1 Temmuz 2017 Cumartesi

BÜNYAN'DAN GİDEN EL YAZMASI

Bünyan (Samursaklı), Saint Nicholaos kilisesinden Saint Petersburg'daki Devlet Halk Kütüphanesi'ne götürülen  parşomen kodeks. Mor parşömen kağıda altın ve gümüş harflerle yazılmış.  Yükseklik 31 cm; Genişlik 27 cm, 6. Yüzyıla ait, İstanbul'da yazıldığı tahmin ediliyor: Haçlı seferleri sırasında Gergeme'de bulunan kilisede bırakıldığı tahmin ediliyor. Bu tarihten 1773 yılına kadar bu kilisede saklanan parşomen. Bu tarihte ortaya çıkıyor. Buradan Bünyan'da (Sarımsaklı Kasabası) bulunan Saint Nicholas kilisesine nakledilmiştir. Burada Rus arkeolog James Ivanovich Smirnov tarafından tespit edildi ve Çar Nikaras'ın sunduğu 1000 Osmanlı altını karşılığında satın alınarak Rusya'ya götürüldü. 

29 Haziran 2017 Perşembe

FENERLER SÖNMEDEN


Bünyan Dostlarının Gurubunun düzenlemiş olduğu Bünyanlı hemşehrilerin bayramlaşma 
 etkinliği Ramazan bayramının 2. günü 26.06.2017 tarihinde Bünyan Kadın ve Gençlik Merkezinde gerçekleştirilmiştir. Aynı gün içerisinde bu sene Bünyan Dostları gurubu tarafından bastırılan üçüncü kitabın imza etkinliği de gerçekleştirildi. Bünyanlı Emekli Kütüphaneci Salih Altıntop tarafından uzun yıllar boyunca yazılan 1500 şiirinin arasından ağırlıklı olarak Bünyan'ı anlatan şiirlerinden oluşan Fenerler Sönmeden adlı kitabının tanıtımı da yapıldı.

Kitabın imza töreninde konuşan Bünyan Dostları Gurubu Başkanı Şener Serim 'Kayseri ve Bünyan'ı tanıtmak için sportif, sosyal ve kültürel faaliyetler yürüten derneğimiz Bünyanlı hemşehrimiz Salih Altıntop'un uzun yıllardır yazmış olduğu şiirleri '’Fenerler Sönmeden Bünyan Şiirleri’ adı altında kitaplaştırdı. Kitabımızın basımında emeği geçen Cafer Algül, Kenan Okan Cingil, Hasan Yüksel'e ve Laçin Yayınlarına çok teşekkür ediyorum. Bünyan ve Kayseri için faaliyetler yapmaya devam edeceğiz'' dedi.  Bünyan Dostları Gurubunun bastırdığı diğer iki kitap  1954 yılında Bünyan'da Yayınlanan "Türk Sesi Gazetesi" nin tıpkı basımı ile “Yok Hükmünde Ağrı Dağı Tırmanışı” adlı eserlerdir. 




17 Haziran 2017 Cumartesi

HACER ÖZTOPRAK (1952 - )

12.12.1952 yılında Bünyanlı Mustafa ve Alem Öztoprak çiftinin üç evladından ikincisi olarak Bursa’da dünyaya geldi.  İlk eğitimine 1957 yılında beş yaşında iken Bursa’da bulunan Cebeci İltekin İlkokulu’nda başladı. Aynı sene içerisinde Babası Mustafa Öztoprak’ı kaybedince ailesiyle beraber Bünyan’a döndü.  İlk eğitimine kaldığı yerden Bünyan Çağlayan İlkokulu’nda devam etti. 1962 yılında buradan mezun olduktan sonra Bünyan Ortaokulu’nda eğitimine devam etti. 1965 yılında Kayseri Kız Öğretmen Okulunda iki yıl okul birincisi olarak okudu.  Üçüncü sınıfı ise Ankara Yüksek Öğretmen okulunda okuyarak tamamladı ve buradan 1969 yılında mezun oldu.

