilham ile daha da zor olanı başarmak istemektedir. Kılıçarslan şimdi hedefinde Everest’in olduğunu söylemekte, destekleyici bulabildiği takdirde dağların en yücesi olan Everest’in zirvesini zorlamayı düşünmektedir.  

Mustafa Kılıçarslan iki evlat sahibidir. Oğuzhan (1992) (2009 yılında vefat etmiştir), Metehan (2000) lise son sınıf öğrencisi.

Hasan Yüksel







7 Haziran 2018 Perşembe

FATİH ERYILMAZ (1975 - )





24.06.1975 Yılında Bünyan da doğdu. İlköğretim okulu öğretmeni bir baba ve ev hanımı bir annenin 4 çocuğundan birisidir. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1988 yılında Polis Kolejini kazanarak Kayseri Polis Koleji’ne başladı. 1992 yılında polis kolejinden mezun olarak devam ettiği Polis Akademisinden 1996 yılında mezun olarak Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser yardımcısı olarak göreve başladı. 1999 yılında Askerlik vazifesini kısa dönem olarak Edirne ili Keşan ilçesinde yaptı.

Polislik mesleğinde 2000 yılında komiser, 2004 yılında baş komiser, 2007 yılında Emniyet Amiri, 2013 yılında 4.Sınıf Emniyet Müdürü, 2017 yılında 3.Sınıf Emniyet Müdür rütbelerine terfi etti. Şark görevini 2009-2012 yılları arasında Ağrı ili Hamur ve Tutak ilçelerinde İlçe Emniyet Amiri olarak yaptı. Emniyet teşkilatındaki 21 yıllık hizmeti süresince çeşitli rütbelerde pek çok birimde görev yaptı.

2001-2003 yılları arasında Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünde Kamu Yönetimi alanında yüksek lisans yaptı.

2010-2012 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Adalet Meslek Yüksek Okulunu bitirdikten sonra 2012-2015 yılları arasında Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

Polis Kolejine başladığı 1988 yılında karşılaştığı FETÖ’nün devlet içinde sinsice yapılandığını gördü. FETÖ’nün yapılanmasına karşı çıkması ile beraber örgütün pek çok iftira, baskı ve kumpasına maruz kaldı. Ergenekon/OdaTV, Balyoz, İBDA-C (VİP Dinleme) olarak bilinen davalar başta olmak üzere pek çok kumpas soruşturma ve kovuşturmalara maruz bırakıldı. Bütün kumpaslara rağmen devlet için olan mücadelesine devam etti. Bu kumpaslar sonucu hakkında açılan soruşturmaların tamamından beraat etti. Örgütün kumpaslarından dolayı yargılamaları devam ederken Hukuk Fakültesini kazanarak 2015 yılında mezun oldu. Hakkında kumpas işlem tesis eden Emniyet ve yargı personelinin tamamı FETÖ’ne üye olmaktan dolayı cezaevinde veya firar bulunmaktadır. FETÖ tarafından 15.07.2016 tarihinde yapılan darbe girişiminde Ankara Emniyet Müdürlüğünde ilk direnişi başlattı ve darbecilerle çatışırken vurularak yaralandı. 17.07.2017 tarihinde Gazi olarak emekli oldu. Devlet övünç madalyası ile ödüllendirildi. FETÖ ve 15 Temmuz ile ilgili olarak ulusal ve yerel televizyon ve radyolarda pek çok konuşma yaptı, gazete ve dergilere röportaj verdi ve sempozyumlara katıldı.

Savunma ve Güvenlik Stratejileri, Etnik-Dini Kimlikler ve Örgütlenmeler, Türk Dünyası ve Türk Jeopolitiği ilgi duyduğu ve bilgi sahibi olduğu konulardır. Eryılmaz 24. Haziran seçimlerinde Kayseri’den İYİ Parti milletvekili adayıdır ve halen seçim çalışmalarını yürütmektedir. İngilizce bilen Fatih ERYILMAZ, evli ve 2 çocuk babasıdır.