1969 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesini kazandı. 1973 tarihinde buradan mezun oldu.   Okulu bitirdikten sonra 1973 yılında Sivas Gemerek’li inşaat mühendisi İhsan Tataroğlu ile evlenerek hayatını birleştirdi. İlk olarak Sivas Gemerek İlçesine Eczane açarak iş hayatına atıldı. 12 yıl burada eczacılık yaptı. Aynı zamanda bu süre içerisinde iki evlat sahibi oldu.  1985 Yılında Sivas’tan ayrılarak Ankara’ya yerleşti ve burada Kurumlar Eczanesi’ni açtı. Kurumlar Eczanesi’ni işlettiği yıllar içerisinde beş yıl boyunca Ankara İli Vergi Rekortmeni oldu.  Toplamda yirmi yıl çalıştıktan sonra bu eczaneyi kapattı. Daha sonra 10 yıl boyunca Akplaza Eczanesini çalıştırdı. 2005-2014 yılları arasında Akyurt Lions kulübünde, 9 yıl faaliyette bulundu. Şu anda ev hanımı olarak Bilkent’te zaman geçiren Öztoprak Ankara Kızılay’da yeniden Eczane açmak için uğraşmaktadır.

Bünyan’ ın suyunun ve toprağının verdiği şevkle, değerli annelerinin sayesinde üç kız kardeş ve 2016 yılında kaybettikleri ağabeyleri Ali Fuat Öztoprak’la kimseye muhtaç olmadan Üniversite bitirdiklerini belirten Öztoprak’ın Bünyan’a olan sevgisi ise apayrıdır.

2004 yılında eşinden ayrılan Hacer Öztoprak bir kız ve bir oğlan olmak üzere iki evlat sahibidir. Oğlu Ayhan Tataroğlu ve Kızı Müge Tataroğlu İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü bitirmiş olup, Amerika da mastır yapmışlardır. Türkiye’ye döndükten sonra babalarıyla birlikte bir inşaat şirketi kurmuşlardır.  Öztoprak, 13, 10 ve 8 yaşında olmak üzere üç torun sahibidir.

Hasan Yüksel

15 Haziran 2017 Perşembe

NERMİN HACIPAŞAOĞLU ( 1955 - )


14..10.1955 yılında, Mazhar Hacıpaşaoğlu ve Fevziye Hanım’ın ….. nci evlatları olarak Bünyan’da dünyaya geldi. 1961 yılında ilk eğitimine Namık Kemal İlkokulu’nda başladı.  Ailesinin Kayseri’ye taşınması nedeniyle ilk eğitimini 1966 yılında Sümer İlkokulu’nda tamamladı. Bünyan’a tekrar döndükleri için Ortaokul eğitimine Bünyan Ortaokulu’nda devam etti. Burayı 1969 yılında tamamladı. Aynı öğretim yılında Bünyan Lisesi’nde Eğitime başladı ve 1974 yılında Lisesi’nden mezun oldu.

Hacıpaşaoğlu Bünyan Lisesi’nde iken Bünyan’ın en tanındık simaları olan Çetin Eren, Veli Kılıç, Atilla Dağaşan gibi değerli hocaların elinde yoğruldu. O dönemde Lisenin en aktif öğrencilerinden biri olan Hacıpaşaoğlu, Bünyan’da ilk kez kurulan bando takımında yer aldı.
Eğitim döneminde, tüm yarışmalara, piyeslere ve müsamerelere katıldı.

Lise eğitiminden sonra Kayseri Eğitim Enstitüsünde iki yıl yatılı olarak okudu. Buradan 1976 yılında öğretmen olarak mezun oldu. 1977 yılında öğretmen olarak ilk görev yeri olan Bünyan’ın Süksün Köyü’ne tayin oldu. Süksün’de üç yıl görev yaptıktan sonra, 1980 yılında Bünyan Çağlayan ilkokuluna tayin oldu. Burada beş yıl görev yaptıktan sonra 1986 yılında Namık Kemal İlköğretim Okulu’na tayin oldu. Burada bir yıl görev yapan Hacıpaşaoğlu, o yıl içerisinde evlenerek Kayseri’ye taşındı. Kayseri’de yedi yıl özel okullarda çalıştıktan sonra emekli oldu.  