1 Haziran 2018 Cuma

MEHMET ÖZMEN (1970 - )



1 Ocak 1970 yılında ev hanımı Fatma ve inşaat işçisi Ekrem çiftinin altı çocuğundan biri olarak Bünyan Gergeme’de dünyaya geldi.  İlk, orta ve lise tahsilini Bünyan’da tamamladı. Gençlik yılları çalışmakla geçti. Hatta okul yıllarında topladığı salyangozları satarak okul harçlığını dahi çıkarttı. Bünyan Lisesinden mezun olduktan sonra Antalya’da Turizm mesleğine atıldı. 2 yıl Antalya’da 2 ayrı otel gurubunda çalıştıktan sonra Bünyan’a döndü.

1993 yılında askerlik görevini yerine getirmek için birliğine teslim oldu. Askerlik görevini Erzincan ve Polatlı Topçu Füze Okulu’nda tamamladı. Askerlik dönüşü Dedeman Gurubu’nun Kapadokya Nevşehir otelinde işe başladı ve çeşitli kademelerde idari görevlerde bulundu. Burada bulunduğu süre içerisinde, babasının 6, 5 yaşında iken götürüp tanıştırdığı Ülkü Ocaklarına olan bağını devam ettirdi. Nevşehir Ülkü Ocakları, Ülkücü İşçiler ve MHP il teşkilatlarında görevlerde bulundu ve yöneticilik yaptı. 1994 Yılı Haziran ayında Zehra hanım ile evlendi.  1998 yılında Kayseri’de arkadaşları ile birlikte Tuana adını verdikleri Restoranı açtılar. Aynı yıl içerisinde Kayseri Turizm İşletmecileri Derneği’nin kurucu üyeliğini ve yönetim kurulu üyeliğini yaptı.  4 yıl Tuana işletme müdürlüğünden sonra 2002 yılında burayı üzerine devir aldı.

2007 – 2009 yılları arasında Kayseri Turizm işletmecileri Derneği İl Başkanlığı görevini yürüttü.  2009 yılında partisinin ve il teşkilatının isteği üzerine ve Bünyan ilçe halkının da teveccühü ile girdiği mücadelede Bünyan Belediye Başkanlığı seçimini kazandı. Beş yıl süresince zorlu bir mücadele vererek bu görevini başarılı bir şekilde yürüttü. Görevi sırasında Bünyan’da birçok başarılı projeye imza attı. 

Özmen başkanlığı sırasında ve sonrasında, Kayseri Kanser Savaş Araştırma Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Bedensel Engelliler Derneği, Kayseri Kalite Yönetimi Derneği, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, Kültür ve Turizm Derneği gibi derneklerde ve sivil toplum kuruluşlarında görevler yaptı. “Mazaka’dan Kayseri’ye” adlı bir kitap ve “Kayseri’nin Türk Turizmindeki Yeri, Önemi Ve Pazarlanmasındaki Geliştirilecek Stratejiler” adlı derleme çalışmaları yaptı.  2015 yılı Milletvekilliği seçimlerinde MHP’den Kayseri Vilayetini temsilen 25 ve 26. dönem Milletvekili adayı oldu. 

20 yıldır şehir merkezinde bulunan Tuana adlı iş yerinde 5000’nin üzerinde aile ve şirketin (düğün, nişan, açılış vb.) organizasyonlarını gerçekleştirdi. Halen kafe restoran ve düğün salonu olarak işletmeyi çalıştırmaya devam ettirmektedir. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu yönetimi 3. Sınıf öğrencisi ve Atatürk Üniversitesi Adalet bölümü 2. Sınıf öğrencisi olan Özmen 24. Haziran seçimlerinde yine MHP’den milletvekili adayıdır ve halen seçim çalışmalarını yürütmektedir. 

İyi derecede İngilizce ile orta derecede Japonca ve İspanyolca bilen Özmen Alperen ve Zümer adında iki çocuk sahibidir.  
Hasan Yüksel