Öğretmenliği süresince birçok değerli öğrenci yetiştirdi. İlk görev yeri olan Süksün Köyü ise Hacıpaşaoğlu’nu üzerinde önemli bir etki tesir bırakmış, o yıllar anılarında unutamadığı yıllar olmuştur. Emekli olduktan sonra Kayseri’de 6 yıl, 0-6 yaş kimsesiz çocuklar yuvasında gönüllü anne olarak çalışmıştır. Bünyan’da çalıştığı yıllar içerisinde ayrıca yetişkinlere okuma yazma kursu vererek, okuma yazma bilmeyen birçok yetişkinin okur-yazar olmasını sağlamıştır. Bu başarısı Kayseri valiliği tarafından özel takdirname ile ödüllendirilmiştir.

Hacıpaşaoğlu 12 yıl evli kaldıktan sonra eşinden ayrılmış, bu evlilikten çocuk sahibi olamamıştır. Fakat gönüllü annelik yaptığı yıllarda manevi olarak evlat edindiği Emrah adında bir oğlu vardır.
Hasan Yüksel  

10 Haziran 2017 Cumartesi

MEHMET ÖZCAN (KABAOĞLU) (1918-1990)

Eski Bünyan Belediye Başkanı, 1918 yılında Ömer ve Ümmügülsüm çiftinin altıncı çocukları olarak Bünyan’da dünyaya geldi. 1925 yılında Çağlayan ilkokuluna başladı. O dönemde ilkokulun üç yıl olması nedeniyle,  üç yıl sonra buradan mezun oldu. İlkokuldan sonra bir Köşger’in yanında çıraklık yaptı. Belli bir süre sonra ustalık seviyesine ulaşan Özcan seyyar olarak kendi işini kurdu ve askere gidene kadar nali dikimi yaptı ve tamirat işiyle uğraştı.

1938 yılında askerlik görevini yerine getirmek için Kayseri’deki birliğine teslim oldu. Askerliği sırasında bir görev için Ankara’ya giderken yolda bir milli piyango bileti satın alır. Aldığı bilete 7 adet altın saat çıkar ve o günden sonra Özcan için bir dönüm noktası olur. Askerlik dönüşü kazandığı piyango ile nakliyeciliğe başladı. Devamında benzincilik işi ile uğraştı. 1957 yılında Şerife Ünal ile evlendi.  Aynı tarihlerde CHP üyesi olduğu için yavaş yavaş siyasete adım atmaya başladı.

Bir gün bir işi için Ankara’ya gider ve Ankara’ya gittiği günün sabahı karnını doyurup çay içecek yer arar ve sabahın soğuğunda Kızılay’da bulduğu ilk çay ocağına girer.  O sırada kendisi gibi üşümüş takım elbiseli bir adam kapıdan içeri girer ve yanına oturur.  Bir çay ve simit isteyen adamı çok iyi tanımaktadır fakat kim olduğunu çıkartamamıştır.  Kim olduğunu ve sabahın bu erken saatinde burada ne aradığını sorduğunda aldığı cevap ile hayatı bir kez daha değişmiştir.  Karşısındaki kişi Demokrat parti lideri Başbakan Adnan Menderes’tir. Sabah erkenden Ankara’da yeni yapılan bir yolun çalışmalarını denetlemeye ve sabah namazını kılmaya gelmiştir.  O gün Adnan Menderes ile hayli sohbet ettikten sonra kanı ona ısınan Özcan o günden sonra Kayseri ye döndüğünde partisi CHP’den istifa etti ve Bünyan İlçesi Demokrat Parti yönetimine geçti.

1960 ihtilalinden sonra Demokrat Partisinin kapatılmasıyla, Adalet Partisinde yerini aldı. Adalet partisi ilçe başkanlığı ve İl Genel Meclisi Üyeliği yaptı.  1968 yılına kadar Bünyan ilçesi Adalet Partisi İlçe Başkanlığı görevini yürüttü.  İl Genel Meclisi üyesi iken Bünyan Devlet Hastanesi’ni yaptırmak için çok uğraştı ve başarılı oldu.  1968 yılında Adalet Partisinden Bünyan Belediye Başkanlığına adaylığını koydu ve kazandı.  1973 yılına kadar bu görevi yürüttü.

Belediye başkanlığı sırasında Bünyan’ın her türlü alt yapı ve üst yapı sorunlarıyla bire bir uğraştı. Baha Turan gibi o da Bünyan’ın bozuk olan yollarını yenileyip yeni yollar açmak için çalışmasının yanında, Bünyan’ın içme suyu şebekesini yenileyip suyu bulunmayan birçok hanenin suya kavuşmasını sağladı. Bünyan’ın yeşillendirilmesi için elinden geleni yaptı. Kayseri’de dolaştığı bir sırada Melikgazi Türbesinde karşılaştığı hemşehrilerinin çam ağacına duyduğu özlem üzerine, Bünyan’da büyük bir çamlık oluşturmaya söz verdi ve gerçekleştirdi.  Bu proje için özellikle Bünyanlı çiftçilerden yardım aldı ve onlarla beraber 50. Yıl Cumhuriyet Ormanı’nı tamamladı ve törenle açılışını yaptı.  Buraya dikilen fidanların birçoğunu Kırşehir’den ve Konya’dan bizzat kendisi getirdi.  Getirdiği fidanlardan buraya dikmekle kalmayıp, Bünyan Devlet Hastanesinin Bahçesi ve Çay bahçesi gibi yerlere diktirdi.

Özcan Bünyanlı gençlerin spor yapması içinde çok uğraştı. Bunun için Kayseri’de 2. Amatör Kümenin kurulması için öncülük yaptı ve kurdurana kadar uğraştı.

Özcan 1973 yılından sonra bir takım karalamalar üzerine Adalet Partisinden ihraç edildi.  Bu tarihten sonra bağımsız olarak Bünyan belediye başkanlığına adaylığını koydu fakat kazanamadı.  Girdiği son seçimlerden sonra siyaseti aktif olarak bıraktı ve bir daha siyasetle uğraşmadı. 12 Eylül 1980 döneminde Bünyan Belediye Başkanlığının Mehmet Özcan’a verilmesi yönünde bir takım girişimler olduysa da bu gerçekleşmedi.

Özcan 1990 yılında hayata veda etti. Evliliği boyunca iki çocuğu olduysa da bunlar vefat etti.  Doğan iki çocuğuna da Ömer adını koydu.  Çocuklarının yaşamaması üzerine Abdullah Özcan’ı evlatlık edindi ve öz evladı gibi ona sahip çıktı.  Ölümünden sonra çok uğraş verdiği ve halk arasında “Çamlık” olarak bilinen “50. Yıl Cumhuriyet Ormanı” nın adı, Mehmet Özmen’in Belediye başkanlığı sırasında “Mehmet Özcan Fidanlığı” olarak değiştirildi.  Aynı zamanda adı Sağlık Mahallesinden geçen ana caddeye verildi.

Hasan Yüksel

23 Mayıs 2017 Salı

CEMAL AYER

1923 yılında Bünyan’da dünyaya geldi. Babası Topal Hilmi, annesi  Elmas hanımdır. Annesinin ailesi evlendikten kısa bir süre sonra, “biz bu adama nasıl kız verdik” diye Elmas hanımı alıp memleketine götürünce,  babasının yanında öksüz olarak yetişmiştir.  İlk eğitimine 1930 yılında Çağlayan İlkokulunda başlamıştır. O dönemde ilköğretim üç yıl olduğu için, 1933 yılında buradan mezun olmuştur. 

Belli bir yaşa geldikten sonra onu koruyup gözeten kişiler Kasap İsmail’in yanına çırak olarak verirler. Ayer burada kasaplığı en iyi şekilde öğrenir. Askere gidene kadar burada çalışır. 1943 yılında askerliğini Çanakkale’de yapar. Askerliği 44 ay sürer.  1947 yılında memleketine döner ve bıraktığı yerden kasaplığa devam eder.  Belli bir dönem sonra yaşı geldiği için çevresindekiler Ayer’i evlendirmek için devreye girer. Fakat hiç kimse, onun kimsesiz olduğunu bildiği için kız vermek istemez. Fakat araya birilerinin girmesiyle Nimet hanımla evlenir huzurlu ve güzel bir yuva kurar.   
  
Evlendikten sonra hiç kimsenin ev yapmadığı ve herkesin ıssız bir yer olarak kabul ettiği bük deresine (Namık Kemal İlkokulu’nun arka tarafı)yakın bir yere ev yaptırarak buraya yerleşir.  Bir gün birileri Ayer’e annesinin yaşadığını bildirir. İşini gücünü bırakır Sivas’ın Ulaş Kazasının Tutmaç köyüne giderek burada annesini araştırmaya başlar. Köylülere “Buradan Bünyan’a gelin giden, Elmas adında bir kadın var mı” diye sorup soruştururken köylüler huylanır ve onun Elmas’ın sevgilisi olduğunu düşünürler.   Elmas ile yan yana getirirler ki gözlerine inanamazlar ve birbirine olan benzerliklerinden dolayı  ” bu bunun oğlu”  diye karar verirler.  O günden sonra anasına kavuşan Ayer,  annesini alarak Bünyan’a getirir.  Uzun bir süre Bünyan’da duran Elmas Hanım daha sora tekrar köyüne döner ve orada Hüseyin adlı biriyle evlendikten sonra orada vefat eder. 

Ayer’in ustası olan Kasap İsmail, bir gün onu karşısına alarak “Oğlum benden bu kadar, aha kasap dükkânı senin, koru beni, gör beni, ölene kadar her şey senin” diyerek çalıştığı dükkânı Cemal Ayer’e bırakır. O da ölene kadar ustasına hizmet etmiş onu kollayıp gözetmiştir. 

Sönmezlerin manifatura dükkânının yanında dükkânı bulunan Cemal Ayer, Bünyan’ın çok sevilen ve sayılan bir esnafı olmuştur.  İşinin verdiği sevgiden olsa gerek, o dönemde ambleminde koç bulunan “Güven Partisine ayrı bir ilgi duymuştur. Hatta o dönemde Turhan Fevzioğlu’nu Bünyan’da en iyi ağırlayan kişi olmuştur.  Kafasından şapkası hiç eksik olmayan ve bu haliyle tanınan Ayer, neredeyse tüm Bünyanlıya karşılıksız kefil olacak kadarda yüreklidir.  Sırf onların işi görülsün diye yüzlerce senedi gözü kapalı imzalamış, hiçbir zaman bu adam bu parayı ödeyebilecek mi diye düşünmemiştir.  Bünyan’da olsun Kayseri’de olsun hatta İstanbul ve Bursa’da dahi birçok insan Cemal Ayer’in kefilliği olmadan İş yapmak, kredi ve mal vermek istememiştir.  O dönemde bankalar dahi Cemal Ayer’in imzası olmadan birçok kişiye kredi vermemiştir.  

O kadar yardım sever bir insandır ki İstanbul’dan hiç tanımadığı, kocasından ayrılmış ve üç çocuğuyla ortada kalmış bir kadından gelen bir mektup üzerine, bu kadına hiç tanımadığı haldekadından ikinci bir mektup gelene kadar bir yıl boyunca karşılıksız para dahi gönderebilmiştir.  Sevilen sayılan ve sözüne hürmet edilen bir insan olmasından dolayı, aralarında husumet bulunan Bünyanlı olsun, Bünyan’ın köyünden olsun, mahkemeye düşmüş birçok insanı sulh edip barıştırarak mahkemenin kapısından göndermiştir.  Hatta öyle ki bir gün Hâkim’in biri dükkânına gelerek şaka ile karışık serzenişte bulunmuş “Cemal ağa bizim vazifemizi sen yapıyorsun, sen varken bizi buraya hiç tayin etmesinler” demiştir.  Bu kadar çok sevilip sayılan Cemal Ayer’le Birçok Bünyanlının anısı olmuştur.  Ayer, 1994 yılında yakasına yapışan kanserden dolayı 22 gün yattıktan sonra 23 gün vefat etmiştir.

Cemal Ayer, sekiz evlat sahibidir. Evlatları, Oğuz, İlhan, Hilmi, Mustafa, Elmas, Saadet, Kiraz ve Turan’dır. 

Hasan Yüksel

21 Mayıs 2017 Pazar

BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL VE BÜNYAN BELEDİYE BAŞKANLARI

İşte Demokrasi, Adalet Partisi Kayseri İl Kongresi Öncesinde Bünyan'ın İki Eski Belediye Başkanı Biri CHP'li Bahattin Turan, Diğeri Adalet Partili Mehmet Özcan Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e Bünyan'ın Sorunlarını Anlatırken. Fotoğraftakiler Süleyman Demirel, Sağlık Bakanı Dr. Vedat Ali Özkan, Baha (Bahattin) Turan, Mehmet Özcan, Mustafa Nişancı, Kemal Erdoğan.